Çocuğum Altını Islatıyor: Çocuğun Altını Islatması ve Nedenleri

Birçok anne ve babanın en büyük sorun ve korkusudur. Çocuğunun gece altını ıslatması ve size gelip anne ben yatarken… Diye devam eden cümleleridir. Ancak bu durum birçok ailede gözlenebiliyor ve çok sık rastlanan bir problemdir. Kısaca gece altını ıslatma, uyku sırasında farkında olmadan idrar yapma olarak tanımlayabiliriz. Çocukların gece altını ıslatması aslında o kadar da can sıkıcı bir sorun değildir. Aksine kolayca üstesinden gelinecek bir sorundur. Çünkü bu olay sadece sizde değil birçok ailede vardır.

Çocuğun Altını Islatması ve Nedenleri

Çocuklarda alt ıslatmanın birçok nedeni olabilir. Asıl önemli olan bu sorunun hangi yaştan sonra problem oluşturduğudur. Normal olarak çocuk üç yaşına kadar altını ıslatabilir. Bu durumun kontrolü beş yaşına kadar sağlanmış olması gerekir. Üç yaşından sonra gündüz altını ıslatma kontrol altına, beş yaşında ise gece altını ıslatma kontrol altına alınmalıdır. Eğer hala beş yaşından sonra geceleri altını ıslatma sorunu yaşıyorsa bir problem var demektir. Genelde erkek çocukları kız çocuklarından daha çok altını ıslatma sorunu yaşar. Bir genelleme yapıldığında üç yaşındaki çocuklar %40 oranında, beş yaşındaki çocuklar %20 oranında, altı yaşında çocuklar %10 oranında alt ıslatma sorunu yaşarlar. Alt ıslatmanın farklı nedenleri varken ilk önemli nedenler ve alt ıslatmanın sebepleri şunlardır:

Çocuğun Altını Islatmasının Nedenleri

İlk olarak kalıtsal nedenler önemli rol oynar, daha sonra ise ailede böyle benzer bir durumun olması riski arttırır.

Çocuğun ateşli hastalıklar geçirmesi ve böbrek ve ya idrar yolları enfeksiyonu gibi rahatsızlığının olması,

Bir diğer önemli nedende, çocuğun sinir sisteminin normale göre daha yavaş gelişmesi,

Bu sorunda anne ve babanın da bazen rolü vardır. Çünkü çocuğa tuvalet eğitimini geç yaşta vermesi altını ıslatmasında büyük rol oynar. Ebeveynlerin çocuğa tuvalet eğitimini erken yaşta vermesi gerekir.

Bazense derin uyku en sık rastlanılan sebeplerden birisidir. Çocuk derin uyku esnasında idrara sıkıştığının farkına varamaz. Bu yüzden altını ıslatma sorunu yaşar.

Ailede sürekli kavga edilmesi, geçimsizlik, anne ve babanın boşanması ve aile içi şiddet de bu sorunun çıkmasında başrollerdedir. Çünkü çocuk psikolojik olarak etkileneceğinden bazen bilinçli olarak bunu yapabilir.

Gece altını ıslatan çocuklarda herhangi bir şekilde davranış bozukluğu veya zekâ geriliği gibi bir problemin olması bu durumu tetikler.

Çocuğa verilen tuvalet eğitiminin nasıl verildiği de önemlidir. Çünkü çocuğa bağırılarak, sert ve baskıcı bir biçimde çocuk korkutularak verilen eğitim başarısızlık gösterir.

Çocuğa karşı gösterilen ilgi ve sevginin az olması ya da çocuğa sevgi gösterilmemesi.

Yeni bir kardeşin olması ve çocuklar arsında eşit sevgi gösterilmemesi nedeniyle oluşan kıskançlık alt ıslatma nedeni olabilir. Çocuk dikkat çekmek amacıylada yapmış olabilir.

Bazense altını ıslatan çocukların şeker hastalığı, böbrek hastalıkları, mesane hastalıkları gibi rahatsızlığı olduğu bilinir.

Çocuğun alıştığı bir çevreden ayrılmak taşınmak çocuğun altını ıslatma nedenlerinden olabilir.

Altını ıslatan çocuğum için ne yapmalıyım?

