Çocuklarda Bit ve Tedavisi

Çocuklarda Bit ve Tedavisi

Bu yazımızda anne ve babaların en çok korktuğu bit ve bit tedavisi hakkında bilgi vereceğiz. Bit nedir? Bit nasıl bulaşır? Bit nasıl anlaşılır ve nasıl önlenir? Bitten korunma yolları neler?

Çocuklarda en sık görülen bit türü saç bitidir. Bitlenme her insanda ve her yaşta görülebilir. Ancak okul çağı çocuklarında ve okul döneminde daha sık görülür. Bu durum ailelileri oldukça huzursuz eder. Ancak alınabilecek birkaç önlem ile bit sorunundan kurtulabilirsiniz. Okul ortamında birçok çocuğun bulunması, çocukların gün boyunca yan yana oturması bitlenmenin sıklığını arttırır. Bilindiği gibi bit bulaşıcıdır ve çocuklar yan yana durduğunda(örneğin; aynı tokayı ya da şapkayı taktığında)bit rahatlıkla bir başka çocuğa geçebilir. Yani bit ortak kullanılan eşyalarla, saçtan saça, direk ve dolaylı olarak geçebilir. Bu nedenle okul döneminde bit çocukları bekleyen büyük bir tehlikedir. Bitin görülme sıklığı erkeklere oranla kız çocuklarında daha fazladır.

Bit nedir? Bit nasıl bulaşır?

Saç biti; insan saçında yaşayan, üreyen ve kan emerek beslenen, çok küçük olan bir böcek türüdür. İnsan saçına yerleşen bitler yumurtlayarak çok kısa sürede çoğalabilirler. Bitleri saçta fark etmek zordur, ancak sirke denilen yumurtaları görmek daha kolaydır. Sirkeler saç tellerine tutunmuş şekilde durur. Bitler ise kan emerek beslendiği için saç diplerinde yaşar. Ayrıca sirkeler başın arka kısmında, enseye yakın yerlerde olur. Bu nedenle kolaylıkla fark edilebilir. Yaz aylarında bit görülme sıklığı daha fazladır.

Bitlenme yetişkinlerde de görülebilir. Saç biti bulaşıcıdır ve saçtan saça geçer. Bitin asıl bulaşma şekli saç temasıyla olur. Ancak ortak kullanılan eşyalar ile de bit yayılabilir. Bu nedenle kişisel eşyaları paylaşmamaya dikkat etmeliyiz. Çoğu kişi bitin kirli saçlarda yaşadığını, temiz saçlara bitin bulaşmayacağını düşünür. Aslında bit kirli saça oranla temiz saçı daha çok sever ve genelde temiz saçı tercih eder.

Bitin belirtileri nelerdir?

Bitlenmenin en önemli belirtisi kaşınmadır. Başın ve ensenin şiddetle kaşınması en yaygın belirtidir. Zamanla ciltte kaşınmadan dolayı enfeksiyon ve kabuklanma görülebilir. İlk olarak saça bakıldığında bit yumurtası olan sirkeleri görebilirsiniz. Sirkeler zamanla bit haline gelir. Çocuğunuzda aniden ense ve kulak arkasında kaşıntı olmuşsa, ensenin arka kısmındaki ve kulak arkasındaki saçlar dikkatle incelenmelidir. Bitler daha zor görülür, fakat sirkeler saç tellerine yapışık olduğu için daha kolay görülür. Saç derisindeki kabuklanmadan, yüzeysel kanamalardan ve kaşıntıdan bit olduğu anlaşılabilir.

Neler yapılmalıdır?

İlk olarak bilinmesi gereken şudur ki; sirke ya da bit kepek gibi yıkanarak temizlenemezler. Bitlerden kurtulmak için daha özenli bir bakım gerekir. Temizlik ilk kuraldır ve bitlerden kurtulmak için şarttır. Çocuğun saçlarını daha sık kontrol etmek ve çocuğun saçında sirke ya da bit görüldüğünde yayılmasını engellemek için hemen önlem almak gerekir. Piyasada bit öldürücü birçok krem ve şampuan satılmaktadır. İlk önce bit öldürücü şampuan alınmalıdır. Daha sonra saç normal şampuan ile yıkandıktan sonra bit şampuanı ile yıkanır. Şampuanın saça iyice nüfus etmesi gerekir. Bu şekilde 10 dakika beklenir. Ardından ince dişli bir tarakla saçlar iyice tarandıktan sonra bol su ile durulanır. Bu işlemi birkaç gün tekrarlayabilirsiniz.

Çocuğun kullandığı eşyalar, taraklar, giysiler iyice temizlenmeli ve havalandırılmalıdır. Çocuğun saçları düzenli olarak yıkanmalı ve sık sık kontrol edilmelidir.

