Çocuklarda İdrar Yolu Enfeksiyonu

Çocuklarda İdrar Yolu Enfeksiyonu

Çocuklarda idrar yolu enfeksiyonu oldukça sık görülen bir durumdur. Özellikle çocuklar 5 yaşına kadar en az bir kere idrar yolu enfeksiyonu geçirmiştir. İdrar yolu enfeksiyonları çeşitli isimler alabilir. Bulunduğu bölgeye göre isim alabilir. Örneğin; idrar kesindeyse sistit, böbreklerde idrar yollarını tutuyorsa piyonenefrit adını alır. Ancak en fazla dışkıda bulunan bakteri etkin olup, kız çocuklarında da idrar yolları enfeksiyonları dışkı ile bulaşması çok sık görülür. Sünnet olan erkek çocuklarında, sünnet olmayan çocuklara göre daha az idrar yolları enfeksiyonu görülür. Yani sünnet olmak idrar yolu enfeksiyonlarını azaltır.

Peki, idrar yolu enfeksiyonunun belirtileri nelerdir?

İdrar yolu enfeksiyonu belirtileri farklı şekilde görülebilir. Büyük çocuklarda idrar yaparken yanma, sık tuvalete çıkma, karın ağrısı, idrar yapamama ya da idrar kaçırma şeklinde görülebilir. Daha küçük çocuklarda bu belirtiler normal hastalık belirtileri ile karıştırılabilir.

Yeni doğan bebeklerde ise idrar yolu enfeksiyonu, huzursuzluk, kilo kaybı, bulantı ve kusma, iyi beslenememe ve aşırı gaz sancısı şeklinde belirti gösterir. Büyük çocuklara idrar yolu enfeksiyonu belirtilerini anlamak daha kolaydır. Ancak çocuğun yaşı ne kadar küçükse belirtileri anlamak da o kadar zordur. Böyle durumlarda enfeksiyon sağlık kontrolünde ya da gece yatarken yatağını ıslatan çocukta idrar tahlili sonucunda belirlenir. İdrar yolu enfeksiyonunun tedavi edilmesi gerekir, çünkü tedavi edilmediği zaman ileride böbrek sorunlarına, hipertansiyona neden olabilmektedir.

Peki, idrar yolu enfeksiyonunun nedenleri nelerdir?

Kronik kabızlığı olan ve bağırsak parazitleri olan çocuklarda idrar yolu enfeksiyonlarına daha sık rastlanır. Ayrıca kızlarda anatomik özellikler, bazen de doğuştan olan reflü, hidronefroz gibi nedenlerde idrar yolu enfeksiyonunun nedenleri arasındadır. Kesin bir tanı koymak için idrar tahlili ve kültürü alınır, hemen antibiyotik tedavisi başlanır. Daha sonra kültürden ürüyen bakteri ve onun hassas olduğu tedavi düzenlemesi yapılır. Eğer enfeksiyonlar tekrarlıyorsa genelde erkeklerde ilk enfeksiyondan sonra kızlarda ise 2veya 3 enfeksiyondan sonra radyolojik inceleme yapılmalı ve altta yatan bir nedenin anatomik bir bozukluğun olup olmadığı araştırmalıdır.

İdrar yolu enfeksiyonun da nasıl bir tedavi yöntemi uygulanır?

Hastanın genel durumuna bakılarak, genel durumu iyi ise ağızdan antibiyotik tedavisi tercih edilir. Fakat ateşi çok yüksek olup ağızdan ilaç alamayan çocuklarda ve küçük yaştaki bebeklerde enjeksiyon şeklinde bir tedavi tercih edilir. Bu tedavi yöntemleri genel durumu iyi olan hastalarda uygulanır. Genel durumu iyi olmayan ya da yeni doğan dönemindeki hastaları da hastaneye yatırarak tedavi edilebilir. İdrar yolu enfeksiyonunu önlemek için bazı önlemler alınmalıdır. İlk olarak bezli bebeklerde dışkının genital bölgeye bulaşmasını önlemek için özellikle kız çocuklarda temizliğin önden arkaya yapılmasını dikkat etmeliyiz. Tuvalet eğitimi verirken de sık, sık tuvalete gitmeyi ve bol sıvı alınımı vurgulamalıyız. Küvette banyo yapmak yerine ayakta banyo yapmayı dar giysiler giymemeyi pamuklu iç çamaşırları kullanmayı tercih etmeliyiz.

Bebeklerde Öksürük Ve Tedavisi

Bebeklerde Öksürük Ve Tedavisi

Havaların soğumaya başlaması ile birlikte bebeklerde ve çocuklarda öksürük sorunu sıkça görülür. Peki, çocuklarda öksürük nedenleri nelerdir? Çocuklarda öksürük ve tedavisi?

Bebeklerde öksürmenin birçok nedeni olabilir. İlk akla gelen nedenler; bebek çok ağladığında, kirli hava, alerji, boğazına yabancı bir cismin kaçması, gizli boğmaca gibi nedenler bebeklerde öksürüğe neden olur.

Bebeklerde Öksürük Sebepleri

· Bazı bebekler sadece ev içerisinde öksürür. Bunun nedeni evde oluşan tozlara, yastıklardaki kuş tüylerine karşı bir alerji olabilir.

