SUNİ SANCI

SUNİ SANCI

Bu yazımızda suni sancı hakkında bilgi vereceğiz. Suni sancı nedir ve nasıl verilir? Suni sancı doğum süresini uzatır mı? Suni sancı ile doğum ne kadar sürer? Suni sancı hakkında bilgi?

Gebelik her bayan için özeldir ve her bayanda gebelik farklı yaşanır. Yani gebelik sorunları ya da gebelik ile ilgili şikâyetler her bayanda aynı değildir. Bazı anne adaylarında gebelik süreci oldukça sıkıntılı geçer. Bazı anne adayları ise hamileliğinin oldukça rahat geçtiğini söyler. Bunun nedeni her bayanın fizyolojik yapısının farklı olmasından kaynaklanır. Haliyle her bayanda gebelik farklı yaşandığı gibi doğumda farklılaşabilir. Kimi bayanların doğumu kolay olurken bazı anne adaylarının doğumu zor olmaktadır. Ortalama 40 hafta gebelik süreci yaşanır ve 40 haftanın sonunda doğum başlar. Bu normal gebelik sürecidir ve bazı anne adaylarında bu süre kısalabilir. Doğum rahim kasılmaları ile başlar. Rahim kasılmalarını ise oksitosin hormonu sağlar. Gebelik sürecinin sonunda vücut oksitosin hormonu salgılayarak rahim kasılmalarını başlatır ve doğum başlamış olur. Ancak bazen gebelik süreci tamamlanmasına rağmen doğum başlamaz. 40 haftalık süre bitmesine rağmen rahim kasılmaları başlamaz. Hem anne hem de bebeğin sağlığı için doğumun gerçekleşmesi gerekir. Böyle durumlarda da doğumun başlaması için suni sancı yöntemine başvurulur. Suni sancı uzun yıllardır uygulandığı için oldukça güvenilir bir yöntemdir. Çoğu anne adayı suni sancı kelimesinden bile ürker. Özellikle çevreden duyulan suni sancı öyküleri anne adayının daha fazla endişelenmesine neden olur. Ancak suni sancı öyle düşünüldüğü gibi korkunç değildir. Suni sancı da amaç, doğumun başlaması için rahim kasılmalarını başlatmaktır. Yani doğumun başlamasını sağlayan hormondur. Oksitosin hormonu rahmin kasılmasına neden olmakta ve doğum bu şekilde başlamaktadır. Doğal yolla bu hormon salgılanmıyorsa, anneye serum yolu ile oksitosin hormonu verilir. Böylece annenin vücudu uyarılır ve rahim kasılmaları başlar. Rahim kasılmaları sonucunda doğum başlamış olur.

Ağrı her kişide farklı şekilde olabilir. Örneğin bazı anne adayları suni sancı aldığında çok fazla acı hisseder. Bazı anneler ise suni sancı da fazla acı hissetmez ve doğumu oldukça kolay geçer. Yani suni sancı alındığında doğum ağrıları azalmaz ya da artmaz.

Kısacası suni sancı doğumun başlamadığı durumlarda, anneye serum yolu ile oksitosin hormonunun verilmesi olayıdır. Bu şekilde vücut uyarılır ve rahim kasılmaları başlar. Rahim kasılmalarının başlaması sonucunda doğum başlar. Doğum süresinin uzaması hem anne hem de bebek için olumsuz etkiler yaratabilir. Bu nedenle suni sancı doğum süresinin kısalmasına yardımcı olabilir.

Doğum Sonrası ilk Doktor Kontrolü

Doğum Sonrası ilk Doktor Kontrolü

Doğum sonrası kontrol oldukça önemidir. Bu nedenle anneler bu kontrolleri aksatmamalıdır. Gebeliğin sona ermesi yani doğumun olması ile vücut değişmeye başlar. Hem ruhsal hem de bedensel olarak anne, bir değişim sürecine girer. Çoğu annede doğum sonrası depresyon durumu görülür. Bu yüzden çevredeki ve aile içindeki kişilerin anneye destek ve yardımcı olmaları çok önemlidir. Doğum sonrası kontroller, hamilelik kontrolleri kadar önemlidir.

Peki, doğumdan sonra doktor kontrolüne ne zaman gidilmeli?

