Bebeğin gazı nasıl çıkarılır?

Bebeklerde gaz sancılarının nedenleri nelerdir? Bebeğin gazını çıkarmak için neler yapılabilir? Bebeğin gazı en kolay nasıl çıkarılır? Gaz sancısını gidermek için neler yapılabilir? Bebeklerde gaz sorunu ile nasıl başa çıkılır?Adsız

Bebeklerde gaz sancısı tüm ebeveynlerin korkulu rüyasıdır. Ancak ebeveynler bebeklerde gaz oluşumu ile ilgili tüm bilgileri bilirse, çözümü de bir o kadar kolay olacaktır. Bebeklerde gaz sancısı en sık görülen sorunlardan biridir ve genelde ilk aylarda daha fazla görülür. Bunun nedeni, bebeklerin ilk aylarda mide ve bağırsak sisteminin tam olarak gelişmediğinden kaynaklanır. Sonuçta sindirimi sağlayan enzimler tam olarak işlevini göremeyecek ve bebeklerde gaz sorunu ortaya çıkacaktır. Bebekler ilk aylarda anne sütünü ya da mamayı iyi sindiremeyebilir. Bu nedenle anne adayları gaz sorununun oluşmaması için bazı önlemler almalıdır.

İlk olarak anne, bebeği emzirirken bebeğin çok fazla hava yutmasını önlemelidir. Bebek daha fazla süt içip, daha az hava yutmalıdır. Bunun için de anne bebeğini emzirirken tek göğsündeki sütü değil iki göğsünde ki sütü kullanmalıdır. Bebeklerde gaz sorunu hava yutmaktan ve alınan gıdaların hazmedilmemesinden kaynaklanır. Ayrıca bebekler çok ağladıklarında fazla hava yutarlar ve gaz sorununu daha çok yaşarlar. Ancak gaz oluşmasında besinlerin çok fazla etkili olduğu unutulmamalıdır. Bazı sebzeler, meyveler ve tahılların hazmı zor olacağından gaz oluşmasına neden olur.

Genellikle bebeklerde gaz sancısının belirtileri; karın şişliği, geğirmek, ağlama yada kramp şeklindedir. Gaz sancısı, gaz çıkarıldıktan sonra sona erer ve gaz çıkarmak bebeklerde normaldir. Bebeklerde gaz problemi geçicidir ancak tüm yolları denemenize rağmen bebeğin gazı çıkmıyorsa ve bebek ağlamaya devam ediyorsa, mutlaka bir doktora başvurulmalıdır. Bebeklerde gaz çıkarmak normal olduğu kadar da önemlidir. Bebeğin gazı mutlaka çıkarılmalıdır.

Bebeklerin gazı nasıl çıkarılır?

Bebek emzirildikten sonra hemen yatırılmamalı ve bir süre dik tutulmalıdır. Bu şekilde bebeğin kusması da önlenmiş olur. Bebek mümkün olduğunca mama yerine anne sütü ile beslenmelidir. Ayrıca ek gıda döneminde de hazmı kolay besinler tercih edilmelidir. Bebeğin belini ve sırtını sıvazlamak gaz çıkarımını kolaylaştırır. Gazın en kolay çıkarılması bebeğin geğirtilmesi ile olur. Bunun için bebek emzirildikten sonra omzunuzda dik bir pozisyonda tutarak hafifçe sırtına vurulmalıdır. Bir diğer yöntem ise bebeği yüzükoyun kucağınıza yatırarak sırtını sıvazlamaktır.

Bebeği geğirterek gazını çıkaramıyorsanız bir başka yöntem de bisiklet hareketidir. Eliniz ile bebeğin bacaklarını tutarak bisiklete biniyormuş gibi çevirmelisiniz. Bu şekilde bebek gazını daha kolay çıkaracaktır. Bebeğinizde gaz sorunu varsa ve tüm bunlara rağmen bebeğin gazı çıkmıyorsa, doktora başvurulmalıdır. Bazen bebeklere gaz ilaçları verilmektedir. Ayrıca doktora danışılmadan bebeğe herhangi bir ilaç yada bitki çayları verilmemelidir.

Çocukları Hastalıklardan Nasıl Koruruz?

adsızBu yazımızda çocuklarımızı hastalıklardan koruma yolları hakkında bilgi vereceğiz. En kıymetli varlıklarımız; çocuklarımız sık sık hastalanır. Özellikle havaların soğuk olduğu zamanlarda çocuklar daha kolay hasta olur. Peki, çocuklarımızı hastalıklardan nasıl korumalıyız?