Bebek Beslenmesi: Bebek İçin 0-1 Yaş Beslenme

Yeni doğmuş bir bebeğin beslenmesi ile ilgili birçok annenin birçok sorusu olabilir. Bu durum ilerleyen zamanlarda da aynı devam eder. Bazı durumlarda annenin sütü yetersiz kalabilir. Bu sefer bebeği nasıl besleyeceği hakkında kararsız kalabilir. Ya da emziren anneler bebeklerini hangi sıklıkla emzireceğini bilemezler.

0-1 Yaş Arası Bebek Beslenmesi

Yeni doğmuş bir bebek için her zaman öncelik anne sütüdür. Mümkün olduğunca en az altı aya kadar anne sütü tercih edilmelidir. Yeni doğan bebek için en uygun beslenme tarzı tabiî ki anne sütüdür. Anne gebeliği boyunca birçok değişiklik geçirir. Aynı şekilde memeler de hamilelik boyunca emzirmeye hazırlamak için değişiklikler geçirir. Çocukta doğumdan itibaren var olan emme refleksi sayesinde emzirmede sütün gelmesini daha kolay olur ve ilk emzirmeler sütü arttırır.

Ek gıdalara geçiş: Ek gıdalara ne zaman başlanmalı ?

Bebeğin ilk emdiği süte ağız sütü denir. Bu süt yeni doğanın sindirim sistemine uygun bir bileşimdir. Bu önemli bileşiğin en önemli özelliği, bebeğin sütü aldığı andan itibaren annenin bağışıklık ve savunma mekanizması bebeğe geçer. Böylece hastalıklardan korunmuş olur. Ancak anne sütü bazen yetersiz kalabiliyor. Böyle durumlarda ayına uygun bebek mamaları verilebilir. Ayrıca dördüncü ve altıncı aylar arasında ek gıdaya başlanabilir.

Anne sütünün olmaması ve ya yetersiz kalması az rastlanan durumlardır. Anne sütü bebek için en uygun besindir. Bebek anne sütünü çok kolay sindirdiği için iki saatte bir acıkabilir ve emer. Annenin bebeği emzirmesi sırasında sütün çoğu 5 dakika içinde gelir. Yani bebeği memede fazla durdurmanın bir anlamı yoktur. Bebeğin ne zaman besleneceği her zaman anneler için bir sorudur. Yeni doğan bir bebek artık bir bireydir ve herkesin kendine göre bir acıkma saati vardır. Bu durum bebeklerde de aynıdır. Her bebek farklı zaman aralığı ile acıkabilir. Zaten bebeğin beslenmesindeki amaç bebeğin büyüme ve gelişmesidir. Ebeveynler hep bebeğin yeteri kadar doyup doymadığını anlamakta zorlanırlar. Yapabileceğiniz en iyi şey bebeğe güvenmek olacaktır. Çünkü o kendisi için ne kadar besin gerekeceğini bilir. Bebek acıktığında yani beslenme saati geldiğinde hemen ağlamaya başlar. Bu ağlama besini ağzına alana kadar devam eder. Sizde zaten ağlamasından onun acıktığını kolayca anlarsınız.

