Bebeğin altı nasıl değiştirilir?

Bebek bezi nasıl değiştirilir?

Bu yazımızda bebek bezi değiştirme hakkında bilgi vereceğiz. Kız ya da erkek bebeklerin bezi nasıl değiştirilir? Kolay ve doğru bir şekilde bebek bezi nasıl değiştirilir?

Bebek bakımında anneler öncelikle bez değişimine dikkat etmelidirler. Özellikle ilk zamanlarda bebeklerin altında kızarıklıklar ve pişik görülebilir. Ayrıca ilk zamanlarda bebekler altını daha çok ıslatır. Bebeğin altı ıslak ya da pis bırakıldığında pişik görülür. Bu nedenle bebeğin altı ıslak bırakılmamalıdır. Bebeğin altını havalandırmak ve sık sık değiştirmek pişiğin önlenmesini sağlar. Bebeğin altını değiştirirken öncelikle gerekli tüm malzemeler hazırlanır. Kremler, bez, ıslak mendil, temiz kıyafetler vb. bebeğin altını değiştirirken düz bir zemine bebeği yatırmak, sizin için kolaylık sağlar. Bebeğinizin altını değiştirirken temiz bezi açıyoruz ve kirli bezin altına koyuyoruz. Daha sonra kirli bezin bantlarını açıyoruz. Önce bezle kabaca bebeğin ilk temizliği yapılır. Kirli bölge temizlenerek, temizlik her zaman önden arkaya doğru olmalıdır. Bebeğinizi enfeksiyon riskinden korumak için genital bölge temizliği her zaman önden arkaya doğru olmalıdır. İlerleyen aylarda bebeğinizin altını yıkayabilirsiniz. Ancak ilk zamanlarda temizliği silerek yapmalısınız.

Bebeğin altının temiz olduğundan emin olduktan sonra, bebeğinizin ayak bileklerinden tutarak hafifçe kaldırın.  Kirli bezi alttan alarak bebeğin altının hava alması için bir süre bezi bağlamayalım. Pişik kremi sürdükten sonra, bebek bezinin kenarlarını açalım ve bebeğin belini saracak şekilde iki kanadı kapatalım. Yalnız çok sıkı olmamasına dikkat edelim. Bebeğin bezini değiştirdikten sonra kıyafetlerini giydiriyoruz. Bebeğinizin altını sildikten sonra ıslak kalmaması için yumuşak bir tülbent ile kurulamayı unutmayalım.

Anne Sütü Nasıl Artar? Anne Sütünü Arttırmak için öneriler

Anne Sütü Nasıl Artar? Anne Sütünü Arttırmak için öneriler

Anne sütü çok önemlidir ve her bebek mutlaka en az ilk 6 ay anne sütü almalıdır. Anne sütünün faydaları saymakla bitmez. Bu nedenle anne sütü mucizevî bir besindir. Anne sütü ilk 6 aydan sonra da verilmeye devam edilmelidir. Ancak günümüzde bebek sahibi olan annelerin en büyük sorunu, anne sütünün yetersizliğidir. Annelerin ortak sorusu ise, Anne sütünü nasıl arttırabilirim, Anne sütü nasıl artar, anne sütünü arttırmanın yolları nelerdir?

Bu yazımızda bu sorular hakkında bilgi vereceğiz. İşte anne sütünü artırmak için öneriler;