· Bebeklerin ilkbahar ve yaz aylarında öksürmesi çiçeklerin polenlerinden kaynaklı olabilir. Bebeğin polenlere karşı alerjisi olduğu için öksürük oluşabilir.

· Öksürüğün bir diğer nedeni ise kirli havadır. Bebek kirli havada bulunduğunda nefesi daralır ve öksürmeye başlar. Ayrıca sigara dumanı, kış mevsiminde kömür dumanı, odunun vermiş olduğu duman bebekte öksürüğe neden olur.

· Bebekler evde oynarken çevreden bulduğu düğme ya da küçük oyuncak parçalarını yutabilir. Boğaza yabancı bir cisim kaçması öksürüğe neden olur. Aynı şekilde fındık, karpuz çekirdeği gibi gıdalar da bebeğin boğazına kaçabilir. Anneler bu konuda dikkatli olmalıdır.

· Bebeğin boğazına yabancı bir cisim kaçması durumunda öksürük aniden şiddetli şekilde başlar. Besin maddesi yutulması halinde vücutta ateş olur. Yutulan besin maddesi değilse, vücut bunu kendi atamaz derhal doktor müdahalesi yapılmalıdır.

· Bazen ise öksürük bir hastalığın belirtisi olarak kendini gösterebilir. Ara ara öksürük, nefes almada hızlanma, hırıltı ve balgam vücutta bir hastalığın belirtileri olabilir. Böyle durumlarda bebeği doktor kontrolünde tutmak gerekir.

Bebeklerde Öksürük Nasıl Geçer?

İlk olarak öksürüğün nedeni bulunmalıdır. Bebeğin neden öksürdüğü bulunarak tedavi edilmelidir. Sadece öksürük varsa, doktor kontrolü dışında bebeğe şurup vermemeliyiz. Böyle durumlarda bebeğin tedavi edilmesi ve sadece doktorun tavsiye ettiği şurup kullanılmalıdır.

Bebeğin bulunduğu ortamda sigara içmemek gerekir. Sigara dumanı bebekte öksürüğe neden olur. Öksüren bebeğin odası havalandırılmalıdır. Tüylü oyuncaklar, halı ya da bu tür nesneler öksürüğü tetikler. Bu nedenle bebek odasında bu tür tüylü eşyalar bulunmamalıdır. Öksüren çocuğa bol su içirmek faydalıdır. Özellikle ılık suyun balgam söktürücü özelliği vardır. Öksüren çocuk terleyeceği için, terlemeye engel olmak gerekir. Sırtına pamuklu bir bez koymak iyi bir çözüm olabilir.


ÇOCUKLARDA ISIRMA ALIŞKANLIĞI

ÇOCUKLAR NEDEN ISIRIR?

Çocuklar büyürken, her geçen gün çocuğunuzda değişik davranışlar görebilirsiniz. Bazı davranışlar ebeveynleri oldukça zor durumda bırakabilir. Her çocuğun gelişimi farklıdır ve her çocuk büyüdükçe değişik alışkanlıklar kazanabilir. Bu alışkanlıklardan biriside ısırma alışkanlığıdır. Bu alışkanlık anne ve babaları oldukça rahatsız eder. Özellikle 2 yaş civarında bu alışkanlıkla daha sık karşılaşılır. 2 yaş civarında çocuklarda ısırma huyu başlar ve her çocuk mutlaka bir kerede olsa bir başka çocuğu ısırmıştır. Önemli olan bu huyun alışkanlığa dönüşmemesidir. Çocukta bu dönemde ısırma huyu başlar ve birçok farklı sebepten dolayı çocuk ısırır. Ancak 2–3 ya dönemi bittiğinde çocuğun bu ısırma huyunu bırakmış olması gerekir. Eğer çocuk halen ısırma huyuna devam ediyorsa, bu durum çocukta alışkanlık haline gelmiştir.

Aslında çocukta ısırma davranışının görülmesinin birçok nedeni vardır. Küçük çocuklar korktuklarında ya da öfkelendiklerinde tepkilerini ısırarak gösterir. 2 yaş çocuklarında durum biraz farklıdır. Bu dönemde çocuk tepkilerini ısırma yolu ile göstermeye çalışır. Aileye yeni katılan bir bebek, başka bir yere taşınma, çocuğun hayatında çocuğu etkileyecek derece de ani bir değişim çocukta ısırma huyunun oluşmasına neden olur. Çocuklar duygularını belli etmek için ısırma davranışı gösterir. Bazense sadece keşfetmek ya da dişleri kaşındığı için ısırma davranışını gösterirler. Çocuklar zarar vermek ya da saldırma amaçlı ısırmazlar, fark etmeden sadece refleks şeklinde ısırma davranışı gösterirler. Bazense bunu bir eğlence ya da oyun gibi görürler. Önemli olan çocuğun bu davranışı alışkanlık haline getirmemesidir, çünkü bu davranış çocuğun sosyal hayatını oldukça etkiler.