 

Çocuklar sık sık grip ve soğuk algınlığı yaşamaktadır. Özellikle evde birden fazla çocuk var ise hastalık diğer çocuklara da kolaylıkla bulaşır. Bu nedenle grip ve soğuk algınlığı gibi hastalıklar zamanında tedavi edilmezse, ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Ayrıca tedavinin doğru bir şekilde yapılması da oldukça önemlidir. Bu nedenle çocuklarımızı hastalıklardan korunmak için bazı önlemler almalıyız. Bunlardan ilki, çocukları temizlik ve hijyen konusunda bilinçlendirmeliyiz. Çocuklarımıza temizliğin önemini anlatmalı ve sık sık el yıkama alışkanlığını kazandırmalıyız. Çocuklara doğru el yıkama öğretilmeli ve çocukların neden ellerini sık sık yıkaması gerektiğini çocuğa anlatmalıyız. Özellikle yemek öncesinde ve yemek sonrasında çocuklarımıza el yıkama alışkanlığını kazandırmalıyız. Bu şekilde çocukları hastalıklardan koruyabiliriz.

 

Çocukları hastalıklardan korumak için sadece el yıkamak yeterli olmayacaktır. Bir diğer önemli nokta da, çocukların hasta kişilerle yakın temas halinde bulunmasını önlemektir. Bilindiği gibi özellikle grip kişiden kişiye kolaylıkla geçebileceği için çocukları hasta kişilerden uzak tutmak alınacak bir diğer önlemdir. Hasta kişilerin çocuklara fazla yaklaşmaması gerekir.

Temizlik ve hijyenin yanı sıra giyim konusunda da dikkatli olunmalıdır. Havaların soğuk olduğu zamanlarda çocuklar dışarı çıkarken daha kalın giydirilmelidir. Mutlaka soğuk havalarda çocuklara şapka, atkı ve eldiven takılmalıdır. Temizlik ve giysi konusunda yeterli önlem alındı ise sıra düzenli ve dengeli beslenmeye gelir. Çocukların hastalıklardan korunması için dengeli ve düzenli beslenmeleri gerekir. Bağışıklık sistemini güçlendirmek için beslenmenin önemi büyüktür. Bunun için de çocuk yeterli miktarda mineral, vitamin ve protein almalıdır. Yani yoğurt, süt, yumurta ve peynir ilk sıradaki besinlerdir. Günlük C vitamini alınması solunum yolları enfeksiyonlarından korumaya yardımcıdır. Bu nedenle portakal, mandalina, greyfurt gibi turunçgiller bol bol tüketilmelidir.

 

Çocukların doktor kontrolleri mutlaka düzenli şekilde yaptırılmalıdır. Çocukların hastalıklardan korunması için yeterli uyku da önemlidir. Bu nedenle çocuklarımızın yeterli uyumasını sağlamalıyız. Temizlik, giyim, beslenme ve uyku konularında özenli davranıldığında çocukların hastalanma riski de azalır.

 

 

 

 

 

Okul Kantinlerinde Yasaklanan Ürünler

beslenme

Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı, okul kantinlerinde ki bazı ürünlere yasak getirdi. Okul kantinlerinde satışı uygun olmayan gıda ve içeceklere dair yasağın kapsamını genişleten yeni bir genelge hazırlandı. Yeni eğitim-öğretim yılında daha önceden kantinlerde satılan birçok ürün bu dönemde satılmayacak. Bu ürünlerin başında; çikolata, şeker, kek, gofret, kola ve gazlı içecekler gelmektedir. Özellikle kola ve gazlı içecekler okul kantinlerinde artık satılmayacak. Yasağın amacı; çocukların sağlıklı beslenmesi ve obezitenin önüne geçmektir. İlk olarak asitli içeceklerin yasaklanmasının ardından kek, şeker, çikolata, gofret, enerji içeceği gibi ürünlerinde satışına yasak getirildi.

