Bebeğin altı nasıl değiştirilir?

Bebek bezi nasıl değiştirilir?

Bu yazımızda bebek bezi değiştirme hakkında bilgi vereceğiz. Kız ya da erkek bebeklerin bezi nasıl değiştirilir? Kolay ve doğru bir şekilde bebek bezi nasıl değiştirilir?

Bebek bakımında anneler öncelikle bez değişimine dikkat etmelidirler. Özellikle ilk zamanlarda bebeklerin altında kızarıklıklar ve pişik görülebilir. Ayrıca ilk zamanlarda bebekler altını daha çok ıslatır. Bebeğin altı ıslak ya da pis bırakıldığında pişik görülür. Bu nedenle bebeğin altı ıslak bırakılmamalıdır. Bebeğin altını havalandırmak ve sık sık değiştirmek pişiğin önlenmesini sağlar. Bebeğin altını değiştirirken öncelikle gerekli tüm malzemeler hazırlanır. Kremler, bez, ıslak mendil, temiz kıyafetler vb. bebeğin altını değiştirirken düz bir zemine bebeği yatırmak, sizin için kolaylık sağlar. Bebeğinizin altını değiştirirken temiz bezi açıyoruz ve kirli bezin altına koyuyoruz. Daha sonra kirli bezin bantlarını açıyoruz. Önce bezle kabaca bebeğin ilk temizliği yapılır. Kirli bölge temizlenerek, temizlik her zaman önden arkaya doğru olmalıdır. Bebeğinizi enfeksiyon riskinden korumak için genital bölge temizliği her zaman önden arkaya doğru olmalıdır. İlerleyen aylarda bebeğinizin altını yıkayabilirsiniz. Ancak ilk zamanlarda temizliği silerek yapmalısınız.

Bebeğin altının temiz olduğundan emin olduktan sonra, bebeğinizin ayak bileklerinden tutarak hafifçe kaldırın.  Kirli bezi alttan alarak bebeğin altının hava alması için bir süre bezi bağlamayalım. Pişik kremi sürdükten sonra, bebek bezinin kenarlarını açalım ve bebeğin belini saracak şekilde iki kanadı kapatalım. Yalnız çok sıkı olmamasına dikkat edelim. Bebeğin bezini değiştirdikten sonra kıyafetlerini giydiriyoruz. Bebeğinizin altını sildikten sonra ıslak kalmaması için yumuşak bir tülbent ile kurulamayı unutmayalım.

Anne Sütü Nasıl Artar? Anne Sütünü Arttırmak için öneriler

Anne Sütü Nasıl Artar? Anne Sütünü Arttırmak için öneriler

Anne sütü çok önemlidir ve her bebek mutlaka en az ilk 6 ay anne sütü almalıdır. Anne sütünün faydaları saymakla bitmez. Bu nedenle anne sütü mucizevî bir besindir. Anne sütü ilk 6 aydan sonra da verilmeye devam edilmelidir. Ancak günümüzde bebek sahibi olan annelerin en büyük sorunu, anne sütünün yetersizliğidir. Annelerin ortak sorusu ise, Anne sütünü nasıl arttırabilirim, Anne sütü nasıl artar, anne sütünü arttırmanın yolları nelerdir?

Bu yazımızda bu sorular hakkında bilgi vereceğiz. İşte anne sütünü artırmak için öneriler;