Çocuğunuzda ısırma davranışı varsa öncelikle sakin olmalı ve bu durumun geçici olduğunu bilmelisiniz. 2 yaş civarında ısırma davranışı çoğu çocukta görülür ve bu yaşları gereği normaldir. Isırmanın genelde nedeni; çocuğun çevresinde ki nesneleri merak etmesi, çevreyi keşfetme duygusu ve diş gelişiminin tam olarak gelişememedir. Ayrıca yeni yürümeye başlayan çocuklarda da ısırma davranışı çok görülür.

Çocuklarda ısırma davranışı nasıl engellenir?

  • Çocuğunuzda ısırma davranışı varsa ilk olarak sakin olmalı ve tepkinizi çocuğa bağırarak ya da cezalandırarak göstermeyin. Sizin bu şekilde davranmanız çocuğun ısırmaya devam etmesini sağlar.
  • Eğer çocuğunuz başka bir çocuğu ısırıyor ise çocukları ayırarak birbirlerinden uzak tutun.
  • Çocukların ısırma nedenlerinden birisi de boşlukta olmasıdır. Çocuk o boşluğu ısırarak kapatmak ister. Bu nedenle kardeşi varsa çocuğun kardeşi ile oynaması ve vakit geçirmesi sağlanmalıdır.
  • Çocuğun eline oyuncak verin. Böylece oyuncak ile meşgul olduğundan ısırma davranışı da yavaş yavaş azalır.
  • Çocuğunuza ısırmanın doğru bir şey olmadığını kesin ve kararlı bir şekilde anlatın.
  • 1–2 yaş çocukları söylediklerinizi pek anlayamaz. Bu nedenle çocuk ısırma davranışı gösterdiğinde hayır gibi kısa komutlar söyleyin.
  • Çocuk öfkelendiğinde ısırma davranışı gösteriyorsa, çocuğun neden öfkelendiğini anlamaya çalışın ve bu durumu ortadan kaldırın.
  • Çocuklar her zaman çok enerjiktir. Bu nedenle can sıkıntısından ya da enerjisi yükseldiğinden dolayı ısırma davranışı gösterebilir. Bu durumda çocuğunuza değişik alternatifler sunun. Örneğin; dans etmek, koşmak, oyun oynamak vb.
  • Çocuğunuzun neden ısırdığını anlamaya çalışın.
  • Çocuk ile iletişim çok önemlidir. Bu yaptığı davranış hakkında konuşun. Ancak bu konuşmayı çocuğunuz sakinleştiği zaman soru cevap şeklinde oyun oynarmış gibi yapmanız daha faydalı olacaktır.

BESLENME ÇANTASI NASIL HAZIRLANIR?

Beslenme çantasında neler olmalı?

Okul çağı çocuklarının beslenmesinde en büyük görev ebeveynlere düşmektedir. Çocuğa sağlıklı bir beslenme çantası hazırlamak, çocuğun gelişimi ve büyümesi açısından çok önemlidir. Okulların açılması ile birlikte anne ve babaların kafasında hep aynı soru vardır. Beslenme çantası nasıl hazırlanmalı? Beslenme çantasının içinde neler olmalı?

İlk olarak okul çağında ki çocuklar düzenli ve dengeli beslenmelidir. Bu büyüme ve gelişme için gereklidir. Bu nedenle beslenme çantası hazırlanırken dikkat edilmesi gereken kurallar vardır.

Çocuklar abur cubur yiyecekleri çok sever ve bu yiyeceklerden vazgeçemez. Anne ve babalar ise özellikle bu yiyeceklerden çocuklarını nasıl uzak tutacağını bilemez. Bu durumu engellemek için sağlıklı ve eğlenceli bir beslenme çantasının hazırlanması ilk kuraldır. Çocuklar bazı besinleri sevmeyebilir ve bu yiyecekleri yemek istemez. Anneler ise bu yiyecekleri daha eğlenceli bir şekilde sunum yaparak çocuklarına yedirebilir. Aynı şekilde beslenme çantasına da eğlenceli ve sağlıklı menüler koyarak çocukların sevmesi sağlanabilir.

Okul çağında çocuklara doğru beslenme alışkanlığını kazandırmak, sağlıklı ve dengeli beslenmesini sağlamak çok önemlidir. Bu dönemler çocuğun kaliteli bir yaşam sürmesi için temel oluşturur. Ayrıca hem fiziksel hem de zihinsel gelişim içinde çocuğun beslenmesi oldukça önemlidir. Bu nedenle okul çağında ki çocukların beslenmesinde anne ve babalara büyük görevler düşmektedir.

Peki, çocuğuma nasıl bir beslenme programı hazırlamalıyım? Sağlıklı bir beslenme çantası nasıl hazırlanır? Beslenme çantasında neler olmalı?

