ÇOCUKLARDA ISIRMA ALIŞKANLIĞI

ÇOCUKLAR NEDEN ISIRIR?

Çocuklar büyürken, her geçen gün çocuğunuzda değişik davranışlar görebilirsiniz. Bazı davranışlar ebeveynleri oldukça zor durumda bırakabilir. Her çocuğun gelişimi farklıdır ve her çocuk büyüdükçe değişik alışkanlıklar kazanabilir. Bu alışkanlıklardan biriside ısırma alışkanlığıdır. Bu alışkanlık anne ve babaları oldukça rahatsız eder. Özellikle 2 yaş civarında bu alışkanlıkla daha sık karşılaşılır. 2 yaş civarında çocuklarda ısırma huyu başlar ve her çocuk mutlaka bir kerede olsa bir başka çocuğu ısırmıştır. Önemli olan bu huyun alışkanlığa dönüşmemesidir. Çocukta bu dönemde ısırma huyu başlar ve birçok farklı sebepten dolayı çocuk ısırır. Ancak 2–3 ya dönemi bittiğinde çocuğun bu ısırma huyunu bırakmış olması gerekir. Eğer çocuk halen ısırma huyuna devam ediyorsa, bu durum çocukta alışkanlık haline gelmiştir.

Aslında çocukta ısırma davranışının görülmesinin birçok nedeni vardır. Küçük çocuklar korktuklarında ya da öfkelendiklerinde tepkilerini ısırarak gösterir. 2 yaş çocuklarında durum biraz farklıdır. Bu dönemde çocuk tepkilerini ısırma yolu ile göstermeye çalışır. Aileye yeni katılan bir bebek, başka bir yere taşınma, çocuğun hayatında çocuğu etkileyecek derece de ani bir değişim çocukta ısırma huyunun oluşmasına neden olur. Çocuklar duygularını belli etmek için ısırma davranışı gösterir. Bazense sadece keşfetmek ya da dişleri kaşındığı için ısırma davranışını gösterirler. Çocuklar zarar vermek ya da saldırma amaçlı ısırmazlar, fark etmeden sadece refleks şeklinde ısırma davranışı gösterirler. Bazense bunu bir eğlence ya da oyun gibi görürler. Önemli olan çocuğun bu davranışı alışkanlık haline getirmemesidir, çünkü bu davranış çocuğun sosyal hayatını oldukça etkiler.

Çocuğunuzda ısırma davranışı varsa öncelikle sakin olmalı ve bu durumun geçici olduğunu bilmelisiniz. 2 yaş civarında ısırma davranışı çoğu çocukta görülür ve bu yaşları gereği normaldir. Isırmanın genelde nedeni; çocuğun çevresinde ki nesneleri merak etmesi, çevreyi keşfetme duygusu ve diş gelişiminin tam olarak gelişememedir. Ayrıca yeni yürümeye başlayan çocuklarda da ısırma davranışı çok görülür.

Çocuklarda ısırma davranışı nasıl engellenir?

  • Çocuğunuzda ısırma davranışı varsa ilk olarak sakin olmalı ve tepkinizi çocuğa bağırarak ya da cezalandırarak göstermeyin. Sizin bu şekilde davranmanız çocuğun ısırmaya devam etmesini sağlar.
  • Eğer çocuğunuz başka bir çocuğu ısırıyor ise çocukları ayırarak birbirlerinden uzak tutun.
  • Çocukların ısırma nedenlerinden birisi de boşlukta olmasıdır. Çocuk o boşluğu ısırarak kapatmak ister. Bu nedenle kardeşi varsa çocuğun kardeşi ile oynaması ve vakit geçirmesi sağlanmalıdır.
  • Çocuğun eline oyuncak verin. Böylece oyuncak ile meşgul olduğundan ısırma davranışı da yavaş yavaş azalır.
  • Çocuğunuza ısırmanın doğru bir şey olmadığını kesin ve kararlı bir şekilde anlatın.
  • 1–2 yaş çocukları söylediklerinizi pek anlayamaz. Bu nedenle çocuk ısırma davranışı gösterdiğinde hayır gibi kısa komutlar söyleyin.
  • Çocuk öfkelendiğinde ısırma davranışı gösteriyorsa, çocuğun neden öfkelendiğini anlamaya çalışın ve bu durumu ortadan kaldırın.
  • Çocuklar her zaman çok enerjiktir. Bu nedenle can sıkıntısından ya da enerjisi yükseldiğinden dolayı ısırma davranışı gösterebilir. Bu durumda çocuğunuza değişik alternatifler sunun. Örneğin; dans etmek, koşmak, oyun oynamak vb.
  • Çocuğunuzun neden ısırdığını anlamaya çalışın.
  • Çocuk ile iletişim çok önemlidir. Bu yaptığı davranış hakkında konuşun. Ancak bu konuşmayı çocuğunuz sakinleştiği zaman soru cevap şeklinde oyun oynarmış gibi yapmanız daha faydalı olacaktır.