Normal olarak bir annenin sütü 5 ay süreyle tek başına bebeğin beslenmesi için yeterlidir. Ancak 5 aydan sonra anne isterse ek besinlere de başvurabilir. Bazı anneler bebeğinin tam olarak doymadığını düşünerek fazla besin vermeye çalışırlar. Bu oldukça yanlıştır. Çünkü bebek kendine yetecek kadar besini zaten alacaktır. Bebeğin kendine yeterli besini aldığının kanıtı bebeğin aldığı kilodur. Normalde bir bebek ilk 3 ay süresince ortalama ayda 900 gram kadar kilo alabilir. Anne bebeği emzirmede belirli bir zaman planı yapmamalıdır. Çünkü bebek bazen çok sık acıkabilir ve gerçekten açtır. Onu uygun zamanlarda emzirmemek ve aç bırakmak bebeği çaresizlik duygusuna düşürür. Bebeklerde hayatın ilk yılları oldukça önemlidir. Bu dönemler sağlığın temelinin atıldığı yıllardır. Bu dönemde bebeğin her yönden sağlıklı olması için yeterli ve dengeli beslenmesi gerekir. Beslenme büyüme ve gelişme için önemlidir. Bebek altı aya kadar doğal yani anne sütü ile beslenmelidir. Ama bazen 4 aydan sonra bebek için tek anne sütü yetersiz kalabilir. Artık bebek yavaş yavaş ek besine katı besinlere alıştırılır. O besinlerin tadına alışmalıdır. Ek besinler verilmeye başladığında anne ilk olarak elma şeftali domates ve turunçgillere öncelik verilmelidir. Meyveleri iyice yıkadıktan sonra suyunu sıkarak günde bir çay kaşığı vermeleri faydalıdır. Bu miktar günden güne arttırılarak verilmelidir. Bebek için uygun bir diğer besin de meyve ezmeleridir. Bebeğe 4. aydan itibaren verilebilir. Burada annenin dikkat etmesi gereken bir konu vardır. Anne sütü ile ek gıda aynı anda verilmemelidir. Örneğin bebek emzirildikten iki saat sonra meyve suyu, ezmesi ve püresini anne bebeğe verebilir. Bunun yanında bebeğe verilebilecek bir diğer besinde tarhana çorbasıdır. Zengin besleyici özelliğe sahip olan tarhana çorbası bebeğe 4. aydan itibaren verilebilir. Bebeğe belli bir zamandan sonra besleyici özelliği yüksek olan çorbalar verilebilir. Örnek olarak, tarhana, yayla, sebze çorbaları bebek için idealdir. Bebeğe fazla ek besin yedirmek zararlı olabilir. Bir ölçü verilecek olursa bebek için bir çorba kaşığı çorba yedirilmesi iyidir. Ancak fazlası zarardır. Çocuk yeni besinlere alıştırılırken günde birden fazla yeni besin vermek yanlıştır. Bununla beraber miktar da önemlidir. Çocuğu alıştırırken yeni besinden birkaç tatlı kaşığı vermek idealdir. Çocuk tokken yemek istemeyebilir. Bu yüzden çocuk açken besin verilmelidir. Çocuk zorlanarak besinlere alıştırmak yanlış olur. Bu yüzden çocuk hiçbir konuda zorlanmamalıdır.

Çocukları Anlamak: Çocuğunuzu Anlıyor Musunuz?

ÇOCUKLARI ANLAMAK: Çocuklarınızı anlıyor musunuz?

Çocuğun doğumundan itibaren anne ve babanın tüm ilgisi çocuk üzerindedir. Ebeveynler için en değerli varlıklarıdır çocukları. Pekâlâ, bu kadar değer verdiğimiz ve her anımızı geçirdiğimiz çocuklarımızı anlıyor ve tanıyor muyuz? Çoğu anne ve baba kesinlikle “tanıyorum” diye cevap verir. Hemen ardından da “benim çocuğum şu yemeği sever, bu elbiseyi giymekten hoşlanır, bu yemekleri sevmez” diye kesin cevap verirler.

Çocuğumu anlamak için ne yapmalıyım?

Çocuğunuzu iyi anlamak için en önemli şey onun gelişim dönemlerini bilmeniz ve o dönemin özelliklerini iyi bilmek gerekir. Çocuk sürekli bir büyüme ve gelişme içindedir. Anne ve babalar çocuklarının kendilerine benzemesini hatta kişilik bakımından kopyalarının olmasını ister. Ancak çocuk anne ve babadan ayrı bir kişilik geliştirir. Bu nedenle çocuğunuza yaklaşımlarınız çok önemlidir. Bu dönemin özelliklerini bilmek de faydalıdır. Bu sayede çocuk kendine güveni olan, nerede nasıl davranacağını bilen ve sorumlulukların farkında olan bireyler olarak yetişmelerini sağlar. Çocukların davranış özelliklerini bilmek ve tam olarak anlamak onların sosyal gelişimini yönlendirmek açısından önemlidir.

Ebeveynler her dakikasını birlikte geçirdiği, her gün birlikte oldukları çocuklarını bazen tam olarak tanıyamaz ve onların psiko sosyal gelişimini iyi yönde yönlendirmekte zorluk çekmektedir. Anne ve baba çocuğun her durumundan haberdar olmalı ve onunla ilgilenmelidir. Bakım sadece giydirmek veya yedirmek gibi ihtiyaçlarını karşılamakla bitmiyor. Önemli olan çocuğu ruhsal yönden doyurmaktır. Bunun içinde anne ve baba ile çocuk arasında iyi bir ilişki olması gerekir. Çocuğun ailesi ile kurduğu ilişki, diğer insanlarla kuracağı ilişkinin ve insan ilişkisinin temeli olur. Eğer siz çocuğunuzla iyi bir ilişki kurduysanız, ona duyduğunuz güveni ve sevgiyi hissettirebildi iseniz çocukta yaşamının iyi olduğu konusunda bir güven duygusu başlar.