Çocuklarda İdrar Yolu Enfeksiyonu

Çocuklarda İdrar Yolu Enfeksiyonu

Çocuklarda idrar yolu enfeksiyonu oldukça sık görülen bir durumdur. Özellikle çocuklar 5 yaşına kadar en az bir kere idrar yolu enfeksiyonu geçirmiştir. İdrar yolu enfeksiyonları çeşitli isimler alabilir. Bulunduğu bölgeye göre isim alabilir. Örneğin; idrar kesindeyse sistit, böbreklerde idrar yollarını tutuyorsa piyonenefrit adını alır. Ancak en fazla dışkıda bulunan bakteri etkin olup, kız çocuklarında da idrar yolları enfeksiyonları dışkı ile bulaşması çok sık görülür. Sünnet olan erkek çocuklarında, sünnet olmayan çocuklara göre daha az idrar yolları enfeksiyonu görülür. Yani sünnet olmak idrar yolu enfeksiyonlarını azaltır.

Peki, idrar yolu enfeksiyonunun belirtileri nelerdir?

İdrar yolu enfeksiyonu belirtileri farklı şekilde görülebilir. Büyük çocuklarda idrar yaparken yanma, sık tuvalete çıkma, karın ağrısı, idrar yapamama ya da idrar kaçırma şeklinde görülebilir. Daha küçük çocuklarda bu belirtiler normal hastalık belirtileri ile karıştırılabilir.

Yeni doğan bebeklerde ise idrar yolu enfeksiyonu, huzursuzluk, kilo kaybı, bulantı ve kusma, iyi beslenememe ve aşırı gaz sancısı şeklinde belirti gösterir. Büyük çocuklara idrar yolu enfeksiyonu belirtilerini anlamak daha kolaydır. Ancak çocuğun yaşı ne kadar küçükse belirtileri anlamak da o kadar zordur. Böyle durumlarda enfeksiyon sağlık kontrolünde ya da gece yatarken yatağını ıslatan çocukta idrar tahlili sonucunda belirlenir. İdrar yolu enfeksiyonunun tedavi edilmesi gerekir, çünkü tedavi edilmediği zaman ileride böbrek sorunlarına, hipertansiyona neden olabilmektedir.

Peki, idrar yolu enfeksiyonunun nedenleri nelerdir?

Kronik kabızlığı olan ve bağırsak parazitleri olan çocuklarda idrar yolu enfeksiyonlarına daha sık rastlanır. Ayrıca kızlarda anatomik özellikler, bazen de doğuştan olan reflü, hidronefroz gibi nedenlerde idrar yolu enfeksiyonunun nedenleri arasındadır. Kesin bir tanı koymak için idrar tahlili ve kültürü alınır, hemen antibiyotik tedavisi başlanır. Daha sonra kültürden ürüyen bakteri ve onun hassas olduğu tedavi düzenlemesi yapılır. Eğer enfeksiyonlar tekrarlıyorsa genelde erkeklerde ilk enfeksiyondan sonra kızlarda ise 2veya 3 enfeksiyondan sonra radyolojik inceleme yapılmalı ve altta yatan bir nedenin anatomik bir bozukluğun olup olmadığı araştırmalıdır.

İdrar yolu enfeksiyonun da nasıl bir tedavi yöntemi uygulanır?

Hastanın genel durumuna bakılarak, genel durumu iyi ise ağızdan antibiyotik tedavisi tercih edilir. Fakat ateşi çok yüksek olup ağızdan ilaç alamayan çocuklarda ve küçük yaştaki bebeklerde enjeksiyon şeklinde bir tedavi tercih edilir. Bu tedavi yöntemleri genel durumu iyi olan hastalarda uygulanır. Genel durumu iyi olmayan ya da yeni doğan dönemindeki hastaları da hastaneye yatırarak tedavi edilebilir. İdrar yolu enfeksiyonunu önlemek için bazı önlemler alınmalıdır. İlk olarak bezli bebeklerde dışkının genital bölgeye bulaşmasını önlemek için özellikle kız çocuklarda temizliğin önden arkaya yapılmasını dikkat etmeliyiz. Tuvalet eğitimi verirken de sık, sık tuvalete gitmeyi ve bol sıvı alınımı vurgulamalıyız. Küvette banyo yapmak yerine ayakta banyo yapmayı dar giysiler giymemeyi pamuklu iç çamaşırları kullanmayı tercih etmeliyiz.

Bebeklerde Öksürük Ve Tedavisi

Bebeklerde Öksürük Ve Tedavisi

Havaların soğumaya başlaması ile birlikte bebeklerde ve çocuklarda öksürük sorunu sıkça görülür. Peki, çocuklarda öksürük nedenleri nelerdir? Çocuklarda öksürük ve tedavisi?

Bebeklerde öksürmenin birçok nedeni olabilir. İlk akla gelen nedenler; bebek çok ağladığında, kirli hava, alerji, boğazına yabancı bir cismin kaçması, gizli boğmaca gibi nedenler bebeklerde öksürüğe neden olur.

Bebeklerde Öksürük Sebepleri

· Bazı bebekler sadece ev içerisinde öksürür. Bunun nedeni evde oluşan tozlara, yastıklardaki kuş tüylerine karşı bir alerji olabilir.

· Bebeklerin ilkbahar ve yaz aylarında öksürmesi çiçeklerin polenlerinden kaynaklı olabilir. Bebeğin polenlere karşı alerjisi olduğu için öksürük oluşabilir.

