Çocuk Kazaları: En Çok Görülen Çocuk Kazaları

Gözümüz gibi baktığımız çocukları çok basit önlemler alarak kazalardan korumak mümkündür. Sebepleri çok olan kazalar 10 yaşın altındaki çocuklar için belli başlı ölüm nedenleridir. Bazense yapılan ihmaller çocuklar için büyük tehlike oluşturur. Genellikle çocuk kazaları; Düşme, boğulma, silahla yaralanma, yanık ve elektrik çarpması gibi ev kazaları, yangın, zehirlenme, trafik kazaları, temizlik maddeleridir. Bu önlenebilir kazalar, önlenmediği takdirde çocukların yaralanmasına hatta ölümüne neden olmaktadır.

Çocuk Kazaları: En Çok Görülen Çocuk Kazaları

Çocuklarda hastalıklar bir kaza sonucu da olabilir. Çünkü düşmeden dolayı oluşan travmalar çocukta hasarlar oluşturur. Çocukların uğradığı kazaların bir çoğu, travma ve boğulmadan ileri gelen kazalar, bir de ilaçların zararlı etkileridir. Ev kazalarında, merdivenler, pencereler ve mobilyalar çocuklar için risk faktörlerinin başında gelir. Bu nedenle pencere önüne eşya konulmaması, pencerelerde parmaklık olması ve çocuğun yatağının kenarlarının korkuluklu olması gerekir. Kaza sonucu zehirlenmeler genelde 1 ile 3 yaş arasında görülür.

Zehirlenmelerin birçoğu, ilaçlardan ileri gelir. Daha sonra kullanılan temizlik malzemeleri, kozmetik ürünler, oyuncaklar, tarım ve sanayi ürünleri, bitkiler ve hayvan ısırıklarıdır. Zararsız zehirlenmeler ölümle sonuçlanması nadir görülür. Ortada ve çocukların ulaşacağı yerde bırakılan ilaçlar çocuklar için tam bir tehlike kaynağıdır. Bunun yanında ev işlerinde kullanılan, çözücüler, bulaşık makinesi deterjanları, tıkanıklık gidericiler kazalar için başta gelen ve tehlikeli maddelerdir. Bu ürünler orijinal kaplarında saklanmalıdır. Yani kola veya su şişesine konan bu maddeler çocuklar tarafından fark edilemez ve çocuk içebilir.

Travma kazaları genellikle evde olup, 10 ile 15 yaş arasında olur. Kazalar ve sayıları mevsimlere göre değişir. İlkbaharda artmaya başlayan kazalar, haziran ayından itibarense zirveye ulaşır. Kışın en fazla görülen kazalar, düşmelerdir. Yazın ise boğulmalar başta gelir. Suda boğulmalar haziran ile eylül arasında sık görülür. Evlerde boğulmalar 2 ile 5 yaş arasında bahçe havuzlarında ortaya çıkar. 6 ile 12 yaş arası ise yanlışlıkla düşmelerden dolayı boğulmalar söz konusudur.

Elektrik kazaları ise; çocuklar için çok büyük kazalara neden olabilir. Bu yüzden, evde bulunan elektrik tesisatı sürekli kontrol edilmelidir. Evde açık elektrik kablosu vb. bırakılmamalıdır. Elektrik prizleri kapakla kapatılmalıdır.

Ateşli silahlar, çocukların sağlığı açısından büyük tehlikeler taşır. Çünkü çocuk her şeyi merak etme döneminde olduğu için, evde bulunan silahı da merak edip bakmak isteyecektir. Bu yüzden her zaman silah boş saklanmalı ve kurşunlar silahtan ayrı tutulmalıdır. Çocukların ulaşamayacağı bir yerde saklanmalıdır. Özellikle çocukların yanında asla silah, bıçak gibi şeyler çıkarılmamalıdır.

Çocukların oynadığı oyuncaklarda tehlikeli olabilir. Oynanılan oyuncaklar çocuğun yaşına ve gelişimine uygun olmalıdır. Çünkü küçük parçalı oyuncaklar ağza alındığında çocuklarda boğulmalara neden olmaktadır. Oyuncak dışında kuruyemiş, mısır, şeker gibi küçük besinlerde boğulma riski taşımaktadır.