  1. Genellikle anneler süt yapar diye şekerli gıdaları bol bol tüketirler. Ancak bu yanlıştır. Şekerli, kahve, kola gibi kafeinli gıdalardan uzak durulmalıdır.
  2. Bol su tüketilmelidir. Anne sütünü arttırmak için bol miktarda su içilmesi gereklidir.
  3. Anne mutlaka dinlenmeli ve kendini rahat hissetmelidir. Stres, yorgunluk, uykusuzluk anne sütünün azalmasına neden olabilir.
  4. Kuru incir anne sütünü arttıramaya yardımcıdır. Kuru incir yenebileceği gibi haşlanmış incir suyu da tüketilebilir. Bunu için sekiz tane incir, yarım litre su ile kaynatılır. Sabah ve akşamları içilir.
  5. Anne sütünü arttırmak için bitkisel karışımlardan da yararlanılabilir.
  6. Anne dengeli ve düzenli beslenmeye dikkat etmelidir.
  7. Beyaz üzüm, kuru incir, dut anne sütünü arttıran gıdaların başında gelir.
  8. Anne sütünü arttırmak için dereotu bulunmaz bir nimettir. Her gün sabah ve akşam yemeğinden önce tüketilen dereotu anne sütünü arttırır.
  9. Anne sütünün emzirdikçe artacağı unutulmamalıdır. Bu nedenle sütüm az diye emzirmemek yanlıştır. Sütün artması için bebek emzirilmeye devam edilmelidir.
  10. Anneler beslenmesine dikkat etmeli, beslenmede yeteri kadar demir almaya dikkat etmelidir.
  11. Bebeği doğru emzirmek çok önemlidir. Bebeğin tam olarak beslenebilmesi için doğru emzirme tekniği kullanılmalıdır.
  12. Anneler sütüm yetersiz, bebeğim tam olarak beslenemiyor gibi düşünceleri kafasından atmalıdır. Çünkü anne eğer kendini rahat hissedemezse, bu durum bebeğe de yansır. Bu yüzden annenin moralinin yüksek olması anne sütünü arttırır.
  13. Anne sütünün artması için bebek daha uzun süre emzirilmelidir. Ayrıca bebeği emzirmek için göğüslerin dolmasını beklemek yanlıştır. Göğüslerde her zaman bebeğe yetecek kadar süt vardır.
  14. Anneler taze sebze ve meyve tüketmeye özen göstermelidir. Kalsiyum ve A vitamini sütün artmasını sağlar.

Çocuklar için meyveli yoğurt tarifi

Çocuklar için meyveli yoğurt tarifi

Bu yazımızda çocuklar için doğal meyveli yoğurt nasıl yapılır hakkında bilgi vereceğiz. Her anne çocuğu için en doğal, en sağlıklı olan besinleri yedirmek ister. Çoğu anne hazır satılan meyveli yoğurtların ne kadar faydalı olduğu konusunda kararsızlık yaşamaktadır. Öyleyse evde kolaylıkla hazırlayacağınız meyveli yoğurt ile çocuğunuzun gelişimine fayda sağlayabilirsiniz. Peki, meyveli yoğurt nasıl yapılır? İlk olarak gerekli malzemelere bir göz atalım.

Gerekli malzemeler; yoğurt, 4–5 tane çilek, bir tatlı kaşığı bal ya da pudra şekeri.

Hazırlanışı; Ayıklanmış ve yıkanmış olan çilekler küçük parçalara ayrılır ve blenderden geçirilerek püre haline getirilir. Daha sonra yoğurt, püre haline getirilmiş çilek ve bir tatlı kaşığı bal karıştırılır. Tatlandırmak için bal yerine pudra şekeri de konulabilir. Bir miktar karıştırdıktan sonra meyveli yoğurdumuz hazır.

1 yaşından küçük çocuklara bal yedirilmemelidir. Bu yüzden 1 yaşın altında ki çocuklara meyveli yoğurt hazırlayacaksanız bal yerine şeker konulmalıdır.

Çilek sevmeyen çocuklar için çilek yerine aynı işlemi muz, şeftali, kayısı, kiraz yada başka bir meyve ile de yapılabilir.

1–2 Yaş Bebek Oyunları: Süt Çağı Oyunları

1–2 Yaş Bebek Oyunları: Süt Çağı Oyunları

Çocuğun gelişimi için oyun çok faydalı bir araçtır. Çocuğun temel becerilerini kazandığı, dış dünyayı keşfettiği en doğal yöntem oyundur. Oyun oynayan çocukların çok farklı bir hayal dünyası vardır. Çocuk oyun sayesinde yaşamını ve kendisini yansıtır. Bu nedenle oyun çocuklar için çok önemli bir etkinliktir. Çocuklar genellikle zamanının büyük bir kısmını oyun oynayarak geçirir, bu yaşlarda çocuk hayal gücüne dayalı oyunlar oynar. Kız çocukları anneyi, erkek çocukları ise babayı örnek alır, kendine model seçer. Süt çağı çocukları için hayat oyundur. Oyun eski çağlardan beri çocukların hayatında yer almıştır. Son yıllarda gelişen teknoloji ile çocuklar bilgisayar oyunları ile kendini sanal bir dünyada bulmuştur. Oyun ve oyuncağın çocukların sağlıklı gelişimi için önemli olduğunu unutmayalım.