Çocuklarla iletişim: anne çocuk ilişkisi

Çocukla konuşmakta bir diğer önemli noktadır. Çocuğunuzla sürekli konuşun. Konuşmak çocuğun gelişimine katkıda bulunur. Çocuğunuzun duygu ve düşüncelerine önem verip, dikkate almak çocuğun öz güvenini geliştirir. Bu sayede çocukla iyi bir ilişki ve iletişim kurulmuş olur. Çocuklar sürekli olarak anne ve babasına bir şeyler anlatmaya çalışır ve her zaman konuşmak isterler. Böylece anne ve babasının kendisini anlamasını ister. Çoğu zaman da duygularını ya da düşündüğü bir şeyi anlatmakta güçlük çekerler. Bu durumda anne çocukla konuşup, ne anlatmak istediğini anlamaya çalışmalı ve ona anlatacağı şey hakkında yardım etmelidir. Çünkü kendini ifade edemeyen bir çocuk her an sinir içinde olur. Patlamaya hazır bir bomba gibidir. Çoğu zaman kimseyle konuşmak istemez ve küser. Yani ebeveynler ve çocuk birbirine ayak uydurmakta güçlük çekerler. Ancak her zaman en önemli nokta çocuğa verilen sevgidir. Çocuğu sevgi ile beslemek ve ona sevgi göstermek her sorunun cevabıdır.

Çocuklardaki Uyku Problemleri ve Çözümleri

Çocuklarda en sık görülen uyku problemleri; kâbus görme, gece yarısı uyanma, gece korkuları, yalnız yatamama, diş gıcırdatması, uyurgezerlik, uykuda konuşma ve zaman zaman da altını ıslatmadır.

Çocukta gece korkuları oldukça korkutucudur. Ancak buna pek sık rastlanmaz. Çocuğun kâbus gördüğü dönemler, okul öncesi dönemdir.

Çocukta diş gıcırdatması sık görülür. Bu olay dişlere zarar vermez.

Bazense çocuk odasında tek başına yatmak istemez. Yanında annesinin olmasını ister. Çünkü onu koruyucu melek olarak görür. Çocuğun hayal gücü ve okuduğu masallar kafasında korkuların oluşmasına neden olur. Sanki odasında ya da yatağının altında yabancı biri varmış gibi korkuya kapılır. Bu yüzden de uyuyamaz.

Çocuğun sağlıklı uyuması için ebeveynlerinde yapması gereken bazı şeyler vardır. Öncelikle çocuğun küçük yaştan itibaren düzenli bir uyku düzeneğinin kurulması gerekir. Uyku saati geldiğinde hala çocuk uyumuyorsa çocuğu hemen yatağa götürmek gerekir. Çocuğun uyuma ve uyunma saati her gün aynı olmalıdır. Yani her gün aynı saatte yatmalı ve sabah da aynı saatte kalkmalıdır. Çocuk yatağa yatınca yanına gidip günü hakkında konuşmakta fayda vardır. Daha sonra çocuğu korkutmayacak bir hikâye okunmalı ve çocuğu uykuya motive etmek gerekir. çocuğunuzda uyku sorunları hala devam ediyorsa önce sebebi araştırılmalıdır. Daha sonra uzman bir doktorla görüşülmelidir.

Çocuklarda Uyku: Çocuklar için ideal Uyku Saatleri

Çocuklarda ideal uyku kaç saattir diye merak edenler için bilgi vermeye çalışacağız.Çocuğun yaşına göre ideal uyku süresi değişiklik göstermektedir.

Çocuklarda Uyku: Çocuklar için ideal Uyku Saatleri

2 yaşında bir çocuk için 10–12 saat gece uykusu 1–2 saat gündüz uykusu

3 yaşında bir çocuk için 10–12 saat gece uykusu 1–2 saat gündüz uykusu

4 yaşında bir çocuk için 10–12 saat gece uykusu 0–2 saat gündüz uykusu

5 yaşında bir çocuk için 10–12 saat gece uykusu 0–2 saat gündüz uykusu yeterli olacaktır. Akşam daha uzun uyuyan 2–3 yaş çocukları gündüz uykusuna ihtiyaç duymayabilirler. 4 ve 5 yaşlarındaki çocuklar da artık gündüz uykusuna ihtiyaç duymuyordur.