Çocuklardaki Uyku Problemleri ve Çözümleri

Çocuklarda en sık görülen uyku problemleri; kâbus görme, gece yarısı uyanma, gece korkuları, yalnız yatamama, diş gıcırdatması, uyurgezerlik, uykuda konuşma ve zaman zaman da altını ıslatmadır.

Çocukta gece korkuları oldukça korkutucudur. Ancak buna pek sık rastlanmaz. Çocuğun kâbus gördüğü dönemler, okul öncesi dönemdir.

Çocukta diş gıcırdatması sık görülür. Bu olay dişlere zarar vermez.

Bazense çocuk odasında tek başına yatmak istemez. Yanında annesinin olmasını ister. Çünkü onu koruyucu melek olarak görür. Çocuğun hayal gücü ve okuduğu masallar kafasında korkuların oluşmasına neden olur. Sanki odasında ya da yatağının altında yabancı biri varmış gibi korkuya kapılır. Bu yüzden de uyuyamaz.

Çocuğun sağlıklı uyuması için ebeveynlerinde yapması gereken bazı şeyler vardır. Öncelikle çocuğun küçük yaştan itibaren düzenli bir uyku düzeneğinin kurulması gerekir. Uyku saati geldiğinde hala çocuk uyumuyorsa çocuğu hemen yatağa götürmek gerekir. Çocuğun uyuma ve uyunma saati her gün aynı olmalıdır. Yani her gün aynı saatte yatmalı ve sabah da aynı saatte kalkmalıdır. Çocuk yatağa yatınca yanına gidip günü hakkında konuşmakta fayda vardır. Daha sonra çocuğu korkutmayacak bir hikâye okunmalı ve çocuğu uykuya motive etmek gerekir. çocuğunuzda uyku sorunları hala devam ediyorsa önce sebebi araştırılmalıdır. Daha sonra uzman bir doktorla görüşülmelidir.

Çocuklarda Uyku: Çocuklar için ideal Uyku Saatleri

Çocuklarda ideal uyku kaç saattir diye merak edenler için bilgi vermeye çalışacağız.Çocuğun yaşına göre ideal uyku süresi değişiklik göstermektedir.

Çocuklarda Uyku: Çocuklar için ideal Uyku Saatleri

2 yaşında bir çocuk için 10–12 saat gece uykusu 1–2 saat gündüz uykusu

3 yaşında bir çocuk için 10–12 saat gece uykusu 1–2 saat gündüz uykusu

4 yaşında bir çocuk için 10–12 saat gece uykusu 0–2 saat gündüz uykusu

5 yaşında bir çocuk için 10–12 saat gece uykusu 0–2 saat gündüz uykusu yeterli olacaktır. Akşam daha uzun uyuyan 2–3 yaş çocukları gündüz uykusuna ihtiyaç duymayabilirler. 4 ve 5 yaşlarındaki çocuklar da artık gündüz uykusuna ihtiyaç duymuyordur.

Çocuklarda düzenli uyku hafızayı güçlendiriyor ve depresyon riskini de azaltıyor. Bunun yanı sıra uyku büyümeyi hızlandırır. Yetersiz uyuyan çocuklarda büyüme yavaşlar.

Çocuklarda uyku hakkındaki tüm yazılarımız için yandaki resme tıklayınız:

Çocuğum Uyumuyor: Çocuklarda Uyku Problemi

ÇOCUĞUM UYUMUYOR, Ne Yapmalıyım?

Çocuklarda uyku problemleri ve çözümleri

Çocukların birçoğunda uyku ile ilgili bir sorun vardır. Çocuk uyumaz ya da yalnız yatmak istemez. Bu durum sadece çocuk için değil anne ve baba için de büyük bir sorundur. Çocuklar genellikle anne ve baba ile yatmak ister. Uykunun insanlar için önemi büyüktür. Çocuklar içinse iki kat önemlidir. Çünkü çocuğun gelişiminde uykunun önemi büyüktür. Uyumak sadece dinlenmek amacıyla yapılan bir eylem değildir. Uyku sırasında vücut kendini onarır, yeniden yapılandırır, protein sentezi artar ve vücut kendini yeni güne hazırlar.