  • İlk olarak beslenme çantasının hazırlanması anneler için pratik, çocuklar içinse keyifli ve kolay taşınabilir olmalıdır.
  • Çocuklar her gün aynı menüden sıkılabilir ve yemek istemeyebilir. Bu yüzden her gün değişik beslenme menüleri çocukların iştahını açabilir.
  • Eğer çocuğunuz beslenmede ekmek yemek istemiyorsa kek ya da börek koyabilirsiniz.
  • Her zaman çocukların beslenmesi için sağlıklı ve doğal gıdalar seçin.
  • Asitli içecekler ve hazır ürünler asla beslenme menüsünde olmamalıdır.
  • Beslenme menüsünde ki meyveler de mümkünse bütün haliyle beslenme çantasına konulmalıdır. Böylece besin değeri kaybolmaz.
  • Bir diğer önemli nokta ise, mutlaka beslenme çantasına su konulmalıdır.
  • Beslenme çantasına konulan içecekleri de kendinizin hazırlaması daha sağlıklı olur. Fazla kalorili, asitli içecekler ve hazır meyve suları yerine süt, ayran ya da taze sıkılmış meyve suları tercih edilmelidir.
  • Ayrıca beslenme çantasında meyve, ceviz, fındık gibi gıdaların da olması gerekir.
  • Çocukların beslenme menüsüne hazır abur cubur gıdalar konmamalıdır.
  • Çocukların beslenmesinde sevmediği ve yemediği yiyeceklerin görünümünü ve sunumunu değiştirerek daha eğlenceli bir hale getirebilirsiniz.

Bebeklere Kitap Okunmaya Ne Zaman Başlanmalı?

Bebeklere Kitap Okunmaya Ne Zaman Başlanmalı?

Bebeklere kitap okumak oldukça önemlidir. Bebeğin gelişimi açısından günün belli saatlerinde bebeğe kitap okumak gerekir. Yapılan araştırmalar bebeğe kitap okunmasının, bebeğin zihinsel gelişimini arttırdığını göstermiştir. Hem bebekler hem de çocuklar için kitap oldukça önemli bir gelişim aracıdır. Anne karnında bebek her şeyi duyabilir ve hatta cevap dahi verebilir. Anne adayları gebelik boyunca bebeklerine kitap okuyabilir. Bebek anne karnında dahi olsa okunan kitaplardan faydalanır. Bebek doğduktan sonra da bebeğe kitap okunabilir. İlk aylarda bebek anne karnında olduğu gibi sizi duyar. Bu nedenle ilk aylarda okunan kitaplar bebeğin sese olan duyarlılığını artırmış olur.

Bebeğinize günün belli saatlerinde kitap okuyabilirsiniz. Örneğin sabahları ya da gece uyumadan önce bebeğe kitap okunması tavsiye edilir. Anne adayları bazen kararsız kalmaktadır. Bebeğine ne okuyacağı konusunda kararsızlık yaşayabilir. Küçük bebeklere neyin okuduğu hiç önemli değildir. Önemli olan okuma eyleminin gerçekleşmiş olmasıdır. Bebekler dinlemeyi çok sever, bu nedenle bebeğinize devamlı bir şeyler okuyun. İster gazete olsun ya da bir hikâyeyi sizin sesinizden müzikal kıvamda dinlenmeyi bebekler çok sever. Bu yüzden bazı tekerlemeleri coşkuyla dinler. Özellikle rutine bağlı olan ‘fış fış kayıkçı’ gibi melodisel tekerlemelere bedensel olarak eşlik etmeye çalışırlar.

Anneler bebeklerine kitap okumaya başladığında hemen aklına şu soru gelir “bebeğim bu kitaptan gerçekten anlıyor mu” bebekler iyi bir dinleyicidir ve özellikle annelerini dinlemeyi çok sever. Kitap okumak bebek için çok faydalıdır. Ancak bazı noktalara dikkat etmek gerekir. İlk olarak 18 aydan küçük bebekler karmaşık desenleri sevmezler onlara tek sayfada figür resimleri idealdir. İlk aylardan itibaren bebeğe kitap okunması, çocuğun konuşma çağında daha düzgün cümleler kurmasını sağlar. Bebeğin ailesi ile iletişimini kuvvetlendir. Anne adayları özellikle kitap okurken masalı yumuşak bir ses tonuyla okumaya ve kelimelerin daha net söylenmesine dikkat etmelidir.

Bebekler yürüme çağına geldiğinde bir masalı defalarca dinlemek isterler. Çünkü yürüme çağında olan çocuklar bir masalı anlayabilmeleri için defalarca okumak gerekir. Masal okurken çocuğunuzu da dâhil etmeyi unutmayın. Özellikle hikâye seçimini çocuğunuza bırakın. Karakterlere göre ses tonunuzu değiştirin ve ifadelerinize jest ve mimik katın.

Bebeklere kitap okumaya ilk aylardan itibaren başlanabilir. Bebek sizi anlamasa da dinler. Anne babalar çocuk ileri yaşa geldiği zaman kitap okumayı bırakırlar. Çocuk okuma yazma öğrendikten sonra kitap okumayı kesmeleri oldukça yanlıştır. Çocuğunuzla iletişimi kuvvetlendirmek için kitap okumaya devam edin.

