Ultrasonda bebeğin cinsiyeti ne zaman belli olur?

Anne ve baba adayları, bebeğin cinsiyetini öğrenmek için çok meraklıdırlar. bu yazımızda ultrasonda bebeğin cinsiyetinin görülebileceği haftalar hakkında bilgi vermeye çalışacağız.

Ultrasonda bebeğin cinsiyeti ne zaman belli olur? Bebeğin Cinsiyeti Kaçında Haftada Belli olur?

Öncelikle daha önceki yazımızda anne karnında bebeğin cinsiyetinin kaçıncı haftalar arasında belli olduğuna değinmiştik. İlk döllendiği anda, kromozoma bağlı olarak bebeğin cinsiyetinin belli olduğunu, ancak bizim bunu öğrenmemiz için 14-16. haftaya kadar beklememiz gerektiğini anlatmıştık.

Anne karnında 11. hafta civarında erkek bebeklerde penisin gelişmesi, cinsiyet tahmini için en önemli etkendir. Bu yüzden 11. haftadan önce bebeğin  cinsiyetini ultrasonda görmek mümkün değildir. 11. haftadan sonra teorikte uygun ultrason cihazı ile gebeliğin görülmesi mümkün görülmekle birlikte, uygulamada her zaman mümkün olmadığını belirtmekte fayda vardır.

12. hafta ile 14. hafta arasında bebeğin cinsiyetini saptamak bazı durumlarda mümkün olabilir. Çoğunlukla 14. ve 16. haftalar arasında uzman bir gözlemci, ultrasonda bebeğin cinsiyetini saptayabilir. Ama yine de en yüksek doğruluk oranında cinsiyet tespiti için en uygun dönem 16-20 haftalar arasındadır diyebiliriz.

Bebeğin Cinsiyeti En Erken Kaçıncı Haftada Belli olur? Bebeğin cinsiyeti en erken ne zaman belli olur?

Başta da belirttiğimiz gibi 11. hafta civarında erkek bebeğin penisi gelişir. 11. haftadan önce cinsiyet tahmini mümkün olmamaktadır. ama her çocukta da 11. haftada bebeğin cinsiyeti bulunacak diye düşünmemek gerekir. kullanılan ultrason cihazının kalitesi ve bebeğin duruş pozisyonu, her zaman bebeğin cinsiyetinin görülmesine imkan vermeyebilir.

Size 2 farklı araştırmadan söz etmek istiyoruz. Gebeliğin 11-14 haftalarında olan 148 annede ultrasonla bebeğin cinsiyet tespiti yapılmaya çalışılmış, % 80,3 oranında doğru tahmin edilmesine karşın hata oranı %19.7 olmuştur. eğer 11 ile 14. haftalar arasında ultrasonda bebeğinizin cinsiyetini öğrenmek isterseniz, 1/5 oranında hata payını göz önüne almanızda fayda var.

Yeni teknolojinin faydalarını da göz önünde bulundurmakta fayda var. İlk üç aylık süreçin sonlarında üç boyutlu ultrason ile incelenen 200 annenin cinsiyet tahmininde %85.3 oranında başarı sağlanmıştır. Dört boyutlu ultrason kullanarak doğru tahmin ihtimalinizi arttırmayı da deneyebilirsiniz.

Kesin sonuç almak isteyenler, 14-16. haftada iyi bir uzman kontrolü ya da daha kesinlik için 16-20. haftalar arasını düşünmelidirler.

Ultrasonda Bebek Ne Zaman Görülür?

 

Hamile kaldığını test yoluyla öğrendikten sonra, anne adaylarının heyecanla beklediği üç önemli olaydan bahsetmek mümkündür: bebeğin ultrasonda görülmesi, ultrasonda bebeğin kalp atışlarının dinlenmesi, ve en son bebeğin hareketlerinin hissedilmesi 🙂 Ultrasonda bebeğin görülmesi ile anne adayı bebeğini ilk defa görmüş olur. Okumaya devam et “Ultrasonda Bebek Ne Zaman Görülür?”