Çocuklarda özellikle ilk yıllarda olmak üzere uyku sorunu çok sık görülür. Bunların başında çocuğun uykuya dalmakta güçlük çekmesi başta gelir. Daha sonra gece yarısı uyanma, kâbuslar ve uyurgezerlik de sık rastlanan sorunlardandır. Daha büyük çocuklarda yatağını ıslatma da sorun olabilir. Süt çocuklarında ise bedensel gereksinimler uykuyu etkiler. Açlık ve altını ıslatma çocuğun uyanmasını sağlar. Uykuya dalma ve uyanma süresi her çocukta farklılık gösterebilir. Uyku problemi çözülebilir bir sorundur. Bu yüzden anne ve babanın tek yapacağı şey çocuklarına erken yaşta iyi bir uyku alışkanlığı kazandırmaktır.

Yeni doğan bir bebekte uyku saati ortalama 19 saattir. Bu uyku parçalar şeklindedir. Yani bebek 3 saat uyur ve uyanır. Daha sonra tekrar uykuya dalar 4–5 saat uyur ve uyanır. Bu durum bebek biraz büyümeye başladığında azalır. Artık uyanması sık sık değildir. Bebek 6 aya geldiğinde Aralıksız 6–8 saat uyur. 8 aya kadar da artık gece ve gündüz ayrımı yerleşmeye başlar. Uyku gündüzden geceye doğru kayar. Çocuklar büyüdükçe daha az uykuya ihtiyaçları olur. Çocuğun uyumaması çocuğu huzursuz ve sinirli yapar. Daha da önemlisi gelişiminin zayıf kalmasına yol açar

Anne ve Babanın Çocuğa Karşı Davranışları Nasıl Olmalıdır?

ANNE VE BABANIN ÇOCUĞA KARŞI DAVRANIŞLARI

Bu yazımızda anne baba çocuk ilişkilerinden bahsetmeye devam edeceğiz. İyi bir çocuk nasıl eğitilir, çocuğun etiğiminde anne baba nasıl bir yol izlemelidir?

Anne ve babanın çocuğa karşı yaklaşımı nasıl olmalıdır?

Çocuk için her zaman anne ve babanın önemli bir yeri vardır. Çünkü çocuk doğumdan itibaren ilk gördüğü kişiler anne ve babasıdır. Çocuk onları örnek alarak kişiliğini kazanmaya ve bulmaya çalışır. Anne ve babanın yanlış tutumu çocuğun yanlış kişiliğe bürünmesini sağlar. Bu yüzden anne ve babanın davranışları, çocuğa karşı yaklaşımı her zaman çok önemlidir. Ebeveynler çocuklarına karşı en doğru yaklaşımı bulmak ve uygulamak zorundadır.

1.      Denetleyici yaklaşım; Bu tür yaklaşımlarda anne ve baba çocuğa karşı şiddet uygulamakta, tehdit ederek ya da bağırarak konuşup, çocukla küserek iletişimi kesip çocuktan sevgiyi esirgeyerek çocuğun tutum ve davranışlarını değiştirmek ve kontrol altına almak isterler. Bu durumda çocuk olumsuz düşüncelere kolayca kapılabilir. Bu düşünceler çocuk üzerinde kötü etkiler oluşturur. Çocuğa yakın ilgi göstermek, sözle veya çocuğa dokunarak sevgi göstermek, onunla zaman geçirip ortak faaliyetler yapmak çocuğun benliğini olumlu yönde onaylayan davranışlardır.

2.      Pasif yaklaşım; Bu yaklaşım denetletici yaklaşımdan çok farklıdır. Anne ve baba çocuğun yaklaşımına ve davranışlarına karşı ilgisiz ve kayıtsız bir yaklaşım sergiler. Böyle bir durumda anne ile baba, hoşgörü ve ilgisizliği birbirine karıştırır. Çocuğa sınırsız özgürlük ve hak tanınır. Bir bakıma çocuğu başıboş bırakır ve çocuğun nerede duracağını belirtmezler. Bu durum devam ettiği takdir de çocuk çevreye zarar verme aşamasına gelebilir.

