2 Aylık Bebek Gelişimi: İki Aylık bebek neler yapar?

Bebek ikinci ayına girdiğinde daha çok değişiklik gösterir. İlk olarak çevreye ve kişilere alışmış olur. Anne ve baba içinde bu dönem alışma dönemidir. Onlarda artık bebeğe alışmış olur. Günden güne geçirdiği farklılıkları fark edip, ona göre bir düzen sağlayabilirsiniz.

2 Aylık Bebek Gelişimi: İki Aylık bebeğin Gelişimi

İlk olarak beslenme ve uyku düzene girmiştir. Artık uyanık olduğu vakit daha uzundur. Gece uyanmalar azalmıştır. Bu yüzden bu ay hem bebek hem de anne ve baba için daha kolay geçecektir.

Bebek ile ilişkiler daha kolaydır ve bebeği anlamak kolay olacaktır. Ağlamalarından ve hareketlerinden ne demek istediğini, neye ihtiyacı olduğunu anlayabilirsiniz. Yapamadığınız dışarı gezilerini bu ay içinde yapabilirsiniz. Bu hem çocuk hem sizin için iyi olacaktır. Çocuk için açık hava her yönden iyidir. Sizin içinde sakinleşmeniz için iyidir.

Bebekte bazı refleksler kaybolurken, yeni refleksler oluşacaktır. Artık hem görsel, hem işitsel duyuları kuvvetlidir. Bir sesi duyup o yöne doğru döner, bu arada gözleri ile sesin kaynağını arar. Hareket eden nesneler ve parlak renkler dikkatini çeker. Hareketlerini kontrol etmeye başlar. Sinir sistemi gelişmeye devam eder. İlk günlerdeki hareketleri artık kontrollüdür. Elleri ve ayakları sürekli hareketlidir. Bu onun kaslarının geliştiğinin bir habercisidir. Bebek ikinci ayında uyku konusunda anne ve babasına yardımda bulunur ve Aralıksız 7 saat uyuyabilir. Tabi bu her bebek için aynı değildir. Bazı bebekler ise geceleri uyanıp, gündüzleri uyuyabiliyor. Bir anlamda gece ile gündüzü karıştırırlar.

2.ayda bebekler neler yapabilir? İki Aylık bebek neler yapar?

İlk belirtiler ağlamanın azalmasıdır. İlk aylara oranla daha az ağlarlar. Emerek sakinleşir.

Bu ayda başını kısa bir süre dik tutabilir. Elleri ve bacakları sürekli hareketlidir.

Etrafını inceler, nesneleri takip edebilir. Kendi el hareketleri dikkatini çeker ve sürekli ellerine bakar.

Geceleri daha uzun süre uyur. Etrafında birileri varsa gündüzleri daha uzun uyanık kalır.

Çevresinde birilerinin olması hoşuna gider, sevinç çığlıkları ve gülücükler atabilir.

Ağladığında annesi başta olmak üzere birisi kucağına aldığında susar.

Hareketli nesnelere karşı ilgi duyar. Çevresindeki eşyalara vurur. Bir küçük nesneyi iki saniye düşürmeden elinde tutabilir.

Kasları gelişim gösterir.

Sesin kaynağına doğru başını çevirip, gözleriyle sesin kaynağını arar.

Anne sesini ve kokusunu bu ayda da tanır.

Yerde yatmaktan çok hoşlanır.

1 Aylık Bebek Gelişimi: Bir Aylık bebek neler yapar?

Yeni doğmuş bir bebeğin 1 aylık gelişiminden bahsetmek istiyoruz. 1 aylık bebeğin özellikleri hakkında bilgi vereceğiz. Arkasından ise bir aylık bebeğin neler yapabileceğine değineceğiz.

Bir Aylık Bebek Gelişimi : Bir Aylık Bebeğin Gelişimi

Bebek ilk ayına girmiştir. Bazı farklılıklar gösterir.

Her bebekte farklı olduğu gibi uyuma, ağlama, beslenme gibi alışkanlıklarında değişiklikler gösterebilir. Kimi bebek ilk haftalardaki gibi ağlar, kimi bebekse sanki yaşını doldurmuş gibi pek bir sessizdir. Bebeğin ağlaması ve diğer özellikleri normaldir. Bu günden güne değişmeye devam edecektir. Birinci ayına girdiğinde ilk günlerde şaşılık olan bebekte bu olay biter. Artık istediği yere odaklanıp rahatça bakabilir. Bebeğin beslenme alışkanlığı da farklılaşmıştır. Normal olarak geceleri bebek 3 kere uyanarak emer. 6 saatte aralıksız uyuyabilir. Ama her bebek farklıdır. Bu nedenle bebek acıktığı zaman emzirmek daha mantıklıdır. Beslenmeden sonra bebeğin kusmaları bu ayda da devam eder.