Çocuklarda düzenli uyku hafızayı güçlendiriyor ve depresyon riskini de azaltıyor. Bunun yanı sıra uyku büyümeyi hızlandırır. Yetersiz uyuyan çocuklarda büyüme yavaşlar.

Çocuklarda uyku hakkındaki tüm yazılarımız için yandaki resme tıklayınız:

Çocuğum Uyumuyor: Çocuklarda Uyku Problemi

ÇOCUĞUM UYUMUYOR, Ne Yapmalıyım?

Çocuklarda uyku problemleri ve çözümleri

Çocukların birçoğunda uyku ile ilgili bir sorun vardır. Çocuk uyumaz ya da yalnız yatmak istemez. Bu durum sadece çocuk için değil anne ve baba için de büyük bir sorundur. Çocuklar genellikle anne ve baba ile yatmak ister. Uykunun insanlar için önemi büyüktür. Çocuklar içinse iki kat önemlidir. Çünkü çocuğun gelişiminde uykunun önemi büyüktür. Uyumak sadece dinlenmek amacıyla yapılan bir eylem değildir. Uyku sırasında vücut kendini onarır, yeniden yapılandırır, protein sentezi artar ve vücut kendini yeni güne hazırlar.

Çocuklarda özellikle ilk yıllarda olmak üzere uyku sorunu çok sık görülür. Bunların başında çocuğun uykuya dalmakta güçlük çekmesi başta gelir. Daha sonra gece yarısı uyanma, kâbuslar ve uyurgezerlik de sık rastlanan sorunlardandır. Daha büyük çocuklarda yatağını ıslatma da sorun olabilir. Süt çocuklarında ise bedensel gereksinimler uykuyu etkiler. Açlık ve altını ıslatma çocuğun uyanmasını sağlar. Uykuya dalma ve uyanma süresi her çocukta farklılık gösterebilir. Uyku problemi çözülebilir bir sorundur. Bu yüzden anne ve babanın tek yapacağı şey çocuklarına erken yaşta iyi bir uyku alışkanlığı kazandırmaktır.

Yeni doğan bir bebekte uyku saati ortalama 19 saattir. Bu uyku parçalar şeklindedir. Yani bebek 3 saat uyur ve uyanır. Daha sonra tekrar uykuya dalar 4–5 saat uyur ve uyanır. Bu durum bebek biraz büyümeye başladığında azalır. Artık uyanması sık sık değildir. Bebek 6 aya geldiğinde Aralıksız 6–8 saat uyur. 8 aya kadar da artık gece ve gündüz ayrımı yerleşmeye başlar. Uyku gündüzden geceye doğru kayar. Çocuklar büyüdükçe daha az uykuya ihtiyaçları olur. Çocuğun uyumaması çocuğu huzursuz ve sinirli yapar. Daha da önemlisi gelişiminin zayıf kalmasına yol açar

Anne ve Babanın Çocuğa Karşı Davranışları Nasıl Olmalıdır?

ANNE VE BABANIN ÇOCUĞA KARŞI DAVRANIŞLARI

Bu yazımızda anne baba çocuk ilişkilerinden bahsetmeye devam edeceğiz. İyi bir çocuk nasıl eğitilir, çocuğun etiğiminde anne baba nasıl bir yol izlemelidir?

Anne ve babanın çocuğa karşı yaklaşımı nasıl olmalıdır?

Çocuk için her zaman anne ve babanın önemli bir yeri vardır. Çünkü çocuk doğumdan itibaren ilk gördüğü kişiler anne ve babasıdır. Çocuk onları örnek alarak kişiliğini kazanmaya ve bulmaya çalışır. Anne ve babanın yanlış tutumu çocuğun yanlış kişiliğe bürünmesini sağlar. Bu yüzden anne ve babanın davranışları, çocuğa karşı yaklaşımı her zaman çok önemlidir. Ebeveynler çocuklarına karşı en doğru yaklaşımı bulmak ve uygulamak zorundadır.