3.      Koruyucu yaklaşım; Aşırı koruyucu yaklaşımda, anne ve baba çocuğu gereğinden fazla kontrol altına alır. Bu yaklaşım daha çok anne ve çocuk arasında olur. Anne çocuğa çok fazla özen ve ilgi gösterir, onu sürekli koruyarak, çocuğun ihtiyaçlarını anne karşılar. Hatta çocuğun kendi başına yapabileceği şeyler bile anne tarafından karşılanır. Bu da çocuğu kendine güvensiz ve başkalarına bağımlı bir kişi yapar.

4.      Dengesiz ve kararsız yaklaşım; bu tür yaklaşımlar çocuğu olumsuz yönde etkiler. Çocuğun bugün yaptığı bir davranışa ceza veriliyor, ama ertesi gün yaptığı aynı hareket hoşgörü ile karşılanıyorsa, bu çok yanlıştır. Çünkü çocuk bunu anlayamaz ve kararsızlık yaşar. Öncelikle çocuğa ceza veriliyor ise bunun nedeni çocuğa açıklanmalıdır. Hangi davranışın yanlış, hangi davranışın doğru olduğu konusunda çocuğa bilgi verilmelidir.

Anne ve baba çocuğa karşı her zaman olumlu yaklaşmalıdır. Çocukla iyi bir iletişim kurmak için bu şarttır. Öncelikle ebeveynler tutarlı, kararlı ve net olmalıdır. Çocukla konuşmaya başlandığında sadece onunla ilgilenip, başka şeylerle meşgul olunmamalıdır. Konuşurken göz temasına dikkat edin. Öncelikle çocuğun size bakmasını sağlayın. Açık ve net konuşulmalı, çocuktan istenilen şey ona söylenmeli ve bir cevap alana kadar tekrar edilmelidir.

Çocuk her zaman fark edilmek, sevilmek ister. Çocuğu her zaman olduğu gibi kabullenmek, ona değer vermek, onu her konuda desteklemek çocuğun benliğini kazanması için çok önemlidir. Çalışan annenin ise, en büyük sorunudur. Çocuğuna yeteri kadar zaman ayıramadığından suçluluk duygusu duyarlar. Çünkü iş gerginliği, eve gelindiğinde yemek telaşı çocuk için zaman bırakmaz.

Ebeveyn ve çocuk arasındaki sorunların çözümündeki temel ilkeler;

  • İlk olarak çocuğun kendi sorunlarını kendisinin çözmesine fırsat verin. Koruyucu bir yaklaşımla yaklaşmamak gerekir.
  • Çocukla konuşarak, duygu ve ihtiyaçları hakkında karşılıklı iletişim kurmak gerekir.
  • Karşılıklı olarak sorunlara çözüm yolları arayın. Uygun bulduğunuz çözüm yollarını ise kâğıda yazarak değerlendirin.
  • Her zaman çocukla iletişim kurun ve ona sevginizi gösterin. Bu bütün sorunları çözer.

Çocuk ve Disiplin: Çocuklarda Disiplin Nasıl Sağlanır?

ÇOCUKLARDA DİSİPLİN ve Önemi: Çocuklarda disiplin nasıl olmalı? Disiplin gereklimi?

Çocuk büyütmek gerçektende çok zor bir iş olsa gerek. Çünkü onunla ilgili her şeyi bilmek ve çok ince düşünmek gerekir. Disiplinde bunların başında gelmektedir. Birçok anne ve baba bu konuda zaman zaman kararsızlık ve belirsizlik yaşarlar. Disiplin; kişilerin içinde yaşadıkları topluluğun genel düşünce ve davranışlarına uymalarını sağlamak amacıyla alınan önlemlerin tümüdür.