Doğum sonrasında ilk kontrole, doğumdan sonraki 2.hafta gidilir. Doktorunuz duruma göre bu tarihi daha önceye alabilir ve size kontrol için bir tarih verebilir. Genellikle doğumdan bir hafta ya da iki hafta sonra doktor kontrolüne gidilir. Doğumdan sonraki haftalarda doktor kontrolüne mutlaka gidilmelidir. Doğum sonrası kontrolün amacı; öncelikle dikiş yerlerinin kontrol edilmesi ve rahmin küçülüp küçülmediğine bakılmasıdır.

Doğum sonrası kontrollerde ilk olarak doktorunuz eğer dikişleriniz varsa, dikişlerin iyileşip iyileşmediğini kontrol eder. Doğum normal doğum şeklinde olmuşsa vajinadaki dikiş yerleri kontrol edilir. Eğer doğum sezaryen ile olmuşsa, üstteki dikiş yerleri kontrol edilir. Daha sonra ultrason ile rahmin hamilelik öncesinde ki boyutuna dönüp dönmediği kontrol edilir. Bu nedenle bu tür muayeneler sağlık açısından çok önemlidir.

Doğum sonrası kontrollerde genellikle doktorunuz size bir tarih verir. İlk kontrollerden sonra, doktorunuz sizi 2 ay sonra tekrar çağırır. Bu kontrolün amacı ise,  doğum kontrolünün belirlenmesi ve jinekolojik muayenedir.

Doğumun başlangıç belirtileri: Doğumun başladığı nasıl anlaşılır?

Doğumun başlangıç belirtileri: Doğumun başladığı nasıl anlaşılır?

Bu yazımızda doğumun başlangıç belirtileri ve gerçek doğum sancıları hakkında bilgi vereceğiz. Doğum korkusu hemen hemen her bayanda görülür. Bir de çevreden abartılı doğum hikâyeleri dinlemişseniz doğum korkunuz daha da fazlalaşır. Doğumun başlangıcının belirtisi olan gerçek doğum sancıları çoğu zaman yalancı doğum sancıları ile karıştırılır. Dokuz aylık bir gebelik sürecinden sonra artık doğum başlamak üzeredir. Bazı belirtiler doğumun başladığını size haber verir. Peki, doğumun başladığı nasıl anlaşılır? Gerçek doğum sancılarının özelliği nedir?

Yalancı doğum sancıları gerçek doğum sancılarına benzer. Anne adayları çoğu zaman bu ağrıları karıştırabilir ve gerçek doğum sancısı sanabilir. Bu nedenle öncelikle yalancı doğum sancıları hakkında bilgi vermekte fayda var. Yalancı doğum sancıları düzensizdir. Yalancı doğum ağrıları şiddeti ve ağrı sıklığı bakımından da düzensizdir. Ayrıca bu ağrılar dinlenildiğinde ya da masaj yapıldığında geçer, gerçek doğum sancısı dinlenildiğinde geçmez. En önemli fark ise rahim ağzında açılma ya da yumuşama olmaz.

Gerçek doğum sancılarının başlaması nişan ya da su gelmesi ile başlar. Düzenli kasılmalar ve suyun gelmesi doğumun başladığını gösterir. Suyun gelmesi demek bebeği koruyan su kesesinin yırtılması sonucu amniyon sıvısının rahimden dışarı akmasıdır. Suyun gelmesi durumu doğumun başladığını gösterir, hemen doktora gidilmelidir. Doğumun başlangıç belirtilerinden birisi de düzenli ağrılardır. Bu ağrılar başlangıçta hafif ve kısa sürelidir. Ancak bu ağrılar gittikçe uzun, sık ve daha da şiddetli olur. Ağrılar başladığında hemen doktora gitmeye gerek yoktur. Çünkü bu ağrılar yalancı doğum ağrıları olabilir. Eğer ağrılarınınız sıklaşıyor ve daha da fazlalaşıyorsa doktora gidilmelidir.

Yalnız her gebe kadında bu belirtiler ve doğum farklı şekilde olur. Doğumun başlangıç belirtileri; yürümede zorluk, düzenli kasılmalar, su gelmesidir. Gerçek doğum ağrıları düzenlidir ve geçmez. Ağrılar kasık, bel ve karın bölgelerinde hissedilir. Ayrıca rahim ağzında yumuşama ve açılma olur.

