Yeni Doğan Bebeklerde Göbek Bakımı Nasıl Yapılır?

Yeni doğan bebeklerin göbek bağı bakımı nasıl yapılmalıdır? Bebeklerde göbek bakımı nasıl olmalıdır? Yeni doğan bebeklerde göbek bağı ve göbek bakımı

Hamilelik süreci sona ermiştir ve doğum gerçekleşmiştir. Bazı bayanlar da bu süreç oldukça kolay olurken, bazı bayanlar da ise zorlu bir süreç olmuştur. Ancak mutlu sona ulaşılmış ve bebeğinizi sağlıklı bir şekilde kucağınıza aldığınızda bütün o zorlu süreç bir anda unutulmuştur. Çoğu anne baba bebeklerinin göbek bakımında zorlanırlar. Göbek bağı düşene kadar göbekte çeşitli sorunlar olabilir. Bu sorunların oluşmaması için göbek bakımına dikkat etmek gereklidir. Bilindiği gibi gebelik süresince bebek göbek bağı sayesinde gerekli besin ve oksijeni alır. Hamilelikte göbek bağında herhangi bir sorun olduğunda bebeğin gelişimi duracağı için gebelik sona erer. Aynı şekilde doğumdan sonra da göbek bağının enfeksiyon kapmaması için göbek bağı bakımı önemlidir. Doğumdan sonra göbek bağı bebeğin cildinden yaklaşık 2 cm yukarıdan kesilerek göbek mandalı takılır. Göbek bağı kendiliğinden zamanla kuruyarak düşer. Yaklaşık iki hafta içerisinde bebeğin göbek bağı kuruyarak düşer. Dışarıdan yapılacak bir müdahale bebeğin göbek bağının enfeksiyon kapmasına neden olabilir. Bu nedenle göbek bağının kendiliğinden düşmesini beklemek gereklidir.

Göbek etrafında akıntı, kızarıklık, şişlik, kanama olması, kötü koku ve hassasiyet gibi bir durum varsa mutlaka hemen bir doktora başvurulmalıdır. Böyle bir durumun oluşmaması için göbek bakımına dikkat edilmeli ve göbek bağının kendi kendine düşmesi beklenmelidir. Çünkü göbek bağı bir iki hafta içinde kuruyarak kendiliğinden düşer. Göbek bağının erken ya da aksine geç düşmesi durumlarında da mutlaka bir doktora danışılmalıdır. Göbek bağı düştüğünde çok az bir kanama olabilir. Bu normaldir ancak kanamanın miktarının artması ve devam etmesi durumunda da bir doktora danışılmalıdır.

Bebeğin göbek bağı mikrop almaya müsait olacağından, mikrop bulaşmasını engellemek için bazı önlemler alınmalıdır. İlk olarak göbek bağı bölgesinin temiz tutulması ve göbek bağı düşene kadar bebeğin temizliğini silerek yapmak daha iyidir. Bebeğinizin vücut temizliği silinerek yapılmalı ve bebeğin göbeğine pudra ya da krem asla sürülmemelidir.

Mutlaka göbek kuru tutulmalı ve göbek bağı hava ile temas etmelidir. Bu nedenle bebeğin bezini göbeğin altından bağlayarak, göbek bağının hava ile temas etmesini sağlamalısınız. Bu şekilde göbek bağı kendiliğinden kuruyacaktır. Göbek bağı düşene kadar su içinde banyo yaptırmamak daha faydalıdır. Enfeksiyon riskini azaltmak için uzun süre bebek su içinde tutulmamalı, bunun yerine silerek temizlik sağlanmalıdır. Bebeğin bezini sık aralıklarla değiştirmek ve mutlaka bezi göbek bağının altından katlayarak bağlamak gereklidir.

YENİ DOĞAN BEBEKLERDE TIRNAK BAKIMI

YENİ DOĞAN BEBEKLERDE TIRNAK BAKIMI NASIL YAPILMALIDIR?

Bu yazımızda annelerin endişelendiği bir konu olan tırnak bakımı hakkında bilgi vereceğiz. Yeni doğan tırnak bakımı nasıl yapılmalıdır? Bebeklerde tırnak bakımı yapılırken nelere dikkat edilmelidir?