EVDE OYUN HAMURU NASIL YAPILIR?

EVDE OYUN HAMURU NASIL YAPILIR?

Oyun hamuru çocukların en çok sevdiği şeylerden birisidir. Çocukların oyun hamuru ile oynamasının çocuğa birçok faydası da vardır. İlk olarak oyun hamuru çocuğun yaratıcılığını ve hayal gücünü artırır. Çocuğun hamuru yoğurması, şekil vermesi gibi faaliyetleri ise ince motor becerilerinin gelişimini destekler. 3 yaşından önce çocuklar oyun hamurunun farkında olmazlar ve hamuru sadece koparıp birleştirirler. 3 yaşından sonra ise çocuk hamurdan şekiller yapmaya başlar. Bu da çocuğun yaratıcılığını destekler. Bu yüzden oyun hamuru, çocuk gelişimi için oldukça önemli bir araçtır. Yalnız dikkat edilmesi gereken en önemli şey, küçük çocuklar hamur ile oynarken tek başına bırakılmamalı ve mutlaka yanında durulmalıdır.

Çocuğun hamurla oynaması kas gelişimi içinde faydalıdır. Oyun hamurları zararsız ve zekâ geliştirici araçlardır. Bu nedenle çocuğunuzu erken yaşta oyun hamur ile tanıştırmalısınız.

Bazı anneler çocuklarına dışarıdan oyun hamuru almak istemez ve çocuğunun sağlığına zarar vereceğini düşünür. Böyle durumlarda en basit çözüm kendi oyun hamurunuzu yapmak olacaktır. Üstelik evde oyun hamuru yapmak sanıldığı gibi zor bir şeyde değil!

Kendi yapacağınız oyun hamuru hem daha sağlıklı hem de yumuşak ve dayanıklı olacaktır.

Peki, oyun hamuru nasıl yapılır?

Malzemeler;

  • 1 su bardağı un
  • 1 tatlı kaşığı sıvı yağ
  • 1/2 su bardağı su
  • 1/4 bardak tuz

Yapılışı;

  • Un, tuz ve sıvıyağ bir kabın içerisine konulur.
  • Üzerine yavaş yavaş su eklenir.
  • Hamur kıvamına gelene kadar yoğrulur. Eğer hamurunuz ele yapışıyorsa biraz daha un ekleyebilirsiniz.
  • Hamurunuzun tek renk olmasını istiyorsanız, seçtiğiniz bir renk gıda boyasını tüm hamura ekleyin ve yoğurun.
  • Hamurunuzun farklı renklerde olmasını istiyorsanız, hazırlanan hamur küçük parçalara ayrılır ve her bir parça farklı renk eklenerek yoğrulur.
  • Böylece oyun hamurunuz tamamlanmış oluyor. İyi eğlenceler

BESLENME ÇANTASI NASIL HAZIRLANIR?

Beslenme çantasında neler olmalı?

Okul çağı çocuklarının beslenmesinde en büyük görev ebeveynlere düşmektedir. Çocuğa sağlıklı bir beslenme çantası hazırlamak, çocuğun gelişimi ve büyümesi açısından çok önemlidir. Okulların açılması ile birlikte anne ve babaların kafasında hep aynı soru vardır. Beslenme çantası nasıl hazırlanmalı? Beslenme çantasının içinde neler olmalı?

İlk olarak okul çağında ki çocuklar düzenli ve dengeli beslenmelidir. Bu büyüme ve gelişme için gereklidir. Bu nedenle beslenme çantası hazırlanırken dikkat edilmesi gereken kurallar vardır.

Çocuklar abur cubur yiyecekleri çok sever ve bu yiyeceklerden vazgeçemez. Anne ve babalar ise özellikle bu yiyeceklerden çocuklarını nasıl uzak tutacağını bilemez. Bu durumu engellemek için sağlıklı ve eğlenceli bir beslenme çantasının hazırlanması ilk kuraldır. Çocuklar bazı besinleri sevmeyebilir ve bu yiyecekleri yemek istemez. Anneler ise bu yiyecekleri daha eğlenceli bir şekilde sunum yaparak çocuklarına yedirebilir. Aynı şekilde beslenme çantasına da eğlenceli ve sağlıklı menüler koyarak çocukların sevmesi sağlanabilir.

Okul çağında çocuklara doğru beslenme alışkanlığını kazandırmak, sağlıklı ve dengeli beslenmesini sağlamak çok önemlidir. Bu dönemler çocuğun kaliteli bir yaşam sürmesi için temel oluşturur. Ayrıca hem fiziksel hem de zihinsel gelişim içinde çocuğun beslenmesi oldukça önemlidir. Bu nedenle okul çağında ki çocukların beslenmesinde anne ve babalara büyük görevler düşmektedir.

Peki, çocuğuma nasıl bir beslenme programı hazırlamalıyım? Sağlıklı bir beslenme çantası nasıl hazırlanır? Beslenme çantasında neler olmalı?