DOĞUMDAN SONRA CİNSEL İLİŞKİ

DOĞUMDAN SONRA CİNSEL İLİŞKİ

Gebelik oldukça zorlu bir süreçtir. Gebelik boyunca anne adayında birçok gebelik şikâyeti görülebilir. Doğumdan sonra annenin vücudunun eski haline dönmesi biraz zaman alır. Doğumdan sonra da anne dikkatli olmalıdır. Çiftler ise bazı konularda kararsızlık yaşamaktadır. Bu konulardan birisi de doğumdan sonra cinsel ilişkidir. Peki, doğumdan ne kadar sonra cinsel ilişki olur? Doğumdan ne kadar sonra cinsel ilişkiye girilebilir?

Normal doğum ya da sezaryen doğumlarda vücudun eski haline dönmesi biraz zaman alır. Bu nedenle cinsel hayatı biraz ağırdan almak en doğrusudur. Gebeliğin başlamasıyla birlikte çiftlerin cinsel yaşamlarında da değişiklikler olur ve eski uyumu yakalamak oldukça zorlaşır. Anne adayları gebelikte cinsel ilişkinin bebeğe zarar vereceğini düşünür. Aslında gebelikte cinselliğin bebeğe hiçbir zararı yoktur. Doğumdan sonra ise hormonsal değişimler ve hassasiyet anneleri cinsel ilişkiden uzaklaştırabilir.

Doğumdan sonra ilk 6 hafta cinsel ilişkiden uzak durmak gerekir. Doktorlar doğumdan sonra cinsel ilişki için 6 hafta beklemenin uygun olduğunu düşünmektedir. Annenin vücudunun eski haline gelmesi, doğum sonrası kanamaların bitmesi ya da rahmin eski haline gelmesi için ilk 6 hafta cinsel ilişkiden uzak durulmalıdır.

Normal doğumlarda ilişkiye girmek için 6 haftanın geçmesi gerekir. Fakat çiftler bu süreden önce de cinsel ilişkiye girebilir. Bu tamamen annenin kendini iyi hissetmesine bağlıdır. Fakat 6 haftadan önce annenin vücudu ve vajina normale dönmediği için çiftler bu durumdan rahatsız olabilir. Doğumdan sonra ilk haftalarda annede kanama ya da akıntılar görülebilir. Normal doğumlarda vajina da dikiş olması cinsel ilişki süresini uzatabilir. Dikişlerin iyileşmesi için mutlaka 6 hafta beklenmelidir ve doktorunuza danışarak cinsel yaşama geri dönülmelidir. Dikişler tam olarak iyileşmeden cinsel ilişkiye girilmesi aşırı ağrıya neden olur.

Doğumdan sonra ilk aylarda vajinada kuruluk, hassasiyet görülebilir. Bu durum doğumdan sonra normaldir. Doktorunuza danışarak, krem ya da jellerden kullanabilirsiniz. Eğer cinsel ilişki sırasında ağrı oluşuyorsa, doktorunuza mutlaka danışın.

Doğumdan sonra devamlı bebekle ilgilenmek, doğumun yaratmış olduğu stres gibi konular annede yorgunluğa neden olur. Doğumdan sonra genelde anneler yorgun ve halsizleşir. Bu durum çiftlerin cinsel yaşamını da etkilemektedir. Bu nedenle bu konuyu eşinizle mutlaka paylaşın. Eşinizle daha fazla vakit geçirin. Doğumdan sonra cinsel isteğin azalması geçici bir durumdur. İlerleyen zamanlarda eski normal hayatınıza geri döneceksiniz. Eğer kendinizi kötü hissediyor iseniz mutlaka bir doktora gitmelisiniz.

Normal Doğum Hakkında Genel Bilgiler

Normal Doğum Hakkında Genel Bilgiler

Doğumun yaklaşması ile birlikte anne adayı sadece tek bir konuyu merak eder. Doğumun nasıl olacağı anne adayının en çok merak ettiği sorulardan birisidir. Anne adayı hamilelikte son aylara yaklaştığında bir endişe içinde olur. Doğum korkusu anne adayının strese girmesine neden olur. Peki, normal doğum nedir?

Nasıl bir doğum olacağı anne adayının kafasını karıştıran sorulardan birisidir. Hangi durumlarda hangi doğum şeklinin tercih edilmesi gerektiği çok önemlidir. Ancak birçok kadın normal doğumdan korkmaktadır ve sezaryen doğumu tercih etmektedir.