0–2 YAŞ ÇOCUKLAR İÇİN OYUN ÖRNEKLERİ

Top oyunu;

Oturan çocuğun önüne top yuvarlanır. Çocuk topu tutmaya ve karşısındaki kişiye doğru yuvarlamaya çalışır. Bu oyun küçük çocuklar için oldukça eğlencelidir.

Cee oyunu;

Bebeğin yüzü ince bir örtüyle kapatılır. Ardından “ceee” diyerek açılır. Bebek daha sonraki günlerde oyunu kendisi başlatır. Süt çağı çocukları için uygun bir oyundur.

Gıdı gıdı oyunu; süt çağı çocukların en çok sevdiği oyunlardan birisidir. Çocuğun ayaklarını ve boynunu yavaşça gıdıklarız ve bu arada da çocukla konuşuruz.

Miki fare;

Yerden bitme mum bacaklı miki (iki elinden tutulan çocuk diz çöktürülür)

Burnu uzun dik kulaklı miki (iki el açılarak burnun üstüne konur)

Şeytanlıkta bütün aklı fikri (sağ elin işaret parmağı başa konularak sallanır)

Dans edersin miki fare (ayağa kalkılır el çırparak dans edilir)

Araba oyunu;

Araba(çocuğun çenesine dokunulur)

Maraba(sağ yanağına dokunulur)

Cip(sol yanağına dokunulur)

Bip(burnuna dokunulur)

Tel sarar oyunu;

Tel sarar Ayşe, tel sarar(eller yukarıya kaldırılıp sağa sola döndürülür)

Tel bulamazsa ne sarar,(ellerle soru devinimi yapılır)

Komşunun oğlunu sarar(çocuğa sarılma devimini yapılır)

Beş kardeş oyunu;

Beş minik kardeş varmış (beş parmak gösterilir)

Bir gün ava gitmişler, bir kuş görmüşler

Bu görmüş (başparmak tutulur ve sağa sola sallanır)

Bu tutmuş(işaret parmağı tutulur ve sağa sola sallanır)

Bu pişirmiş(orta parmak tutulur ve sağa sola sallanır)

Bu yemiş(yüzük parmağı tutulur ve sallanır)

Bu da hani bana hani bana demiş (küçük parmak tutulur ve sallanır. Bu arada çocuk gıdıklanır)

Ailem;

Annem örgü örer (örgü örme hareketi yapılır)

Yemek yapar (çorba karıştırma hareketi yapılır)

Babam kahve içer (kahve içermiş gibi yapılır)

İşe gider (parmaklar yürütülür)

Abım ders çalışır (yazı yazma hareketi yapılır)

Kardeşim uyur (uyuma hareketi yapılır)

Bende oynarım (oynanır)

Doğamız;

Güneş bizi ısıtır (ısınma hareketi yapılır)

Yağmur bizi ıslatır (parmaklar yukarıdan aşağı doğru sallanır)

Kar bizi dondurur (eller göğse konularak üşüme hareketi yapılır)

Fırtına bizi korkutur (gözler kapatılır)

Bol bol ağaç dikelim (ağaç dikme hareketi yapılır)

Selleri önleyelim

Atlar;

Atlar yavaş yavaş ormana gidiyor( eller dizlere vurulur)

Atlar hızlandı(eller dizlere hızlıca vurulur)

Taşlığa geldi(göğse vurulur)

Çimenliğe geldi(ellerin içi birbirine sürtülür)

Atlar patikadan atlıyor(ağızla lak lak diye ses çıkarılır)

Hopppp gümmmmm

Hemşire hanım;

Hemşire hanım sus dedi (sus işareti yapılır)

Bıss yaptı (kola işaret parmağıyla iğne yapılır)

Cısss yaptı (kalçaya iğne yapma hareketi yapılır)

Sonra tamam dedi.

Doğumun başlangıç belirtileri: Doğumun başladığı nasıl anlaşılır?

Doğumun başlangıç belirtileri: Doğumun başladığı nasıl anlaşılır?