· Öksürüğün bir diğer nedeni ise kirli havadır. Bebek kirli havada bulunduğunda nefesi daralır ve öksürmeye başlar. Ayrıca sigara dumanı, kış mevsiminde kömür dumanı, odunun vermiş olduğu duman bebekte öksürüğe neden olur.

· Bebekler evde oynarken çevreden bulduğu düğme ya da küçük oyuncak parçalarını yutabilir. Boğaza yabancı bir cisim kaçması öksürüğe neden olur. Aynı şekilde fındık, karpuz çekirdeği gibi gıdalar da bebeğin boğazına kaçabilir. Anneler bu konuda dikkatli olmalıdır.

· Bebeğin boğazına yabancı bir cisim kaçması durumunda öksürük aniden şiddetli şekilde başlar. Besin maddesi yutulması halinde vücutta ateş olur. Yutulan besin maddesi değilse, vücut bunu kendi atamaz derhal doktor müdahalesi yapılmalıdır.

· Bazen ise öksürük bir hastalığın belirtisi olarak kendini gösterebilir. Ara ara öksürük, nefes almada hızlanma, hırıltı ve balgam vücutta bir hastalığın belirtileri olabilir. Böyle durumlarda bebeği doktor kontrolünde tutmak gerekir.

Bebeklerde Öksürük Nasıl Geçer?

İlk olarak öksürüğün nedeni bulunmalıdır. Bebeğin neden öksürdüğü bulunarak tedavi edilmelidir. Sadece öksürük varsa, doktor kontrolü dışında bebeğe şurup vermemeliyiz. Böyle durumlarda bebeğin tedavi edilmesi ve sadece doktorun tavsiye ettiği şurup kullanılmalıdır.

Bebeğin bulunduğu ortamda sigara içmemek gerekir. Sigara dumanı bebekte öksürüğe neden olur. Öksüren bebeğin odası havalandırılmalıdır. Tüylü oyuncaklar, halı ya da bu tür nesneler öksürüğü tetikler. Bu nedenle bebek odasında bu tür tüylü eşyalar bulunmamalıdır. Öksüren çocuğa bol su içirmek faydalıdır. Özellikle ılık suyun balgam söktürücü özelliği vardır. Öksüren çocuk terleyeceği için, terlemeye engel olmak gerekir. Sırtına pamuklu bir bez koymak iyi bir çözüm olabilir.


ÇOCUKLARDA ISIRMA ALIŞKANLIĞI

ÇOCUKLAR NEDEN ISIRIR?

Çocuklar büyürken, her geçen gün çocuğunuzda değişik davranışlar görebilirsiniz. Bazı davranışlar ebeveynleri oldukça zor durumda bırakabilir. Her çocuğun gelişimi farklıdır ve her çocuk büyüdükçe değişik alışkanlıklar kazanabilir. Bu alışkanlıklardan biriside ısırma alışkanlığıdır. Bu alışkanlık anne ve babaları oldukça rahatsız eder. Özellikle 2 yaş civarında bu alışkanlıkla daha sık karşılaşılır. 2 yaş civarında çocuklarda ısırma huyu başlar ve her çocuk mutlaka bir kerede olsa bir başka çocuğu ısırmıştır. Önemli olan bu huyun alışkanlığa dönüşmemesidir. Çocukta bu dönemde ısırma huyu başlar ve birçok farklı sebepten dolayı çocuk ısırır. Ancak 2–3 ya dönemi bittiğinde çocuğun bu ısırma huyunu bırakmış olması gerekir. Eğer çocuk halen ısırma huyuna devam ediyorsa, bu durum çocukta alışkanlık haline gelmiştir.

Aslında çocukta ısırma davranışının görülmesinin birçok nedeni vardır. Küçük çocuklar korktuklarında ya da öfkelendiklerinde tepkilerini ısırarak gösterir. 2 yaş çocuklarında durum biraz farklıdır. Bu dönemde çocuk tepkilerini ısırma yolu ile göstermeye çalışır. Aileye yeni katılan bir bebek, başka bir yere taşınma, çocuğun hayatında çocuğu etkileyecek derece de ani bir değişim çocukta ısırma huyunun oluşmasına neden olur. Çocuklar duygularını belli etmek için ısırma davranışı gösterir. Bazense sadece keşfetmek ya da dişleri kaşındığı için ısırma davranışını gösterirler. Çocuklar zarar vermek ya da saldırma amaçlı ısırmazlar, fark etmeden sadece refleks şeklinde ısırma davranışı gösterirler. Bazense bunu bir eğlence ya da oyun gibi görürler. Önemli olan çocuğun bu davranışı alışkanlık haline getirmemesidir, çünkü bu davranış çocuğun sosyal hayatını oldukça etkiler.

Çocuğunuzda ısırma davranışı varsa öncelikle sakin olmalı ve bu durumun geçici olduğunu bilmelisiniz. 2 yaş civarında ısırma davranışı çoğu çocukta görülür ve bu yaşları gereği normaldir. Isırmanın genelde nedeni; çocuğun çevresinde ki nesneleri merak etmesi, çevreyi keşfetme duygusu ve diş gelişiminin tam olarak gelişememedir. Ayrıca yeni yürümeye başlayan çocuklarda da ısırma davranışı çok görülür.

