YENİ DOĞAN BEBEK NASIL YIKANIR?

YENİ DOĞAN BEBEK NASIL YIKANIR?

Hamileliğin başlaması ile birlikte doğuma kadar geçen süre anne için oldukça karışık ve zor bir dönemdir. Ancak bebeğin doğması ile birlikte anne daha fazla zorluk yaşar. Çünkü bebeğin bakımı ile ilgili annenin kafasında birçok soru işareti olabilir. Bu sorulardan biri de bebeğin nasıl yıkanacağıdır. Bebek eve geldikten sonra birkaç gün içinde yıkanabilir. Bebeğin bu ilk banyosu anneler için biraz zor olabilir. Çünkü bebeğin cildi yumuşak ve hassastır. Bu nedenle özel bir bakıma ihtiyaç duyar. Bebek eve geldikten ve birkaç gün geçtikten sonra artık banyo yapmanın vakti gelmiştir. Bebeğin ilk kez su ile tanışacak olması ya da bebeğin çok küçük olması nedeniyle anneler kararsızlık yaşayabilir. Hatta ilk çocukları olan genç anneler bebeklerini yıkamaya cesaret edemezler. Bu nedenle aile büyüklerinden yardım alırlar. Bebeğin bakımı çok önemlidir. Banyo da bu bakımın içinde önemli bir yer tutar.

Bebeği banyo yaptırmadan önce ve yaptırdıktan sonra bazı noktalara dikkat etmek gerekir. İlk olarak bebeğin cildinin yumuşak ve hassas olduğu göz önüne alınarak bebekler için üretilen ürünleri kullanmak gerekir. Bebek küvette yıkanacaksa göbeği düştükten 4 gün sonra yıkanmalıdır. Göbeği düşene kadar bebek küvette yıkanmamalıdır. Yeni doğan bebeklerde banyo sonrasında vücutta kızarmalar olabilir. Bu normaldir ancak deride döküntüler meydana gelirse hemen doktora götürülmelidir. Anne bebeği yıkamaya başlamadan önce gerekli malzemeleri yanına koymalıdır. Çünkü herhangi bir şey gerekli olduğunda anne bebeği tek başına bırakıp gidemez. Bu nedenle aksaklıklar yaşamamak için ayrıntıları iyi düşünmek gerekir. Bebeği yıkamaya başlamadan önce su sıcaklığı ve ortamın ısısı iyi ayarlanmalıdır. Oda ısısının 23–25 derece arasında olması gerekir. Bebeği banyo yaptırdıktan sonra hemen giydirmek için bebeğin eşyalarını yakın bir yere konmalıdır. Bebeği yıkamaya başlamadan önce dikkat edilmesi gereken bir diğer noktada bebeği banyo öncesinde emzirmemek gerekir. Aksi durumda bebek kusabilir. Banyonun bebek için çok faydası vardır. Hem rahatlamasını hem de rahat bir uyku uyumasına yardımcı olur.

Bebeği yıkamaya başlamadan önce suyun sıcaklığı ayarlanmalı ve gerekli eşyalar hazırlanmalıdır. Bebek leğende yıkanacaksa mutlaka leğenin altına kalın havlu gibi şeyler konmalıdır. Küvet ya da leğene çok su konmamalı, yavaş şekilde su dökerek yıkanmaya başlanmalıdır. Daha sonra sabunlanmış yumuşak bebek süngeri ile bebeğin ön tarafı ve sırtı sabunlanır. Bebeğin vücudu yavaş bir şekilde ovularak durulanır. Ardından sıra bebeğin başını yıkamaya gelir. Aynı şekilde bebeğin kulaklarına su kaçırmamaya dikkat ederek bebeğin başı nazik biçimde sabunlanır ve aynı biçimde durulanır. Böylece yıkama işlemini bitirmiş oluruz. Yıkama işlemi bittikten sonra bebek hemen ılık bir havluya sarılarak kurulanır.