  • İlk olarak beslenme çantasının hazırlanması anneler için pratik, çocuklar içinse keyifli ve kolay taşınabilir olmalıdır.
  • Çocuklar her gün aynı menüden sıkılabilir ve yemek istemeyebilir. Bu yüzden her gün değişik beslenme menüleri çocukların iştahını açabilir.
  • Eğer çocuğunuz beslenmede ekmek yemek istemiyorsa kek ya da börek koyabilirsiniz.
  • Her zaman çocukların beslenmesi için sağlıklı ve doğal gıdalar seçin.
  • Asitli içecekler ve hazır ürünler asla beslenme menüsünde olmamalıdır.
  • Beslenme menüsünde ki meyveler de mümkünse bütün haliyle beslenme çantasına konulmalıdır. Böylece besin değeri kaybolmaz.
  • Bir diğer önemli nokta ise, mutlaka beslenme çantasına su konulmalıdır.
  • Beslenme çantasına konulan içecekleri de kendinizin hazırlaması daha sağlıklı olur. Fazla kalorili, asitli içecekler ve hazır meyve suları yerine süt, ayran ya da taze sıkılmış meyve suları tercih edilmelidir.
  • Ayrıca beslenme çantasında meyve, ceviz, fındık gibi gıdaların da olması gerekir.
  • Çocukların beslenme menüsüne hazır abur cubur gıdalar konmamalıdır.
  • Çocukların beslenmesinde sevmediği ve yemediği yiyeceklerin görünümünü ve sunumunu değiştirerek daha eğlenceli bir hale getirebilirsiniz.

Çocuklarda Zihin Açan Gıdalar

Çocuklarda Zihin Açan Gıdalar

Çocuklar sürekli değişim ve gelişim içindedir. Bebekler doğdukları andan itibaren devamlı bir gelişim gösterir. Bu süreçte anne ve babalar çocuklarının gelişimine katkıda bulunmalıdır. Özellikle gelişim sürecinde ebeveynler bebeklerinin zekâ gelişimine katkıda bulunmalıdır. Ancak birçok anne baba bu konuda kararsızlık yaşar ve akla ilk şu soru gelir “bebeğimin gelişimine nasıl katkıda bulunmalıyım? Bebeğimin zekâ gelişimine nasıl destek vermeliyim?

İlk olarak şunu belirtelim ki çocuğun gelişimine anne ve babalar katkıda bulunabilir. Çocukların zekâ gelişimine anne ve babalar gerek eğitimle gerekse bazı besinlerle destek verebilir. Bazı besinler çocukların beyin gelişimine fayda sağlar ve çocuğun zihnini açar.

Peki, eğitimle çocuğun zekâ gelişimine nasıl katkıda bulunulur?

Çocuklar doğumdan itibaren sizi dinler ve anlamaya çalışır. Bu nedenle bebeğinizle iletişim çok önemlidir. Çocuğunuzla doğumdan itibaren konuşarak karşılıklı iletişim kurmak zihin gelişiminin olumlu yönde ilerlemesini sağlar. Bebeğin gelişimine en büyük destekçi ebeveynlerdir. Bu nedenle çocuğunuzla iletişim kurmayı, oyunlar oynamayı ve çocuğunuzu anlamayı ihmal etmeyin. Bebeklere ilk 6 aydan sonra eşyaların adını oyun oynayarak tanıtabilirsiniz. Böylelikle zihin gelişimine olumlu katkıda bulunabilirsiniz. Çocuğunuza basit sorumluluklar vermek kendisini ifade etmesini sağlar. Ayrıca bu dönemlerde çocuklar her şeyi merak eder. Eşyalara dokunmak, eşyaların nasıl bir şey olduğunu öğrenmek ister. Bu dönem oldukça önemlidir, bebeğinizin zekâ gelişimi için önemli bir süreçtir. Bu nedenle bebeğinize fırsat tanıyın ve bu dönemi en iyi şekilde değerlendirmeye çalışın.

Çocuklarda zihin açan gıdalar

· Kırmızı et; etin içinde bulunan demir, çocukların zekâsını arttırmada çok önemlidir Ayrıca içinde bulunan çinko sayesinde de bellek gelişimine yardımcı olmaktadır.

· Yumurta; yumurta içerisinde protein ve bol miktarda D vitamini bulunur. Bu yüzden yumurta beyin işlevinin gelişmesini ve sarısında bulunan kolin sayesinde bellek gelişiminde önemli rol oynar.

· Balık; balık oldukça önemli bir besin maddesidir. Çocuklarda beyin gelişimi ve beyin fonksiyonları için gereken temel yağ asitleri bulunur. Bu nedenle çocuklarda balık tüketimi önemli ve gereklidir.

· Baklagiller; bol miktarda vitamin ve mineral içerdiklerinden çocuğun zihinsel faaliyetlerinin yüksek düzeyde kalmasına yardımcı olur.