4 Boyutlu Ultrason Görüntüleri

[nggallery id=1]

4 Boyutlu Ultrason Görüntüleri: Yandaki resimlerde 4 boyutlu ultrasondaki anne karnındaki bebek görüntülerini görebilirsiniz. 4 boyutlu ultrason hakkındaki diğer yazılarımızı da okumanızı öneriyoruz.

Göbek Kordonu Nedir? Göbek Kordonu Ne Zaman Düşer?

Plasentadaki kan damarları, fötustan plasentaya kan taşıyan iki atardamar ve ters yönde kan taşıyan bir toplardamar olarak birleşirler ve plasentanın fötal yüzünden çıkarlar. Bu üç damar jöleye benzeyen bir madde ile çevrilmiştir ve göbek tarafından plasentadan uzanarak fötusa giren göbek kordonunu yapmak üzere bir dış zarla örtülmüştür. Burada plasentamdan gelen kan damarları fötustan gelenlerle birleşirler. Fötal kalp, kanı umbilikal atardamarlar aracılığıyla plasentaya pompalayabilir ve umbilikal toplardamar geri alabilir.

Gebeliğin son dönemlerinde göbek kordonunun uzunluğu 50 cm. kadardır ve bebekle plasenta arasındaki yaşamsal bağlantıyı oluşturur. Uzayda yürüyen astronotlar kendilerini uzay aracına bağlayan boruya da göbek kordonu derler. Bu karşılaştırma çok uygundur, çünkü iki durumda da bireyin bu bağlantı ile sağladığı oksijene gereksinimi vardır.

Göbek bağı anne karnında bebekle anne arasındaki besin ve oksijen alışverişini sağlamaktadır.

Göbek Kordonu Ne Zaman Düşer?

Göbek bağı (göbek kordonu)  doğumdan sonra 3 ile 20. günler arasında düşer. Göbek bağı kendiliğinden düşecektir.

Konu hakkında bilgi vermeye biraz daha devam edelim.

Göbek Kordonu Nasıl Temizlenir ve Temiz tutulur?

Göbek bağı düşene dek günde 2 defa pansuman yapılması gerekir.  % 70’lik alkol- (veya mersol ya da batikon) ve steril gazlı bez  ile günde iki kez pansuman yapılmalıdır.Pansuman sadece klampın altındaki ve üstündeki göbek kordonuna yapılır.

Göbek yolunun temiz tutulması bebeğin sağlığı için çok önemlidir. Göbekten kötü bir koku gelmesi durumunda veya göbekte bir kanama olursa doktora başvurmalısınız.

Plasenta Nedir? Plasenta Ne Zaman Oluşur?

Plasenta Nedir? Plasenta Ne Zaman Oluşur?

Plasentanın oluşması, embryonun daha blastokist aşamasında iken, yani gebelik hemen başlarında başlar. Daha sonra embriyonun rahim duvarı içine yerleşmesinden sonra bazı hücreler ayrışarak bebeği oluşturur, bazı diğer hücreler de plasentayı oluşturmak üzere farklılaşırlar.

Plasenta ilk 12 haftada gelişir ve fötusa oksijen, besin ve yer sağlamakta, artıklarını vücudundan dışarı çıkarmakta önemli rol oynar. Fötus da, plasenta da çok önemli hormonlar üretirler. Bu hormonlar normal gelişme ve sağlıklı gebelik için gereklidir. Plasenta embrioyı saran zarlardan dıştaki korion. kısmından gel şir ve villus denilen çok sayıda parmak görünümündeki çıkıntılardan yapılmıştır. Bunlar uterus zarının içine girerek intervillus boşluğu denilen boşlukta yerleşir. Bu boşlukta anne kanı akarak çıkıntılı villuslardan geçer, oksijen ve besinler fötus kanına karışır, karbondioksit ve artıklar toplanır. Bu maddelerin anne kanından fötus kan dolaşımına serbestçe geçmesi, anne ve çocuk arasında yaşamsal bir bağdır, fötusun yaşamı buna dayanır.