  1. Genellikle anneler süt yapar diye şekerli gıdaları bol bol tüketirler. Ancak bu yanlıştır. Şekerli, kahve, kola gibi kafeinli gıdalardan uzak durulmalıdır.
  2. Bol su tüketilmelidir. Anne sütünü arttırmak için bol miktarda su içilmesi gereklidir.
  3. Anne mutlaka dinlenmeli ve kendini rahat hissetmelidir. Stres, yorgunluk, uykusuzluk anne sütünün azalmasına neden olabilir.
  4. Kuru incir anne sütünü arttıramaya yardımcıdır. Kuru incir yenebileceği gibi haşlanmış incir suyu da tüketilebilir. Bunu için sekiz tane incir, yarım litre su ile kaynatılır. Sabah ve akşamları içilir.
  5. Anne sütünü arttırmak için bitkisel karışımlardan da yararlanılabilir.
  6. Anne dengeli ve düzenli beslenmeye dikkat etmelidir.
  7. Beyaz üzüm, kuru incir, dut anne sütünü arttıran gıdaların başında gelir.
  8. Anne sütünü arttırmak için dereotu bulunmaz bir nimettir. Her gün sabah ve akşam yemeğinden önce tüketilen dereotu anne sütünü arttırır.
  9. Anne sütünün emzirdikçe artacağı unutulmamalıdır. Bu nedenle sütüm az diye emzirmemek yanlıştır. Sütün artması için bebek emzirilmeye devam edilmelidir.
  10. Anneler beslenmesine dikkat etmeli, beslenmede yeteri kadar demir almaya dikkat etmelidir.
  11. Bebeği doğru emzirmek çok önemlidir. Bebeğin tam olarak beslenebilmesi için doğru emzirme tekniği kullanılmalıdır.
  12. Anneler sütüm yetersiz, bebeğim tam olarak beslenemiyor gibi düşünceleri kafasından atmalıdır. Çünkü anne eğer kendini rahat hissedemezse, bu durum bebeğe de yansır. Bu yüzden annenin moralinin yüksek olması anne sütünü arttırır.
  13. Anne sütünün artması için bebek daha uzun süre emzirilmelidir. Ayrıca bebeği emzirmek için göğüslerin dolmasını beklemek yanlıştır. Göğüslerde her zaman bebeğe yetecek kadar süt vardır.
  14. Anneler taze sebze ve meyve tüketmeye özen göstermelidir. Kalsiyum ve A vitamini sütün artmasını sağlar.

Bebeklerde Diş Çıkarma Belirtileri

Bebeklerde Diş Çıkarma Belirtileri

Bebekler de bazı dönemler oldukça sıkıntılı geçer. Bu dönemlerden birisi de diş çıkarma dönemidir. Birçok anne baba bu dönemi zor atlatmıştır. Çünkü bebek bu dönemde çok huzursuz olur. Peki, bebeğimizin diş çıkardığını nasıl anlarız. Bebeklerde diş çıkarma belirtileri nelerdir?

İlk olarak bebeklerde diş çıkarma döneminden biraz bahsedelim. Bebeklerde diş çıkarma 6. ayda başlar. Ancak bazı bebekler biraz aceleci davranarak 4. ayda diş çıkarmaya başlar. Yani en erken diş çıkarma ayı 4.aydır. Bebekler doğumdan itibaren çok hızlı bir büyüme ve gelişme gösterirler. Anne babalar bebeğinin büyüdüğünü gördükçe mutlu olurken, bir yandan da diş çıkarma ile beraber bebekte görülen şikâyetler ebeveynleri huzursuz eder.

Bu dönemde anne ve babalar çok dikkatli olmalıdır. Bazı bebekler diş çıkarma döneminde çok sakindir ve hiç ağrı duymaz. Bazı bebekle çok ağrılı diş çıkarır ve bunun sonucunda bebekte kilo kaybı gözlenir. Her bebeğin gelişimi farklı olduğu için, diş çıkarma dönemlerinde de bebeklerde farklılık gösterir. Bebeğinizin diş çıkarmaya başladığını şu belirtilerle anlayabilirsiniz;