· Çilek; çocukların en çok sevdiği meyve olan çilek oldukçada faydalı bir meyvedir. Beyin fonksiyonlarının düzene girmesine yardımcıdır. İyi bir C vitamini antioksidan ve deposudur. Bu sayede bellek gelişimi güçlenmektedir.

· Süt ve süt ürünleri; çocuklar tarafından oldukça sevilir. D vitamini, kalsiyum, protein, karbonhidrat ve B vitaminleriyle doludur. Bu sayede çocukların zekâ gelişimi olumlu yönde ilerler.

· Sebzeler; çocukların gelişimi için oldukça önemlidir. Özellikle renkli sebzelerde antioksidan daha fazla bulunur. Sebzeler de beyin hücrelerine güç ve sağlık veren antioksidan içerir.

· Soya; soya hafızayı güçlendirir ve zekâ açar. Beyin işlevini olumlu yönde etkiler.

· Adaçayı; hafıza ve zekâ açmaya yardımcıdır.

  • Yulaf: Karbonhidrat oranı yüksek olduğundan hafıza ve dikkate olumlu yönde etkiler.

Bebeklere Kitap Okunmaya Ne Zaman Başlanmalı?

Bebeklere Kitap Okunmaya Ne Zaman Başlanmalı?

Bebeklere kitap okumak oldukça önemlidir. Bebeğin gelişimi açısından günün belli saatlerinde bebeğe kitap okumak gerekir. Yapılan araştırmalar bebeğe kitap okunmasının, bebeğin zihinsel gelişimini arttırdığını göstermiştir. Hem bebekler hem de çocuklar için kitap oldukça önemli bir gelişim aracıdır. Anne karnında bebek her şeyi duyabilir ve hatta cevap dahi verebilir. Anne adayları gebelik boyunca bebeklerine kitap okuyabilir. Bebek anne karnında dahi olsa okunan kitaplardan faydalanır. Bebek doğduktan sonra da bebeğe kitap okunabilir. İlk aylarda bebek anne karnında olduğu gibi sizi duyar. Bu nedenle ilk aylarda okunan kitaplar bebeğin sese olan duyarlılığını artırmış olur.

Bebeğinize günün belli saatlerinde kitap okuyabilirsiniz. Örneğin sabahları ya da gece uyumadan önce bebeğe kitap okunması tavsiye edilir. Anne adayları bazen kararsız kalmaktadır. Bebeğine ne okuyacağı konusunda kararsızlık yaşayabilir. Küçük bebeklere neyin okuduğu hiç önemli değildir. Önemli olan okuma eyleminin gerçekleşmiş olmasıdır. Bebekler dinlemeyi çok sever, bu nedenle bebeğinize devamlı bir şeyler okuyun. İster gazete olsun ya da bir hikâyeyi sizin sesinizden müzikal kıvamda dinlenmeyi bebekler çok sever. Bu yüzden bazı tekerlemeleri coşkuyla dinler. Özellikle rutine bağlı olan ‘fış fış kayıkçı’ gibi melodisel tekerlemelere bedensel olarak eşlik etmeye çalışırlar.

Anneler bebeklerine kitap okumaya başladığında hemen aklına şu soru gelir “bebeğim bu kitaptan gerçekten anlıyor mu” bebekler iyi bir dinleyicidir ve özellikle annelerini dinlemeyi çok sever. Kitap okumak bebek için çok faydalıdır. Ancak bazı noktalara dikkat etmek gerekir. İlk olarak 18 aydan küçük bebekler karmaşık desenleri sevmezler onlara tek sayfada figür resimleri idealdir. İlk aylardan itibaren bebeğe kitap okunması, çocuğun konuşma çağında daha düzgün cümleler kurmasını sağlar. Bebeğin ailesi ile iletişimini kuvvetlendir. Anne adayları özellikle kitap okurken masalı yumuşak bir ses tonuyla okumaya ve kelimelerin daha net söylenmesine dikkat etmelidir.

Bebekler yürüme çağına geldiğinde bir masalı defalarca dinlemek isterler. Çünkü yürüme çağında olan çocuklar bir masalı anlayabilmeleri için defalarca okumak gerekir. Masal okurken çocuğunuzu da dâhil etmeyi unutmayın. Özellikle hikâye seçimini çocuğunuza bırakın. Karakterlere göre ses tonunuzu değiştirin ve ifadelerinize jest ve mimik katın.

Bebeklere kitap okumaya ilk aylardan itibaren başlanabilir. Bebek sizi anlamasa da dinler. Anne babalar çocuk ileri yaşa geldiği zaman kitap okumayı bırakırlar. Çocuk okuma yazma öğrendikten sonra kitap okumayı kesmeleri oldukça yanlıştır. Çocuğunuzla iletişimi kuvvetlendirmek için kitap okumaya devam edin.