Yüksek tansiyonlu kadınlarda olduğu gibi intervillöz aralıktaki anne kanı takviyesi azalmışsa fötus aç kalacaktır ve olması gerekenden daha küçük olacaktır. Villuslardan geçen anne kanında ciddi bir azalma varsa fötus oksijensiz kalır ve sonuçta ölebilir.Annenin kan dolaşımındaki glikoz, amino asitler, yağ asitleri gibi normal besinlerden başka ilaçlar da fötusa geçer, buna karşılık protein gibi büyük moleküllü maddeler villusların duvarından geçemez. Anne ve fötus kanının karışmadığını belirtmek gerekir. Her kan dolaşımı ayrıdır, anneden fötusa veya fötustan anneye geçen maddeler bir kan dolaşımından gelip villuslan geçerek diğer kan dolaşımına girerler. Plasenta 12. hafta civarında tamamlanır ve bundan sonra bebekle beraber ağır ağır büyür40. haftada plasenta bir küçük yemek tabağı büyüklüğündedir: Ağırlğı, bebeğin ağırlığının 1/6’sı kadardır, yani 3 kg.’lık bebeğin plasentası ortalama 0.5 kg.’dır. Fötusun sağlığı ve iyi durumda olması, plasentanın ne kadar iyi yapılmış olduğuna ve iyi çalışmasına bağlıdır.

Anne Karnında Hafta Hafta Bebek Gelişimi Nasıldır?

Hafta Hafta Bebek Gelişimi 1. Hafta

Genelde gebeliğin başlangıcı olarak ilişki günü zannedilir ama gebeliğin başlangıcı son adet kanamasının ilk günü (SAT: Son Adet Tarihi) olarak kabul edilir. İlişkiden yaklaşık 14 gün öncesidir. İstatistiksel olarak gebeliğin başlaması kanamanın başladığı gün olarak alınır.

Gebeliğin süresini hesaplarken klasik 9 ay 10 gün ifadesinin yerine hafta hafta gelişimini öğrenmelisiniz. İnsanlarda gebelik süresi 280 gün yani 40 haftadır. Ay hesabı yaparken karışıklığa mahal verebilirsiniz. Buradan hafta hesabını tek tek öğrenebilirsiniz. Modent doğum bilimi artık hamileliği aylara bölmemektedir. Tıbbi genetik haftasını kullanmanız tavsiye edilir.

bebek gelişiminde 1. hafta, yani kanamanın başladığı gün başlayan haftadır. Yumurtlama süresi ise 28 günde adet gören birisi için normalde 14. gündür. Yani gebeliğin ilk haftasında daha yumurta ortada yoktur. Adetin ilk gününden itibaren 10-18 .ci günler arasında yumurta karın boşluğuna atılır. Karın boşluğuna düşen yumurta tüpler tarafından yakalanır. Yumurta burda yaklaşık 12-24 saat döllenmeyi bekleyecektir. Döllenirse gebeliğin ilk aşaması başlamış olur, döllenmezse yumurta ölecektir ve devamında diğer adet kanaması oluşacaktır.

Bebeğin anne karnında geçirdiği süreyi 3 trimester döneminde inceleyebiliriz.

BİRİNCİ TRİMESTER (1-13. HAFTA): İlk üç aylık bu dönemde bebeğin organ gelişimi başlar ve tamamlanır. Bu süreyi anne adayının hamileliğe uyum sağlama süreci olarak adlandırabiliriz.

İKİNCİ TRİMESTER (14-26. HAFTA): İkinci üç aylık dönemde bebeğin gelişimini hızla devam etmektedir. Hamilelik döneminin en rahat dönemidir.

ÜÇÜNCÜ TRİMESTER (27-41. HAFTA): Üçüncü Trimester; yani hamileliğin son üç aylık bölümü, doğuma hazırlığın başladığı ve tamamlandığı dönemdir.