Bir Aylık bebek neler yapar? 1 aylık bebek neler yapar?

· Hareket etmesi daha kolaydır. Seslere ve kişilere odaklanabilir, görebilir ve duyabilir.

· Kafasını yüzüstü yatarken azda olsa kaldırabilir.

· Seslere duyarlı olduğundan dolayı yüksek seslere veya çıngırak sesine kafasını çevirip, bakabilir.

· Elleri genellikle yumruk şeklindedir ve parmakları açık olduğunda oyuncağı tutabilir.

· Anne sesini ve kokusunu doğumdan itibaren tanır. Yardım istediği zaman ağlar.

· İnsan seslerine tepki verir, aniden irkilebilir.

· Bir nesneyi üç saniye tutabilir ama birini sıkıca tutabilir.

· Uyanıkken ağlamaz ve çoğu zaman sessizdir.

· Yalnız kalmak istemez ve tepkisini ağlayarak gösterir. Kucağa alınmaktan hoşlanır ve susar.

· Annesini görünce güler, bazen kendi kendine güler.

· Bebek rahatsızlığında ağlar. Genellikle altını ıslattığında veya acıktığında ağlar.

· Bir yüze baktığında gözünü dahi kırpmadan o kişiyi izler. Bu zamanda sessizdir.

Ay Ay Bebek Gelişimi (0-12 Ay Bebek Gelişimi)

Bir bebeğin ilk yılındaki gelişimini anlatmak istiyoruz. Önce ilk haftadaki gelişiminden bahsedeceğiz. Ondan sonra ay ay bebek gelişimi hakkında bilgiler vereceğiz. 1 yaşına kadar bebeğin gelişimi, bebeğin özellikleri ve neleri yapabileceğini merak ediyorsanız yazı dizimizi takip etmenizi tavsiye ederiz.

Yeni Doğan Bebeğin Gelişimi: 1. Haftada Bebek Gelişimi

Yeni doğan bebek bazı farklılıklar gösterir. İlk 28 gün bebeğin gelişimi için önemlidir. Bu ilk ay bebeğin bakımına dikkat etmek gerekir. Bebek ortalama 3–4 kg. ağırlılığındadır. Bu her bebekte değişir. Kimi bebek zayıf, kimi bebek kilolu doğar. Genelde kilolu bebekler 4,5 kg.dır. Zayıf olan bebekler ise 2,5 kg. civarındadır. Bu bebekler normal bebeklere göre daha sık beslenirler. Bebek kilo olarak daha hafifse o zaman özel bakım gerekir. Düşük kiloya sahip bebekler genelde prematüre bebektir. Gebeliğin 40. haftasından önce doğan bebeklerde bu olay sık rastlanır.

Birinci hafta bebekler; günde 8 kez beslenirler ve sık sık kaka yaparlar. Belirli aralıklarla uyur ve tekrar uyanır ama gününün çoğunu uykuda geçirir. Uyandığı zamanlar ihtiyaç gidermek içindir. Heyecanı belli eder, seslere veya yüze odaklanır. Elleri genelde yumruk şeklindedir. Işığa ve yüksek sese karşı duyarlıdır. Başını henüz dik tutamaz.

İlk günlerde bebekte şaşılık olur ancak bu normaldir. Bazen bebeğin üst dudağında kabarcıklar oluşur. Bu kabarcıklar emmeden dolayı oluşur ve zamanla kaybolur. Bebekte ilk haftalar kabızlık ya da ishal olabilir. Bununla beraber dışkıda renk değişikliği de gözlenebilir.

Bebeklerde sık ağlama nedenleri; açlık, korku, ani bir tepki, bebeğin üstünü değiştirme, bebeği kucaktan yere bırakma ve bebeğin uykuya dalarken irkilmesidir. Ancak en sık ağlama nedeni bebekte açlıktır. Diğer nedende çevredekilerin ani hareketleridir. İlk aylarda bebekler gözyaşı dökmeden ağlarlar. Beslendikten sonra bir miktar kusarlar. Bu normaldir. Bebeğin ilk kakası siyah ve yeşil renkleri arasındadır. Bu ilk dışkıya mekonyum adı verilir.