1.      Denetleyici yaklaşım; Bu tür yaklaşımlarda anne ve baba çocuğa karşı şiddet uygulamakta, tehdit ederek ya da bağırarak konuşup, çocukla küserek iletişimi kesip çocuktan sevgiyi esirgeyerek çocuğun tutum ve davranışlarını değiştirmek ve kontrol altına almak isterler. Bu durumda çocuk olumsuz düşüncelere kolayca kapılabilir. Bu düşünceler çocuk üzerinde kötü etkiler oluşturur. Çocuğa yakın ilgi göstermek, sözle veya çocuğa dokunarak sevgi göstermek, onunla zaman geçirip ortak faaliyetler yapmak çocuğun benliğini olumlu yönde onaylayan davranışlardır.

2.      Pasif yaklaşım; Bu yaklaşım denetletici yaklaşımdan çok farklıdır. Anne ve baba çocuğun yaklaşımına ve davranışlarına karşı ilgisiz ve kayıtsız bir yaklaşım sergiler. Böyle bir durumda anne ile baba, hoşgörü ve ilgisizliği birbirine karıştırır. Çocuğa sınırsız özgürlük ve hak tanınır. Bir bakıma çocuğu başıboş bırakır ve çocuğun nerede duracağını belirtmezler. Bu durum devam ettiği takdir de çocuk çevreye zarar verme aşamasına gelebilir.

3.      Koruyucu yaklaşım; Aşırı koruyucu yaklaşımda, anne ve baba çocuğu gereğinden fazla kontrol altına alır. Bu yaklaşım daha çok anne ve çocuk arasında olur. Anne çocuğa çok fazla özen ve ilgi gösterir, onu sürekli koruyarak, çocuğun ihtiyaçlarını anne karşılar. Hatta çocuğun kendi başına yapabileceği şeyler bile anne tarafından karşılanır. Bu da çocuğu kendine güvensiz ve başkalarına bağımlı bir kişi yapar.

4.      Dengesiz ve kararsız yaklaşım; bu tür yaklaşımlar çocuğu olumsuz yönde etkiler. Çocuğun bugün yaptığı bir davranışa ceza veriliyor, ama ertesi gün yaptığı aynı hareket hoşgörü ile karşılanıyorsa, bu çok yanlıştır. Çünkü çocuk bunu anlayamaz ve kararsızlık yaşar. Öncelikle çocuğa ceza veriliyor ise bunun nedeni çocuğa açıklanmalıdır. Hangi davranışın yanlış, hangi davranışın doğru olduğu konusunda çocuğa bilgi verilmelidir.

Anne ve baba çocuğa karşı her zaman olumlu yaklaşmalıdır. Çocukla iyi bir iletişim kurmak için bu şarttır. Öncelikle ebeveynler tutarlı, kararlı ve net olmalıdır. Çocukla konuşmaya başlandığında sadece onunla ilgilenip, başka şeylerle meşgul olunmamalıdır. Konuşurken göz temasına dikkat edin. Öncelikle çocuğun size bakmasını sağlayın. Açık ve net konuşulmalı, çocuktan istenilen şey ona söylenmeli ve bir cevap alana kadar tekrar edilmelidir.

Çocuk her zaman fark edilmek, sevilmek ister. Çocuğu her zaman olduğu gibi kabullenmek, ona değer vermek, onu her konuda desteklemek çocuğun benliğini kazanması için çok önemlidir. Çalışan annenin ise, en büyük sorunudur. Çocuğuna yeteri kadar zaman ayıramadığından suçluluk duygusu duyarlar. Çünkü iş gerginliği, eve gelindiğinde yemek telaşı çocuk için zaman bırakmaz.

Ebeveyn ve çocuk arasındaki sorunların çözümündeki temel ilkeler;

  • İlk olarak çocuğun kendi sorunlarını kendisinin çözmesine fırsat verin. Koruyucu bir yaklaşımla yaklaşmamak gerekir.
  • Çocukla konuşarak, duygu ve ihtiyaçları hakkında karşılıklı iletişim kurmak gerekir.
  • Karşılıklı olarak sorunlara çözüm yolları arayın. Uygun bulduğunuz çözüm yollarını ise kâğıda yazarak değerlendirin.
  • Her zaman çocukla iletişim kurun ve ona sevginizi gösterin. Bu bütün sorunları çözer.

Çocuk ve Disiplin: Çocuklarda Disiplin Nasıl Sağlanır?

ÇOCUKLARDA DİSİPLİN ve Önemi: Çocuklarda disiplin nasıl olmalı? Disiplin gereklimi?