Çocuklarda ısırma davranışı nasıl engellenir?

  • Çocuğunuzda ısırma davranışı varsa ilk olarak sakin olmalı ve tepkinizi çocuğa bağırarak ya da cezalandırarak göstermeyin. Sizin bu şekilde davranmanız çocuğun ısırmaya devam etmesini sağlar.
  • Eğer çocuğunuz başka bir çocuğu ısırıyor ise çocukları ayırarak birbirlerinden uzak tutun.
  • Çocukların ısırma nedenlerinden birisi de boşlukta olmasıdır. Çocuk o boşluğu ısırarak kapatmak ister. Bu nedenle kardeşi varsa çocuğun kardeşi ile oynaması ve vakit geçirmesi sağlanmalıdır.
  • Çocuğun eline oyuncak verin. Böylece oyuncak ile meşgul olduğundan ısırma davranışı da yavaş yavaş azalır.
  • Çocuğunuza ısırmanın doğru bir şey olmadığını kesin ve kararlı bir şekilde anlatın.
  • 1–2 yaş çocukları söylediklerinizi pek anlayamaz. Bu nedenle çocuk ısırma davranışı gösterdiğinde hayır gibi kısa komutlar söyleyin.
  • Çocuk öfkelendiğinde ısırma davranışı gösteriyorsa, çocuğun neden öfkelendiğini anlamaya çalışın ve bu durumu ortadan kaldırın.
  • Çocuklar her zaman çok enerjiktir. Bu nedenle can sıkıntısından ya da enerjisi yükseldiğinden dolayı ısırma davranışı gösterebilir. Bu durumda çocuğunuza değişik alternatifler sunun. Örneğin; dans etmek, koşmak, oyun oynamak vb.
  • Çocuğunuzun neden ısırdığını anlamaya çalışın.
  • Çocuk ile iletişim çok önemlidir. Bu yaptığı davranış hakkında konuşun. Ancak bu konuşmayı çocuğunuz sakinleştiği zaman soru cevap şeklinde oyun oynarmış gibi yapmanız daha faydalı olacaktır.

Bebeklerde Reflü Nedenleri ve Tedavisi

Bebeklerde Reflü Nedenleri ve Tedavisi

Bebeklerde reflü nedir? Bebeklerde reflü neden olur ve tedavisi?

Reflü normal insanlarda olduğu gibi bebeklerde de yaygın görülen bir durumdur. Çoğu bebek mama ya da meme emdikten sonra kusabilir. Bu normal bir durumken bazı bebeklerde bu kusma çok sık olarak görülür. O zaman bebekte reflü olduğu düşünülebilir.

Reflü nedir? Reflü midedeki yiyeceklerin yemek borusuyla ağız içerisine geri atılmasıdır. Bu oldukça rahatsızlık veren bir durumdur. Ancak bebeklerde bu durumun görülmesi geçicidir. Her bebek emdikten ya da mama yedikten sonra kusar. Bu durum çocuğun mide bağırsak sisteminin büyümesiyle ortan kalkacaktır.

Bebeklerde kusma çok sık görüldüğü için birçok anne baba bebeğimde bir rahatsızlık mı var diye düşünerek panikler. İlk akla gelen bebeklerin mide bağırsak sisteminde bir bozukluk olduğudur. Ya da ülser, süte alerji gibi bir durumun olduğundan korkarlar. Ancak anne babaların korkmasına hiç gerek yoktur. Bu durum geçicidir ve her bebekte görülür.

Ne zaman doktora başvurmalıyım? Eğer bu durum bebeğin kilo almasını engelliyorsa hemen bir doktora başvurulmalıdır. Genelde bebekler emdikten sonra kusarlar, ancak gerekli besin ihtiyacını vücut alır. Bebeğin kilosunun ve gelişiminin normal olması gerekir. Kusma bebeğin gelişimini engelliyorsa reflü nedeniyle sık sık akciğer enfeksiyonları oluşuyorsa tedavi gerekecektir.

Reflünün artmasına neden olan etmenler;

  • Bebeklerin aşırı beslenmesi
  • Kabızlık
  • Tok karnına yapılan banyo
  • Bebeğin fazla ağlaması ya da fazla ıkınması
  • Bebeğin sıkı giysilerle giydirilmesi reflünün artmasına neden olmaktadır.

Genelde reflüsü olan bebekler normal ve sağlıklı bebeklerdir. Ancak bazen çeşitli durumlarda reflü sorun oluşturmakta ve bebekler kilo alamıyor ya da gelişemiyorlardır. Böyle durumlarda tedavi gerekmektedir.

Bebekte reflünün olduğu nasıl anlaşılır? Reflünün birkaç belirtisi vardır. Bunların başında sık ve tekrarlanan kusmalar gelir. Eğer bebek biraz büyükse göğüs de yanma hissi sık sık karın ağları aşırı gaz çıkartma ondan sonra uyku sırasında solunumda duraklamalar sık sık akciğer enfeksiyonları reflünün diğer belirtileridir. Bu belirtilerin varlığı bize reflüyü düşündürebilir.