Bebeklerde tırnak bakımı oldukça önemlidir. Tırnakların düzenli bir şekilde bakımının yapılması, hassas bir cildi sahip bebeğinizi korumak için çok önemlidir. Yeni doğan bebeklerde cilt yapısı oldukça hassas ve yumuşaktır. Bebeklerin tırnakları uzadığında kendi ciltlerine zarar verebilmekte ve hatta kendi yüzlerini tırnakları ile çizebilmektedir. İlk zamanlarda eldiven takılmasının amacı da bebeğin kendi cildine zarar vermemesidir. Bu nedenle ilk aylarda bebeklere eldiven takmak ve tırnak bakımlarını yapmak faydalıdır.

Anne ve babalar ilk zamanlarda oldukça endişeli ve stresli olabilirler. Hatta daha önce doğum yapmış anneler bile diğer çocuklarında da aynı endişeyi duymaktadır. Ancak korkacak ya da endişelenecek bir durum yoktur. Zamanla bebeğinizi daha iyi tanıyacak ve çok tecrübeli birer ebeveyn olacaksınız. Yapılması gereken tek şey stres yapmamaktır. Bebekler de tırnak bakımı için en uygun zaman uyku saati ve banyo sonrasıdır.

Banyo sonrasında tırnaklar yumuşayacağı için kesilmesi daha kolay olur. Aynı şekilde bebeğiniz uyurken de tırnak kesmek işinizi kolaylaştıracaktır. Özellikle bebeğiniz sakin durmuyor ve devamlı hareket halindeyse, uyku sırasında tırnak bakımını yapmak işinizi kolaylaştıracaktır. Böylelikle bebek hareket etmediği için stres yapmasınız.

Eğer bebeğiniz uyanıkken tırnak bakımını yapmak istiyorsanız bir kişiden yardım isteyebilirsiniz. Bebeğinizin tırnaklarını keserken bir diğer kişinin bebeğin ellerini tutması size kolaylık sağlar. Bebeğinizin incecik parmakları sizi biraz endişelendirebilir. Ancak yeni doğan bebeklerde tırnak bakımı haftada bir yapılmalıdır. Bebeğin el tırnakları haftada bir, ayak tırnakları ise ayda bir kesilmelidir. Bebeğin tırnak bakımı yapılırken, bebeğe özel olan tırnak makası kullanılmalıdır. Ayrıca bebeğin tırnaklarını çok derin kesmemeye dikkat etmelisiniz. Bebeğin tırnakları oval şekilde kesilmeli ve tırnak uçlarının düzgünlüğü kontrol edilmelidir. Eğer bebeğinizin tırnaklarında enfeksiyon ya da kanama gibi bir durum görülürse mutlaka doktora danışılmalıdır.

Bebeklerde Cilt Bakımı Nasıl Olmalı?

Yeni doğan bebeklerde cilt bakımı

Bebeklerin cildi nasıl temizlenmeli? Bebeklerin cildi ne ile temizlenmeli? Yeni doğan bebeklerin cildini temizlerken nelere dikkat etmek gerekir? Bebek cildi nasıl temizlenir?

Bu yazımızda annelerin merak ettiği bir konu olan, yeni doğan bebeklerin cildi nasıl temizlenmeli hakkında bilgi vereceğiz. Anneler bebeklerin cildini nasıl temizlemeleri konusunda kararsızlık yaşamaktadır. Özellikle yeni doğan bebeklerin cildi çok hassas olduğu için anneler endişelenmektedir. Peki, anneler bu konuda nelere dikkat etmeli?

Yeni doğan bebeklerin cilt bakımı oldukça önemlidir. Bu nedenle uzmanlar anneleri uyarmaktadır. Bebeklerin tenleri çok ince ve hassas olması nedeniyle doğumdan sonraki günlerde bazı sorunlar ortaya çıkabilir. Cildin çok hassas, ince ve az yağlı olması oluşabilecek tahrip ve mikroplara karşı direnci azdır. Ayrıca yeni doğan bebeklerin cildi hassas olduğu için kolayca zedelenebilir. Böyle durumlarda cilt bütünlüğü bozulacağından enfeksiyon riski de fazlalaşır. Bebeğin cilt bakımı bu nedenle çok önemlidir.