BEBEKLERDE BİBERON KULLANIMI

GÜVENLİ BİBERON KULLANIMI

Uzmanlar, bebeğin alabildiği sürece anne sütü ile beslenmesini tavsiye ediyor. Ancak bazı durumlarda anne sütü bebeğin beslenmesinde yetersiz kalabiliyor. Bu gibi durumlarda anne bebeğe, biberonla hazır mama vererek besler. Ve böylece bebek biberon kullanımına başlamış olur. Biberon kullanımı oldukça yaygın olmasına rağmen, biberon kullanımı ile bilinmesi ve dikkat edilmesi gereken konular vardır. Aksi durumda güvensiz kullanımda istenmeyen sonuçlar oluşabilir. Anne sütü ile beslenen bebeklerin biberon kullanmasına gerek yoktur. Aynı şekilde anne sütü yeterli ise biberona gerek yoktur. Gereken durumlarda biberon 4. aydan itibaren 2–3 sefer verilebilir.

Biberon ile beslenen bebeklerde bazı sorunlar daha erken görülmektedir. Örneğin, solunum yolu enfeksiyonları, gaz sancıları ve alerjik sorunlar daha erken gözlenebilir. Ayrıca anne ile bebek arasında ki bağın da azalmasına neden olmaktadır. Bu nedenle anne sütü ile beslenen bebeklere su dâhil hiçbir ek gıda verilmemesi tavsiye olunur. Eğer bebek mama ile besleniyorsa, mamaların son kullanma tarihi ve kutuda bir hasar olmadığına dikkat edilmelidir. Doktorunuzla konuşarak bilgi almak ve mamaların üzerinde yazan hazırlama kurallarına uyulması gerekir. Mama kutusunun temiz olmasına ve açmadan önce iyice temizlenmesine dikkat edilmelidir. Ayrıca kullanılan malzemenin temizliğine de dikkat etmek gerekir. Bebeği her türlü enfeksiyonlardan korumak için temiz bir ortam sağlanması gerekir. Bebeğin beslenmesi için kullanılan malzemelerin temiz ve ayrı bir yerde saklanması gerekir. Bebeği besledikten sonra kalan mamayı biberonda bir sonraki kullanım için saklamayın ve bebeğe her defasında taze hazırlanmış mama verin.

Biberon kullanımı kadar temizliği de önemlidir. Bu nedenle biberon ve kullandığınız malzemeleri iki günde bir strelize edin. Temizlemenin en yi yolu biberon fırçası ya da temiz bir tencerede kullandığınız malzemeleri kaynatmak olacaktır. Biberon ve uçları en az 5 dakika kaynar suda kaynatılmalıdır. Daha sonra temizlenen biberon kâğıt havlu ile kurutulur. Bu işlem bebeğiniz her şeyi ağzına almaya başlayana kadar devam etmelidir. Bundan sonra biberon temizlenirken kaynatmak yerine deterjan ile yıkanıp iyice durulamak yeterli olacaktır.

Biberon alırken dikkat etmeniz gereken konu ise bebeğin içtiği mama miktarından biberonun biraz büyük olması gerekir. Ayrıca 6 aydan küçük bebeklerde biberon deliğinin küçük olması gerekir. Özellikle cam biberon almaya dikkat edin. Çünkü plastik ve sert biberonlar sağlıklı olmayabilir. Cam biberon kullanımına özen gösterin. 9. aydan itibaren ise biberon bebeğin kavrayacağı büyüklükte olmalıdır. Çünkü biberon ile beslenen bebekler biberonu elleriyle kavramak ve tutmak isterler. Bebeğinizi beslerken, sırt üstü şekilde ve yalnız başına beslenmesine izin vermeyin. Çünkü bu şekilde beslenen bebeklerde boğulma riski olabilir. Bebeğinizi tek başına elinde biberonla bırakmayın. Beslenme boyunca yanında durmaya özen gösterin. Her insanın bebeğini besleme şekli ayrıdır. Bu nedenle bebeğinizi kendiniz bildiğiniz gibi besleyin. Çünkü farklı bir beslenme tarzı bebek için değişik gelebilir ve yemeyebilir. Ayrıca bebeğinizi beslerken yanınızda kaynatılmış su bulundurmayı unutmayın.

Bebek Arabası Alınırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Bebek Arabası Alınırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Anneler bebekleri için her şeyin en doğal ve güvenilir olanını tercih eder. Anne bebeğini aylarca karnında taşır ve bebeği doğduktan sonra da bebeğini taşımak için güvenli bir araç arar. Şüphesiz ki anne karnı bebeğin en rahat ettiği ve en güvende olduğu yerdir. O zaman bebeğiniz doğduktan sonra da bu rahatlık ve güvenin devam etmesi için neler yapmalıyız?

Anneler bebeklerini güvenli bir şekilde taşımak için bebek arabalarını kullanır. Bebek arabaları hem güvenilir hem de bebek için anne karnından sonra ki en rahat yerdir. O zaman güvenilir bir bebek arabası nasıl olmalıdır?