Çocuk büyütmek gerçektende çok zor bir iş olsa gerek. Çünkü onunla ilgili her şeyi bilmek ve çok ince düşünmek gerekir. Disiplinde bunların başında gelmektedir. Birçok anne ve baba bu konuda zaman zaman kararsızlık ve belirsizlik yaşarlar. Disiplin; kişilerin içinde yaşadıkları topluluğun genel düşünce ve davranışlarına uymalarını sağlamak amacıyla alınan önlemlerin tümüdür.

Disiplin; çocuğu sağlıklı ve dengeli bir şekilde yetişkinliğe hazırlamaktır. Çok katı kurallar koymak disiplin değildir. Yâda tam tersi çok serbest bırakmak, her şeyi hoşgörüyle karşılamak da disiplin değildir. Bazı ebeveynler çocuğu hayata hazırlamak amacıyla, disiplin uygulayarak çocuğun kişiliğini ezerler. Bu çocuğun kişiliğini bulmasını zorlaştırır. Disiplin oldukça önemlidir. Çünkü çocuğun hayatı anlaması, iyi ile kötüyü ayırt etmesi kısaca kendini denetleyip, kontrol etmesi alacağı disipline bağlıdır. Disiplin, çok sert ya da çok kızgın bir şekilde olmamalıdır. Bunun yerine kararlı ve tutarlı olmalıdır. Çocuğa verilen cezalar da çok önemlidir. Anne ve baba çocuğa ceza verirken onun psikolojisini ve kurduğunuz iletişimi bozmayacak şekilde olmalıdır. Çocukla kurulmuş olan iletişim bozulduğu an, çocuk artık konuşmak istemeyebilir. Ya da konuşmaları daha kısa yapmak isteyebilir. Disiplin ceza ile olmayacağı gibi, çocuk belli davranışlarına hâkim olmayı da ceza ile değil sevgi, ilgi ve hoşgörü ile disiplinli bir şekilde öğrenecektir. Çocuğun yaptığı davranışa ceza vermek olayı sadece bir süreliğine bastırır. Çocuk aynı hareketi başka bir gün mutlaka yine yapacaktır. Bu yüzden çocukla konuşarak hoşgörü ile bu davranışın yanlış olduğu çocuğa anlatılmalı ve olay kapatılmalıdır. Cezaya dayanarak disiplin vermek oldukça yanlıştır.

Çocuklarda Disiplinin Amaçları

Disiplinin 3 temel amacı vardır;

  • Çocukta sevgi ve güven ilişkisini geliştirmek,
  • Çocuğun benlik değerinin temelini atmak,
  • Çocuğun başkalarını anlayarak ve onların kişiliklerine saygı göstererek model görevini gerçekleştirmek olarak sıralanır.

Anne ve babalar çocuğu cezalandırmak yerine başka seçenekler uygulayabilir. Her zaman çocuğa seçme şansı verilmelidir. Ondan beklentilerinizi ve duygularınızı çocuğa söylemek gerekir. Yaptığı yanlış bir davranışı kınadığınızı belirtin. Daha sonra çocuğa yaptığı hatayı nasıl telafi edeceğini gösterin. Çocuğa yardımcı olabileceği bir yol gösterin ve her zaman görmek istediğiniz davranışı sergileyin.

Çocuğu dayakla ve zor kullanarak bir davranışa yönlendirmek çok yanlıştır. Böyle yapıldığında çocuk saldırganlaşarak sorunlarını her zaman şiddet yoluyla çözmeye çalışır. Zayıf vicdan ve zayıf ahlak gelişimi içinde olur. En önemlisi çocuk anne ve babaya karşı öfke ve kızgınlık içinde olur.

Çocuğa sorumluluk kazandırmanın yolları

·        Çocuğa özgürlük tanıyın ve seçim yapmasına izin verin,

·        Çocuğu överek, gösterdiği çabaya saygı duymak gerekir,

·        Çocuğun başarıları için onu destekleyin ve yaşına ve gelişimine göre ona görevler verin,

·        Ona verdiğiniz görevlerle onu baş başa bırakın ve müdahale etmeyin,

·        Her zaman onun adına düşünmek yerine kendi başına düşünmesini sağlayın.

Çocuğum Beni Dinlemiyor, Ne Yapmalıyım?

Çocuğum sözümü dinlemiyor. Çocuğum beni dinlemiyor, ona nasıl davranmam gerek?