Disiplin; çocuğu sağlıklı ve dengeli bir şekilde yetişkinliğe hazırlamaktır. Çok katı kurallar koymak disiplin değildir. Yâda tam tersi çok serbest bırakmak, her şeyi hoşgörüyle karşılamak da disiplin değildir. Bazı ebeveynler çocuğu hayata hazırlamak amacıyla, disiplin uygulayarak çocuğun kişiliğini ezerler. Bu çocuğun kişiliğini bulmasını zorlaştırır. Disiplin oldukça önemlidir. Çünkü çocuğun hayatı anlaması, iyi ile kötüyü ayırt etmesi kısaca kendini denetleyip, kontrol etmesi alacağı disipline bağlıdır. Disiplin, çok sert ya da çok kızgın bir şekilde olmamalıdır. Bunun yerine kararlı ve tutarlı olmalıdır. Çocuğa verilen cezalar da çok önemlidir. Anne ve baba çocuğa ceza verirken onun psikolojisini ve kurduğunuz iletişimi bozmayacak şekilde olmalıdır. Çocukla kurulmuş olan iletişim bozulduğu an, çocuk artık konuşmak istemeyebilir. Ya da konuşmaları daha kısa yapmak isteyebilir. Disiplin ceza ile olmayacağı gibi, çocuk belli davranışlarına hâkim olmayı da ceza ile değil sevgi, ilgi ve hoşgörü ile disiplinli bir şekilde öğrenecektir. Çocuğun yaptığı davranışa ceza vermek olayı sadece bir süreliğine bastırır. Çocuk aynı hareketi başka bir gün mutlaka yine yapacaktır. Bu yüzden çocukla konuşarak hoşgörü ile bu davranışın yanlış olduğu çocuğa anlatılmalı ve olay kapatılmalıdır. Cezaya dayanarak disiplin vermek oldukça yanlıştır.

Çocuklarda Disiplinin Amaçları

Disiplinin 3 temel amacı vardır;

  • Çocukta sevgi ve güven ilişkisini geliştirmek,
  • Çocuğun benlik değerinin temelini atmak,
  • Çocuğun başkalarını anlayarak ve onların kişiliklerine saygı göstererek model görevini gerçekleştirmek olarak sıralanır.

Anne ve babalar çocuğu cezalandırmak yerine başka seçenekler uygulayabilir. Her zaman çocuğa seçme şansı verilmelidir. Ondan beklentilerinizi ve duygularınızı çocuğa söylemek gerekir. Yaptığı yanlış bir davranışı kınadığınızı belirtin. Daha sonra çocuğa yaptığı hatayı nasıl telafi edeceğini gösterin. Çocuğa yardımcı olabileceği bir yol gösterin ve her zaman görmek istediğiniz davranışı sergileyin.

Çocuğu dayakla ve zor kullanarak bir davranışa yönlendirmek çok yanlıştır. Böyle yapıldığında çocuk saldırganlaşarak sorunlarını her zaman şiddet yoluyla çözmeye çalışır. Zayıf vicdan ve zayıf ahlak gelişimi içinde olur. En önemlisi çocuk anne ve babaya karşı öfke ve kızgınlık içinde olur.

Çocuğa sorumluluk kazandırmanın yolları

·        Çocuğa özgürlük tanıyın ve seçim yapmasına izin verin,

·        Çocuğu överek, gösterdiği çabaya saygı duymak gerekir,

·        Çocuğun başarıları için onu destekleyin ve yaşına ve gelişimine göre ona görevler verin,

·        Ona verdiğiniz görevlerle onu baş başa bırakın ve müdahale etmeyin,

·        Her zaman onun adına düşünmek yerine kendi başına düşünmesini sağlayın.

Çocuğum Beni Dinlemiyor, Ne Yapmalıyım?

Çocuğum sözümü dinlemiyor. Çocuğum beni dinlemiyor, ona nasıl davranmam gerek?

Birçok anne ve babanın ortak sorunudur. Hep aynı şeyden şikâyet ederler. “çocuğum beni dinlemiyor, hep kendi bildiğini yapıyor”. Anne baba her zaman çocuğun kendi istedikleri gibi davranmalarını ister. Ama çocuk her zaman aksini yapar ve anne ve babasının sözünü dinlemez.