Okul kantinlerinde yasaklanan gıdalar;
• Gazlı içecekler, kolalı içecekler, aromalı içecekler, enerji içecekleri ve doğal mineralli içecekler
• Çikolata türleri ve gofretler
• Tüm şeker ve şekerleme ürünleri
• Guarana özü, guarana ve eklenmiş kafeinli içecekler
• Sporcu içecekleri, meyveli içecek tozu, aromalı şurup, meyveli şurup, meyve nektarı, meyve suyu konsantresi, yapay soda vb.
• İlköğretim okullarında kahve ve çay gibi içecekler
• Tatlandırıcı içerikli yiyecek ve içecekler
• Hindistan cevizi sütü ve kreması

Okul kantinlerinde satılacak ürünler;
• Meyveler
• Çiğ tüketilebilen sebzeler ve salatalar
• Kuru meyveler
• Kuruyemişler (ambalajlı, tuzsuz ve sossuz)
• Şeker ve tatlandırıcı eklenmemiş içme suyu
• Taze sıkılmış meyve ve sebze suyu
• Süt
• Ayran
• Pastörize peynir, yoğurt
• Haşlanmış günlük yumurta
• Kurutulmuş meyveler
• Şekersiz sakızlar
• Doğal mineralli su
• Sandviçler (tam buğday ekmeği, karışık tahıllı ekmek vb. ürünlerden yapılan ve içerisinde peynir, yumurta, havuç, taze domates, biber, marul ve benzeri sebzeler bulunan sandviçler)

Bebeklerde tırnak ne zaman ve nasıl kesilmeli?

Yeni doğan bebeğin tırnağı ne zaman ve nasıl kesilmeli?

Çoğu anne ve baba için yeni doğan bebeklerinin tırnaklarını kesmek zorlu bir iştir. Çünkü incecik parmaklar ve küçücük tırnakları doğru bir şekilde kesmek stres yaşamanıza neden olabilir. Ancak ne olursa olsun bebeklerin tırnak bakımlarının yapılması çok önemlidir. Bebeğin kendi cildine zarar vermemesi için bebeğin tırnakları mutlaka kesilmelidir. Ayrıca ilk haftalarda eldiven takmak da faydalı olacaktır. Eldiven kullanımı konusunda dikkat edilmesi gereken, eldiveni doğumdan sonraki ilk günlerde giydirmektir. Yani bebeğe devamlı eldiven giydirmek yanlış bir davranıştır. Bebeğin ellerini kullanması motor gelişimi açısından oldukça önemlidir. Bebeğin tırnaklarını düzenli şekilde kesmek ve bakımını yapmak daha doğrudur. Bu şekilde devamlı eldiven kullanmak zorunda kalmış olmazsınız.

Yeni doğan bebeğin tırnağı oldukça keskindir. Bu nedenle ilk zamanlarda kendi ciltlerine ya da sizin cildinize zarar verebilir. Bebek refleks olarak kendi yüzünü çizme olasılığı ilk zamanlarda yüksektir. Bu nedenle devamlı eldiven takmak yerine bebeklerin tırnak bakımlarını yapmak daha doğrudur. Ayrıca yeni doğan bebeklerin tırnakları yetişkinlere göre daha keskindir ve daha çabuk uzar. Bebeğin tırnağını kesmek için belirli bir zamanı beklemeye gerek yoktur. Yani bir ay veya iki ay beklemek yanlıştır. Bebeğin tırnağı uzadığı zaman kesilmelidir. Bebeğin kendi cildine zarar vermemesi için doğumdan sonraki günlerde tırnak kesilebilir.

Bebeğin tırnağını keserken nelere dikkat etmeliyiz?

İlk olarak bebeğin tırnağını kesmek için en doğru zaman uyku saati ve banyo sonrasıdır. Banyo sonrası tırnak yumuşayacağı için daha kolay kesilir. Eğer bebeğiniz sakin değilse, uyku sırasında bebeğin tırnaklarının kesilmesi daha kolay olur. Bebeğinizin tırnağını keserken dikkat etmeniz gereken bazı noktalar vardır. İlk olarak bebeklerin tırnakları çok kısa kesilmemelidir. Bebeğinizin tırnağını kesmek için doğru zamanı bulmalısınız. Ağlayan ve devamlı hareket eden bir bebeğin tırnağını kesmek hiç de kolay olmayacaktır. Ayrıca bebeğe özel tırnak makası kullanmak en doğrusudur. Bebeğinizin rahat ve sakin olduğu zamanlar da tırnak kesmek işinizi kolaylaştıracaktır. Bebeğinizin tırnağını keserken varsa yanınızda başka kişilerden yardım da alabilirsiniz. Bebeğin parmağını sıkıca tutarak, bebeklere özel tırnak makası kullanılarak tırnaklar kesilmelidir. Tırnakları kestikten sonra tırnak uçlarının düzgün olup olmadığı kontrol edilmelidir. Gerekirse yavaş bir şekilde bebeğin tırnaklarını bebek törpüsüyle törpüleyebilirsiniz. Ayak tırnakları da aynı şekilde kesilmelidir. Ayak tırnakları düz bir şekilde ayda bir kere kesilebilir. Bebeğin el tırnakları uzadığı zaman kesilmelidir. Genellikle haftada bir kere kesmek en doğrusudur.