Bu yazımızda doğumun başlangıç belirtileri ve gerçek doğum sancıları hakkında bilgi vereceğiz. Doğum korkusu hemen hemen her bayanda görülür. Bir de çevreden abartılı doğum hikâyeleri dinlemişseniz doğum korkunuz daha da fazlalaşır. Doğumun başlangıcının belirtisi olan gerçek doğum sancıları çoğu zaman yalancı doğum sancıları ile karıştırılır. Dokuz aylık bir gebelik sürecinden sonra artık doğum başlamak üzeredir. Bazı belirtiler doğumun başladığını size haber verir. Peki, doğumun başladığı nasıl anlaşılır? Gerçek doğum sancılarının özelliği nedir?

Yalancı doğum sancıları gerçek doğum sancılarına benzer. Anne adayları çoğu zaman bu ağrıları karıştırabilir ve gerçek doğum sancısı sanabilir. Bu nedenle öncelikle yalancı doğum sancıları hakkında bilgi vermekte fayda var. Yalancı doğum sancıları düzensizdir. Yalancı doğum ağrıları şiddeti ve ağrı sıklığı bakımından da düzensizdir. Ayrıca bu ağrılar dinlenildiğinde ya da masaj yapıldığında geçer, gerçek doğum sancısı dinlenildiğinde geçmez. En önemli fark ise rahim ağzında açılma ya da yumuşama olmaz.

Gerçek doğum sancılarının başlaması nişan ya da su gelmesi ile başlar. Düzenli kasılmalar ve suyun gelmesi doğumun başladığını gösterir. Suyun gelmesi demek bebeği koruyan su kesesinin yırtılması sonucu amniyon sıvısının rahimden dışarı akmasıdır. Suyun gelmesi durumu doğumun başladığını gösterir, hemen doktora gidilmelidir. Doğumun başlangıç belirtilerinden birisi de düzenli ağrılardır. Bu ağrılar başlangıçta hafif ve kısa sürelidir. Ancak bu ağrılar gittikçe uzun, sık ve daha da şiddetli olur. Ağrılar başladığında hemen doktora gitmeye gerek yoktur. Çünkü bu ağrılar yalancı doğum ağrıları olabilir. Eğer ağrılarınınız sıklaşıyor ve daha da fazlalaşıyorsa doktora gidilmelidir.

Yalnız her gebe kadında bu belirtiler ve doğum farklı şekilde olur. Doğumun başlangıç belirtileri; yürümede zorluk, düzenli kasılmalar, su gelmesidir. Gerçek doğum ağrıları düzenlidir ve geçmez. Ağrılar kasık, bel ve karın bölgelerinde hissedilir. Ayrıca rahim ağzında yumuşama ve açılma olur.

GEBELİKTE HCG DEĞERLERİ: Hamilelik için Kanda HCG Değeri Kaç Olmalı?

GEBELİKTE HCG DEĞERLERİ: Hamilelik için Kanda HCG Değeri Kaç Olmalı?

Bu yazımızda bayanların en çok merak ettiği Beta HCG hakkında bilgi vereceğiz. HCG normal değeri kaçtır? Ne zaman yükselir? Hamilelik için HCG değeri kaç olmalıdır?

B-hCG sadece gebelikte oluşan bir hormondur. Bu hormon gebeliğin başlaması ile vücuda salgılanmaya başlar. İdrar ve kan testinde B-hCG hormonunun varlığı hamile olduğunuz anlamına gelir. Hamilelilikten şüphelenen bayan HCG adı verilen ve çok erken gebelikleri dahi tespit edebilen bu test sayesinde gebelikten emin olabilir. Kan testinde gebelik kesin olarak anlaşılmaktadır. Evde yapılan idrar testlerinde ise âdetin en az 10 gün gecikmesi beklenir. Aksi durumda sonuç negatif çıkacaktır. Çünkü B-hCG hormonu ilk olarak kana salgılanır, daha sonra idrara salgılanır. Eğer gebelikten şüpheleniyorsanız, kan testi yaptırarak kesin sonuca ulaşabilirsiniz.

Hamile olmayan bir bayanda Beta HCG değeri 0–5 arası bir rakamdır. Ancak gebeliğin başlaması ile bu rakam yükselerek 60.000’e kadar yükselir. Hamilelikte bu hormonun yükselmesi gebe olup olmadığınızı anlamanızı sağlar. Gebelik oluşmaya başladıktan sonra Beta HCG değeri her geçen gün iki kat artış gösterir. Eğer hormon rakamlarında bir artış yoksa bir sorun var demektir. Bu nedenle HCG değeri oldukça önemlidir.