Bebeklerde Öksürük Nedenleri

Bebeklerde Öksürük

Anneleri en çok endişelendiren sorunlardan birisi de bebeklerde öksürük olmasıdır. Bu sorun ise bebeklerde sıkça görülür. Bebeklerde öksürük çoğu zaman önemsenmez. Ancak bazen öksürükler ciddi sağlık sorunlarına sinyal verebilir. Bu nedenle bebeklerde öksürük basite alınmamalı ve dikkat edilmelidir. İlk olarak ebeveynler öksürüğe neden olabilecek sebepleri ve püf noktaları bilmeleri fayda sağlayacaktır. Bir konuyu araştırmak ve gerekli önlemleri almak her zaman bize fayda sağlar. Bu nedenle böyle durumlarda bilinçsizce hareket etmek en büyük yanlıştır. Anne ve babalarında en sık yaptığı hata bilinçsizce hareket etmektir.

Bebeklerde öksürük başladığında ilk olarak hangi konuya dikkat etmeliyiz? İlk olarak öksürüğün balgamlı olup olmadığına dikkat edilmelidir. Ardından doktora danışılmadan kullanılan öksürük şuruplarından uzak durmalıyız. Her evde mutlaka öksürük şurubu vardır ve bu şuruplar hiçbir zarar vermeyeceği düşüncesiyle gelişigüzel kullanılmaktadır. Bu yanlıştır, çünkü balgamlı öksürüklerde uzmanlar kesinlikle öksürük şuruplarını önermiyorlar. Bu nedenle doktora danışılmadan ilaç kullanılmamalıdır. Anne ve babalar öksürüğün geçmesi için birçok müdahalede bulunur. Bu yapılan müdahaleler çoğu zaman daha çok soruna davetiye çıkarır. Öncelikle bebekte balgamlı öksürük varsa, öksürükten önce vücuttaki balgamdan kurtulmak gerekir. Şurupla kesilen öksürük çocuğun vücudundaki balgamı muhafaza etmesine neden olabilir.

Bebeklerin balgamı daha çabuk atması için bebek sırtüstü değil yüzüstü yatırılmalıdır. Bu yatış şekli bebeklerin balgamı daha kolay atmasına yardımcı olur. Daha dik pozisyonda yatırarak balgamın bebeklerin ağız ve burunları tıkamalarının önüne geçirmiş oluruz. Bu nedenle bebeklerin gece yatış şekli büyük önem taşır. Öksürük iki gün içinde geçmez ise mutlaka bir doktora götürülmelidir. Bebeğin hemen doktora gitmesine neden olacak durumlar; öksürük kriz şeklinde geliyorsa, iki günden uzun süre devam ediyorsa, öksürük şiddetleniyorsa, ateşle beraber öksürük varsa, gece uyku düzenini etkiliyorsa hemen bir doktora götürülmelidir. Bir diğer öneri ise bebeklerin yattığı odanın nem oranını arttırmaktır. Kuru öksürüklü bebeklerin odasında kaynayan bir su tutulması ortamdaki nemi arttırır.

Öksürük şuruplarını kullanırken dikkatli olunmalıdır. Özellikle 6 aydan küçük çocuklarda şurup kullanılması riskli olabilir. Bebekler de öksürük nedenlerini şu şekilde sıralayabiliriz; enfeksiyon, alerji, burun tıkanıklığı, yabancı bir cismin yutulması ya da diğer ciddi nedenlerdir.

Bebekler İçin Zekâ Geliştirici Oyunlar

Bebekler İçin Zekâ Geliştirici Oyunlar

Çocuklar için oyun hayatın kendisi demektir. Oyun oynamayan çocuk yoktur. Oyun bebeklerin gelişimi için çok önemli bir araçtır. Oyun bebeklerin beyin gelişimine olumlu katkılar sağlar. Doğumdan sonra ilk yıllarda bebeklerin beyinlerinin %70’i gelişmiş oluyor. Bu da demek oluyor ki sonraki ilk yılda yapacağımız oyun ve aktiviteler bebeğimizin beyin gelişimine inanılmaz bir katkı sağlar. Çocuklarla yapılacak en iyi aktivite oyun oynamaktır. Çocuklar ebeveynlerle oynadığı oyunlarda daha mutlu olmaktadır. Çocuklar dünyayı oyun sayesinde daha iyi anlar ve öğrenir. Oyun çocuklara ait bir iştir ve bu işi en iyi çocuklar yapar.

Bazı anneler çocukların oyuncaklar ile oynamasını pek istemez. Bu aslında yanlıştır, çocuk oyun ve oyuncaklar sayesinde dünyayı daha iyi tanır. Anne ve babaların dikkat etmesi gereken en önemli konu, çocuğun yaş grubuna uygun oyunları oynamasıdır. Çocuklar için en iyi oyun türü, gelişimine bağlı oyundur. Çocuğun dünyayı öğrenmek için en iyi aracı oyun ve oyuncaklardır. Bu nedenle ebeveynler bu araçları çok iyi seçmelidir. Çocuğu eğitecek, eğitimine katkı sağlayacak oyunlar tercih edilmelidir. Çocuklar ilk eğitimi ailede alır. Birçok davranışı aile sayesinde öğrenir. Bebeğiniz ile ilk yıllarda “ceee” ve “mini mini bir örümcek” gibi oyunları oynayabilirsiniz.