Bebek cildi doğumdan sonraki günlerde kuru bir hal alır. Çünkü yeni doğan bebeğin cildi az yağlıdır. Ayrıca geç doğan bebeklerde yani beklenen süreden geç doğan bebeklerin cildinde pul pul dökülmeler ve buruşukluk görülür. Bu normal bir durumdur ve böyle durumlarda alerjik olmayan bir losyon ile bebeğin cildi nemlendirilebilir. Doğumdan sonraki günlerde bebeğin cildinde sivilce tarzında kırmızı renkte döküntüler görülür. Bu döküntüler vücudun çeşitli bölgelerinde olabilir. Bu döküntüler 10 gün içerisinde kendiliğinden geçer. Eğer kırmızı renkte döküntüler çok yoğunsa bir doktora gidilmelidir. Normalde herhangi bir müdahaleye gerek kalmadan döküntüler kendiliğinden geçer. Bu döküntülerin nedeni bebeğin dış çevreye alışmalı ve anneden geçen hormonların etkisidir.

Bebeklerde en fazla görülen sorun pişiktir. Bu nedenle pişik oluşumunu önlemek için bebeğin altı sıklıkla değiştirilmelidir. Cilt bakımı doğumdan sonraki günlerde önemlidir. Bebeklerin cilt bakımı konusunda ebeveynlerin dikkat etmesi gereken bazı konular vardır. İlk olarak bebeğin çok öpülmesi ya da bebeği sakallı bıyıklı kişilerin öpmesi bebeğin cildinde tahrişe neden olur. Bazı bebekler alerjiye daha yatkın olduğundan, ciltleri kolaylıkla tahriş olabilir. Bu nedenle bebek cildinin hassas olduğu unutulmamalıdır. Bebek egzamaları da en önemli sorunlardandır. Bu durumda mutlaka bir doktora başvurulmalıdır. Bebekler için hijyenin ne kadar önemli olduğu da unutulmamalıdır.

Hepatit A Aşısı Ne Zaman Yapılmalı?

Hepatit A Aşısı Ne Zaman Yapılmalı?

Bu yazımızda hepatit A aşısı hakkında bilgi vereceğiz. Hepatit A nedir ve Hepatit A aşısı ne zaman yapılmalıdır?

İlk olarak şunu belirtmek gerekir ki Hepatit A aşısı mutlaka yapılması gereken aşılar arasındadır. Özellikle 1–5 yaş arası çocuklarda ve 15 yaş üstü ergenler de Hepatit A virüsü bulaşıcılığı daha fazla görülür. Peki, bu virüs kendiliğinden geçer mi? Hepatit A virüsü kendiliğinden iyileşebilen bir virüstür, çok nadir şekilde kronikleşir. Halk arasında hepatit A sarılık olarak bilinir ve bulaşıcı bir hastalıktır. Genellikle bulaşma yolları; ağız yoluyla olmaktadır. Yani dışkıyla atılmış mikropla bulaşan sular yiyecekler birinci bulaşma yoludur. Hepatit A, virüsü taşıyan dışkı ile kirlenmiş su ve meyve sebzeler yani besinlerin ağız yoluyla alınması şeklinde hastalık bulaşır. Bu nedenle meyve ve sebzeleri iyice yıkamak ve hijyen kurallarına uymak gerekir. Aynı şekilde havuz ve denizler de bazen hastalığın bulaşma yolu olabilir. Hepatit A aşısı 14.ayda bir aşı, 6 ay sonra ikinci aşı şeklinde 2 doz uygulanır.

Hastalık bulaşıcıdır ve virüs saatlerce insan elinde kalabilir. Bu nedenle toplu olarak yaşanan yerlerde, hijyen koşullarının sağlanması hepatit A virüsü bulaşma riskini azaltır.

Hepatit A belirtileri; bazı kişilerde bu virüsün hiçbir belirtisi olmayabilir. Hastalık kendiliğinden geçer ve bazen kişi sarılık olduğunu dahi anlamaz. Ancak genelde belirtileri; halsizlik, karın ağrısı, göz ve cilt renginde sararma, idrarda koyulaşma şeklinde olabilir.

BEBEĞİNİZİ DOĞRU EMZİRME YÖNTEMLERİ

Bebeğinizi emzirmenin doğru yolları

Anne adayları gebeliğin başlamasından itibaren büyük bir heyecan içindedir. Anne adayının aklında birçok soru vardır. Örneğin; İyi bir anne olabilecek miyim? Bebeğime nasıl bakmalıyım? Bebeğimi nasıl doğru beslemeliyim?