  • İlk belirti salya akıtmak ve artan tükürüktür. Bebeklerde 3.aydan itibaren salya akıtma durumu görülür. Diş çıkarma döneminde daha fazla salya akıntısı görülür.
  • Bebeklerde ağrı olması ise ikinci bir belirtidir. Bebek diş çıkarmaya başladığında, dişler diş etine basınç uygulayacağı için bir ağrı olur.
  • Ellerini ısırması ya da ısırma en önemli diş çıkarma belirtisidir. Bu durum her bebekte görülür. Dişlerin çıkması nedeniyle kaşınmalar başlar. Bebekte ellerini ya da elinde ki eşyaları ısırarak rahatlamaya çalışır.
  • Devamlı huzursuz olma bebekte ağrının olması ya da dişlerinin kaşınması nedeniyle olabilir. Bu yüzden bebekte devamlı bir huzursuzluk görülür. Bu dönem bebek için oldukça zorlu bir dönemdir.
  • Bekte uyku düzensizliği diş çıkarma döneminde daha da fazlalaşır. Oluşan ağrı, kaşınma ve huzursuzluk nedeniyle gece uyumada güçlük çekebilirler.
  • Diş çıkarma döneminde iştahsızlık sıkça görülür. Bebek gıdaları yemek istemez ve reddeder. Bu durum birçok bebekte görülür. Diş çıkarma döneminde iştahsızlık normal bir durumdur.
  • Bu dönemde ateş ve ishal de görülebilir. Bazı bebeklerde ateş görülürken, bazı bebeklerde ateş görülmez. İshal ise çeşitli nedenlerle olabileceği gibi, diş çıkarmadan dolayı da kaynaklanabilir.
  • Çene ya da yüzde kızarıklık salya akıntısından dolayı olabilir. Diş çıkarma dönemlerinde bebeklerin yanaklarında ya da çene bölgesinde kızarıklıklar görülür.
  • Diğer belirtiler ise şöyledir; Çevresindeki nesneleri ağzına götürme isteği, İştahsızlıktan dolayı beslenmeyi reddetmesi, Bazı bebeklerde ciltte kaşıntı, öksürük ve diş etinde kanamalar görülebilir.

Çocuklar için meyveli yoğurt tarifi

Çocuklar için meyveli yoğurt tarifi

Bu yazımızda çocuklar için doğal meyveli yoğurt nasıl yapılır hakkında bilgi vereceğiz. Her anne çocuğu için en doğal, en sağlıklı olan besinleri yedirmek ister. Çoğu anne hazır satılan meyveli yoğurtların ne kadar faydalı olduğu konusunda kararsızlık yaşamaktadır. Öyleyse evde kolaylıkla hazırlayacağınız meyveli yoğurt ile çocuğunuzun gelişimine fayda sağlayabilirsiniz. Peki, meyveli yoğurt nasıl yapılır? İlk olarak gerekli malzemelere bir göz atalım.

Gerekli malzemeler; yoğurt, 4–5 tane çilek, bir tatlı kaşığı bal ya da pudra şekeri.

Hazırlanışı; Ayıklanmış ve yıkanmış olan çilekler küçük parçalara ayrılır ve blenderden geçirilerek püre haline getirilir. Daha sonra yoğurt, püre haline getirilmiş çilek ve bir tatlı kaşığı bal karıştırılır. Tatlandırmak için bal yerine pudra şekeri de konulabilir. Bir miktar karıştırdıktan sonra meyveli yoğurdumuz hazır.

1 yaşından küçük çocuklara bal yedirilmemelidir. Bu yüzden 1 yaşın altında ki çocuklara meyveli yoğurt hazırlayacaksanız bal yerine şeker konulmalıdır.

Çilek sevmeyen çocuklar için çilek yerine aynı işlemi muz, şeftali, kayısı, kiraz yada başka bir meyve ile de yapılabilir.

1–2 Yaş Bebek Oyunları: Süt Çağı Oyunları

1–2 Yaş Bebek Oyunları: Süt Çağı Oyunları

Çocuğun gelişimi için oyun çok faydalı bir araçtır. Çocuğun temel becerilerini kazandığı, dış dünyayı keşfettiği en doğal yöntem oyundur. Oyun oynayan çocukların çok farklı bir hayal dünyası vardır. Çocuk oyun sayesinde yaşamını ve kendisini yansıtır. Bu nedenle oyun çocuklar için çok önemli bir etkinliktir. Çocuklar genellikle zamanının büyük bir kısmını oyun oynayarak geçirir, bu yaşlarda çocuk hayal gücüne dayalı oyunlar oynar. Kız çocukları anneyi, erkek çocukları ise babayı örnek alır, kendine model seçer. Süt çağı çocukları için hayat oyundur. Oyun eski çağlardan beri çocukların hayatında yer almıştır. Son yıllarda gelişen teknoloji ile çocuklar bilgisayar oyunları ile kendini sanal bir dünyada bulmuştur. Oyun ve oyuncağın çocukların sağlıklı gelişimi için önemli olduğunu unutmayalım.