Bebeklerde Zekâ Geliştirici Oyunlar

0–1 Aylık bebekler için; bu aylarda bebeğiniz ile yüz yüze gelecek şekilde oturun. . Yüzünüzü yüzüne değdirerek gülücükler saçın. Ardından bir kâğıda resimler çizerek 1 dakika boyunca sırayla bebeğinize gösterin.

1–2 Aylık bebekler için; bebeğinize bilek çıngırakları alın. Bu bebeklerin hem dikkatini çeker hem de bebeğiniz bu oyuncakları çok sever. Bebeğinizin bileğine taktıktan sonra ‘seni çok seviyorum’ cümlesi gibi bir cümle seçin ve bunu melodilendirerek bebeğinize söyleyin.

2–3 Aylık bebekler için; bebeğiniz için bu aylarda sert plastikten yapılmış halkalar almalısınız. . Elinize birer tane halka alıp bebeğiniz tutmaya çalışana kadar gösterin. Halkayı tuttuğunda diğer tarafından halkayı bebeğinize doğru iterek ‘hadi çek’ diyin. Ardından halkayı kendinize doğru çekerek ‘hadi it’ diyin. Bebeğinizin avuçlarını açmasına yardımcı olun ve ‘hadi bırak’ diyin.

4–5 Aylık bebekler için; elinize bir kâğıt alarak yüzünüzü kapatın. Bebeğinize ‘beni görmek istiyorsan hadi konuş’ diyerek ses çıkarmasını sağlayın ve ses çıkardıktan sonra onu öpün. İki dakika boyunca tekrar edin.

5–6 Aylık bebekler için; bu dönemde nesneleri tanımaya başladığı için çay kaşıkları, yemek kaşıkları, parfüm kutuları gibi nesneler sunun. Mesela bir çay kaşığını eline verin ‘bir kaşık’ diyin sonra ikinciyi verin muhtemelen diğerini bırakıp onu alabilir sonra üçüncüyü de verin. Ardından bebeğinize bunların hepsi ‘1.2.3. kaşık’ diyin.

6–9 Aylık bebekler için: gün içerisinde neler yaptığınızı melodili hale getirerek bebeğinize anlatınız. 9–12 Aylık bebekler için: bebeğinizi sırt üstü yatırıp burnunuzu burnuna değdirin ve ‘burun’ diyin şarkı söyler gibi. Ardından bu hareketi yanaklarına, kollarına ve bacaklarına tekrarlayabilirsiniz.

OKULA YENİ BAŞLAYAN ÇOCUĞA NASIL DAVRANMALI?

OKULA YENİ BAŞLAYAN ÇOCUĞA NASIL DAVRANMALI?

Her sene okulların açılmasıyla birlikte öğrencilerde ve velilerde bir telaş başlar. Özellikle bu sene okula yeni başlayacak öğrencilerde hem sevinç hem de endişe vardır. Okula başlama yaşının değişmesiyle birlikte, velilerin en çok merak ettiği soru çocuğum okula alışabilecek mi? Bazı çocuklar okulun ilk günü ebeveynlerine hiç sorun çıkarmaz ve okula çok çabuk uyum sağlar. Ancak bazı çocuklar anne ve babadan ayrılmak istemediği için okulu kabullenmez. Bu gibi durumlarda veliler okulun ilk günleri sıkıntı yaşamaktadır. Pekâlâ, böyle bir durumla karşılaşmamak için neler yapılmalıdır? Okula yeni başlayan çocuğa nasıl davranılmalıdır?okul korkusu

Çocuklar devamlı sosyalleşme süreci içindedir. Sosyalleşme ve eğitim ilk olarak ailede başlar ve okulda devam eder. Okula yeni başlayacak çocukların kimisi heyecanlı, kimisi ise endişeli bir durum içindedir. Sonuçta çocuklar yeni bir ortama içine girmekte ve yaşamlarında da yeni bir aşamaya geçme sürecindedir. Bu nedenle anne ve babanın desteği çok önemlidir. Okul ortamına alışmak çocuk için biraz zaman alabilir. Ev ortamında bütün ilgi çocuk üzerindeyken, okula gittiğinde kendisi gibi birçok çocuğun bulunduğu bir ortam olacağından çocuğun o ortama alışması biraz zaman alır. Çocuk duygusal olarak gel-git yaşar. Okulun ilk günlerinde velilerin dikkat etmesi gereken bazı noktalar vardır.