Bebeğin dünyaya gelmesinden sonra ilk iş bebeği beslemektir. Bebeğinizi doğru şekilde beslemek için bazı noktalara dikkat etmelisiniz. İlk olarak bebeği doğru şekilde emzirmek ve bebeğin tam olarak doymasını sağlamak gerekir. Bu yazımızda yeni anneler için doğru emzirme teknikleri ve bebeğinizi doğru emzirmenin yollarından bahsedeceğiz.

Bebek nasıl emzirilir? Doğru emzirme nasıl yapılır? Bebeğinizi doğru emzirmek için dikkat etmeniz gerekenler nelerdir? Doğru emzirme yöntemleri?

  • Bebek anne sütünü almaya hemen başlamalıdır. Yani doğumdan sonra anne bebeğini emzirmeye başlamalı ve ilk süt olan kolostrumu bebek almalıdır. Kolostrum oldukça faydalıdır ve bebeği birçok hastalıktan korur.
  • İlk günlerde anne bebeğini yatarak emzirebilir. Yani hem anne hem de bebek yan dönmüş şekilde olabilir. Daha sonraki günlerde oturarak anne bebeğini emzirebilir.
  • Anne emzirme sırasında rahat bir pozisyonda olmalıdır. Kendinizi rahat hissedecek şekilde, sırtınıza destek alarak, rahat bir koltukta, dik biçimde oturarak emzirmek en doğrusudur.
  • Doğru emzirmenin ilk yolu, emzirme sırasında doğru pozisyonda olmak ve kendinizi rahat hissetmektir.
  • Bebeğinizi emzirmeye başlamadan önce göğüs ucu ve ellerinizin bebeğin mikrop kapmaması için steril olduğundan emin olun.
  • Emzirme sırasında göğsünüzü alttan dört parmağınızla desteklemeli, başparmağınız üstte kalacak şekilde tutmalısınız.
  • Göğüs uçlarınızı yalnızca su ile temizlemeye özen gösterin. Emzirme işlemi bittikten sonra da kendi sütünüzü göğüs uçlarına sürerek temizleyin.
  • Emzirmeye başlanmadan önce meme başı hafifçe sıkılarak sütle ıslatılır.
  • Bebeğin iyi bir şekilde emmesi için göğüs ucu ve areolanın yani kahverengi alanında kavranması gerekir. Göğüs ucu ve kahverengi kısım bebeğin ağzında olmalıdır.
  • Bebek memeye yavaşça yaklaştırılır ve bebeğin ağzı meme başına dokundurulur. Bebeğin ağzını açması beklenir.
  • Bebeğin ağzını açması için, bebeğin üst dudağına ya da ağız kenarına dokunulmalıdır.
  • Bebeğin çenesi memeye dayanmalı ve bebeğin ağzının iyice açılması sağlanmalıdır.
  • Bebekler ilk aylarda daha sık acıkır. Acıktığını düşündüğünüzde bebeğinizi emzirin. Anne sütü diğer hazır mamalara göre daha çabuk sindirilir. Bu nedenle anne sütü alan bebekler, hazır mamalarla beslenen bebeklere göre daha sık emerler.
  • Bebek emme sırasında arada bir dinlenebilir.
  • Bebeğinizi emzirirken iki göğsünde emilmesi gerekir. Bir göğüs emildikten sonra, diğer göğüs de verilmelidir.
  • Bebeklerin emme süreleri farklıdır. Yani emzirme süresi bebeğe göre değişir. Çoğu bebek 20 dakika boyunca emer.
  • Bebeğinizi emzirmeye başladığınızda göğüslerde hafif sızı olması normaldir.
  • Bebek emerken ağzını sürekli şapırdatıyorsa, memeyi iyi kavrayamamış demektir. Bebeğe memeyi yeniden vermeyi deneyin.

Bebeklerde Öksürük Ve Tedavisi

Bebeklerde Öksürük Ve Tedavisi

Havaların soğumaya başlaması ile birlikte bebeklerde ve çocuklarda öksürük sorunu sıkça görülür. Peki, çocuklarda öksürük nedenleri nelerdir? Çocuklarda öksürük ve tedavisi?

Bebeklerde öksürmenin birçok nedeni olabilir. İlk akla gelen nedenler; bebek çok ağladığında, kirli hava, alerji, boğazına yabancı bir cismin kaçması, gizli boğmaca gibi nedenler bebeklerde öksürüğe neden olur.