Normal bir gebelik sürecinde Beta HCG şu şekildedir;

Geçen hafta ve Beta HCG değerlerinin yükselişi;

3. hafta; 5 – 130 arası

4. hafta; 75 – 2.600 arası

5. hafta; 850 – 20.800 arası

6. hafta; 4.000 – 100.200 arası

7/12. hafta; 11.500 – 289.000 arası

13/16. hafta; 18.300 – 137.000 arası

17/24. hafta; 1.400 – 53.000 arası

25/40. hafta; 940 – 60.000 arası

HAMİLELİKTE MADEN SUYU, SODA İÇİLİR Mİ?

HAMİLELİKTE MADEN SUYU, SODA İÇİLİR Mİ?

Hamilelik döneminde anne adayları yediklerine, içtiklerine daha fazla dikkat eder. Bazı besinler ya da içecekler gebelik döneminde tavsiye edilmez. Çünkü bazı besinler rahmin kasılmasına ya da düşük riskine neden olmaktadır. Ancak birçok besin gebelikte rahatlıkla tüketilebilir. Anne adaylarının en sık sorduğu sorulardan birisi gebelikte maden suyu, soda içilir mi? Maden suyunun bebeğe bir zararı olur mu? Maden suyu içmek sağlıklı mı?

Gebelik döneminde katkısız ve doğal maden suyu içmenin herhangi bir sakıncası yoktur. Ancak katkısız maden suyu olmasına dikkat etmek gerekir. Maden sularının içerisinde bol miktarda mineral bulunur. Bu nedenle anne adaylarının maden suyu içmesinde bir sakınca yoktur. Günde bir tane maden suyu tüketiminin hiçbir zararı yoktur.

Anne adayının maden suyu içmesi ya da içmemesinin bebeğe bir faydası yoktur. Yani maden suyu bebeğe zarar vermez, ancak fayda da sağlamaz. Anne adayı doğal maden sularından günde bir ya da birkaç tane içebilir. Bunun yanında bol su, taze sıkılmış meyve sularını da tüketmeleri gerekir. Uzmanlar meyveleri sıkıp suyunu içmek yerine meyvelerin kendisinin yenmesinin daha faydalı olduğunu söylemektedir. Kış günlerinde hastalıklardan korunmak için bol miktarda taze meyve ve sebze tüketilmelidir.

Bazı maden suyu ya da sodaların içerisinde tatlandırıcı ve koruyucu gibi bazı maddeler vardır. Anne adayları bu konuda dikkat etmeli ve doğal katkısız maden suyunu tüketmelidir. Gebelikte soda yerine maden suyu tüketilmelidir. Maden suları içerisinde doğal mineraller bulunur. Sodalarda ise koruyucu ya da tatlandırıcı maddeler bulunur.

Hamile kalmak için en uygun pozisyonlar

Hamile kalmak için en uygun pozisyonlar

Bu yazımızda kolay hamile kalabilmek için en uygun pozisyonlar hakkında bilgi vereceğiz. Nasıl kolay hamile kalınır? Hamile kalmak için bir pozisyon var mıdır? Çoğu kişi böyle bir durumun olmadığını düşünür. Ancak kolay hamile kalmak için çeşitli pozisyonlar vardır. Çoğu uzman, spermin vajina içinde uzun süre kalabilmesi için uygun pozisyonların hamilelik şansını arttırdığını belirtmektedir. Cinsel ilişkiden sonra alacağınız önlemler de hamilelik şansını arttırmaktadır. Peki, hamile kalmak için uygun pozisyonlar nelerdir?

İlk uygun pozisyon misyoner pozisyonda denilen kadının altta ve erkeğin üste kaldığı yüz yüze bakılan pozisyondur. Bu şekilde sperm vajinada daha uzun süre kalabilmekte ve hızlı bir şekilde döllenme gerçekleşmektedir. Bu nedenle misyoner pozisyon kolay hamile kalabilmek için en iyi seks pozisyonudur. Misyoner pozisyonda cinsel ilişkiden sonra en az bir saat belinizin altına ince bir yastık koyarak sırt üstü yatmalısınız.