YENİ DOĞAN SARILIĞI NEDİR?

YENİ DOĞAN SARILIĞI

Yeni doğan sarılığı, yeni doğan bebeklerde görülen sarılıktır. Sarılık, yeni doğan bebeklerde en sık görülen sorunlardandır. Genelde bebeklerin çoğunluğunda görülür. Doğumdan sonraki günlerde oluşan ve ilk haftalarda beliren geçici bir hastalık olan sarılık; cilde sarı rengi veren maddenin kandaki seviyesinin yükselmesi sonucu deride birikmesi olayıdır. Bu maddeye bilirubin denir. Kısaca sarılık bilirubin denilen maddenin aşırı miktarda yapılmasıyla veya vücuttan atılımı sırasındaki bozukluklardan oluşur diyebiliriz.

Yeni doğan bebeklerde görülen sorunlardan birisi de yeni doğan sarılığıdır. Yeni doğan bebeklerin %96’sı gibi bir oranda yeni doğan sarılığı görülür. Bazı bebeklerde sarılık görülmez ya da vücutta bilirubin miktarının aşırı artmamasından dolayı gözle görülmez. Bu nedenle birçok bebekte sarılık fark edilmez. Bu tanımladığımız sarılık geçicidir ve fizyolojik sarılık adını alır. Fizyolojik sarılık tehlikesiz olup bir ya da iki hafta içinde kendiliğinden geçer. Bebeklerde yeni doğan evresi diye tanımlanan ilk 28 gün oldukça önemlidir. Yeni doğan bebeklerde sarılık 3–5 gün arasında başlar ve 10–12 gün arasında biter.

Yeni doğan sarılığının oluşmasında birçok neden olabilir. Genelde doğumdan sonraki sarılıklar fizyolojiktir ve kendiliğinden geçer. Bunun yanında sarılığa neden olan diğer faktör kan uyuşmazlığıdır. Anne ile bebek arasındaki kan uyuşmazlığı sarılığa neden olabilir. Sarılığa neden olabilecek diğer nedenleri şu şekilde sıralayabilir; anne sütü sarılığı, annede diyabetin olması, doğuştan oluşan enzim hastalıkları, idrar yolu enfeksiyonları, bebeğin doğumdan itibaren yeteri kadar anne sütü alamaması ya da yeteri kadar beslenememesi gibi nedenler olarak sıralanabilir.

Sarılığın genelde geçici olduğunu söylemiştik. Ancak bazı bebeklerde herhangi bir sağlık sorunu nedeniyle sarılık geçmeyebilir. Böyle durumlarda hemen bir doktora gidilmelidir. Anne sütünün eksikliği de bebeklerde sarılığa neden olur. Bazı anneler sarılık nedeniyle bebeklerini emzirmemektedir. Bu yanlış bir davranıştır. Bebek yeterli anne sütünü almalıdır. Bazı durumlarda sarılık olan bebeklere dikkat edilmelidir. Bu durumlar; erken doğan bebekler, uzun süren sarılıklar, emme sorun olan ve iyi beslenemeyen bebeklerde ve doğumdan sonraki gün sarılık olan bekler doktor gözetiminde takip edilmelidir. İki haftadan uzun süren sarılıklar da hemen doktora başvurulmalıdır.

Yeni doğan bebeklerde işitme testi

Yeni doğan bebeklerde işitme testi

Bebeklere doğumdan itibaren birçok testler yapılmaktadır. Bu testlerden biriside işitme testidir. İşitme testi doğumdan sonra yapılması önemli ve gerekli bir testtir. Bunun nedeni yeni doğan her 1000 bebeğin 3’ünde doğumsal ya da yeni doğan döneminde geçirilen hastalıklar nedeniyle işitme kaybı olmaktadır. Bebeklerde en sık karşılaşılan duyu bozukluğu işitme kaybıdır. Bu oranlar göz önüne alındığında yeni doğanların işitme taramasından ve işitme testlerinden geçmesinin ne kadar önemli olduğunu anlıyoruz. Hastalığın erken tanısı, tedavi için oldukça önemlidir. Bu yüzden yeni doğan bebeklerde bu tür testlerin yapılarak erken tanı, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinden faydalanması sağlanmalıdır.