Anne adayları normal doğumdan neden korkar? İlk olarak abartılan doğum hikâyeleri anne adayını olumsuz etkiler. Toplumda oluşan ön yargılar ve yanlış bilgiler dolayısıyla, anne adayı olumsuz etkilerinin tesirinde kalır. Anne adayının istekli ve kararlı olması her şeyi daha da kolaylaştırır. Bu nedenle anne adayı kararlı olmalı, öğrenmek istediği bilgileri doğru yerden ve doğru kişilerden öğrenmelidir. İlerleyen tıp sayesinde her şey eskiye oranla daha kolay ve daha ağrısızdır. Son zamanlarda ağrısız doğum sayesinde anne adayı normal doğumu daha rahat yaşamaktadır.

Normal doğum nedir? Normal doğum, bebeğin anneden vajinal yol ile ayrıldığı doğum çeşididir. Normal doğum; fetüs, plesenta; ve fetal zarların, yani kısacası bebeğin, anneden ayrıldığı doğum türü olarak isimlendirilmektedir.

Normal doğum mu daha sağlıklıdır yoksa sezaryen doğum mu? Uzmanlar normal doğumun daha sağlıklı olduğunu söylemektedir. Ayrıca normal doğumun birçok avantajı bulunmaktadır. İlk olarak anne doğumdan sonraki gün hemen taburcu olabilmektedir.

Normal doğumun tercih edilmediği durumlar; bebeğin ters geliyor olması, plasentanın erken ayrılması, bebeğin anne karnında yan duruşu, bebek suyunun azalması, çoğul gebelikler, annenin kemik yapısının dar olması, annenin sağlık sorunları ya da enfeksiyon riski gibi durumlarda sezaryen doğum tercih edilmektedir.

Normal Doğum Nasıl Gerçekleşir?

Doğum olayı iki farklı yol ile gerçekleşir. Bunlardan bir tanesi sezaryen ile doğum iken, diğeri de normal doğumdur. Doğumun nasıl olacağına gebeliğin 38. haftasında karar verilmektedir. Bu süreçte bebeğin duruşuna bakılır. Normal doğumun gerçekleşmesi için bazı şartlar gerekir. İlk olarak bebeğin baş aşağı pozisyonda olması normal doğum için gerekli ilk koşuldur. Ayrıca bebeğin geçeceği bölgenin çapının da yeterli genişlikte olması önemlidir. Kordon dolanması gibi bir engelin olmaması da normal doğumun şartları arasındadır. Bu koşullara bakılarak doğumun nasıl olacağına gebeliğin son haftalarında karar verilir. Normal doğumun gerçekleşmesi için, öncelikle serviks genişlemeli, sonrasında fetüs, daha sonra ise plesenta dışarı atılmalıdır.



Anne Karnındaki Bebeğin Ters Duruşu- Bebeğin Ters Durması

Anne Karnındaki Bebeğin Ters Duruşu- Bebeğin Ters Durması

Gebeliğin başlaması ile anne adayında birçok sorun görülebilir. Gebeliğin ilk aylarında anne adayının vücudunun değişmesi ile birlikte hem fiziksel hem de ruhsal olarak değişiklikler görülür. Gebeliğin son ayları da anne adayı için sıkıntılı olabilir. Bunlardan biri de bebeğin anne karnında ters durmasıdır. Gebeliğin son zamanlarına gelindiğinde yani artık bebek son şeklini aldığında bazen her şey istenildiği gibi gitmemektedir. Bebekler anne karnında devamlı hareket ederler. Ultrason görüntülerine bakıldığında bebekler her zaman değişik hallerde görülebilirler. Doğuma bir hafta kala artık bebek son şeklini alır ve doğuma hazırdır. Bebeklerin %96’sı baş aşağıda, ayakları ise yukarı durumda doğarlar. Çok az bir bebek ise başları anne karnında, ayakları ise rahim ağzına yakın durumda doğarlar. Böyle doğumlara makat geliş adı verilir. Gebeliklerin çok az bir kısmında bu durumla karşılaşır. Genel olarak bebekler baş aşağı dururlar. Bebeğin başının doğum kanalında kafasının yukarıda ayaklarının ise aşağıda olduğu durum ters duruştur.

Bebekler doğumdan önce anne karnında genellikle (yaklaşık %96 oranında) başları aşağıda dururlar. Bu geliş şekline baş geliş denir. Doğum esnasında bebeğin kafası yukarda, poposu aşağıda olursa buna da makat geliş diyoruz.

Anne Karnında Bebek Neden Ters Döner?