Bebeklerde Öksürük Sebepleri

· Bazı bebekler sadece ev içerisinde öksürür. Bunun nedeni evde oluşan tozlara, yastıklardaki kuş tüylerine karşı bir alerji olabilir.

· Bebeklerin ilkbahar ve yaz aylarında öksürmesi çiçeklerin polenlerinden kaynaklı olabilir. Bebeğin polenlere karşı alerjisi olduğu için öksürük oluşabilir.

· Öksürüğün bir diğer nedeni ise kirli havadır. Bebek kirli havada bulunduğunda nefesi daralır ve öksürmeye başlar. Ayrıca sigara dumanı, kış mevsiminde kömür dumanı, odunun vermiş olduğu duman bebekte öksürüğe neden olur.

· Bebekler evde oynarken çevreden bulduğu düğme ya da küçük oyuncak parçalarını yutabilir. Boğaza yabancı bir cisim kaçması öksürüğe neden olur. Aynı şekilde fındık, karpuz çekirdeği gibi gıdalar da bebeğin boğazına kaçabilir. Anneler bu konuda dikkatli olmalıdır.

· Bebeğin boğazına yabancı bir cisim kaçması durumunda öksürük aniden şiddetli şekilde başlar. Besin maddesi yutulması halinde vücutta ateş olur. Yutulan besin maddesi değilse, vücut bunu kendi atamaz derhal doktor müdahalesi yapılmalıdır.

· Bazen ise öksürük bir hastalığın belirtisi olarak kendini gösterebilir. Ara ara öksürük, nefes almada hızlanma, hırıltı ve balgam vücutta bir hastalığın belirtileri olabilir. Böyle durumlarda bebeği doktor kontrolünde tutmak gerekir.

Bebeklerde Öksürük Nasıl Geçer?

İlk olarak öksürüğün nedeni bulunmalıdır. Bebeğin neden öksürdüğü bulunarak tedavi edilmelidir. Sadece öksürük varsa, doktor kontrolü dışında bebeğe şurup vermemeliyiz. Böyle durumlarda bebeğin tedavi edilmesi ve sadece doktorun tavsiye ettiği şurup kullanılmalıdır.

Bebeğin bulunduğu ortamda sigara içmemek gerekir. Sigara dumanı bebekte öksürüğe neden olur. Öksüren bebeğin odası havalandırılmalıdır. Tüylü oyuncaklar, halı ya da bu tür nesneler öksürüğü tetikler. Bu nedenle bebek odasında bu tür tüylü eşyalar bulunmamalıdır. Öksüren çocuğa bol su içirmek faydalıdır. Özellikle ılık suyun balgam söktürücü özelliği vardır. Öksüren çocuk terleyeceği için, terlemeye engel olmak gerekir. Sırtına pamuklu bir bez koymak iyi bir çözüm olabilir.


Bebeklerde Reflü Nedenleri ve Tedavisi

Bebeklerde Reflü Nedenleri ve Tedavisi

Bebeklerde reflü nedir? Bebeklerde reflü neden olur ve tedavisi?

Reflü normal insanlarda olduğu gibi bebeklerde de yaygın görülen bir durumdur. Çoğu bebek mama ya da meme emdikten sonra kusabilir. Bu normal bir durumken bazı bebeklerde bu kusma çok sık olarak görülür. O zaman bebekte reflü olduğu düşünülebilir.

Reflü nedir? Reflü midedeki yiyeceklerin yemek borusuyla ağız içerisine geri atılmasıdır. Bu oldukça rahatsızlık veren bir durumdur. Ancak bebeklerde bu durumun görülmesi geçicidir. Her bebek emdikten ya da mama yedikten sonra kusar. Bu durum çocuğun mide bağırsak sisteminin büyümesiyle ortan kalkacaktır.

Bebeklerde kusma çok sık görüldüğü için birçok anne baba bebeğimde bir rahatsızlık mı var diye düşünerek panikler. İlk akla gelen bebeklerin mide bağırsak sisteminde bir bozukluk olduğudur. Ya da ülser, süte alerji gibi bir durumun olduğundan korkarlar. Ancak anne babaların korkmasına hiç gerek yoktur. Bu durum geçicidir ve her bebekte görülür.