Gebeliğin oluşmasında cinsel ilişki pozisyonları önemlidir. Çoğu kişi önemsiz görse de cinsel ilişki sırasında ki pozisyonlar gebe kalma şansını arttırır ya da azaltır. Örneğin kadının üste olduğu pozisyonda cinsel birleşme gerçekleşir ise spermin vajina dışına akışı hızlanacağı için gebe kalma şansınız zorlaşır. Aynı şekilde oturarak ya da ayakta seks pozisyonları spermin vajinadan dışarı atılmasını sağlar ve spermler vajina içinde uzun süre duramayacağı için gebelik şansınız azalır. İlişki sonrasında gebeliğin oluşabilmesi için spermler vajinaya uygun şekilde bırakılmalı ve spermlerin rahim içine doğru ilerleyebilmesi için uygun pozisyonda olunması gerekir. Bu nedenle en iyi pozisyon erkeğin üstte olduğu yüz yüze bakılan pozisyondur.

Diğer bir uygun pozisyon ise diz dirsek pozisyonudur. Bu pozisyonda hamile kalmak için en uygun pozisyonlardandır. Bu pozisyonda kadın dizleriyle erkeğin omzuna dayanır. Ayrıca diz çökmüş şekilde arkaya dönük ilişkide spermlerin rahime daha hızlı ulaşmasını sağlar. Cinsel ilişki sonrasında hemen kadının ayağa kalkması ya da hemen banyo yapması gebelik şansını azaltır. Bu yüzden kadın sırt üstü şekilde beline yastık koyarak yatmalıdır.

Hepatit A Aşısı Ne Zaman Yapılmalı?

Hepatit A Aşısı Ne Zaman Yapılmalı?

Bu yazımızda hepatit A aşısı hakkında bilgi vereceğiz. Hepatit A nedir ve Hepatit A aşısı ne zaman yapılmalıdır?

İlk olarak şunu belirtmek gerekir ki Hepatit A aşısı mutlaka yapılması gereken aşılar arasındadır. Özellikle 1–5 yaş arası çocuklarda ve 15 yaş üstü ergenler de Hepatit A virüsü bulaşıcılığı daha fazla görülür. Peki, bu virüs kendiliğinden geçer mi? Hepatit A virüsü kendiliğinden iyileşebilen bir virüstür, çok nadir şekilde kronikleşir. Halk arasında hepatit A sarılık olarak bilinir ve bulaşıcı bir hastalıktır. Genellikle bulaşma yolları; ağız yoluyla olmaktadır. Yani dışkıyla atılmış mikropla bulaşan sular yiyecekler birinci bulaşma yoludur. Hepatit A, virüsü taşıyan dışkı ile kirlenmiş su ve meyve sebzeler yani besinlerin ağız yoluyla alınması şeklinde hastalık bulaşır. Bu nedenle meyve ve sebzeleri iyice yıkamak ve hijyen kurallarına uymak gerekir. Aynı şekilde havuz ve denizler de bazen hastalığın bulaşma yolu olabilir. Hepatit A aşısı 14.ayda bir aşı, 6 ay sonra ikinci aşı şeklinde 2 doz uygulanır.

Hastalık bulaşıcıdır ve virüs saatlerce insan elinde kalabilir. Bu nedenle toplu olarak yaşanan yerlerde, hijyen koşullarının sağlanması hepatit A virüsü bulaşma riskini azaltır.

Hepatit A belirtileri; bazı kişilerde bu virüsün hiçbir belirtisi olmayabilir. Hastalık kendiliğinden geçer ve bazen kişi sarılık olduğunu dahi anlamaz. Ancak genelde belirtileri; halsizlik, karın ağrısı, göz ve cilt renginde sararma, idrarda koyulaşma şeklinde olabilir.

Çocuklarda Bit ve Tedavisi

Çocuklarda Bit ve Tedavisi

Bu yazımızda anne ve babaların en çok korktuğu bit ve bit tedavisi hakkında bilgi vereceğiz. Bit nedir? Bit nasıl bulaşır? Bit nasıl anlaşılır ve nasıl önlenir? Bitten korunma yolları neler?