0–2 YAŞ ÇOCUKLAR İÇİN OYUN ÖRNEKLERİ

Top oyunu;

Oturan çocuğun önüne top yuvarlanır. Çocuk topu tutmaya ve karşısındaki kişiye doğru yuvarlamaya çalışır. Bu oyun küçük çocuklar için oldukça eğlencelidir.

Cee oyunu;

Bebeğin yüzü ince bir örtüyle kapatılır. Ardından “ceee” diyerek açılır. Bebek daha sonraki günlerde oyunu kendisi başlatır. Süt çağı çocukları için uygun bir oyundur.

Gıdı gıdı oyunu; süt çağı çocukların en çok sevdiği oyunlardan birisidir. Çocuğun ayaklarını ve boynunu yavaşça gıdıklarız ve bu arada da çocukla konuşuruz.

Miki fare;

Yerden bitme mum bacaklı miki (iki elinden tutulan çocuk diz çöktürülür)

Burnu uzun dik kulaklı miki (iki el açılarak burnun üstüne konur)

Şeytanlıkta bütün aklı fikri (sağ elin işaret parmağı başa konularak sallanır)

Dans edersin miki fare (ayağa kalkılır el çırparak dans edilir)

Araba oyunu;

Araba(çocuğun çenesine dokunulur)

Maraba(sağ yanağına dokunulur)

Cip(sol yanağına dokunulur)

Bip(burnuna dokunulur)

Tel sarar oyunu;

Tel sarar Ayşe, tel sarar(eller yukarıya kaldırılıp sağa sola döndürülür)

Tel bulamazsa ne sarar,(ellerle soru devinimi yapılır)

Komşunun oğlunu sarar(çocuğa sarılma devimini yapılır)

Beş kardeş oyunu;

Beş minik kardeş varmış (beş parmak gösterilir)

Bir gün ava gitmişler, bir kuş görmüşler

Bu görmüş (başparmak tutulur ve sağa sola sallanır)

Bu tutmuş(işaret parmağı tutulur ve sağa sola sallanır)

Bu pişirmiş(orta parmak tutulur ve sağa sola sallanır)

Bu yemiş(yüzük parmağı tutulur ve sallanır)

Bu da hani bana hani bana demiş (küçük parmak tutulur ve sallanır. Bu arada çocuk gıdıklanır)

Ailem;

Annem örgü örer (örgü örme hareketi yapılır)

Yemek yapar (çorba karıştırma hareketi yapılır)

Babam kahve içer (kahve içermiş gibi yapılır)

İşe gider (parmaklar yürütülür)

Abım ders çalışır (yazı yazma hareketi yapılır)

Kardeşim uyur (uyuma hareketi yapılır)

Bende oynarım (oynanır)

Doğamız;

Güneş bizi ısıtır (ısınma hareketi yapılır)

Yağmur bizi ıslatır (parmaklar yukarıdan aşağı doğru sallanır)

Kar bizi dondurur (eller göğse konularak üşüme hareketi yapılır)

Fırtına bizi korkutur (gözler kapatılır)

Bol bol ağaç dikelim (ağaç dikme hareketi yapılır)

Selleri önleyelim

Atlar;

Atlar yavaş yavaş ormana gidiyor( eller dizlere vurulur)

Atlar hızlandı(eller dizlere hızlıca vurulur)

Taşlığa geldi(göğse vurulur)

Çimenliğe geldi(ellerin içi birbirine sürtülür)

Atlar patikadan atlıyor(ağızla lak lak diye ses çıkarılır)

Hopppp gümmmmm

Hemşire hanım;

Hemşire hanım sus dedi (sus işareti yapılır)

Bıss yaptı (kola işaret parmağıyla iğne yapılır)

Cısss yaptı (kalçaya iğne yapma hareketi yapılır)

Sonra tamam dedi.

Gebelikte Bebeğin İlk Hareketleri

Gebelikte Bebeğin İlk Hareketleri

Hamilelik oldukça özel bir süreçtir. Bir de bebeğin hareketleri hissedilmeye başlayınca, bu durum anne adaylarının çok hoşuna gider. Bebeğinizin hareketlerini hissetmeniz bebeğinizin sağlıklı bir şekilde gelişimine devam ettiğinin göstergesidir. Peki, bebek hareketleri ilk ne zaman duyulur ve hissedilir?