Bebek arabası alırken nelere dikkat edilmesi gerektiğini şu şekilde sıralayabiliriz;

  • Bebeğinizi dışarıda gezdirirken keyfin işkenceye dönüşmemesini istiyorsanız, bebek arabası alırken dikkatli olmak ve çok iyi bir karar vermek gerekir.
  • İlk olarak bebek arabası alırken güvenliğe dikkat etmek gerekir. Arabalar hafif olsun diye dayanıksız metallerden yapılabiliyor. Bu nedenle metallerin sağlamlığından ve kaliteli malzemelerden yapılmış olmasına dikkat edilmelidir.
  • Bebek arabalarının uzun süre kullanılacağı unutulmamalı ve 5 nokta emniyet kemeri olan bebek arabaları tercih edilmelidir. Bu kemerlerin çocuk tarafından kolayca açılamayacağından da emin olmak gerekir.
  • İkinci olarak konfor çok önemlidir. Bebek arabasının doğumdan sonra kullanılabilmesi için sırt dayanağının tam yatar pozisyonda olması gerekir. Ayrıca oturma kısmının kalınlığı, sırt dayanağının kademeli oluşu ve ön tepsisinin oluşu bebek için konforlu olmasını sağlar.
  • Bebek arabalarında temizlik de önemlidir. Bu nedenle kumaşların silinebilir olması ve bebeği terletmiyor olmasına da dikkat edilmelidir. Hatta varsa yıkanılabilenler alınmalıdır.
  • Bebek arabalarının ağırlığı ve kullanım kolaylığı da oldukça önemlidir. Mümkün olduğunca anneler tek elle açılıp kapanan arabaları tercih etmelidirler. Çok ağır bebek arabaları taşıma bakımından sizi zorlar. Çok hafif bebek arabaları da devrilme riski olduğundan tercih edilmemelidir.
  • Soğuk hava şartlarında kullanmanız açısından arabanın özelliklerini mutlaka inceleyin.
  • Alınan bebek arabası kolay katlanılabilir olmalıdır.
  • Bebek arabasının garantisinin olmasına dikkat edilmelidir. İleride bir arıza olması durumunda arızalara karşı yaygın servis merkezli olmasına da dikkat edilmelidir.
  • Bebek arabasının alt kısmında ki eşya filesinin de büyük olmasına dikkat edin. Eşya filesinin büyük olması işinize yarayacaktır.
  • Bebek arabalarında bir diğer önemli özellikte manevra kabiliyetidir. Küçük ve sert tekerlekli arabalar yoldaki titreşimleri bebeğinize yansıtır. Bu nedenle büyük tekerlekli amortismanlı arabalar bebeğinize yollardaki bozukluğu en az hissettirir.

ÇOCUKLARDA DİŞ FIRÇALAMA EĞİTİMİ

ÇOCUKLARDA DİŞ FIRÇALAMA EĞİTİMİ

Çocuklara bazı alışkanlıklar küçük yaşlardan itibaren kazandırılmalıdır. Bu alışkanlıklardan birisi de diş fırçalamadır. Ağız ve diş sağlığının ne kadar önemli olduğunu hepimiz biliriz ve kendi diş sağlığımıza nasıl özen gösteriyorsak çocuğumuzun da ağız sağlığına önem göstermeliyiz. Çocuklarda diş çürümesine neden olan faktörleri en aza indirmeliyiz. Örneğin küçük yaşlarda çocuklara fazla miktarda verilen şeker ya da çikolata dişlerin çürümesine neden olur. Ayrıca küçük yaşlarda antibiyotik gibi ilaçları kullanan çocuklarda da diş çürümeleri gözlenmektedir. Bu nedenle ilk olarak çikolata, şeker gibi gıdaların tüketimini azaltmalıyız ve antibiyotik kullanımını en aza indirmeliyiz. Bunun yanında en önemlisi de çocuklara diş fırçalamasını öğreterek diş fırçalama alışkanlığını kazandırmalıyız. Fakat bazı çocuklar diş fırçalamayı hiç sevmez ve dişlerini fırçalamak istemez. Annelerin çok ısrar etmesi ile mecburen sevmeyerek dişlerini fırçalarlar. Çocuklara diş fırçalama alışkanlığı nasıl kazandırılır? Çocuklara diş fırçalama nasıl sevdirilir?

Çocuklar diş gelişimini tamamladıktan sonra mutlaka dişlerini düzenli olarak fırçalamalıdır. (bkz; çocuklarda diş çıkarma dönemi) diş temizliği bebekler katı gıdalara geçtiği zaman 6–8 aylıkken başlanmalıdır. Bebekler bu aylarda kendileri dişlerini fırçalayamaz. Bu nedenle anneler bebeklerine öğün aralarında ve gece yatarken temiz bir pamuğu hafif nemlendirerek dişlerinin görülen kısımlarını temizlemesi gerekir. Böylece diş temizliğine bebekler çok küçük yaşlarda başlarlar. Bebeğinizin süt dişlerinin çıkmaya başladığı zamanlarda ona diş temizliği yapmanız bebeğinize masaj etkisi yaratır ve böylece dişler çıkarken hissettiği ağrıyı azaltır. Bebekken diş temizliğine başlanması çocukluk döneminde çocuğun diş eğitimi için çok faydalı olacaktır. Çocuk kendi isteği ile severek işlerini fırçalayacaktır. Ancak bebeklik döneminde diş temizliği başlamamışsa diş fırçalama alışkanlığını kazandırmak ilk zamanlarda zor olabilir. Genellikle çocuklar okul çağına gelene kadar diş fırçalama alışkanlığını kazanamaz. Anne ve babalar çocukları diş fırçalarken mutlaka yanında olmalı ve ağız içinde asıl temizlenmesi gereken çiğneme dişlerinin yüzeylerini temizleyip temizlemediğini kontrol etmelidir. Çocuklar genellikle dişlerini fırçalarken dişlerin ön yüzeylerini ve görebildikleri alanları temizlerler. Bu nedenle anne ve babalar çocukları diş fırçalarken yanında olmalı ve doğru diş eğitimini vermelidirler. Bazı çocuklar küçük yaşlarda ilaç kullanımı ya da şekerli gıdaları fazla tüketmesinden dolayı diş çürümeleri görülebilir. Bunu engellemek için bebeklikten itibaren çocuklar ağız ve diş sağlığı için düzenli olarak diş hekimine götürülmelidir. Böylece ileride yaşanacak olan diş sorunlarını da engellenmiş olur.