Reflü bebeklerde geçicidir ancak reflüyü azaltmak için yapılacak birkaç şey vardır. İlk olarak bebeğe doğru yatış pozisyonu vermektir. Yüz üstü yatırma tok karnına yüz üstü yatırma ve başı biraz daha yukarda olacak şekilde yatırma reflüyü azaltır. Fakat yüz üstü yatmak bebeği daha çok sıkıntıya sokacağından o zaman sırt üstü başı otuz derece açıyla biraz daha yukarıda yatırma ve bu şekilde yatmayı sağlayacak yatak ve yastıkları kullanmak faydalı olacaktır. Bebeklerin çoğunda reflü kendiliğinden geçer. Bebek katı besinlere geçiş yaptığında ve yürümeye başladığında vücut dik durduğundan bebeğin reflüsü neredeyse tamamen geçer. Katı beslenmeye geçildiği zaman zaten reflü giderek azalacaktır.

BESLENME ÇANTASI NASIL HAZIRLANIR?

Beslenme çantasında neler olmalı?

Okul çağı çocuklarının beslenmesinde en büyük görev ebeveynlere düşmektedir. Çocuğa sağlıklı bir beslenme çantası hazırlamak, çocuğun gelişimi ve büyümesi açısından çok önemlidir. Okulların açılması ile birlikte anne ve babaların kafasında hep aynı soru vardır. Beslenme çantası nasıl hazırlanmalı? Beslenme çantasının içinde neler olmalı?

İlk olarak okul çağında ki çocuklar düzenli ve dengeli beslenmelidir. Bu büyüme ve gelişme için gereklidir. Bu nedenle beslenme çantası hazırlanırken dikkat edilmesi gereken kurallar vardır.

Çocuklar abur cubur yiyecekleri çok sever ve bu yiyeceklerden vazgeçemez. Anne ve babalar ise özellikle bu yiyeceklerden çocuklarını nasıl uzak tutacağını bilemez. Bu durumu engellemek için sağlıklı ve eğlenceli bir beslenme çantasının hazırlanması ilk kuraldır. Çocuklar bazı besinleri sevmeyebilir ve bu yiyecekleri yemek istemez. Anneler ise bu yiyecekleri daha eğlenceli bir şekilde sunum yaparak çocuklarına yedirebilir. Aynı şekilde beslenme çantasına da eğlenceli ve sağlıklı menüler koyarak çocukların sevmesi sağlanabilir.

Okul çağında çocuklara doğru beslenme alışkanlığını kazandırmak, sağlıklı ve dengeli beslenmesini sağlamak çok önemlidir. Bu dönemler çocuğun kaliteli bir yaşam sürmesi için temel oluşturur. Ayrıca hem fiziksel hem de zihinsel gelişim içinde çocuğun beslenmesi oldukça önemlidir. Bu nedenle okul çağında ki çocukların beslenmesinde anne ve babalara büyük görevler düşmektedir.

Peki, çocuğuma nasıl bir beslenme programı hazırlamalıyım? Sağlıklı bir beslenme çantası nasıl hazırlanır? Beslenme çantasında neler olmalı?

  • İlk olarak beslenme çantasının hazırlanması anneler için pratik, çocuklar içinse keyifli ve kolay taşınabilir olmalıdır.
  • Çocuklar her gün aynı menüden sıkılabilir ve yemek istemeyebilir. Bu yüzden her gün değişik beslenme menüleri çocukların iştahını açabilir.
  • Eğer çocuğunuz beslenmede ekmek yemek istemiyorsa kek ya da börek koyabilirsiniz.
  • Her zaman çocukların beslenmesi için sağlıklı ve doğal gıdalar seçin.
  • Asitli içecekler ve hazır ürünler asla beslenme menüsünde olmamalıdır.
  • Beslenme menüsünde ki meyveler de mümkünse bütün haliyle beslenme çantasına konulmalıdır. Böylece besin değeri kaybolmaz.
  • Bir diğer önemli nokta ise, mutlaka beslenme çantasına su konulmalıdır.
  • Beslenme çantasına konulan içecekleri de kendinizin hazırlaması daha sağlıklı olur. Fazla kalorili, asitli içecekler ve hazır meyve suları yerine süt, ayran ya da taze sıkılmış meyve suları tercih edilmelidir.
  • Ayrıca beslenme çantasında meyve, ceviz, fındık gibi gıdaların da olması gerekir.
  • Çocukların beslenme menüsüne hazır abur cubur gıdalar konmamalıdır.
  • Çocukların beslenmesinde sevmediği ve yemediği yiyeceklerin görünümünü ve sunumunu değiştirerek daha eğlenceli bir hale getirebilirsiniz.