Çocuklarda en sık görülen bit türü saç bitidir. Bitlenme her insanda ve her yaşta görülebilir. Ancak okul çağı çocuklarında ve okul döneminde daha sık görülür. Bu durum ailelileri oldukça huzursuz eder. Ancak alınabilecek birkaç önlem ile bit sorunundan kurtulabilirsiniz. Okul ortamında birçok çocuğun bulunması, çocukların gün boyunca yan yana oturması bitlenmenin sıklığını arttırır. Bilindiği gibi bit bulaşıcıdır ve çocuklar yan yana durduğunda(örneğin; aynı tokayı ya da şapkayı taktığında)bit rahatlıkla bir başka çocuğa geçebilir. Yani bit ortak kullanılan eşyalarla, saçtan saça, direk ve dolaylı olarak geçebilir. Bu nedenle okul döneminde bit çocukları bekleyen büyük bir tehlikedir. Bitin görülme sıklığı erkeklere oranla kız çocuklarında daha fazladır.

Bit nedir? Bit nasıl bulaşır?

Saç biti; insan saçında yaşayan, üreyen ve kan emerek beslenen, çok küçük olan bir böcek türüdür. İnsan saçına yerleşen bitler yumurtlayarak çok kısa sürede çoğalabilirler. Bitleri saçta fark etmek zordur, ancak sirke denilen yumurtaları görmek daha kolaydır. Sirkeler saç tellerine tutunmuş şekilde durur. Bitler ise kan emerek beslendiği için saç diplerinde yaşar. Ayrıca sirkeler başın arka kısmında, enseye yakın yerlerde olur. Bu nedenle kolaylıkla fark edilebilir. Yaz aylarında bit görülme sıklığı daha fazladır.

Bitlenme yetişkinlerde de görülebilir. Saç biti bulaşıcıdır ve saçtan saça geçer. Bitin asıl bulaşma şekli saç temasıyla olur. Ancak ortak kullanılan eşyalar ile de bit yayılabilir. Bu nedenle kişisel eşyaları paylaşmamaya dikkat etmeliyiz. Çoğu kişi bitin kirli saçlarda yaşadığını, temiz saçlara bitin bulaşmayacağını düşünür. Aslında bit kirli saça oranla temiz saçı daha çok sever ve genelde temiz saçı tercih eder.

Bitin belirtileri nelerdir?

Bitlenmenin en önemli belirtisi kaşınmadır. Başın ve ensenin şiddetle kaşınması en yaygın belirtidir. Zamanla ciltte kaşınmadan dolayı enfeksiyon ve kabuklanma görülebilir. İlk olarak saça bakıldığında bit yumurtası olan sirkeleri görebilirsiniz. Sirkeler zamanla bit haline gelir. Çocuğunuzda aniden ense ve kulak arkasında kaşıntı olmuşsa, ensenin arka kısmındaki ve kulak arkasındaki saçlar dikkatle incelenmelidir. Bitler daha zor görülür, fakat sirkeler saç tellerine yapışık olduğu için daha kolay görülür. Saç derisindeki kabuklanmadan, yüzeysel kanamalardan ve kaşıntıdan bit olduğu anlaşılabilir.

Neler yapılmalıdır?

İlk olarak bilinmesi gereken şudur ki; sirke ya da bit kepek gibi yıkanarak temizlenemezler. Bitlerden kurtulmak için daha özenli bir bakım gerekir. Temizlik ilk kuraldır ve bitlerden kurtulmak için şarttır. Çocuğun saçlarını daha sık kontrol etmek ve çocuğun saçında sirke ya da bit görüldüğünde yayılmasını engellemek için hemen önlem almak gerekir. Piyasada bit öldürücü birçok krem ve şampuan satılmaktadır. İlk önce bit öldürücü şampuan alınmalıdır. Daha sonra saç normal şampuan ile yıkandıktan sonra bit şampuanı ile yıkanır. Şampuanın saça iyice nüfus etmesi gerekir. Bu şekilde 10 dakika beklenir. Ardından ince dişli bir tarakla saçlar iyice tarandıktan sonra bol su ile durulanır. Bu işlemi birkaç gün tekrarlayabilirsiniz.

Çocuğun kullandığı eşyalar, taraklar, giysiler iyice temizlenmeli ve havalandırılmalıdır. Çocuğun saçları düzenli olarak yıkanmalı ve sık sık kontrol edilmelidir.