Çocuklara diş fırçalama nasıl sevdirilebilir?

  • Sadece çocuğunuzun diş fırçalamasını beklemeyin. Çocuğunuzla aynı anda dişlerinizi fırçalayın.
  • Çocuklara sevdiği çizgi film kahramanları şeklinde ve sevdiği çeşitli renklerde diş fırçaları alın.
  • Diş macunlarını da aynı şekilde üzerinde sevdiği çizgi film kahramanlarının resmi olan diş macunu ve diş fırçası alarak diş fırçalama işlemini daha sevimli bir hale getirin.
  • Çocuğunuzun diş fırçalarken boyunun yetişebileceği bir diş fırçalama panosu oluşturun.
  • Çocuğunuz dişerini kendi fırçalamak isteyebilir. Önce kendisinin fırçalamasına izin verin ve daha sonra örneklerle ona doğru diş fırçalama şeklini gösterin.
  • Mutlaka çocuğunuz dişlerini fırçaladıktan sonra ödüllendirip onu takdir edin.

ÇOCUKLARDA İNATLAŞMA

ÇOCUKLARDA İNATLAŞMA

Çocuklar her geçen gün değişim ve gelişim gösterirler. Bu gelişim döneminde çocuklarda bazı problemler görülebilir. Bu nedenle anne babalar ilk olarak çocuklarının gelişim özelliklerini çok iyi bilmelidir. Çocuklar her gelişim döneminde farklı davranışlar sergiler. Daha önce hiç yapmadığı davranışları yapabilir. Çocuklar normal davranışlarının aksine davranışlar gösterdiği zaman anne babalar bu dönemin geçici olduğu unutmamalı ve çocuğa karşı olumlu davranmalıdır. Çocuklarda görülen sorunlardan biriside inatlaşmadır. Çoğu anne baba bu durumla karşılaşmıştır, çocuğuna karşı nasıl davranacağı konusunda da kararsızlık yaşamıştır. Bu yazımızda çocuklarda inatlaşma nedir? İnatlaşan çocuğa nasıl davranmalıyız? Gibi soruları yanıtlamaya çalışacağız;

İnatlaşma anne babalar tarafından olumsuz bir davranış olarak görülür. Sizin söylediğiniz ya da çocuğunuzdan yapmasını istediğiniz davranışın aksini çocuğunuz yapabilir. Çünkü çocuklar 2 yaşından sonra birey olma çabasına girer. Çocuk dünyayı keşfetmeye başlar, merak ettiği sorulara cevap arar ve bağımsız bir birey olmak ister. Aslında çocuklarda inatlaşmanın nedeni de budur, bağımsız bir birey olma çabası. Özellikle 3–6 yaş döneminde çocuklarda inatlaşma en üst seviyededir. Çocuk söylenenin aksini yapar. Bu dünyada kendisinin de var olduğunu, bağımsız bir birey olduğunu ispatlamaya çalışır. Bu dönemde çocuğun çevredeki eşyaları sahiplenmesi, tutarsız davranışlar göstermesi, devamlı bir şeyler istemesi ya da size karşı gelmesi gibi davranışlar bu dönemde normaldir. Çünkü çocuk fiziksel gelişiminin yanı sıra duygusal gelişimini de tamamlamaktadır. Çocuğun inatlaşmasının bir nedeni de duygusal gelişimidir. Çocuklar bu dönemlerde her şeyi kendisi yapmak ister. Anneler çocuklarına sürekli ilgi gösterirler ancak çocuk kendi yapabildiği işlerde çok daha mutlu olur.

Anne babalar için bu dönem oldukça zordur. Çünkü çocuk bu dönemde her zaman bir şeyler ister, her şeyin onun olmasını ve her zaman onun istediğinin olmasını bekler. Bazense yemek yemek isterken sonra vazgeçebilir ya da çok beğendiği bir oyuncağı almak isterken sonra ondan vazgeçip başka bir oyuncak alabilir. Anne babalar ise bu tutarsız davranışlara sabretmelidir. Çocuklar bu dönemde her zaman benmerkezcidir. Her şeyi o bilir, her şeyi o yapar. Eğer çocuk bir konuda inatlaşmış ve istediği yapılmamışsa tepkisini yerlere yatarak, tepinerek, bağırarak, ağlayarak ya da nefesini tutarak gösterir. Bazı çocuklar ise bu yüzden arkadaş ilişkisini fazla geliştiremez ve uyumsuz davranarak arkadaşlarıyla geçinemez. Bu durum çocuğu mutsuz ve sinirli yapar. Suratını asıp kaşlarını çatar ve bakışları değişir. Bu yaşlarda normal karşılanan inatçılık, ileri yaşlarda devam ederse bir sorun var demektir.