Normalde bebekler doğduğunda işitme duyumu oldukça gelişmiştir. Bebek ilk günlerde çevreden gelen ani seslere tepki verir. Hatta doğumdan sonraki haftalarda ani seslere irkilir ve gözlerini kırpar. Bebeklerde dil gelişimi doğumdan sonraki haftalarda ve aylarda algıladığı seslerle oluşur. İşitme sorunu olan bebekler erken teşhis ve tedavi edilmezse konuşma açısından ciddi sorunlar yaşar. İşitme probleminde gerekli tedavi sağlanmaz ise ileride istenmeyen gelişim ve duyum bozuklukları görülür. Bu nedenle işitme testinin doğumdan sonra hemen yapılması, sorunun tespiti ve tedavisinin hemen başlanması gerekir.

İşitme testinin tüm yeni doğan bebeklere yapılması gereklidir. Çünkü işitme kaybı yaşayan bebeklerin büyük bir kısmı herhangi bir risk faktöründe bulunmayan bebeklerdir. Yani işitme kaybı her bebekte olabilecek bir sorundur.

Yeni doğan bebeklere işitme testi nasıl yapılır?

Yeni doğan bebeklere uygulanacak birkaç çeşit test vardır. bu tarama testlerinden ilki Otoakustik emisyon testidir. Bu testte kulağa yerleştirilen bir probla kulağa iletilen sesin iç kulak tarafından yansıtmasını kaydetmeye dayalı test yöntemidir ve çok kısa bir sürede bu test gerçekleştirilir. Bir diğer test ise; Bera testidir. Bera testi ise bebeğin dış seslere karşı tepkisini ölçen bir kayıt cihazıdır. Ayrıca bebeğin kulağına sesler verilerek duyup duymadığı beyin dalgaları ile ölçülür. Bu işitme testleri oldukça güvenilir testlerdir ve bebeğe hiçbir zarar vermez.

ANNE SÜTÜNÜN ÖNEMİ

ANNE SÜTÜNÜN ÖNEMİ

Anne sütünün faydaları saymakla bitmez. Bebeğin gelişimi için anne sütü son derece önemlidir. Sağlıklı bir gelecek için anne sütü eşi bulanmaz bir hazinedir. Her bebeğin mutlaka en az ilk 6 ay anne sütü alması gerekir. Anne sütü mucizevîdir ve bebeğin gelişimi için çok önemlidir. Anne sütünde bebeğin ihtiyacı olan tüm vitaminler, proteinler ve diğer besin değerleri bulunur. Böylece bebek sağlıklı bir şekilde gelişimini tamamlar. Anne sütü sayesinde bebeğin bağışıklık sistemi güçlenerek, enfeksiyonlara karşı direnç kazanır. Böylece hastalanma riski en aza indirilmiş olur. Ayrıca yeni doğan bebeklerde görülen ölüm oranlarını da azaltmaya yardımcıdır. Kısaca anne sütü gerçek bir hazinedir.

Anne sütünün bebeğe ne kadar faydalı olduğunu bilmeyen yoktur. Anne sütünün bir başka önemi ise anne ile bebek arasındaki bağı kuvvetlendirmesidir. Hem vücut hem de ruhsal bakımdan bebeğe fayda sağlayan anne sütü gerekli tüm besinleri içeren en uygun besindir. Bu nedenle eğer annenin sütü yeterli ise bebek ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenmelidir. Anne sütü her zaman en güvenilir doğal ve temiz besindir. Bebeğin tüm ihtiyaçları anne sütünden karşılanır. Anne sütü bağışıklığı kuvvetlendirir. Anne sütü alan bebek daha sakindir ve daha az ağlar. Anne sütü bebeğin ruhsal gelişimi için çok önemlidir. Çünkü emzirme sırasında bebeğin duygusal ihtiyaçları karşılanmış olur ve emzirme bebeğin psikososyal gelişimine katkı sağlar. Anne sütü sindirilmesi en kolay besindir. Büyüme ve gelişmeyi hızlandırıcı özelliği vardır. Bir diğer önemli nokta da bebek ilk süt denilen ağız sütünü mutlaka almalıdır.