Yeni doğan bebekleri tutma ve taşıma konusunda anne ve babalar tedirginlik yaşar. Çünkü bebeğin düşürülme korkusu vardır. Bebek kucağa alındığında tüm vücudunu kavrayacak şekilde tutmalısınız. Özellikle başını dikkatlice tutmalısınız. Çünkü bebek başını tutamadığından arkaya düşecek ve buda bebeğe korku verecektir. Bebeğin temizliği de akıllarda olan bir sorudur. Ancak bebeğin altını değiştirmek haricinde pek bir temizlik ihtiyacı yoktur. Bebeğin yıkanması kordon düştükten sonra yapılır. Bu süre içinde bebeğin vücudunu ıslak mendille silebilirsiniz.

  • Yeni Doğan Bebeğin Özellikleri
  • Yeni Doğan  Bebeğin Beslenmesi
  • Yeni Doğan Bebeğin Dış Dünyaya Alışması

Şimdi dilerseniz ay ay bebek gelişimini inceliyelim. Merak ettiğiniz aydaki bebek gelişimini öğrenmek için tıklayınız.

Bebeklerin boy ve kilo gelişimini merak ediyorsanız, boy-kilo tablomuzu inceleyebilirsiniz.

Yeni Doğan Bebek: Yeni Doğanın Özellikleri

Bebek doğumdan sonra dış dünyaya alışmakta zorlanır. Gününün çoğu uykuda geçer.

Hareketleri anlamsız ve amaçsızdır. Çocuk ilk bir yeni doğan olarak tanımlanır. Bunun nedeni bebeğin hareketlerinin gelişim özellikleridir. Yeni doğan bebeğin görünümü çok farklıdır. Yüzü yuvarlak, başı geniş ve burnu basıktır. Vücut ısısı düşük ve göbeği düşmemiştir. Bebeğin derisi pembe ve yumuşaktır. Yeni doğan bebeklerde kas kontrolü oldukça zayıftır. Kas yapısı henüz yeterince gelişmemiştir. Yeni doğan bebeklerin başı diğer organlarına göre daha büyüktür. Baş, vücudun 1/4 ü oranındadır. İskelet yapısı ise yumuşak ve esnektir. Vücuttaki bazı kemikler yeterince sertleşmemiştir. Baş çevresi 35 cm civarındadır. Baş kemikleri arasında boşluklar vardır. Bu boşluklara bıngıldak adı verilmektedir. Diğer ismiyle fontanel de denir. Bu bıngıldaklar çocuğun doğumunu kolaylaştırmaya yardımcı olur. Bebeğin kafasında altı tane bıngıldak vardır. Bunların en önemlisi tam tepede bulunan eşkenar dörtgen şeklindeki bıngıldaktır. Bunlar 12 ile 15 ay arasında kapanır.

Yeni Doğan Bebek Boy- Kilo Değerleri

Zamanında doğan bebeklerde ortalama boy ve kilo;

Boy; 50 ile 53 cm arası

Kilo; 2,5 – 3,5 kg arasıdır.

Yeni Doğanın Boy ve Kilo Gelişimi

Bir bebeğin ağırlığı ilk aylarda 4, 5 kg. ulaşması beklenir. Ancak her bebeğin gelişimi farklı olduğundan her bebekte bu kilo beklenemez. Bebeğin boyu ise ilk ayın sonunda 2–3 cm. artar. Kız çocukları erkeklere oranla daha kısa ve zayıf doğmaktadır.

Yeni Doğan Bebek Fiziksel Özellikleri

Bebekler 5 veya 6 aydan sonra ilk dişlerini çıkarırlar. Bu ilk dişlere süt dişi denilmektedir. Yeni doğan bebeklerde sinir sistemi yeterince gelişmemiştir. Tepkilerin çoğu refleks eylemler ile gerçekleştirilir.