Birçok anne ve babanın ortak sorunudur. Hep aynı şeyden şikâyet ederler. “çocuğum beni dinlemiyor, hep kendi bildiğini yapıyor”. Anne baba her zaman çocuğun kendi istedikleri gibi davranmalarını ister. Ama çocuk her zaman aksini yapar ve anne ve babasının sözünü dinlemez.

Ebeveynler için çocuğun bedensel olarak gelişmesi, büyümesi nasıl önemliyse, ruhsal olarak da gelişmesi çok önemlidir. Bu yüzden bazen anne ve baba çocuğa nasıl bir tutumla yaklaşacaklarını bilemezler ve kararsızlık yaşarlar. Ancak çocuğun söz dinlememesinde anne ve babanın da önemli rolü vardır. Her zaman çocuk anne ve babayı kendine örnek alır ve onlar gibi olmak ister. Bu yüzden ebeveynlerin davranışları burada çok önemlidir.

Çocuğum beni dinlemiyor, ne yapmalıyım?

İlk olarak kendinizin yaptığı bir şeyi çocuğa yapma demeyin. Çocuk onu mutlaka yapacaktır. Örneğin siz sigara içiyorsanız, çocuk sizi örnek alacaktır. Yani sizin uyarılarınızı asla dinlemeyecektir. Çocuğa iyi şeyler kazandırmak istiyorsak önce kendimizin iyi bir şey yapması gerekir. Çocuğun söz dinlememesi içinde bulunduğu ortam ve anne babanın tutumuyla ilgilidir. Çocuğun çevresinde olan kişilerin hareketleri onu etkileyebilir. Bir zaman sonra çocukta o kişi gibi davranmaya başlar. Bundan da önemlisi eğer anne ve baba çocuğu çok serbest ve rahat bir şekilde büyütmüşse çocuk asla anne ve babayı dinlemeyecektir. Çünkü çocuğun onlara karşı bir korkusu yoktur, kendince istediğini yapmakta özgürdür. Ya da bunun tam tersi çocuk çok disiplinli ve hep katı kuralları olan bir ortamda ise gene söz dinlemez. Anne babanın tutumsuz ve kararsız davranışları çocuğa fırsat verir. Mutlaka ebeveynler belli bir tavır koymalıdır. Aynı çizgide devam etmeli otoriter olmalıdır. Kararsızlık çocuğun bocalamasına neden olur. Kendi kişiliğini bulamaz ve güveni de git gide azalır. Çocuk hep çevresinde ki kişilerin ilgisini ister. Yeni bir kardeşin olması ona olan ilgiyi azaltacağı için, tepkisini söz dinlemeyerek gösterir. Anne ve baba çocuğa isteğini, dikkatini çekecek bir şekilde anlatmalıdır. Çocuğu tehdit ederek, bağırarak ve çocuğu zorlayarak asla sözünü dinletemez. Bunun yerine çocuğu ödüllendirerek bir şeyleri yaptırmak daha doğru olur. Böyle bir durumda çocuğa söz dinletmek için anne ve babanın yapacağı bazı şeyler faydalı olabilir.

Her zaman bir düzen içinde olmak, sınır koymak doğru olur. Çocuğa bazı kuralları öğretmek (tuvalet, yemek, giyinme vb. temel konular) gerekir.

Çocuğu ödüllendirmek onu motive eder ve mutlu olmasını sağlar. Böylelikle sizin isteklerinizi zoraki değil, kendi isteyerek yapacaktır.

Kuralları zamanında belirlemek ve uygulamak gerekir. Aniden ve sonradan söylenen kurallara çocuk uymaz ve aksini yapmak ister. Kurallarda tutarlı olmak, taviz vermemek gerekir. Daha da önemlisi kurallar açık, net olmalıdır.

Çocukla konuşarak sorunları beraber çözmekte fayda vardır. İyi bir iletişim kurulduğunda her zaman çocuk sizi dinlemeye istekli olacaktır. Aksi halde siz onu uyardığınızda size karşı çocukta bir öfke oluşur.

Çocuğa karşı hep sabırlı ve hoşgörülü bir şekilde yaklaşılmalıdır. Bunun tersi çocukta öfke, sinir ve güvensizlikten dolayı korku yaratır.

Çocuğunuzu önemsediğinizi ona hissettirin. Her konuda ona danışıp, fikrini alın. Çocukla iletişime geçerek sözünüzü dinletmeye çalışın