YENİ DOĞAN BEBEKLERDE TIRNAK BAKIMI

YENİ DOĞAN BEBEKLERDE TIRNAK BAKIMI NASIL YAPILMALIDIR?

Bu yazımızda annelerin endişelendiği bir konu olan tırnak bakımı hakkında bilgi vereceğiz. Yeni doğan tırnak bakımı nasıl yapılmalıdır? Bebeklerde tırnak bakımı yapılırken nelere dikkat edilmelidir?

Bebeklerde tırnak bakımı oldukça önemlidir. Tırnakların düzenli bir şekilde bakımının yapılması, hassas bir cildi sahip bebeğinizi korumak için çok önemlidir. Yeni doğan bebeklerde cilt yapısı oldukça hassas ve yumuşaktır. Bebeklerin tırnakları uzadığında kendi ciltlerine zarar verebilmekte ve hatta kendi yüzlerini tırnakları ile çizebilmektedir. İlk zamanlarda eldiven takılmasının amacı da bebeğin kendi cildine zarar vermemesidir. Bu nedenle ilk aylarda bebeklere eldiven takmak ve tırnak bakımlarını yapmak faydalıdır.

Anne ve babalar ilk zamanlarda oldukça endişeli ve stresli olabilirler. Hatta daha önce doğum yapmış anneler bile diğer çocuklarında da aynı endişeyi duymaktadır. Ancak korkacak ya da endişelenecek bir durum yoktur. Zamanla bebeğinizi daha iyi tanıyacak ve çok tecrübeli birer ebeveyn olacaksınız. Yapılması gereken tek şey stres yapmamaktır. Bebekler de tırnak bakımı için en uygun zaman uyku saati ve banyo sonrasıdır.

Banyo sonrasında tırnaklar yumuşayacağı için kesilmesi daha kolay olur. Aynı şekilde bebeğiniz uyurken de tırnak kesmek işinizi kolaylaştıracaktır. Özellikle bebeğiniz sakin durmuyor ve devamlı hareket halindeyse, uyku sırasında tırnak bakımını yapmak işinizi kolaylaştıracaktır. Böylelikle bebek hareket etmediği için stres yapmasınız.

Eğer bebeğiniz uyanıkken tırnak bakımını yapmak istiyorsanız bir kişiden yardım isteyebilirsiniz. Bebeğinizin tırnaklarını keserken bir diğer kişinin bebeğin ellerini tutması size kolaylık sağlar. Bebeğinizin incecik parmakları sizi biraz endişelendirebilir. Ancak yeni doğan bebeklerde tırnak bakımı haftada bir yapılmalıdır. Bebeğin el tırnakları haftada bir, ayak tırnakları ise ayda bir kesilmelidir. Bebeğin tırnak bakımı yapılırken, bebeğe özel olan tırnak makası kullanılmalıdır. Ayrıca bebeğin tırnaklarını çok derin kesmemeye dikkat etmelisiniz. Bebeğin tırnakları oval şekilde kesilmeli ve tırnak uçlarının düzgünlüğü kontrol edilmelidir. Eğer bebeğinizin tırnaklarında enfeksiyon ya da kanama gibi bir durum görülürse mutlaka doktora danışılmalıdır.

Çocuklarda Görülen Kış Hastalıkları

Çocuklarda Görülen Kış Hastalıkları

Bu yazımızda çocuklarda sıklıkla görülen kış hastalıkları hakkında bilgi vereceğiz. Çocuklarımızı kış hastalıklarından nasıl korumalıyız? Çocuklarda görülen kış hastalıkları nelerdir? Kış hastalıkları hakkında bilgi?

Hastalıklardan korunmak için öncelikle hastalıkları tanımalıyız. Çocuklarda kış mevsiminde birçok hastalıklar görülür. Hangi hastalığın tedavisi nasıl olur? Hastalığın belirtileri nelerdir? Hastalık hakkında bilgi edinmek ve hastalıkların belirtilerini bilmek tedavi bakımından faydalı olur. Bu yazımızda çocuklarda sıklıkla görülen nezle, grip, boğaz enfeksiyonu ve zatürre hakkında bilgi vereceğiz.