Yeni doğan bebeklerde oksijen gereksinimi fazladır. Bebeğin solunum yolları ise dar ve kısadır. Solunum kasları henüz gelişmediğinden solunum hızlıdır. Dakikada solunum sayısı; 40–60 arasıdır. Bu sayı ilk haftanın sonunda 35 e düşer. Yeni doğan bebeğin vücut ısısı anne ile aynıdır. Ortalama beden ısısı yaklaşık 37 C dir. Bu zaman içerisinde düşer. Ancak 48 saat içinde tekrar normale döner. Bebeğin bulunduğu ortamın ısısı iyi ayarlanmalıdır. Yeni doğanda kalp atışı hızlıdır. Bunun nedeni damarlarının geniş olmasından kaynaklanır. Kalp atışı dakikada 120 ile 150 arasında değişir. Hızlı atışlar bir yaşına kadar devam eder. Daha sonra yaş ilerledikçe azalma gösterir.

Bebek bulaşıcı hastalıklara karşı 3 ay bağışıklıdır. Çünkü anneden süt yoluyla aldığı antikorlar anneden bebeğe geçmiştir. 3. aydan sonra bebek bulaşıcı hastalıklara karşı aşılanmalıdır. Yeni doğan bebeklerde beslenme çok sık olur. Bebek günde sekiz kez beslenebilir. Bu sayı normal olarak ilk ayın sonunda beşe düşer.

Yeni Doğan Bebeğin Duyuları

Yeni doğanda beyin gelişimi hızlıdır. Beyin tam olgunlaşmamıştır ancak tüm hareketler beyin merkezinden yönetilir. Beynin ağırlığı yeni doğanda 300–350 gr. arasındadır. Bebekte merkezi sinir sistemi çok hızlı gelişir. Bebekte doğumdan itibaren bazı duyular iyi gelişmiştir. Bunların başında işitme duyusu yer alır. Bebek seslere karşı hareketlerle cevap verir. Tat alma ve koku alma duyusu da iyi gelişmiştir.

Bebekte öksürme, esneme, hıçkırma, emme, kendini kasma gibi duyularda gelişmiştir.

Bebek Beslenmesi: Bebek İçin 0-1 Yaş Beslenme

Yeni doğmuş bir bebeğin beslenmesi ile ilgili birçok annenin birçok sorusu olabilir. Bu durum ilerleyen zamanlarda da aynı devam eder. Bazı durumlarda annenin sütü yetersiz kalabilir. Bu sefer bebeği nasıl besleyeceği hakkında kararsız kalabilir. Ya da emziren anneler bebeklerini hangi sıklıkla emzireceğini bilemezler.

0-1 Yaş Arası Bebek Beslenmesi

Yeni doğmuş bir bebek için her zaman öncelik anne sütüdür. Mümkün olduğunca en az altı aya kadar anne sütü tercih edilmelidir. Yeni doğan bebek için en uygun beslenme tarzı tabiî ki anne sütüdür. Anne gebeliği boyunca birçok değişiklik geçirir. Aynı şekilde memeler de hamilelik boyunca emzirmeye hazırlamak için değişiklikler geçirir. Çocukta doğumdan itibaren var olan emme refleksi sayesinde emzirmede sütün gelmesini daha kolay olur ve ilk emzirmeler sütü arttırır.

Ek gıdalara geçiş: Ek gıdalara ne zaman başlanmalı ?

Bebeğin ilk emdiği süte ağız sütü denir. Bu süt yeni doğanın sindirim sistemine uygun bir bileşimdir. Bu önemli bileşiğin en önemli özelliği, bebeğin sütü aldığı andan itibaren annenin bağışıklık ve savunma mekanizması bebeğe geçer. Böylece hastalıklardan korunmuş olur. Ancak anne sütü bazen yetersiz kalabiliyor. Böyle durumlarda ayına uygun bebek mamaları verilebilir. Ayrıca dördüncü ve altıncı aylar arasında ek gıdaya başlanabilir.

Anne sütünün olmaması ve ya yetersiz kalması az rastlanan durumlardır. Anne sütü bebek için en uygun besindir. Bebek anne sütünü çok kolay sindirdiği için iki saatte bir acıkabilir ve emer. Annenin bebeği emzirmesi sırasında sütün çoğu 5 dakika içinde gelir. Yani bebeği memede fazla durdurmanın bir anlamı yoktur. Bebeğin ne zaman besleneceği her zaman anneler için bir sorudur. Yeni doğan bir bebek artık bir bireydir ve herkesin kendine göre bir acıkma saati vardır. Bu durum bebeklerde de aynıdır. Her bebek farklı zaman aralığı ile acıkabilir. Zaten bebeğin beslenmesindeki amaç bebeğin büyüme ve gelişmesidir. Ebeveynler hep bebeğin yeteri kadar doyup doymadığını anlamakta zorlanırlar. Yapabileceğiniz en iyi şey bebeğe güvenmek olacaktır. Çünkü o kendisi için ne kadar besin gerekeceğini bilir. Bebek acıktığında yani beslenme saati geldiğinde hemen ağlamaya başlar. Bu ağlama besini ağzına alana kadar devam eder. Sizde zaten ağlamasından onun acıktığını kolayca anlarsınız.