  • Veliler öncelikle çocuğa karşı kararlı bir tutum takınmalıdır. Çocuk ile anlaşılır şekilde konuşmalı ve çocuk cesaretlendirilmelidir.
  • Çocuk okula gitmek istemiyorsa bunun nedenleri sorulmalı ve korkusunun nedenleri ortaya çıkarılmalıdır.
  • Çocuğun endişelendiği noktalar ortaya çıkarılmalı ancak bunu yaparken çocuk küçük düşürülmemeli ve asla aşağılayıcı konuşulmamalıdır.
  • Velilerin dikkat etmesi gereken en önemli nokta, çocuk asla başka çocuklarla karşılaştırılmamalı ve başka çocuklar iyi örnek olarak gösterilmemelidir.
  • Okula başlamanın kötü bir şey olmadığı anlatılmalı ve sadece onun değil bütün çocukların bunu yaşayacağı söylenmelidir.
  • Çocuğun okula gitmek istememesinin nedeni aileden ayrılma korkusudur. Bu nedenle çocuğa güven duygusu verilmelidir. Çocuğa ben buralardayım ya da çıkışta beni göreceksin, kapıda olacağım gibi cümleler kurarak sakinleşmesi sağlanmalıdır.
  • Çocuklar için en önemli şey güven duygusudur. İlk günlerde anne-babalar çocuklarını yalnız bırakmamalıdır. Böylece çocuğun güvenini kazanarak okula alışması sağlanabilir.
  • Çocuğa karşı her zaman sakin davranılmalıdır. Anne ya da babanın sergileyeceği kırıcı davranışlar çocuğun okula uyum sürecini uzatır. Bu nedenle her zaman olumlu davranmak gerekir.

ÇOCUKLARDA İNATLAŞMA

ÇOCUKLARDA İNATLAŞMA

Çocuklar her geçen gün değişim ve gelişim gösterirler. Bu gelişim döneminde çocuklarda bazı problemler görülebilir. Bu nedenle anne babalar ilk olarak çocuklarının gelişim özelliklerini çok iyi bilmelidir. Çocuklar her gelişim döneminde farklı davranışlar sergiler. Daha önce hiç yapmadığı davranışları yapabilir. Çocuklar normal davranışlarının aksine davranışlar gösterdiği zaman anne babalar bu dönemin geçici olduğu unutmamalı ve çocuğa karşı olumlu davranmalıdır. Çocuklarda görülen sorunlardan biriside inatlaşmadır. Çoğu anne baba bu durumla karşılaşmıştır, çocuğuna karşı nasıl davranacağı konusunda da kararsızlık yaşamıştır. Bu yazımızda çocuklarda inatlaşma nedir? İnatlaşan çocuğa nasıl davranmalıyız? Gibi soruları yanıtlamaya çalışacağız;

İnatlaşma anne babalar tarafından olumsuz bir davranış olarak görülür. Sizin söylediğiniz ya da çocuğunuzdan yapmasını istediğiniz davranışın aksini çocuğunuz yapabilir. Çünkü çocuklar 2 yaşından sonra birey olma çabasına girer. Çocuk dünyayı keşfetmeye başlar, merak ettiği sorulara cevap arar ve bağımsız bir birey olmak ister. Aslında çocuklarda inatlaşmanın nedeni de budur, bağımsız bir birey olma çabası. Özellikle 3–6 yaş döneminde çocuklarda inatlaşma en üst seviyededir. Çocuk söylenenin aksini yapar. Bu dünyada kendisinin de var olduğunu, bağımsız bir birey olduğunu ispatlamaya çalışır. Bu dönemde çocuğun çevredeki eşyaları sahiplenmesi, tutarsız davranışlar göstermesi, devamlı bir şeyler istemesi ya da size karşı gelmesi gibi davranışlar bu dönemde normaldir. Çünkü çocuk fiziksel gelişiminin yanı sıra duygusal gelişimini de tamamlamaktadır. Çocuğun inatlaşmasının bir nedeni de duygusal gelişimidir. Çocuklar bu dönemlerde her şeyi kendisi yapmak ister. Anneler çocuklarına sürekli ilgi gösterirler ancak çocuk kendi yapabildiği işlerde çok daha mutlu olur.

Anne babalar için bu dönem oldukça zordur. Çünkü çocuk bu dönemde her zaman bir şeyler ister, her şeyin onun olmasını ve her zaman onun istediğinin olmasını bekler. Bazense yemek yemek isterken sonra vazgeçebilir ya da çok beğendiği bir oyuncağı almak isterken sonra ondan vazgeçip başka bir oyuncak alabilir. Anne babalar ise bu tutarsız davranışlara sabretmelidir. Çocuklar bu dönemde her zaman benmerkezcidir. Her şeyi o bilir, her şeyi o yapar. Eğer çocuk bir konuda inatlaşmış ve istediği yapılmamışsa tepkisini yerlere yatarak, tepinerek, bağırarak, ağlayarak ya da nefesini tutarak gösterir. Bazı çocuklar ise bu yüzden arkadaş ilişkisini fazla geliştiremez ve uyumsuz davranarak arkadaşlarıyla geçinemez. Bu durum çocuğu mutsuz ve sinirli yapar. Suratını asıp kaşlarını çatar ve bakışları değişir. Bu yaşlarda normal karşılanan inatçılık, ileri yaşlarda devam ederse bir sorun var demektir.