Anneler çocuklarını hastalıklardan korumak için birçok önlem alır. Çocuğunun beslenmesine dikkat eder ya da çocuğu sıkı sıkı giydirir. Ancak kış mevsiminde soğuk havanın da etkisiyle çocuklar daha sık hasta olur. Genellikle kışın bakteriler ve virüsler yoluyla bulaşan hastalıklar daha fazla görülür. bu hastalıklar kişiden kişiye kolaylıkla geçmektedir. Özellikle okul gibi kalabalık ortamlarda çocuktan çocuğa bulaşan hastalıklar kış aylarında görülür. aynı şekilde yetişkinlerden çocuklara ya da çocuktan yetişkine solunum yolu ile kolaylıkla hastalık geçebilmektedir. Bu tür hastalıklar, virüslerin enfekte damlacıklarının asılı kalması ve solunum yolları ile bunların alınması sonucunda kolaylıkla kişiden kişiye bulaşabilmektedir. Özellikle hapşırık ile yayılan ve içerisinde virüs barındıran damlacıklar, çevredeki cisimlere yapışmakta ve siz dokunup elinizi ağzınıza götürdüğünüzde virüsü kolaylıkla alabilmektesiniz. Bu nedenle hijyene önem vermeli ve ellerinizi kış aylarında sık sık yıkamalısınız. Kalabalık ortamlarda çalışıyor ya da bulunuyorsanız daha dikkatli olmalısınız.

Çocuklarda görülen kış hastalıkları;

Nezle; nezle çocuklarda sıklıkla görülen hastalıklardan birisidir. Hafif bir burun akıntısı ile başlar ve öksürükle devam eder. Hastalığın belirtileri; ateş, burun akıntısı ve kimi zaman öksürüktür. Ateş kişiden kişiye değişmekte ve bazı kişilerde öksürük ya da ateş görülmemektedir. Hastalığın en belirgin belirtisi burun akıntısıdır.

Grip; grip gerek yetişkinlerde gerekse çocuklarda en fazla görülen kış hastalığıdır. Bazı kişilerde yaz aylarında da grip görülebilir. Yani grip çok sık karşılaştığımız bir hastalıktır. Bazı kişilerde grip ağır seyrederken genellikle ateş yükselmesi ile başlar. Yüksek ateş, vücutta ağrı, burun akıntısı, öksürük, baş ve kas ağrıları hastalığın belirtilerindendir. Kimi zaman 40 dereceye varan ateş görülebilir. Bu nedenle dikkat edilmesi gereken bir hastalıktır.

Zatürre; kış aylarında görülen bir hastalıktır. Diğer kış hastalıklarına oranla daha tehlikeli ve dikkat edilmesi gereken bir hastalıktır. Çünkü akciğerleri etkileyen ve akciğerin iltihaplanması ile ortaya çıkan bir hastalıktır. Akciğerin iltihaplanması ile iltihabi bir sıvı akciğerlerde bulunan hava keseciklerine dolar. Böyle bir durumda oksijen alış veriş fonksiyonu bozulur ve kandaki oksijen düzeyi azalır. Birçok bakteri ve virüs zatürree neden olabilir. Önemli bir akciğer rahatsızlığı olduğundan özellikle çocukları bu hastalıktan korumalıyız. Küçük çocuklarda ve yaşlılarda bu hastalık oldukça ağır seyreder. Ateş yükselmesi ve öksürük hastalığın belirtilerindendir.

Boğaz enfeksiyonu; hastalığa beta streptokuku yol açar. Halk arasında bademcik enfeksiyonu olarak bilinen Beta mikrobu çocuklarda özellikle okul çağı çocuklarında sıkça görülür. Hastalığın belirtileri; nefes almakta ve yutkunmada güçlüktür. Boğaz enfeksiyonu yani beta mikrobu olan çocuklara antibiyotik tedavisi uygulanır.

Bebeklerde Kusma

Bebeklerde kusma nedenleri; Bebeklerde Kusmaya Ne İyi Gelir?

Bu yazımızda bebeklerde kusma hakkında bilgi vereceğiz. Yeni doğan bebekler neden kusar? Kusma ne zaman tehlikelidir? Bebeklerde kusma nedenleri ve tedavisi nedir?