Ne zaman doktora başvurmalıyım? Eğer bu durum bebeğin kilo almasını engelliyorsa hemen bir doktora başvurulmalıdır. Genelde bebekler emdikten sonra kusarlar, ancak gerekli besin ihtiyacını vücut alır. Bebeğin kilosunun ve gelişiminin normal olması gerekir. Kusma bebeğin gelişimini engelliyorsa reflü nedeniyle sık sık akciğer enfeksiyonları oluşuyorsa tedavi gerekecektir.

Reflünün artmasına neden olan etmenler;

  • Bebeklerin aşırı beslenmesi
  • Kabızlık
  • Tok karnına yapılan banyo
  • Bebeğin fazla ağlaması ya da fazla ıkınması
  • Bebeğin sıkı giysilerle giydirilmesi reflünün artmasına neden olmaktadır.

Genelde reflüsü olan bebekler normal ve sağlıklı bebeklerdir. Ancak bazen çeşitli durumlarda reflü sorun oluşturmakta ve bebekler kilo alamıyor ya da gelişemiyorlardır. Böyle durumlarda tedavi gerekmektedir.

Bebekte reflünün olduğu nasıl anlaşılır? Reflünün birkaç belirtisi vardır. Bunların başında sık ve tekrarlanan kusmalar gelir. Eğer bebek biraz büyükse göğüs de yanma hissi sık sık karın ağları aşırı gaz çıkartma ondan sonra uyku sırasında solunumda duraklamalar sık sık akciğer enfeksiyonları reflünün diğer belirtileridir. Bu belirtilerin varlığı bize reflüyü düşündürebilir.

Reflü bebeklerde geçicidir ancak reflüyü azaltmak için yapılacak birkaç şey vardır. İlk olarak bebeğe doğru yatış pozisyonu vermektir. Yüz üstü yatırma tok karnına yüz üstü yatırma ve başı biraz daha yukarda olacak şekilde yatırma reflüyü azaltır. Fakat yüz üstü yatmak bebeği daha çok sıkıntıya sokacağından o zaman sırt üstü başı otuz derece açıyla biraz daha yukarıda yatırma ve bu şekilde yatmayı sağlayacak yatak ve yastıkları kullanmak faydalı olacaktır. Bebeklerin çoğunda reflü kendiliğinden geçer. Bebek katı besinlere geçiş yaptığında ve yürümeye başladığında vücut dik durduğundan bebeğin reflüsü neredeyse tamamen geçer. Katı beslenmeye geçildiği zaman zaten reflü giderek azalacaktır.

BEBEKLERDE BİBERON KULLANIMI

GÜVENLİ BİBERON KULLANIMI

Uzmanlar, bebeğin alabildiği sürece anne sütü ile beslenmesini tavsiye ediyor. Ancak bazı durumlarda anne sütü bebeğin beslenmesinde yetersiz kalabiliyor. Bu gibi durumlarda anne bebeğe, biberonla hazır mama vererek besler. Ve böylece bebek biberon kullanımına başlamış olur. Biberon kullanımı oldukça yaygın olmasına rağmen, biberon kullanımı ile bilinmesi ve dikkat edilmesi gereken konular vardır. Aksi durumda güvensiz kullanımda istenmeyen sonuçlar oluşabilir. Anne sütü ile beslenen bebeklerin biberon kullanmasına gerek yoktur. Aynı şekilde anne sütü yeterli ise biberona gerek yoktur. Gereken durumlarda biberon 4. aydan itibaren 2–3 sefer verilebilir.

Biberon ile beslenen bebeklerde bazı sorunlar daha erken görülmektedir. Örneğin, solunum yolu enfeksiyonları, gaz sancıları ve alerjik sorunlar daha erken gözlenebilir. Ayrıca anne ile bebek arasında ki bağın da azalmasına neden olmaktadır. Bu nedenle anne sütü ile beslenen bebeklere su dâhil hiçbir ek gıda verilmemesi tavsiye olunur. Eğer bebek mama ile besleniyorsa, mamaların son kullanma tarihi ve kutuda bir hasar olmadığına dikkat edilmelidir. Doktorunuzla konuşarak bilgi almak ve mamaların üzerinde yazan hazırlama kurallarına uyulması gerekir. Mama kutusunun temiz olmasına ve açmadan önce iyice temizlenmesine dikkat edilmelidir. Ayrıca kullanılan malzemenin temizliğine de dikkat etmek gerekir. Bebeği her türlü enfeksiyonlardan korumak için temiz bir ortam sağlanması gerekir. Bebeğin beslenmesi için kullanılan malzemelerin temiz ve ayrı bir yerde saklanması gerekir. Bebeği besledikten sonra kalan mamayı biberonda bir sonraki kullanım için saklamayın ve bebeğe her defasında taze hazırlanmış mama verin.