Normal olarak bir annenin sütü 5 ay süreyle tek başına bebeğin beslenmesi için yeterlidir. Ancak 5 aydan sonra anne isterse ek besinlere de başvurabilir. Bazı anneler bebeğinin tam olarak doymadığını düşünerek fazla besin vermeye çalışırlar. Bu oldukça yanlıştır. Çünkü bebek kendine yetecek kadar besini zaten alacaktır. Bebeğin kendine yeterli besini aldığının kanıtı bebeğin aldığı kilodur. Normalde bir bebek ilk 3 ay süresince ortalama ayda 900 gram kadar kilo alabilir. Anne bebeği emzirmede belirli bir zaman planı yapmamalıdır. Çünkü bebek bazen çok sık acıkabilir ve gerçekten açtır. Onu uygun zamanlarda emzirmemek ve aç bırakmak bebeği çaresizlik duygusuna düşürür. Bebeklerde hayatın ilk yılları oldukça önemlidir. Bu dönemler sağlığın temelinin atıldığı yıllardır. Bu dönemde bebeğin her yönden sağlıklı olması için yeterli ve dengeli beslenmesi gerekir. Beslenme büyüme ve gelişme için önemlidir. Bebek altı aya kadar doğal yani anne sütü ile beslenmelidir. Ama bazen 4 aydan sonra bebek için tek anne sütü yetersiz kalabilir. Artık bebek yavaş yavaş ek besine katı besinlere alıştırılır. O besinlerin tadına alışmalıdır. Ek besinler verilmeye başladığında anne ilk olarak elma şeftali domates ve turunçgillere öncelik verilmelidir. Meyveleri iyice yıkadıktan sonra suyunu sıkarak günde bir çay kaşığı vermeleri faydalıdır. Bu miktar günden güne arttırılarak verilmelidir. Bebek için uygun bir diğer besin de meyve ezmeleridir. Bebeğe 4. aydan itibaren verilebilir. Burada annenin dikkat etmesi gereken bir konu vardır. Anne sütü ile ek gıda aynı anda verilmemelidir. Örneğin bebek emzirildikten iki saat sonra meyve suyu, ezmesi ve püresini anne bebeğe verebilir. Bunun yanında bebeğe verilebilecek bir diğer besinde tarhana çorbasıdır. Zengin besleyici özelliğe sahip olan tarhana çorbası bebeğe 4. aydan itibaren verilebilir. Bebeğe belli bir zamandan sonra besleyici özelliği yüksek olan çorbalar verilebilir. Örnek olarak, tarhana, yayla, sebze çorbaları bebek için idealdir. Bebeğe fazla ek besin yedirmek zararlı olabilir. Bir ölçü verilecek olursa bebek için bir çorba kaşığı çorba yedirilmesi iyidir. Ancak fazlası zarardır. Çocuk yeni besinlere alıştırılırken günde birden fazla yeni besin vermek yanlıştır. Bununla beraber miktar da önemlidir. Çocuğu alıştırırken yeni besinden birkaç tatlı kaşığı vermek idealdir. Çocuk tokken yemek istemeyebilir. Bu yüzden çocuk açken besin verilmelidir. Çocuk zorlanarak besinlere alıştırmak yanlış olur. Bu yüzden çocuk hiçbir konuda zorlanmamalıdır.

Göbek Kordonu Nedir? Göbek Kordonu Ne Zaman Düşer?

Plasentadaki kan damarları, fötustan plasentaya kan taşıyan iki atardamar ve ters yönde kan taşıyan bir toplardamar olarak birleşirler ve plasentanın fötal yüzünden çıkarlar. Bu üç damar jöleye benzeyen bir madde ile çevrilmiştir ve göbek tarafından plasentadan uzanarak fötusa giren göbek kordonunu yapmak üzere bir dış zarla örtülmüştür. Burada plasentamdan gelen kan damarları fötustan gelenlerle birleşirler. Fötal kalp, kanı umbilikal atardamarlar aracılığıyla plasentaya pompalayabilir ve umbilikal toplardamar geri alabilir.