Yeni doğan bebeklerin birçoğunda kusma olayı görülür. Genellikle ilk haftalarda sıklıkla görülen kusma, ilerleyen aylarda azalır. Ancak bebeklerde kusma anneleri endişelendiren bir durumdur. Aslında kusma; ; karın kaslarının ani şekilde kasılması sonucu midenin içindekilerin dışarı ağız yoluyla atılması olayıdır. Bu durumda bebeklerinin yeteri kadar beslenemediği düşünen anneler, daha fazla endişelenir. Bebeğiniz devamlı kusuyorsa endişelenmekte haklısınız. Fakat normal kilo alımı devam eden bir bebekte kusma o kadar da önemsenmez. Eğer bebek kusuyor ve buna rağmen normal kilo alımına devam ediyorsa endişelenecek bir durum yoktur. İlk 6 ay bebeklerde kusma normaldir. Bu durum 6. aydan sonra azalacak hatta kusma olayı bitecektir.

Kusmanın çeşitli nedenleri vardır. Bunlar;

  • İlk haftalarda ki kusmalar normaldir. Bebeklerde ilk haftalarda beslendikten sonra zorlanmaksızın ağız dolusu kusma görülür. Bu kusmalar ilerleyen aylarda azalacaktır.
  • Bebeklerin çoğunda kusma ilk aylarda düzenli şekilde görülür.
  • Bebeğin ne kadar kustuğuna dikkat etmek gerekir. İlk haftalarda kusma miktarı önemlidir. Eğer az kusma görülüyorsa korkulacak bir durum yoktur.
  • Yeni doğan bebeklerde kusmanın en önemli nedeni, aşırı beslenmektir. Bebekler aşırı beslendiğinde çok fazla hava yutacağı için kusabilir.
  • Anne sütünü ve mamayı aynı anda alan bebeklerde kusma olayı görülür. Bazı anne adayları sütünün yetmediğini düşünerek bebeğe mama da vermektedir. Böyle durumlarda bebekte kusma sıklıkla görülür.
  • Aşırı beslenmenin yanı sıra bebekte süt alerjisi ya da doğuştan gelen hastalıklar varsa kusma olayı sıklıkla görülür.
  • Kusmaya çeşitli enfeksiyonlar da neden olabilir. ; idrar yolu enfeksiyonları, kulak enfeksiyonları, mide ve bağırsak enfeksiyonları, sinir sistemi enfeksiyonlarında bebekte sık kusma görülür.
  • Biberonla beslenen bebeklerde kusma daha sık görülür. Anne sütü ile beslenen bebekler daha az hava yuttuğu için kusma fazla görülmez.
  • Bebeğin yanlış beslendiğinde kusma çok sık görülür.
  • Aşırı yavaş ya da aşırı hızlı emen bebekler kusabilir. Ayrıca gazı çıkarılmayan bebeklerde de kusma görülür.
  • Bu gibi durumlarda anneler dikkatli olmalı ve bebeğini çok iyi gözlemlenmelidir. İlk aylarda kusma normaldir ancak kusmalar bebeğin kilosunu ve gelişimini etkiliyorsa, şiddetli şekilde kusma olayı varsa, kusma ile beraber ateş ve halsizlik varsa, bebek yeşil ya da kahverengi renkte kusuyorsa hemen bir doktora başvurulmalıdır.

    Bebeklerde kusmayı azaltacak önlemler;

    • Bebeğinizi az az besleyin. Bebek çok aşırı beslendiğinde kusma görülür.
    • Beslenme sırasında bebeğin yuttuğu hava dışarı çıkarılmalıdır. Bu nedenle bebek beslendikten sonra mutlaka gazı çıkarılmalıdır.
    • Bebeğin beslenme saatlerinde huzurlu ve sakin olması gerekir. Bu nedenle önce bebek sakinleştirilmeli ve ardından beslenmelidir.
    • Bebeği emzirdikten sonra fazla hareket ettirmemek gerekir. Bebeği emzirdikten sonra hoplamak ya da sallamak bebeğin kusmasına neden olur.
    • Bebek biberonla besleniyorsa, biberon deliğine dikkat etmek gerekir. Biberon deliği boyutu büyük ise süt çok hızlı akacaktır. Küçük olduğunda ise süt akmayacak bebeğiniz yorulacak ve hava yutacaktır. Bu nedenle doğru biberon seçmek için dik tutulduğunda eğer birkaç damla süt akıyorsa doğrudur.

    Bebeklerde Alerji Neden Olur?

    Bebeklerde Alerji Neden Olur?

    Bu yazımızda bebeklerde alerji hakkında bilgi vereceğiz. Bebeklerde alerji neden olur? Bebeklerde alerji nasıl geçer? Bebeklerde alerji nedenleri ve tedavisi nedir?

    Bebeklerde alerji, anne ve babaları endişelendiren bir durumdur. Peki, bebeğimizin hangi gıdaya alerjisi olduğunu nasıl anlarız? Alerjiden korunma yolları nelerdir?