Bebekler anne karnında sürekli hareket ederler ve dönerler. Bebeğin içinde bulunduğu sıvı sayesinde bebekler devamlı hareket edebilir. Anne rahminin şekli dar kısmı aşağıda olan bir armuda benzetilir. Doğumun yaklaşması ile birlikte bebek kendine en uygun pozisyon olan baş aşağı pozisyonda kalır. Bebeklerin büyük bir kısmı da bu pozisyonda yani baş aşağı doğarlar. Bebeğin tam tersi durumda olmasının bazı nedenleri vardır. Anne karnında ters duran bebekler genelde prematüre bebekler ve ikiz bebeklerdir. Ancak tek olan bebeklerde de bu duruma rastlanmaktadır.

Anne Karnında Bebeğin Ters Durması Tehlikeli mi?

Anne karnında bebekler devamlı hareket edebildiği için, gebeliğin ortalarında bebeğin ters durması önemli değildir. Çünkü bebek tekrar hareket edecektir. Gebeliğin 36 ya da 37.haftalarında bebeğinizin ters durduğunu öğrendiyseniz panik yapmanıza gerek yoktur. Önemli olan son haftalarda bebeğin duruş şeklidir. Doğuma yaklaşırken bebeğin alacağı pozisyon çok önemlidir. Genelde 28. haftaya kadar bebeklerin yüzde 20’si ters durur. Doğuma birkaç hafta kala bu oran yüzde 3’e düşer. Doğuma yakın bebeğin anne karnında ters durması hem anne adayı için hem de bebek için tehlikelidir. Ters duruş pozisyonunda bebeğin göbek bağının sarkma ihtimali artar ve çeşitli olumsuzluklar görülebilir. Bu olumsuzlukların yaşanması da sezaryen doğum ihtimali yükseltir.

Bebeğin Ters Durması Durumunda Sezaryen Doğum Gerekli mi?

Gebeliğin son haftalarında bebek ters duruyorsa normal doğum tercih edilmez. Bunun nedeni bir takım risklerin olmasıdır. Bebeğin ters durması durumunda önerilen doğum şekli, sezeryan doğumdur. Ancak normal doğum şansınız da vardır. Doktorun uygun gördüğü doğum şekli uygulanır.

Sezaryen Ameliyatı: Sezaryen Doğum Nedir?

Sezaryen ameliyatı ne demek? Sezaryen Nedir?

Sezaryen annenin karnından uterusa girerek bebeğin çıkarılmasıdır.

Sezaryen ne zaman yapılır?

Tıbbi nedenlerle doğumun başlamasından önce ya da doğum sırasında acil bir durum ortaya çıktığı zaman yapılır. Örneğin küçük pelvisli bir kadın büyük bir bebek doğuracaksa veya ağır derecede plasenta previa varsa, önceden sezaryene karar verilir. Doğumun

birinci dönemindeki fötal distress veya bir süre bekledikten sonra vajinal halasa doğru gelişme olmuyorsa sezaryen için acil endikasyon vardır.

Sezaryen nerede yapılır?

Sezaryen ameliyatı daima genel anestezi altında ve ameliyathanede yapılır. Lokal anestezi blokları ender olarak kullanılırsa da tercih edilmez, çünkü ameliyat daha zor olabilir ve kadın daha fazla zorluk çekebilir.

Sezaryen nasıl yapılır?

Keşi, karnın alt kısmında tam pelvisin üstünden yapılır. Uterusta keşi en alt kısmından yapılır. Bu yüzden ameliyata ‘alt segment sezaryen’ denir. Klasik üst seğmen ameliyatında keşi, uterusun üst kısmından yapılır, fakat bu yöntem, günümüzde çok seyrek olarak kullanılmaktadır. Bebek, keşi yerinden çıkarılır ve sonra uterus ile karın duvarı dikilmeden plasenta alınır. Ameliyat, genellikle başlamasından bitmesine kadar 40 dakika sürer. Son dikişler konurken anne uyanmış olur ve bebeğine ait iyi haberleri duyabilir.

Dikiş yerlerinin sıkıntısı bir yana, sezaryen ameliyatı yapılan anne, bebeğinin dünyaya gelmesinden sonra vajinal doğum yapmış olanla aynı şekilde iyileşir. Hastanede biraz daha fazla kalması gerekir (7-10 gün). Ameliyattan 6 gün sonra dikişleri alınır. Derideki keşi, genellikle bir iz bırakarak iyileşir. Sezaryen yapılan kadının sonraki doğumlarında da bu şekilde doğurması gerekir. Ne var ki, birçok vakalarda sezaryen ameliyatından sonra normal doğum mükemmel ve sağlıklı bir şekilde olacaktır.