Hamilelikte bebek anne karnında çok erken haftalarda hareket etmeye başlar. Fakat anne adayı bu hareketleri hissedemez. Hatta ilk kez anne olacak bayanlar bebeğinin hareketlerini hissetse dahi tam olarak tanımlayamaz. Bebeğin kalp atışları, hareketleri ultrason ile görülebilir. Anne adayının hareketleri hissetmesi için 18 hafta beklemesi gerekir. 18. haftadan sonra anne adayı bebeğinin hareketlerini hissedebilir. Bazı anne adayları bebeğinin hareketlerini daha geç hissedebilir. 18. haftadan önce hissedilen hareketler bebek değil, bağırsak hareketleridir. İkinci ya da üçüncü gebeliklerde anne adayları bebeğin hareketlerini daha erken hissedebilir.

Bebeğin hareketleri 7. haftada başlar ancak annenin bu hareketleri hissetmesi 18. haftada olur. İlk gebeliklerde bu süre daha da uzayabilir. 18–22. haftalar arasında anne adayı bebeğinin hareketlerini hissedebilir. Daha önce bebek sahibi olan bayanlar bu hareketleri daha erken hisseder. Bebeğin hareket etmesi çok önemlidir. Hareket ediyor olması bebeğinizin sağlık durumunun iyi olduğunu gösterir. İlk hareketler seğirme tarzındadır. Ancak bebek büyüdükçe hareketler tekmeleme tarzında olur. Bu hareketler daha sert ve belirgindir. Anne adayı bu hareketleri kolaylıkla hisseder. Gebeliğin son dönemlerinde hareketler daha değişiktir ve yuvarlanma, kayma şeklindedir. Bebeğiniz hareket ettikten sonra, bir süre dinlenir. İlk hareketler hissedildikten sonra, anne adayında bir endişe olur. Hareketlerin sık olmamasından ya da anne adayı hareketleri bir daha fark etmediğinde kaygılanır. Anne karnında bebek her zaman hareketlidir, ancak biz bu hareketlerin bir kısmını hissederiz.

Bebeğin hareketleri bebeğin iyi olduğunun bir göstergesidir. Anne adayı bebeğin hareketlerini takip ederek sağlık durumu hakkında bilgi sahibi olabilir. Gebeliğin ilerleyen dönemlerinde bebeğinizin hareketlerini sayabilirsiniz. Böylelikle günde ortalama kaç kez bebeğin hareket ettiğini tahmin edebilirsiniz. Diğer günlerde eğer bebeğin hareketlerinde azalma olduysa izlemeye devam edin. Eğer bebeğinizin hareketlerinin eskiye göre azaldığını düşünüyorsanız bir doktora gitmelisiniz.

Hepatit A Aşısı Ne Zaman Yapılmalı?

Hepatit A Aşısı Ne Zaman Yapılmalı?

Bu yazımızda hepatit A aşısı hakkında bilgi vereceğiz. Hepatit A nedir ve Hepatit A aşısı ne zaman yapılmalıdır?

İlk olarak şunu belirtmek gerekir ki Hepatit A aşısı mutlaka yapılması gereken aşılar arasındadır. Özellikle 1–5 yaş arası çocuklarda ve 15 yaş üstü ergenler de Hepatit A virüsü bulaşıcılığı daha fazla görülür. Peki, bu virüs kendiliğinden geçer mi? Hepatit A virüsü kendiliğinden iyileşebilen bir virüstür, çok nadir şekilde kronikleşir. Halk arasında hepatit A sarılık olarak bilinir ve bulaşıcı bir hastalıktır. Genellikle bulaşma yolları; ağız yoluyla olmaktadır. Yani dışkıyla atılmış mikropla bulaşan sular yiyecekler birinci bulaşma yoludur. Hepatit A, virüsü taşıyan dışkı ile kirlenmiş su ve meyve sebzeler yani besinlerin ağız yoluyla alınması şeklinde hastalık bulaşır. Bu nedenle meyve ve sebzeleri iyice yıkamak ve hijyen kurallarına uymak gerekir. Aynı şekilde havuz ve denizler de bazen hastalığın bulaşma yolu olabilir. Hepatit A aşısı 14.ayda bir aşı, 6 ay sonra ikinci aşı şeklinde 2 doz uygulanır.