    Bebeklerde alerji görülmesinin birçok nedeni olabilir. Ancak en sık görülen nedenler arasında genetik ve çevresel etkenler vardır. Örneğin, anne ya da babada alerji olması durumunda bebekte de görülme olasılığı yüksektir. Ayrıca gebelik döneminde de annenin alerji olma riski, hamilelik öncesine göre daha yüksektir. Bu yüzden bebekte de görülme olasılığı yüksek olacaktır. Genetik özelliklerden dolayı bebekte alerji görülebilir. Bunun dışında çevresel etkenlerden dolayı da alerji görülebilir. Bu nedenle anneler gerekli hijyen koşullarına uymalıdır. Bebek odasını düzenli şekilde havalandırmalı ve bebeğin yatak çarşafları haftada bir değiştirilmelidir. Bebek odasında halı yerine kilim tercih edilmelidir. Ayrıca bebeğin yatak ve yorganının da sentetik olmasına özen gösterilmelidir. Bebekler çok hassas olduğundan dolayı en ufak bir toz ya da tüy bebekte alerjiye neden olabilir.

    Bebeklerde alerji sıklıkla ek gıdaya geçiş döneminde görülür. Ayrıca anne sütü almayan bebeklerde de alerjinin sık görüldüğü gözlenmiştir. Bu nedenle bebekler ilk 6 ay mutlaka anne sütü almalıdır. Ek gıdaya geçiş dönemine ise 6.aydan sonra başlanmalıdır.

    Anneler bebeklerine ek gıdaları bir hafta arayla vermelidir. Yani her yeni gıdaya bir hafta arayla başlanmalıdır. Çünkü gıdalar aynı anda verildiğinde bebeğin hangi gıdaya alerjisi olduğunu bulmak zorlaşıyor. Bu nedenle bebeklerde alerjiyi tespit etmek için ek gıdalar bir hafta arayla verilmelidir. Bebek alerji olduğunda, yüzde ya da vücutta kızarıklıklar meydana gelir. Alerjinin belirtileri, yüzde ya da vücutta kızarıklıklar, gözlerde şişkinlik, bulantı, burun akıntısı ya da kusma şeklinde görülür. Bu gibi durumlarda bir doktora gidilmelidir.

    Bebeğinizin bir ya da birkaç gıdaya karşı alerjisi olabilir. Genellikle besin alerjisi yapan ya da yapmaya meyilli gıdalar; süt, yumurta, tahıllar, çikolata, balık ya da kuruyemişlerdir. Bebeğinizin bir meyveye ya da herhangi bir besine karşı alerjisi olabilir. Bunu anlamanın en iyi yolu bir doktora gitmektir. Eğer bebeğinizin alerji olduğunu düşünüyorsanız bir doktora gitmeli ve alerji testi yaptırmalısınız. Ek gıdaya geçiş döneminde de, her yeni gıda bir hafta arayla verilmelidir.

    Bebeklerde Diş Çıkarma Belirtileri

    Bebeklerde Diş Çıkarma Belirtileri

    Bebekler de bazı dönemler oldukça sıkıntılı geçer. Bu dönemlerden birisi de diş çıkarma dönemidir. Birçok anne baba bu dönemi zor atlatmıştır. Çünkü bebek bu dönemde çok huzursuz olur. Peki, bebeğimizin diş çıkardığını nasıl anlarız. Bebeklerde diş çıkarma belirtileri nelerdir?

    İlk olarak bebeklerde diş çıkarma döneminden biraz bahsedelim. Bebeklerde diş çıkarma 6. ayda başlar. Ancak bazı bebekler biraz aceleci davranarak 4. ayda diş çıkarmaya başlar. Yani en erken diş çıkarma ayı 4.aydır. Bebekler doğumdan itibaren çok hızlı bir büyüme ve gelişme gösterirler. Anne babalar bebeğinin büyüdüğünü gördükçe mutlu olurken, bir yandan da diş çıkarma ile beraber bebekte görülen şikâyetler ebeveynleri huzursuz eder.