Çocuklar neden inatlaşır?

  • Çocuğa şiddetli cezalar verilmesi ve bunun yanı sıra şiddet ve zor kullanarak anne- babanın istediğini yaptırması,
  • Çocuğa ilgi gösterilmemesi ve çocuğun tüm isteklerinin önüne geçilip yapılmaması,
  • Yeni bir kardeşin olması ve sevginin bu kardeş üzerinde daha fazla gösterilmesi,
  • Anne- babanın çocukları arasındaki tutumu,
  • Bağımsızlık duygusunun çocuğa verilmemesi,
  • Çocuğun davranışlarına şiddet ile karşılık verilmesi gibi nedenlerle çocuk inatlaşabilir.

Neler yapılabilir?

  • İlk olarak çocuk ne yaparsa yapsın şiddet ile karşılık verilmemelidir. Bu durum çocuğu daha da inatçı yapar.
  • Çocuğun inatçı davranışlarına karşı anne ve babanın da inatçı bir takım hareketler göstermemesi gerekir.
  • Çocuğunuzun davranışlarına karşı soğukkanlı olup, çocuğunuza yumuşak ve daha uzlaşmacı bir tavırla yaklaşın.
  • Çocuğa inadı yüzünden baskı yapılmamalı ve ceza verilmemelidir.
  • Her zaman çocuğa güven duygusu vermek birçok sorunu ortadan kaldırır.
  • Çocuk bir konuda inatlaşmaya başladığı anda çocuğun ilgisini başka yöne çekmeye çalışın.
  • Çocuk kendisine ait olmayan bir eşyayı sahiplendiği zaman o eşyayı elinden sakince almak ve bunun için çocuğunuza teşekkür etmek çocuğa güven duygusu verir.
  • Çocuktan bir yetişkin gibi davranması beklenemez. Bu nedenle çocuktan olabildiğinden fazla olgunluk beklemek yanlıştır.
  • Çocuklarınızla bu dönemde emir verir gibi konuşmak yanlıştır. Örneğin çocuğunuza dişlerini fırçala demek yerine haydi beraber dişlerimizi fırçalayalım demek çocuğu çok mutlu eder.

BEBEĞİNİZİ GÜNEŞTEN KORUYUN

BEBEĞİNİZİ GÜNEŞTEN KORUYUN

Güneşin insan üzerindeki faydaları saymakla bitmez. Ancak her şeyin fazlası zarar olduğu gibi güneş ışınlarının da fazlası zarardır. Özellikle küçük çocuklarda bu zarar daha fazladır. Çocukları aşırı güneşe maruz bırakmak fayda yerine zarar verir. Bebeklerin fazla güneş ışınlarına maruz kalması sonucunda çeşitli cilt sorunları ortaya çıkar. Bazı çocuklar güneş ışınlarının zararlı etkisine daha çok maruz kalır. Bunun nedeni çocuğun açık tenli olması ya da gözlerinin açık renkte olmasıdır. Ayrıca bebeklerde güneşten en çok etkilenen riskli grubun içinde yer alır.

Çocukları güneşin zararlı etkisinden nasıl koruyabiliriz?

  • İlk olarak bebeğinizle dışarı çıkarken güneşin etkisinin az olduğu saatler yani sabah 11 den önce ve akşam 5 ten sonra dışarı çıkılmalıdır.
  • Çocuklara mutlaka şapka takılmalıdır.
  • Çocukları güneşin altında uzun süre bekletmemek gerekir.
  • Dışarıda gezerken gölge yerlerde gezmeye dikkat etmek gerekir.
  • Çocukları güneşten korumanın en iyi yolu dışarıya çıkarken güneş kremi sürmektir. Güneşten koruyucu kremleri evden çıkmadan en az 30 dakika önce sürmelisiniz.
  • Çocukların güneşten en fazla etkilendiği yerlerden biride deniz ve kumlardır. Çocuğunuz denizdeyken sık sık güneş kremi sürmeli ve denizden çıktığında mutlaka duş aldırmalısınız.

Sıcakların artması ile birlikte yaşan bir diğer sorunsa çocuklarımızda sık sık görülen yaz ishalleri ve sinek, sivrisinek, böcek ısırmalarıdır. Özellikle yazın çocuklara ve bebeklere çok dikkat edilmelidir. Çocukların sıcakların fazla olmasından dolayı bozulan besinleri tüketmesi sonucu gıda zehirlenmeleri görülmektedir. İshalin oluşma nedeni ise gerekli hijyenik ortamın sağlanmamış olmasıdır. Bu nedenle yaz aylarında sebze meyveleri bol suda yıkamaya ve hijyen kurallarına uymaya dikkat etmeliyiz. Aksi durumda çocuklarda bir çok hastalık görülebilir.