Çocuklarda Zihin Açan Gıdalar

Çocuklarda Zihin Açan Gıdalar

Çocuklar sürekli değişim ve gelişim içindedir. Bebekler doğdukları andan itibaren devamlı bir gelişim gösterir. Bu süreçte anne ve babalar çocuklarının gelişimine katkıda bulunmalıdır. Özellikle gelişim sürecinde ebeveynler bebeklerinin zekâ gelişimine katkıda bulunmalıdır. Ancak birçok anne baba bu konuda kararsızlık yaşar ve akla ilk şu soru gelir “bebeğimin gelişimine nasıl katkıda bulunmalıyım? Bebeğimin zekâ gelişimine nasıl destek vermeliyim?

İlk olarak şunu belirtelim ki çocuğun gelişimine anne ve babalar katkıda bulunabilir. Çocukların zekâ gelişimine anne ve babalar gerek eğitimle gerekse bazı besinlerle destek verebilir. Bazı besinler çocukların beyin gelişimine fayda sağlar ve çocuğun zihnini açar.

Peki, eğitimle çocuğun zekâ gelişimine nasıl katkıda bulunulur?

Çocuklar doğumdan itibaren sizi dinler ve anlamaya çalışır. Bu nedenle bebeğinizle iletişim çok önemlidir. Çocuğunuzla doğumdan itibaren konuşarak karşılıklı iletişim kurmak zihin gelişiminin olumlu yönde ilerlemesini sağlar. Bebeğin gelişimine en büyük destekçi ebeveynlerdir. Bu nedenle çocuğunuzla iletişim kurmayı, oyunlar oynamayı ve çocuğunuzu anlamayı ihmal etmeyin. Bebeklere ilk 6 aydan sonra eşyaların adını oyun oynayarak tanıtabilirsiniz. Böylelikle zihin gelişimine olumlu katkıda bulunabilirsiniz. Çocuğunuza basit sorumluluklar vermek kendisini ifade etmesini sağlar. Ayrıca bu dönemlerde çocuklar her şeyi merak eder. Eşyalara dokunmak, eşyaların nasıl bir şey olduğunu öğrenmek ister. Bu dönem oldukça önemlidir, bebeğinizin zekâ gelişimi için önemli bir süreçtir. Bu nedenle bebeğinize fırsat tanıyın ve bu dönemi en iyi şekilde değerlendirmeye çalışın.

Çocuklarda zihin açan gıdalar

· Kırmızı et; etin içinde bulunan demir, çocukların zekâsını arttırmada çok önemlidir Ayrıca içinde bulunan çinko sayesinde de bellek gelişimine yardımcı olmaktadır.

· Yumurta; yumurta içerisinde protein ve bol miktarda D vitamini bulunur. Bu yüzden yumurta beyin işlevinin gelişmesini ve sarısında bulunan kolin sayesinde bellek gelişiminde önemli rol oynar.

· Balık; balık oldukça önemli bir besin maddesidir. Çocuklarda beyin gelişimi ve beyin fonksiyonları için gereken temel yağ asitleri bulunur. Bu nedenle çocuklarda balık tüketimi önemli ve gereklidir.

· Baklagiller; bol miktarda vitamin ve mineral içerdiklerinden çocuğun zihinsel faaliyetlerinin yüksek düzeyde kalmasına yardımcı olur.

· Çilek; çocukların en çok sevdiği meyve olan çilek oldukçada faydalı bir meyvedir. Beyin fonksiyonlarının düzene girmesine yardımcıdır. İyi bir C vitamini antioksidan ve deposudur. Bu sayede bellek gelişimi güçlenmektedir.

· Süt ve süt ürünleri; çocuklar tarafından oldukça sevilir. D vitamini, kalsiyum, protein, karbonhidrat ve B vitaminleriyle doludur. Bu sayede çocukların zekâ gelişimi olumlu yönde ilerler.

· Sebzeler; çocukların gelişimi için oldukça önemlidir. Özellikle renkli sebzelerde antioksidan daha fazla bulunur. Sebzeler de beyin hücrelerine güç ve sağlık veren antioksidan içerir.

· Soya; soya hafızayı güçlendirir ve zekâ açar. Beyin işlevini olumlu yönde etkiler.

· Adaçayı; hafıza ve zekâ açmaya yardımcıdır.

  • Yulaf: Karbonhidrat oranı yüksek olduğundan hafıza ve dikkate olumlu yönde etkiler.

BEBEKLERDE BİBERON KULLANIMI

GÜVENLİ BİBERON KULLANIMI

Uzmanlar, bebeğin alabildiği sürece anne sütü ile beslenmesini tavsiye ediyor. Ancak bazı durumlarda anne sütü bebeğin beslenmesinde yetersiz kalabiliyor. Bu gibi durumlarda anne bebeğe, biberonla hazır mama vererek besler. Ve böylece bebek biberon kullanımına başlamış olur. Biberon kullanımı oldukça yaygın olmasına rağmen, biberon kullanımı ile bilinmesi ve dikkat edilmesi gereken konular vardır. Aksi durumda güvensiz kullanımda istenmeyen sonuçlar oluşabilir. Anne sütü ile beslenen bebeklerin biberon kullanmasına gerek yoktur. Aynı şekilde anne sütü yeterli ise biberona gerek yoktur. Gereken durumlarda biberon 4. aydan itibaren 2–3 sefer verilebilir.