Çocuklar neden inatlaşır?

  • Çocuğa şiddetli cezalar verilmesi ve bunun yanı sıra şiddet ve zor kullanarak anne- babanın istediğini yaptırması,
  • Çocuğa ilgi gösterilmemesi ve çocuğun tüm isteklerinin önüne geçilip yapılmaması,
  • Yeni bir kardeşin olması ve sevginin bu kardeş üzerinde daha fazla gösterilmesi,
  • Anne- babanın çocukları arasındaki tutumu,
  • Bağımsızlık duygusunun çocuğa verilmemesi,
  • Çocuğun davranışlarına şiddet ile karşılık verilmesi gibi nedenlerle çocuk inatlaşabilir.

Neler yapılabilir?

  • İlk olarak çocuk ne yaparsa yapsın şiddet ile karşılık verilmemelidir. Bu durum çocuğu daha da inatçı yapar.
  • Çocuğun inatçı davranışlarına karşı anne ve babanın da inatçı bir takım hareketler göstermemesi gerekir.
  • Çocuğunuzun davranışlarına karşı soğukkanlı olup, çocuğunuza yumuşak ve daha uzlaşmacı bir tavırla yaklaşın.
  • Çocuğa inadı yüzünden baskı yapılmamalı ve ceza verilmemelidir.
  • Her zaman çocuğa güven duygusu vermek birçok sorunu ortadan kaldırır.
  • Çocuk bir konuda inatlaşmaya başladığı anda çocuğun ilgisini başka yöne çekmeye çalışın.
  • Çocuk kendisine ait olmayan bir eşyayı sahiplendiği zaman o eşyayı elinden sakince almak ve bunun için çocuğunuza teşekkür etmek çocuğa güven duygusu verir.
  • Çocuktan bir yetişkin gibi davranması beklenemez. Bu nedenle çocuktan olabildiğinden fazla olgunluk beklemek yanlıştır.
  • Çocuklarınızla bu dönemde emir verir gibi konuşmak yanlıştır. Örneğin çocuğunuza dişlerini fırçala demek yerine haydi beraber dişlerimizi fırçalayalım demek çocuğu çok mutlu eder.

BEBEĞİNİZİ GÜNEŞTEN KORUYUN

BEBEĞİNİZİ GÜNEŞTEN KORUYUN

Güneşin insan üzerindeki faydaları saymakla bitmez. Ancak her şeyin fazlası zarar olduğu gibi güneş ışınlarının da fazlası zarardır. Özellikle küçük çocuklarda bu zarar daha fazladır. Çocukları aşırı güneşe maruz bırakmak fayda yerine zarar verir. Bebeklerin fazla güneş ışınlarına maruz kalması sonucunda çeşitli cilt sorunları ortaya çıkar. Bazı çocuklar güneş ışınlarının zararlı etkisine daha çok maruz kalır. Bunun nedeni çocuğun açık tenli olması ya da gözlerinin açık renkte olmasıdır. Ayrıca bebeklerde güneşten en çok etkilenen riskli grubun içinde yer alır.

Çocukları güneşin zararlı etkisinden nasıl koruyabiliriz?

  • İlk olarak bebeğinizle dışarı çıkarken güneşin etkisinin az olduğu saatler yani sabah 11 den önce ve akşam 5 ten sonra dışarı çıkılmalıdır.
  • Çocuklara mutlaka şapka takılmalıdır.
  • Çocukları güneşin altında uzun süre bekletmemek gerekir.
  • Dışarıda gezerken gölge yerlerde gezmeye dikkat etmek gerekir.
  • Çocukları güneşten korumanın en iyi yolu dışarıya çıkarken güneş kremi sürmektir. Güneşten koruyucu kremleri evden çıkmadan en az 30 dakika önce sürmelisiniz.
  • Çocukların güneşten en fazla etkilendiği yerlerden biride deniz ve kumlardır. Çocuğunuz denizdeyken sık sık güneş kremi sürmeli ve denizden çıktığında mutlaka duş aldırmalısınız.

Sıcakların artması ile birlikte yaşan bir diğer sorunsa çocuklarımızda sık sık görülen yaz ishalleri ve sinek, sivrisinek, böcek ısırmalarıdır. Özellikle yazın çocuklara ve bebeklere çok dikkat edilmelidir. Çocukların sıcakların fazla olmasından dolayı bozulan besinleri tüketmesi sonucu gıda zehirlenmeleri görülmektedir. İshalin oluşma nedeni ise gerekli hijyenik ortamın sağlanmamış olmasıdır. Bu nedenle yaz aylarında sebze meyveleri bol suda yıkamaya ve hijyen kurallarına uymaya dikkat etmeliyiz. Aksi durumda çocuklarda bir çok hastalık görülebilir.