Biberon kullanımı kadar temizliği de önemlidir. Bu nedenle biberon ve kullandığınız malzemeleri iki günde bir strelize edin. Temizlemenin en yi yolu biberon fırçası ya da temiz bir tencerede kullandığınız malzemeleri kaynatmak olacaktır. Biberon ve uçları en az 5 dakika kaynar suda kaynatılmalıdır. Daha sonra temizlenen biberon kâğıt havlu ile kurutulur. Bu işlem bebeğiniz her şeyi ağzına almaya başlayana kadar devam etmelidir. Bundan sonra biberon temizlenirken kaynatmak yerine deterjan ile yıkanıp iyice durulamak yeterli olacaktır.

Biberon alırken dikkat etmeniz gereken konu ise bebeğin içtiği mama miktarından biberonun biraz büyük olması gerekir. Ayrıca 6 aydan küçük bebeklerde biberon deliğinin küçük olması gerekir. Özellikle cam biberon almaya dikkat edin. Çünkü plastik ve sert biberonlar sağlıklı olmayabilir. Cam biberon kullanımına özen gösterin. 9. aydan itibaren ise biberon bebeğin kavrayacağı büyüklükte olmalıdır. Çünkü biberon ile beslenen bebekler biberonu elleriyle kavramak ve tutmak isterler. Bebeğinizi beslerken, sırt üstü şekilde ve yalnız başına beslenmesine izin vermeyin. Çünkü bu şekilde beslenen bebeklerde boğulma riski olabilir. Bebeğinizi tek başına elinde biberonla bırakmayın. Beslenme boyunca yanında durmaya özen gösterin. Her insanın bebeğini besleme şekli ayrıdır. Bu nedenle bebeğinizi kendiniz bildiğiniz gibi besleyin. Çünkü farklı bir beslenme tarzı bebek için değişik gelebilir ve yemeyebilir. Ayrıca bebeğinizi beslerken yanınızda kaynatılmış su bulundurmayı unutmayın.

Bebeklere Ne Zaman Su Verilir?

Bebeklere ne zaman su verilir?

Anneler bazen bebeklerinin tam olarak beslenemediğini düşünür. Özellikle bebeklere hangi ayda su vermek gerektiği konusunda kararsızlık yaşarlar. Normal de bebeklere ilk 6 ay sadece anne sütü vermek gerekir. İlk 4 ay bebeğe su verilmez. Bebek gerekli olan tüm besinleri buna su da dâhil olmak üzere anne sütünden alır. Bebek ilk 4 ay su ihtiyacını anne sütünden alır. Anne sütü almayan bebekler ise hazır mamalardan su ihtiyacını alır. Bebeklere 5. ayda su verilmeye başlanmalıdır. İlk 4 ay sadece bebek aşırı kusuyorsa ya da ishal gibi sıvı kaybının oluştuğu olağan dışı durumlarda bebeğe su verilebilir.

Bebek katı besinlere geçtiği zaman ek olarak su verilmeye başlanır bebeklere 4. aydan itibaren günde 4–5 kez su verilmelidir. 6. aydan sonra ek besinlere geçişte bebeğe mutlaka su verilmelidir. Eğer bebek su ihtiyacını alamazsa sıvı ihtiyacını karşılamak için daha çok yer ve bu nedenle fazla kilo alır. Bebekler erişkinlere oranla biraz daha fazla sıvı ihtiyacı duyarlar. Özellikle sıvı kaybının fazla olduğu durumlarda yani ishal, ateş, havanın çok sıcak olması ya da çok fazla hareket gibi durumlarda mutlaka bebeğe yeteri kadar su verilmelidir. Bebeklere verilen suyun temiz olmasına özen gösterilmeli, ilk 6 ay bebeklere kaynatılıp soğutulan su verilmelidir.