Biberon ile beslenen bebeklerde bazı sorunlar daha erken görülmektedir. Örneğin, solunum yolu enfeksiyonları, gaz sancıları ve alerjik sorunlar daha erken gözlenebilir. Ayrıca anne ile bebek arasında ki bağın da azalmasına neden olmaktadır. Bu nedenle anne sütü ile beslenen bebeklere su dâhil hiçbir ek gıda verilmemesi tavsiye olunur. Eğer bebek mama ile besleniyorsa, mamaların son kullanma tarihi ve kutuda bir hasar olmadığına dikkat edilmelidir. Doktorunuzla konuşarak bilgi almak ve mamaların üzerinde yazan hazırlama kurallarına uyulması gerekir. Mama kutusunun temiz olmasına ve açmadan önce iyice temizlenmesine dikkat edilmelidir. Ayrıca kullanılan malzemenin temizliğine de dikkat etmek gerekir. Bebeği her türlü enfeksiyonlardan korumak için temiz bir ortam sağlanması gerekir. Bebeğin beslenmesi için kullanılan malzemelerin temiz ve ayrı bir yerde saklanması gerekir. Bebeği besledikten sonra kalan mamayı biberonda bir sonraki kullanım için saklamayın ve bebeğe her defasında taze hazırlanmış mama verin.

Biberon kullanımı kadar temizliği de önemlidir. Bu nedenle biberon ve kullandığınız malzemeleri iki günde bir strelize edin. Temizlemenin en yi yolu biberon fırçası ya da temiz bir tencerede kullandığınız malzemeleri kaynatmak olacaktır. Biberon ve uçları en az 5 dakika kaynar suda kaynatılmalıdır. Daha sonra temizlenen biberon kâğıt havlu ile kurutulur. Bu işlem bebeğiniz her şeyi ağzına almaya başlayana kadar devam etmelidir. Bundan sonra biberon temizlenirken kaynatmak yerine deterjan ile yıkanıp iyice durulamak yeterli olacaktır.

Biberon alırken dikkat etmeniz gereken konu ise bebeğin içtiği mama miktarından biberonun biraz büyük olması gerekir. Ayrıca 6 aydan küçük bebeklerde biberon deliğinin küçük olması gerekir. Özellikle cam biberon almaya dikkat edin. Çünkü plastik ve sert biberonlar sağlıklı olmayabilir. Cam biberon kullanımına özen gösterin. 9. aydan itibaren ise biberon bebeğin kavrayacağı büyüklükte olmalıdır. Çünkü biberon ile beslenen bebekler biberonu elleriyle kavramak ve tutmak isterler. Bebeğinizi beslerken, sırt üstü şekilde ve yalnız başına beslenmesine izin vermeyin. Çünkü bu şekilde beslenen bebeklerde boğulma riski olabilir. Bebeğinizi tek başına elinde biberonla bırakmayın. Beslenme boyunca yanında durmaya özen gösterin. Her insanın bebeğini besleme şekli ayrıdır. Bu nedenle bebeğinizi kendiniz bildiğiniz gibi besleyin. Çünkü farklı bir beslenme tarzı bebek için değişik gelebilir ve yemeyebilir. Ayrıca bebeğinizi beslerken yanınızda kaynatılmış su bulundurmayı unutmayın.

Baba Olmaya Hazırlık

Hamileliğin öğrenilmesinden sonra hem anne adayı için hem de baba adayı için hayat tamamen değişir. Yeni bir bireyin aileye dâhil olması, anne ya da baba olmak heyecan verici duygulardır. Bu yazımızda baba adaylarını unutmayarak, baba olmaya hazırlık hakkında bilgi vermeye çalışacağız. Gebeliğin başlaması ile birlikte anne adayları hamilelik süresince kendini anne olmaya hazırlar. Peki, baba adayları? Baba adayları da tıpkı anne adayları gibi kendini baba olmaya hazırlar. İlk düşünülen konu, bebekten önceki hayat ve bebekten sonraki hayattır. Peki, bebekten sonra ki hayat nasıl olacaktır? İlk olarak şunu belirmek gerekir ki, babalar önceki hayatları kadar rahat davranamayacak ve büyük bir sorumluluk alacaklardır. Babalar bebek doğduktan sonra kendine bağımlı bir bireyin sorunluluğunu almaya hazır olduğunda, baba olmaya da aslında hazır olur.

Bebek sahibi olmak dünyanın belki de en güzel duygusudur. Ancak bazı zor yanları da vardır. Anne adayları gebelik süresince birçok zorluk yaşar. Özellikle değişen hormonların etkisiyle duygusallaşır. Bu süreç içinde en büyük destekçi babadır. Bu nedenle babaya büyük sorumluluk düşmektedir. Bebek sahibi olmanın zor yanlarından birisi de budur. Bu nedenle baba olmaya hazırlık çok önemlidir ve babanın kendini gerçekten hazır hissetmesi gerekir. Baba olmaya hazırlığın ilk aşaması, baba olmuş kişilerden fikir almaktır. Çevrenizde baba olmuş kişilerle konuşup, fikir almak size yardımcı olur.