Yeni Doğan Bebek Beslenmesi: Yeni Doğan Nasıl Beslenir?

Yeni doğan bebeğin İlk beslenmesi: Bebek, rahim içinde bol miktarda amnios suyu yutar. Bu, beslenmeye yardımcı olmaz, çünkü bebeğin bütün besi gereksinimi annenin kan dolaşımından sağlanır. Doğumda göbek kordonu kesildiği zaman bu önemli besin kaynağı da ayrılmıştır. Bundan sonra, bebek tamamen annesi tarafından beslenmeye muhtaç duruma gelmiştir.

Anne Sütü Ne Zaman Gelir?

Anne sütünün gelmesi birkaç gün sonra olur. Bu süre içinde bebek beslenmeyle değil daha çok emme ve uyumayla ilgilidir.

Hemen hemen bütün bebekler yaşamın ilk günlerinde tartı kaybeder ve ikinci haftaya kadar doğum ağırlıklarına gelmezler. Doğumda bebeğin sindirim sistemi anne sütünde bulunan besi maddelerini sindirmeye ve özümsemeye henüz hazırlanmamıştır. Anne sütü gelmeden önce zaman zaman bağırması aç olduğu için değil, emmeye karşı gösterdiği içgüdüsel ve çok şiddetli arzu nedeniyledir. Böyle zamanlarda memeye tutarsanız doğal dürtüsünü tatmin etmekle kalmaz, süt yapımını da uyarmış olursunuz.

Yeni Doğan Bebek Beslenmesi: Yeni Doğan Nasıl Beslenir?

Memelerde önce kolostrum denilen sıvıdan az miktarda yapılır. Bu sıvıda bebeği bulaşıcı hastalıklardan koruyan maddeler vardır. Bebeğinizi emzirdikçe, yavaş yavaş süt daha fazla toplanır ve bebek emmenin kendisine tadı hoş bir içecek sağladığını anlar. İlk günlerde bebeklerin emme tarzları çok değişiktir. Bazıları bir iki dakika emip uyur, 1-2 saat sonra tekrar ağlar ve ancak meme verilirse susar. Diğerleri daha uzun süre emmek ister. Ne yazık ki bazı anneler yeteri kadar sütleri olmadığını sandıkları için birkaç günde emzirmeyi keser. Bu üzücü bir durumdur, çünkü bebeğin istediği süt değil, emzirilmektir.

Yeni Doğan Bebeğin Dış Dünyaya Alışması

BEBEK dünyaya gelmeden önce bir dereceye kadar korunaklı yaşar, fakat doğduğu andan itibaren gelişmesinde yeni bir dönem başlar. Tümüyle yeni bir çevreye uymak zorundadır. Solunum gibi bazı şeyleri aniden hiçbir yardım olmadan yapabilir, fakat diğer bazılarında tamamen çaresizdir ve annesinin yardımına muhtaçtır.

Yeni Doğan Bebeğin İLK SOLUKLARI

İlk soluğunu alan bebeği gözlemek, doğum sırasındaki en dramatik ve heyecan verici olaydır! Bazı bebekler dakikalarca yüksek sesle inler, diğerleri de sadece bir iki çığlık atar ve hemen ardından sakin sakin nefes almaya başlar. Bebeğin ana rahminde çok daha erken dönemde solunum hareketlerine çalıştığını duyunca şaşırmamalısınız. Bazı anneler bu hareketleri karnın alt kısmında kuvvetli bir nabız atışı gibi hissederler.

Bebeklerin çoğu, doğumda kendiliklerinden normal olarak solur ne var ki ebenin bebeğin burnunu ve ağzını yavaşça temizlemesi, solunum şekline, kalp atışlarına, deri rengine, kas tonusuna ve genel hareketliliğine dikkat etmesi adettir. Bebekler genellikle doğum anında morarmıştır fakat bunu hızla, yüzden gövde ve bacaklara yayılan sağlıklı pembe bir renk izler. El ve ayak parmaklarının pembe renk alması biraz daha uzun sürer.