Gebeliğin son dönemlerinde göbek kordonunun uzunluğu 50 cm. kadardır ve bebekle plasenta arasındaki yaşamsal bağlantıyı oluşturur. Uzayda yürüyen astronotlar kendilerini uzay aracına bağlayan boruya da göbek kordonu derler. Bu karşılaştırma çok uygundur, çünkü iki durumda da bireyin bu bağlantı ile sağladığı oksijene gereksinimi vardır.

Göbek bağı anne karnında bebekle anne arasındaki besin ve oksijen alışverişini sağlamaktadır.

Göbek Kordonu Ne Zaman Düşer?

Göbek bağı (göbek kordonu)  doğumdan sonra 3 ile 20. günler arasında düşer. Göbek bağı kendiliğinden düşecektir.

Konu hakkında bilgi vermeye biraz daha devam edelim.

Göbek Kordonu Nasıl Temizlenir ve Temiz tutulur?

Göbek bağı düşene dek günde 2 defa pansuman yapılması gerekir.  % 70’lik alkol- (veya mersol ya da batikon) ve steril gazlı bez  ile günde iki kez pansuman yapılmalıdır.Pansuman sadece klampın altındaki ve üstündeki göbek kordonuna yapılır.

Göbek yolunun temiz tutulması bebeğin sağlığı için çok önemlidir. Göbekten kötü bir koku gelmesi durumunda veya göbekte bir kanama olursa doktora başvurmalısınız.

Yeni Doğan Bebek Beslenmesi: Yeni Doğan Nasıl Beslenir?

Yeni doğan bebeğin İlk beslenmesi: Bebek, rahim içinde bol miktarda amnios suyu yutar. Bu, beslenmeye yardımcı olmaz, çünkü bebeğin bütün besi gereksinimi annenin kan dolaşımından sağlanır. Doğumda göbek kordonu kesildiği zaman bu önemli besin kaynağı da ayrılmıştır. Bundan sonra, bebek tamamen annesi tarafından beslenmeye muhtaç duruma gelmiştir.

Anne Sütü Ne Zaman Gelir?

Anne sütünün gelmesi birkaç gün sonra olur. Bu süre içinde bebek beslenmeyle değil daha çok emme ve uyumayla ilgilidir.

Hemen hemen bütün bebekler yaşamın ilk günlerinde tartı kaybeder ve ikinci haftaya kadar doğum ağırlıklarına gelmezler. Doğumda bebeğin sindirim sistemi anne sütünde bulunan besi maddelerini sindirmeye ve özümsemeye henüz hazırlanmamıştır. Anne sütü gelmeden önce zaman zaman bağırması aç olduğu için değil, emmeye karşı gösterdiği içgüdüsel ve çok şiddetli arzu nedeniyledir. Böyle zamanlarda memeye tutarsanız doğal dürtüsünü tatmin etmekle kalmaz, süt yapımını da uyarmış olursunuz.

Yeni Doğan Bebek Beslenmesi: Yeni Doğan Nasıl Beslenir?

Memelerde önce kolostrum denilen sıvıdan az miktarda yapılır. Bu sıvıda bebeği bulaşıcı hastalıklardan koruyan maddeler vardır. Bebeğinizi emzirdikçe, yavaş yavaş süt daha fazla toplanır ve bebek emmenin kendisine tadı hoş bir içecek sağladığını anlar. İlk günlerde bebeklerin emme tarzları çok değişiktir. Bazıları bir iki dakika emip uyur, 1-2 saat sonra tekrar ağlar ve ancak meme verilirse susar. Diğerleri daha uzun süre emmek ister. Ne yazık ki bazı anneler yeteri kadar sütleri olmadığını sandıkları için birkaç günde emzirmeyi keser. Bu üzücü bir durumdur, çünkü bebeğin istediği süt değil, emzirilmektir.

Yeni Doğan Bebeğin Dış Dünyaya Alışması

BEBEK dünyaya gelmeden önce bir dereceye kadar korunaklı yaşar, fakat doğduğu andan itibaren gelişmesinde yeni bir dönem başlar. Tümüyle yeni bir çevreye uymak zorundadır. Solunum gibi bazı şeyleri aniden hiçbir yardım olmadan yapabilir, fakat diğer bazılarında tamamen çaresizdir ve annesinin yardımına muhtaçtır.