Hastalık bulaşıcıdır ve virüs saatlerce insan elinde kalabilir. Bu nedenle toplu olarak yaşanan yerlerde, hijyen koşullarının sağlanması hepatit A virüsü bulaşma riskini azaltır.

Hepatit A belirtileri; bazı kişilerde bu virüsün hiçbir belirtisi olmayabilir. Hastalık kendiliğinden geçer ve bazen kişi sarılık olduğunu dahi anlamaz. Ancak genelde belirtileri; halsizlik, karın ağrısı, göz ve cilt renginde sararma, idrarda koyulaşma şeklinde olabilir.

ÇOCUKLARDA ISIRMA ALIŞKANLIĞI

ÇOCUKLAR NEDEN ISIRIR?

Çocuklar büyürken, her geçen gün çocuğunuzda değişik davranışlar görebilirsiniz. Bazı davranışlar ebeveynleri oldukça zor durumda bırakabilir. Her çocuğun gelişimi farklıdır ve her çocuk büyüdükçe değişik alışkanlıklar kazanabilir. Bu alışkanlıklardan biriside ısırma alışkanlığıdır. Bu alışkanlık anne ve babaları oldukça rahatsız eder. Özellikle 2 yaş civarında bu alışkanlıkla daha sık karşılaşılır. 2 yaş civarında çocuklarda ısırma huyu başlar ve her çocuk mutlaka bir kerede olsa bir başka çocuğu ısırmıştır. Önemli olan bu huyun alışkanlığa dönüşmemesidir. Çocukta bu dönemde ısırma huyu başlar ve birçok farklı sebepten dolayı çocuk ısırır. Ancak 2–3 ya dönemi bittiğinde çocuğun bu ısırma huyunu bırakmış olması gerekir. Eğer çocuk halen ısırma huyuna devam ediyorsa, bu durum çocukta alışkanlık haline gelmiştir.

Aslında çocukta ısırma davranışının görülmesinin birçok nedeni vardır. Küçük çocuklar korktuklarında ya da öfkelendiklerinde tepkilerini ısırarak gösterir. 2 yaş çocuklarında durum biraz farklıdır. Bu dönemde çocuk tepkilerini ısırma yolu ile göstermeye çalışır. Aileye yeni katılan bir bebek, başka bir yere taşınma, çocuğun hayatında çocuğu etkileyecek derece de ani bir değişim çocukta ısırma huyunun oluşmasına neden olur. Çocuklar duygularını belli etmek için ısırma davranışı gösterir. Bazense sadece keşfetmek ya da dişleri kaşındığı için ısırma davranışını gösterirler. Çocuklar zarar vermek ya da saldırma amaçlı ısırmazlar, fark etmeden sadece refleks şeklinde ısırma davranışı gösterirler. Bazense bunu bir eğlence ya da oyun gibi görürler. Önemli olan çocuğun bu davranışı alışkanlık haline getirmemesidir, çünkü bu davranış çocuğun sosyal hayatını oldukça etkiler.

Çocuğunuzda ısırma davranışı varsa öncelikle sakin olmalı ve bu durumun geçici olduğunu bilmelisiniz. 2 yaş civarında ısırma davranışı çoğu çocukta görülür ve bu yaşları gereği normaldir. Isırmanın genelde nedeni; çocuğun çevresinde ki nesneleri merak etmesi, çevreyi keşfetme duygusu ve diş gelişiminin tam olarak gelişememedir. Ayrıca yeni yürümeye başlayan çocuklarda da ısırma davranışı çok görülür.

Çocuklarda ısırma davranışı nasıl engellenir?