Ender olarak solunum başlamadan önce kısa bir gecikme olur. Bu sırada ebe ayak parmaklarını ovarak veya çimdikleyerek bebeği yüreklendirir. Bebeğin gecikmesinin çeşitli nedenleri vardır. Beyindeki solunum merkezi zor bir doğumdan sonra biraz sarsılmış olabilir. Doğum sırasında anneye verilen ağrı kesici ilaçlar da bebeğin solunum merkezini kısa bir süre için sarsar. Genellikle bebeğin solunumunun gecikeceği önceden anlaşılır ve dünyaya gelişi sırasında çocuk uzmanının bulunması sağlanır.

Yeni Doğan Bebekte Isı değişikliği: Anne rahminde bebek, etrafını saran ılık amnios sıvısı sayesinde çevre ısısının fazla değişmesi hallerinde korunmuştur.

Annesinden bir derece daha sıcaktır. doğumdan sonra ısı önce birdenbire düşer, az sonra sabit hale gelir. Bir kış sabahı sıcak banyodan dışarı çıkmış olan herkes bunu anlayacaktır. Do-ğumhaneyi sıcak tutarak ve bebeği yumuşak havlu ile kurulayıp sararak ve cereyanı önleyerek bebeğin üşümesine engel olabiliriz.

Doğumhaneden çıkmadan önce, ebe ya koltuk altından ya da rektumdan bebeğin sıcaklığını ölçer. Bebek hafifçe giydirilmişse, yatağı 1-2 battaniye ile örtülmüşse ve oda ısısı 20-22 derecede tutuluyorsa ısısı sabit kalır. Birkaç hafta sonra fazladan bir yün giydirilip yatağına bir battaniye daha konursa oda sıcaklığı 16 derece olabilir.

Yeni Doğan Bebeğin Mikroplara alışması: Anneye ait bazı bulaşıcı hastalıklar, örneğin kızamıkçık bebeği doğmadan etkilerse de etrafını saran zarlar sayesinde mikroplardan büyük ölçüde korunmuştur. Gebelik ilerlerken, antikor denilen özel proteinler bebeğin kanında yapılır ve sonuç olarak beyaz kan hücreleri kendi bölgesini işgale kalkan tehlikeli mikroplarla savaşma yeteneği kazanır.

bebek, kendini tehdit edebilecek belirli tipte bulaşıcı hastalıklardan korunma yeteneği ile doğar. Bütün mikroplar tehlikeli değildir, yaşamın 3. gününde bebeğin solunum yollarına, bacaklarına ve cildine çoğu faydalı olan birçok bakteri yerleşir. Çok küçük bir bebeğin, bütün tehlikeli mikroplardan kendi kendine korunabileceğini düşünmek yanlış olur. Süt çocuğu bölümünde çalışanların bebeklerin birinden diğerine giderken her seferinde dikkatle ellerini yıkadıklarını görebilirsiniz.

Göz enfeksiyonları yeni doğan bebeklerde çok sık görülür. Gözde sulanma görürseniz hastaneye söyleyin, göz damlaları ile kolayca tedavi edilir. Her zaman enfeksiyon neden değildir. Bazen göz kapakları mukus toplanması yüzünden birbirine yapışmıştır. Göz kapağının ve çevresinin nemli bir pamukla yavaşça silinmesi ile mukus çıkarılır.

Bebeği Nasıl Emzirmeli: Uygun Emzirme Tekniği Nasıl Olmalıdır?

Uygun emzirme için anne en rahat pozisyonu seçmelidir. Annenin bebeği tutuş pozisyonu başarılı bir emzirmede en önemli faktörlerden birisidir. Bebeğin başı ve vücudu tam olarak anneye dönük olmalıdır. Anne bir eli ile bebeği altından ve sırtından desteklemelidir. Bebeğin başından desteklenmesi yanlış bir uygulamadır. Okumaya devam et “Bebeği Nasıl Emzirmeli: Uygun Emzirme Tekniği Nasıl Olmalıdır?”