Yeni Doğan Bebeğin İLK SOLUKLARI

İlk soluğunu alan bebeği gözlemek, doğum sırasındaki en dramatik ve heyecan verici olaydır! Bazı bebekler dakikalarca yüksek sesle inler, diğerleri de sadece bir iki çığlık atar ve hemen ardından sakin sakin nefes almaya başlar. Bebeğin ana rahminde çok daha erken dönemde solunum hareketlerine çalıştığını duyunca şaşırmamalısınız. Bazı anneler bu hareketleri karnın alt kısmında kuvvetli bir nabız atışı gibi hissederler.

Bebeklerin çoğu, doğumda kendiliklerinden normal olarak solur ne var ki ebenin bebeğin burnunu ve ağzını yavaşça temizlemesi, solunum şekline, kalp atışlarına, deri rengine, kas tonusuna ve genel hareketliliğine dikkat etmesi adettir. Bebekler genellikle doğum anında morarmıştır fakat bunu hızla, yüzden gövde ve bacaklara yayılan sağlıklı pembe bir renk izler. El ve ayak parmaklarının pembe renk alması biraz daha uzun sürer.

Ender olarak solunum başlamadan önce kısa bir gecikme olur. Bu sırada ebe ayak parmaklarını ovarak veya çimdikleyerek bebeği yüreklendirir. Bebeğin gecikmesinin çeşitli nedenleri vardır. Beyindeki solunum merkezi zor bir doğumdan sonra biraz sarsılmış olabilir. Doğum sırasında anneye verilen ağrı kesici ilaçlar da bebeğin solunum merkezini kısa bir süre için sarsar. Genellikle bebeğin solunumunun gecikeceği önceden anlaşılır ve dünyaya gelişi sırasında çocuk uzmanının bulunması sağlanır.

Yeni Doğan Bebekte Isı değişikliği: Anne rahminde bebek, etrafını saran ılık amnios sıvısı sayesinde çevre ısısının fazla değişmesi hallerinde korunmuştur.

Annesinden bir derece daha sıcaktır. doğumdan sonra ısı önce birdenbire düşer, az sonra sabit hale gelir. Bir kış sabahı sıcak banyodan dışarı çıkmış olan herkes bunu anlayacaktır. Do-ğumhaneyi sıcak tutarak ve bebeği yumuşak havlu ile kurulayıp sararak ve cereyanı önleyerek bebeğin üşümesine engel olabiliriz.

Doğumhaneden çıkmadan önce, ebe ya koltuk altından ya da rektumdan bebeğin sıcaklığını ölçer. Bebek hafifçe giydirilmişse, yatağı 1-2 battaniye ile örtülmüşse ve oda ısısı 20-22 derecede tutuluyorsa ısısı sabit kalır. Birkaç hafta sonra fazladan bir yün giydirilip yatağına bir battaniye daha konursa oda sıcaklığı 16 derece olabilir.

Yeni Doğan Bebeğin Mikroplara alışması: Anneye ait bazı bulaşıcı hastalıklar, örneğin kızamıkçık bebeği doğmadan etkilerse de etrafını saran zarlar sayesinde mikroplardan büyük ölçüde korunmuştur. Gebelik ilerlerken, antikor denilen özel proteinler bebeğin kanında yapılır ve sonuç olarak beyaz kan hücreleri kendi bölgesini işgale kalkan tehlikeli mikroplarla savaşma yeteneği kazanır.

bebek, kendini tehdit edebilecek belirli tipte bulaşıcı hastalıklardan korunma yeteneği ile doğar. Bütün mikroplar tehlikeli değildir, yaşamın 3. gününde bebeğin solunum yollarına, bacaklarına ve cildine çoğu faydalı olan birçok bakteri yerleşir. Çok küçük bir bebeğin, bütün tehlikeli mikroplardan kendi kendine korunabileceğini düşünmek yanlış olur. Süt çocuğu bölümünde çalışanların bebeklerin birinden diğerine giderken her seferinde dikkatle ellerini yıkadıklarını görebilirsiniz.

Göz enfeksiyonları yeni doğan bebeklerde çok sık görülür. Gözde sulanma görürseniz hastaneye söyleyin, göz damlaları ile kolayca tedavi edilir. Her zaman enfeksiyon neden değildir. Bazen göz kapakları mukus toplanması yüzünden birbirine yapışmıştır. Göz kapağının ve çevresinin nemli bir pamukla yavaşça silinmesi ile mukus çıkarılır.