Baba olmaya hazırlık aşamaları;

  • İlk olarak gebelik kontrollerine eşinizle gitmek hazırlığın ilk aşamasıdır. Tüm kontrollere beraber gitmeli ve eşinize her konuda destek olduğunuzu hissettirmelisiniz.
  • Bebeğin ultrasyon muayenesi sırasında siz de orada olun. Bebeğin kalp atışını duymak, onu görmek sizin babalığa hazır olmanıza yardımcı olacaktır.
  • Gebelikte eşinize destek çok önemlidir. Eşinize yardımcı olmak, onunla aynı duyguları paylaşmak, eşinizi her konuda desteklemek baba olmaya hazırlığın bir diğer aşamasıdır.
  • Anne karnında bebek ile konuşmak bebeğin gelişimi için oldukça önemlidir. Sizde anne karnına dokunarak, bebeğinizle iletişim kurmaya çalışın.
  • Genellikle erkekler pek alışverişi sevmez. Ancak bebek alışverişlerine mutlaka gidin. Eşinizle bebek alışverişine beraber çıkın.
  • Duygularınızı eşinizle paylaşın. Bebeğinizle ilgili hayaller kurun. Böylece babalık duygusunu daha iyi yaşayabilirisiniz.
  • Profesyonel eğitim alabilirsiniz.
  • Bebeğinizin bakımında eşinize yardımcı olun. Bebeğinizin bakımını yapmaktan çekinmeyin.
  • Bebek sağlığı, bakımı ve kısaca bebekle ilgili her şey hakkında bilgi edinin.
  • Böylece bebek sahibi olmaya, baba olmaya hazırsınız demektir.

Bebek maması nasıl hazırlanır?

Bebek maması nasıl hazırlanır?

Bebekler ilk 6 ay mutlaka anne sütü almalıdır. 6 aydan sonra ek gıdalara geçişte bazı noktalara dikkat etmek gerekir. Bu noktalardan birisi de bebek mamasının nasıl hazırlanacağıdır. Bebek maması hazırlarken dikkate dilecek noktalar bebeğinizin sağlığını korur. Mamanın hazırlanma şekli bebeğinizin sağlığını etkiler. Bunun nedeni bebekler doğduklarında bağışıklık sistemi tam olarak gelişmez. Bu nedenle çok kolay hasta olabileceğinden dikkatli olunmalıdır. Bebekler çok hızlı bir gelişim gösterir. 6. aydan sonra biberon mamalarına geçiş yapılır. Anne sütü 6. aydan sonra yetersiz gelebilir ve bebek tam olarak beslenemeyebilir. Biberon maması hazırlamak için şu noktalara dikkat edilmelidir.

  • İlk olarak kullanılan mamanın son kullanma tarihine bakmalısınız. Ayrıca kutunun kapağının da tam olarak kapalı olduğundan emin olmalısınız. Son kullanma tarihi geçmiş mamaları almamalı ve asla bebeğe vermemelisiniz.
  • Bebek mamasını aldıktan sonra sıra hijyene geliyor. Bebeklerin sağlığı için hijyenin önemi büyüktür. Bunun için mamayı hazırlamadan önce ellerimizi ılık su ve bol sabun ile yıkamalıyız. Aksi durumda bebeğin bağışıklık sistemi tam gelişemediği için hasta olabilir.
  • Ellerimiz kadar kullandığımız malzemelerin de temizliği çok önemlidir. Biberon ve diğer malzemeleri iyice temizlemeliyiz. Bunun için biberon, biberon emzikleri ya da kapaklarını bir tencereye koyup, üstünü örtecek su kadar su koymalı ve tüm bu malzemeleri 5 dakika boyunca kaynatalım. Daha sonra kurumasını bekleyerek malzemeleri sterize etmiş oluyoruz.
  • Mutlaka mamayı ölçülü yapın ve tek öğün için biberona yeteri kadar mama koyun. Mama kutusunun üzerinde yazan talimatlara uyarak, uygun mama miktarını belirleyin.
  • Toz mama kullanacaksak biberona koyacağımız suyu önceden kaynatalım. Kaynatılıp soğutulmuş su kullanmaya dikkat edelim. Suyu tam miktarında koymak gerekiyor. Eğer fazla su koyarsanız mama özelliğini kaybeder ve bebeğiniz yeteri kadar besin alamaz. Az su koyarsanız da bebeğinizin sindirim sistemine çok yük yüklemiş olursunuz.
  • Biberonu iyice çalkalamayı unutmayın. Musluk suyunu kullanmayıp, kaynatılıp soğutulmuş suyu kullanmalısınız. Gerekirse doktora danışarak hangi suyu kullanmanız gerektiğini sorun.
  • Mamayı oda sıcaklığında verin. Kalan mamayı bebeğe tekrar vermeyin. Her seferinde taze mama hazırlamaya özen gösterin. Hazırlanan mama bekletilmeden bebeğe hemen verilmelidir.
  • Mamaların muhafaza edilmesi de önemlidir. Güvenli bir yerde, güneşsiz ve oda sıcaklığında mamaları saklamalısınız. Açılmamış kutuları ise serin ve kuru yerde muhafaza edin.