Bebek sıvı ihtiyacını çeşitli besinlerden de karşılayabilir. Çünkü her besinde bir miktar su vardır. Özellikle meyvelerin %85’i sudur. Ancak bebek yüksek proteinli besinler yediği zaman mutlaka su verilmelidir. Bebek meyve suyu, muhallebi, meyveler ya da puding gibi besinler tükettiğinde suya fazla ihtiyaç duymaz. Bazen ise anneler bebeklerine fazla su verdiğini düşünür. Bebeklerin sıvı ihtiyacının yetişkinlere oranla daha fazla olduğunu söylemiştik. Bu nedenle anneler bu gibi durumlarda endişe etmemelidir. Annelerin dikkat etmesi gereken bir durum bebeklerine 1 yaşından önce aşırı süt ya da meyve suyu vermemelidir. Bu tür içecekler besinsel değeri yüksek katı besinlerin alımını azaltabilir.Anneler bebeklerini sağlıklı ve dengeli bir şekilde beslemelidir.

BEBEKLERDE DİŞ ÇIKARMA DÖNEMİ

BEBEKLERDE DİŞ ÇIKARMA DÖNEMİ

Bebeklerde diş çıkarma dönemi 6. ayda başlar ve bu süreç bazı bebeklerde bir yaşına kadar sürebilir. Bazı bebekler acele edip diş çıkarmaya 4. aydan itibaren başlar. En erken diş çıkarma ayı da 4. aydır. Bebekler doğumdan itibaren hızlı bir şekilde büyüme ve gelişme gösterir. Bu gelişimlerden birisi de bebeğin diş gelişimidir. Diş çıkarma dönemi hem anne babalar için hem de bebek için oldukça zorlu bir dönemdir. Anne babalar bebeğinin büyüdüğünü gördükçe mutlu olurken, bir yandan da diş çıkarma ile beraber bebekte görülen şikâyetler ebeveynleri huzursuz eder. Bu dönemde anne ve babalar çok dikkatli olmalıdır. Bebeğin dişlerinin çıkması ile beraber bebekte huzursuzluk, ağlamalar ve iştahsızlık görülür.

Her bebek farklı gelişim ve büyüme göstermektedir. Bazı çocuklar erken konuşur ya da yürürken bazı çocuklar daha geç konuşup yürüyebilir. Çünkü her bebek farklı bir bireydir ve farklılık gösterir. Diş çıkarma döneminde de bazı bebekler de ilk diş birden fazla olabilir. Ancak genelde bebekler de ilk çıkan dişler ön alt dişlerdir. Çocuklarda kalıcı dişler 6 yaşından sonra çıkmaya başlar. Süt dişlerinin gelişimi ise 3 yaşına kadar devam eder.

Bazı bebekler diş çıkarma döneminde çok sakindir ve hiç ağrı duymaz. Bazı bebekle çok ağrılı diş çıkarır ve bunun sonucunda bebekte kilo kaybı gözlenir. Bebeğinizin diş çıkarmaya başladığını şu belirtilerle anlayabilirsiniz;

Bebeklerde Diş Çıkarma Belirtileri Nelerdir?

· İlk belirti salya akıtmak ve artan tükürük

· İştahsızlık,

· Ateş ve ishal

· Uyku düzensizliği

· Devamlı huzursuz olma

· Ellerini ısırması

· Çene ya da yüzde kızarıklık

· Bebeklerde ağrı olması

· Çevresindeki nesneleri ağzına götürme isteği

· İştahsızlıktan dolayı beslenmeyi reddetmesi

· Bazı bebeklerde ciltte kaşıntı da görülebilir.

Bebeklerde Diş çıkarma sırası

· 6. ve 7. aylarda alt ön kesiciler

· 8. ayda üst ön kesiciler

· 8. ve 9. aylarda üst yan kesiciler,

· 9. ve 10. aylarda alt yan kesiciler

· 10 ve 12. aylarda alt ve üst dişler

· 16 ve 20. ay arası köpek dişleri

· 20 ve 24 ay arası azı dişler çıkar.

Bebek diş çıkarmaya başladığı zaman çevresinde ki nesneleri ağzına götürür. Çünkü bebeğin diş etleri kaşınmaya başlamamıştır. Bu yüzden bebeğin eline çiğnemesi için bir şeyler vermek gerekir. Bunun için dişlikler vardır. Soğuk besinler bebeğin diş etlerini rahatlatır. Hazırladığınız püreleri soğuk olarak bebeğe verebilirsiniz. Eğer bebekte çok ateş varsa doktora götürülmelidir. Ayrıca bu dönemde bebekte sıvı ihtiyacı da artar.