  • Çocuğunuzda ısırma davranışı varsa ilk olarak sakin olmalı ve tepkinizi çocuğa bağırarak ya da cezalandırarak göstermeyin. Sizin bu şekilde davranmanız çocuğun ısırmaya devam etmesini sağlar.
  • Eğer çocuğunuz başka bir çocuğu ısırıyor ise çocukları ayırarak birbirlerinden uzak tutun.
  • Çocukların ısırma nedenlerinden birisi de boşlukta olmasıdır. Çocuk o boşluğu ısırarak kapatmak ister. Bu nedenle kardeşi varsa çocuğun kardeşi ile oynaması ve vakit geçirmesi sağlanmalıdır.
  • Çocuğun eline oyuncak verin. Böylece oyuncak ile meşgul olduğundan ısırma davranışı da yavaş yavaş azalır.
  • Çocuğunuza ısırmanın doğru bir şey olmadığını kesin ve kararlı bir şekilde anlatın.
  • 1–2 yaş çocukları söylediklerinizi pek anlayamaz. Bu nedenle çocuk ısırma davranışı gösterdiğinde hayır gibi kısa komutlar söyleyin.
  • Çocuk öfkelendiğinde ısırma davranışı gösteriyorsa, çocuğun neden öfkelendiğini anlamaya çalışın ve bu durumu ortadan kaldırın.
  • Çocuklar her zaman çok enerjiktir. Bu nedenle can sıkıntısından ya da enerjisi yükseldiğinden dolayı ısırma davranışı gösterebilir. Bu durumda çocuğunuza değişik alternatifler sunun. Örneğin; dans etmek, koşmak, oyun oynamak vb.
  • Çocuğunuzun neden ısırdığını anlamaya çalışın.
  • Çocuk ile iletişim çok önemlidir. Bu yaptığı davranış hakkında konuşun. Ancak bu konuşmayı çocuğunuz sakinleştiği zaman soru cevap şeklinde oyun oynarmış gibi yapmanız daha faydalı olacaktır.

EVDE OYUN HAMURU NASIL YAPILIR?

EVDE OYUN HAMURU NASIL YAPILIR?

Oyun hamuru çocukların en çok sevdiği şeylerden birisidir. Çocukların oyun hamuru ile oynamasının çocuğa birçok faydası da vardır. İlk olarak oyun hamuru çocuğun yaratıcılığını ve hayal gücünü artırır. Çocuğun hamuru yoğurması, şekil vermesi gibi faaliyetleri ise ince motor becerilerinin gelişimini destekler. 3 yaşından önce çocuklar oyun hamurunun farkında olmazlar ve hamuru sadece koparıp birleştirirler. 3 yaşından sonra ise çocuk hamurdan şekiller yapmaya başlar. Bu da çocuğun yaratıcılığını destekler. Bu yüzden oyun hamuru, çocuk gelişimi için oldukça önemli bir araçtır. Yalnız dikkat edilmesi gereken en önemli şey, küçük çocuklar hamur ile oynarken tek başına bırakılmamalı ve mutlaka yanında durulmalıdır.

Çocuğun hamurla oynaması kas gelişimi içinde faydalıdır. Oyun hamurları zararsız ve zekâ geliştirici araçlardır. Bu nedenle çocuğunuzu erken yaşta oyun hamur ile tanıştırmalısınız.

Bazı anneler çocuklarına dışarıdan oyun hamuru almak istemez ve çocuğunun sağlığına zarar vereceğini düşünür. Böyle durumlarda en basit çözüm kendi oyun hamurunuzu yapmak olacaktır. Üstelik evde oyun hamuru yapmak sanıldığı gibi zor bir şeyde değil!

Kendi yapacağınız oyun hamuru hem daha sağlıklı hem de yumuşak ve dayanıklı olacaktır.

Peki, oyun hamuru nasıl yapılır?

Malzemeler;

  • 1 su bardağı un
  • 1 tatlı kaşığı sıvı yağ
  • 1/2 su bardağı su
  • 1/4 bardak tuz

Yapılışı;

  • Un, tuz ve sıvıyağ bir kabın içerisine konulur.
  • Üzerine yavaş yavaş su eklenir.
  • Hamur kıvamına gelene kadar yoğrulur. Eğer hamurunuz ele yapışıyorsa biraz daha un ekleyebilirsiniz.
  • Hamurunuzun tek renk olmasını istiyorsanız, seçtiğiniz bir renk gıda boyasını tüm hamura ekleyin ve yoğurun.
  • Hamurunuzun farklı renklerde olmasını istiyorsanız, hazırlanan hamur küçük parçalara ayrılır ve her bir parça farklı renk eklenerek yoğrulur.
  • Böylece oyun hamurunuz tamamlanmış oluyor. İyi eğlenceler

Bebeklerde Reflü Nedenleri ve Tedavisi

Bebeklerde Reflü Nedenleri ve Tedavisi

Bebeklerde reflü nedir? Bebeklerde reflü neden olur ve tedavisi?