Ebeveynler için çocuğun bedensel olarak gelişmesi, büyümesi nasıl önemliyse, ruhsal olarak da gelişmesi çok önemlidir. Bu yüzden bazen anne ve baba çocuğa nasıl bir tutumla yaklaşacaklarını bilemezler ve kararsızlık yaşarlar. Ancak çocuğun söz dinlememesinde anne ve babanın da önemli rolü vardır. Her zaman çocuk anne ve babayı kendine örnek alır ve onlar gibi olmak ister. Bu yüzden ebeveynlerin davranışları burada çok önemlidir.

Çocuğum beni dinlemiyor, ne yapmalıyım?

İlk olarak kendinizin yaptığı bir şeyi çocuğa yapma demeyin. Çocuk onu mutlaka yapacaktır. Örneğin siz sigara içiyorsanız, çocuk sizi örnek alacaktır. Yani sizin uyarılarınızı asla dinlemeyecektir. Çocuğa iyi şeyler kazandırmak istiyorsak önce kendimizin iyi bir şey yapması gerekir. Çocuğun söz dinlememesi içinde bulunduğu ortam ve anne babanın tutumuyla ilgilidir. Çocuğun çevresinde olan kişilerin hareketleri onu etkileyebilir. Bir zaman sonra çocukta o kişi gibi davranmaya başlar. Bundan da önemlisi eğer anne ve baba çocuğu çok serbest ve rahat bir şekilde büyütmüşse çocuk asla anne ve babayı dinlemeyecektir. Çünkü çocuğun onlara karşı bir korkusu yoktur, kendince istediğini yapmakta özgürdür. Ya da bunun tam tersi çocuk çok disiplinli ve hep katı kuralları olan bir ortamda ise gene söz dinlemez. Anne babanın tutumsuz ve kararsız davranışları çocuğa fırsat verir. Mutlaka ebeveynler belli bir tavır koymalıdır. Aynı çizgide devam etmeli otoriter olmalıdır. Kararsızlık çocuğun bocalamasına neden olur. Kendi kişiliğini bulamaz ve güveni de git gide azalır. Çocuk hep çevresinde ki kişilerin ilgisini ister. Yeni bir kardeşin olması ona olan ilgiyi azaltacağı için, tepkisini söz dinlemeyerek gösterir. Anne ve baba çocuğa isteğini, dikkatini çekecek bir şekilde anlatmalıdır. Çocuğu tehdit ederek, bağırarak ve çocuğu zorlayarak asla sözünü dinletemez. Bunun yerine çocuğu ödüllendirerek bir şeyleri yaptırmak daha doğru olur. Böyle bir durumda çocuğa söz dinletmek için anne ve babanın yapacağı bazı şeyler faydalı olabilir.

Her zaman bir düzen içinde olmak, sınır koymak doğru olur. Çocuğa bazı kuralları öğretmek (tuvalet, yemek, giyinme vb. temel konular) gerekir.

Çocuğu ödüllendirmek onu motive eder ve mutlu olmasını sağlar. Böylelikle sizin isteklerinizi zoraki değil, kendi isteyerek yapacaktır.

Kuralları zamanında belirlemek ve uygulamak gerekir. Aniden ve sonradan söylenen kurallara çocuk uymaz ve aksini yapmak ister. Kurallarda tutarlı olmak, taviz vermemek gerekir. Daha da önemlisi kurallar açık, net olmalıdır.

Çocukla konuşarak sorunları beraber çözmekte fayda vardır. İyi bir iletişim kurulduğunda her zaman çocuk sizi dinlemeye istekli olacaktır. Aksi halde siz onu uyardığınızda size karşı çocukta bir öfke oluşur.

Çocuğa karşı hep sabırlı ve hoşgörülü bir şekilde yaklaşılmalıdır. Bunun tersi çocukta öfke, sinir ve güvensizlikten dolayı korku yaratır.

Çocuğunuzu önemsediğinizi ona hissettirin. Her konuda ona danışıp, fikrini alın. Çocukla iletişime geçerek sözünüzü dinletmeye çalışın