    Bu dönemde anne ve babalar çok dikkatli olmalıdır. Bazı bebekler diş çıkarma döneminde çok sakindir ve hiç ağrı duymaz. Bazı bebekle çok ağrılı diş çıkarır ve bunun sonucunda bebekte kilo kaybı gözlenir. Her bebeğin gelişimi farklı olduğu için, diş çıkarma dönemlerinde de bebeklerde farklılık gösterir. Bebeğinizin diş çıkarmaya başladığını şu belirtilerle anlayabilirsiniz;

    • İlk belirti salya akıtmak ve artan tükürüktür. Bebeklerde 3.aydan itibaren salya akıtma durumu görülür. Diş çıkarma döneminde daha fazla salya akıntısı görülür.
    • Bebeklerde ağrı olması ise ikinci bir belirtidir. Bebek diş çıkarmaya başladığında, dişler diş etine basınç uygulayacağı için bir ağrı olur.
    • Ellerini ısırması ya da ısırma en önemli diş çıkarma belirtisidir. Bu durum her bebekte görülür. Dişlerin çıkması nedeniyle kaşınmalar başlar. Bebekte ellerini ya da elinde ki eşyaları ısırarak rahatlamaya çalışır.
    • Devamlı huzursuz olma bebekte ağrının olması ya da dişlerinin kaşınması nedeniyle olabilir. Bu yüzden bebekte devamlı bir huzursuzluk görülür. Bu dönem bebek için oldukça zorlu bir dönemdir.
    • Bekte uyku düzensizliği diş çıkarma döneminde daha da fazlalaşır. Oluşan ağrı, kaşınma ve huzursuzluk nedeniyle gece uyumada güçlük çekebilirler.
    • Diş çıkarma döneminde iştahsızlık sıkça görülür. Bebek gıdaları yemek istemez ve reddeder. Bu durum birçok bebekte görülür. Diş çıkarma döneminde iştahsızlık normal bir durumdur.
    • Bu dönemde ateş ve ishal de görülebilir. Bazı bebeklerde ateş görülürken, bazı bebeklerde ateş görülmez. İshal ise çeşitli nedenlerle olabileceği gibi, diş çıkarmadan dolayı da kaynaklanabilir.
    • Çene ya da yüzde kızarıklık salya akıntısından dolayı olabilir. Diş çıkarma dönemlerinde bebeklerin yanaklarında ya da çene bölgesinde kızarıklıklar görülür.
    • Diğer belirtiler ise şöyledir; Çevresindeki nesneleri ağzına götürme isteği, İştahsızlıktan dolayı beslenmeyi reddetmesi, Bazı bebeklerde ciltte kaşıntı, öksürük ve diş etinde kanamalar görülebilir.

    Hepatit A Aşısı Ne Zaman Yapılmalı?

    Hepatit A Aşısı Ne Zaman Yapılmalı?

    Bu yazımızda hepatit A aşısı hakkında bilgi vereceğiz. Hepatit A nedir ve Hepatit A aşısı ne zaman yapılmalıdır?

    İlk olarak şunu belirtmek gerekir ki Hepatit A aşısı mutlaka yapılması gereken aşılar arasındadır. Özellikle 1–5 yaş arası çocuklarda ve 15 yaş üstü ergenler de Hepatit A virüsü bulaşıcılığı daha fazla görülür. Peki, bu virüs kendiliğinden geçer mi? Hepatit A virüsü kendiliğinden iyileşebilen bir virüstür, çok nadir şekilde kronikleşir. Halk arasında hepatit A sarılık olarak bilinir ve bulaşıcı bir hastalıktır. Genellikle bulaşma yolları; ağız yoluyla olmaktadır. Yani dışkıyla atılmış mikropla bulaşan sular yiyecekler birinci bulaşma yoludur. Hepatit A, virüsü taşıyan dışkı ile kirlenmiş su ve meyve sebzeler yani besinlerin ağız yoluyla alınması şeklinde hastalık bulaşır. Bu nedenle meyve ve sebzeleri iyice yıkamak ve hijyen kurallarına uymak gerekir. Aynı şekilde havuz ve denizler de bazen hastalığın bulaşma yolu olabilir. Hepatit A aşısı 14.ayda bir aşı, 6 ay sonra ikinci aşı şeklinde 2 doz uygulanır.

    Hastalık bulaşıcıdır ve virüs saatlerce insan elinde kalabilir. Bu nedenle toplu olarak yaşanan yerlerde, hijyen koşullarının sağlanması hepatit A virüsü bulaşma riskini azaltır.

    Hepatit A belirtileri; bazı kişilerde bu virüsün hiçbir belirtisi olmayabilir. Hastalık kendiliğinden geçer ve bazen kişi sarılık olduğunu dahi anlamaz. Ancak genelde belirtileri; halsizlik, karın ağrısı, göz ve cilt renginde sararma, idrarda koyulaşma şeklinde olabilir.