Reflü normal insanlarda olduğu gibi bebeklerde de yaygın görülen bir durumdur. Çoğu bebek mama ya da meme emdikten sonra kusabilir. Bu normal bir durumken bazı bebeklerde bu kusma çok sık olarak görülür. O zaman bebekte reflü olduğu düşünülebilir.

Reflü nedir? Reflü midedeki yiyeceklerin yemek borusuyla ağız içerisine geri atılmasıdır. Bu oldukça rahatsızlık veren bir durumdur. Ancak bebeklerde bu durumun görülmesi geçicidir. Her bebek emdikten ya da mama yedikten sonra kusar. Bu durum çocuğun mide bağırsak sisteminin büyümesiyle ortan kalkacaktır.

Bebeklerde kusma çok sık görüldüğü için birçok anne baba bebeğimde bir rahatsızlık mı var diye düşünerek panikler. İlk akla gelen bebeklerin mide bağırsak sisteminde bir bozukluk olduğudur. Ya da ülser, süte alerji gibi bir durumun olduğundan korkarlar. Ancak anne babaların korkmasına hiç gerek yoktur. Bu durum geçicidir ve her bebekte görülür.

Ne zaman doktora başvurmalıyım? Eğer bu durum bebeğin kilo almasını engelliyorsa hemen bir doktora başvurulmalıdır. Genelde bebekler emdikten sonra kusarlar, ancak gerekli besin ihtiyacını vücut alır. Bebeğin kilosunun ve gelişiminin normal olması gerekir. Kusma bebeğin gelişimini engelliyorsa reflü nedeniyle sık sık akciğer enfeksiyonları oluşuyorsa tedavi gerekecektir.

Reflünün artmasına neden olan etmenler;

  • Bebeklerin aşırı beslenmesi
  • Kabızlık
  • Tok karnına yapılan banyo
  • Bebeğin fazla ağlaması ya da fazla ıkınması
  • Bebeğin sıkı giysilerle giydirilmesi reflünün artmasına neden olmaktadır.

Genelde reflüsü olan bebekler normal ve sağlıklı bebeklerdir. Ancak bazen çeşitli durumlarda reflü sorun oluşturmakta ve bebekler kilo alamıyor ya da gelişemiyorlardır. Böyle durumlarda tedavi gerekmektedir.

Bebekte reflünün olduğu nasıl anlaşılır? Reflünün birkaç belirtisi vardır. Bunların başında sık ve tekrarlanan kusmalar gelir. Eğer bebek biraz büyükse göğüs de yanma hissi sık sık karın ağları aşırı gaz çıkartma ondan sonra uyku sırasında solunumda duraklamalar sık sık akciğer enfeksiyonları reflünün diğer belirtileridir. Bu belirtilerin varlığı bize reflüyü düşündürebilir.

Reflü bebeklerde geçicidir ancak reflüyü azaltmak için yapılacak birkaç şey vardır. İlk olarak bebeğe doğru yatış pozisyonu vermektir. Yüz üstü yatırma tok karnına yüz üstü yatırma ve başı biraz daha yukarda olacak şekilde yatırma reflüyü azaltır. Fakat yüz üstü yatmak bebeği daha çok sıkıntıya sokacağından o zaman sırt üstü başı otuz derece açıyla biraz daha yukarıda yatırma ve bu şekilde yatmayı sağlayacak yatak ve yastıkları kullanmak faydalı olacaktır. Bebeklerin çoğunda reflü kendiliğinden geçer. Bebek katı besinlere geçiş yaptığında ve yürümeye başladığında vücut dik durduğundan bebeğin reflüsü neredeyse tamamen geçer. Katı beslenmeye geçildiği zaman zaten reflü giderek azalacaktır.