Annenin sütünün bol olması için bebek doğar doğmaz emzirilmelidir. Bu sayede hem bebek ilk sütü almış olur hem de annenin sütü uzun süre devam eder. Emzirme her zaman süt salgısını arttırır. Anne sütü doğumdan itibaren bebeğin tüm ihtiyaçlarını karşılar. Bir aydan sonra anne sütü maksimum düzeye ulaşır. Bazen anneler sütünün bebeğe yetersiz geldiğini düşünür. Sütün yetersiz olduğunun en belirgin özelliği yetersiz kilodur. Bebek kilo almıyorsa süt yetersizdir. Ancak bu duruma doktor karar vermektedir. Anne sütü ilk 6 ay tek başına yeterli iken 6 aydan sonra ek besinlerle birlikte verilmelidir.

Bebeğin Memeden Kesilmesi: Bebeğin Sütten Kesilmesi -Ayrılması Nasıl Olur?

Anne ile bebek arasında ki iletişimin kuvvetlenmesi bebeğin emmesi ile olur. Yani aradaki sevgi bağının kurulması ve güçlenmesi bebeğin annesini emmesi ile gerçekleşir. Var olan sevgi bağı daha da kuvvetlenir. Böyle bir bağ kurulmuş iken bu bağı bozmak hem anne hem de bebek için zor bir durumdur. Ancak ilk 6 ay sadece anne sütü verilmesi gerekir. Bu bebeğin gelişimi açısından önemlidir. İlk 6 ay anne sütünden sonra ek besinlere geçilmesi ve bu besinlerin ön planda olması gerekir. Bebek ek gıdalara alıştırılırken, anne sütü de yavaş yavaş azaltılmaya başlanmalıdır. Okumaya devam et “Bebeğin Memeden Kesilmesi: Bebeğin Sütten Kesilmesi -Ayrılması Nasıl Olur?”

Bebekler Kaç Saat Uyur, Bebek Kaç Saat Uyumalı?

Bebeklerde uyku saatleri hakkında bilgi vermeye çalışacağız. Sizlere daha önce çocukların ideal uyku saatleri , çocuklarda uyku sorunları hakkında bilgi vermiştik. İsterseniz bebeğin gelişimi ile birlikte ihtiyaç duyduğu gece ve gündüz uykusu miktarlarını bir tablo ile sizlere gösterelim.

Bebekler Kaç Saat Uyur, Bebek Kaç Saat Uyumalı?

Aşağıdaki tabloda, bebeklerin uyuması gereken saatler hakkında güzel bir tablo bulacaksınız. Bebeklerin uyku saatleri, doğumdan itibaren azalarak devam etmektedir. Yeni doğan bir bebek 16.5 saat civarı bir uykuya ihtiyaç duyarken, 3 aylık bir bebek için bu süre 15 saat civarına inmektedir.

Aşağıdaki tablodaki gece ve gündüz uykusu miktarlarına dikkat etmenizi tavsiye ediyoruz.4 yaşından sonra bebeğin gündüz uykusuna ihtiyacı kalmadığını tablodan görebilirsiniz.

İsterseniz diğer konularımızı da inceleyebilirsiniz: Uyku uyumayan çocuğa nasıl davranmalı?, çocuklar için ideal uyku saatleri, ağlayan bebek nasıl susturulur?

Ağlayan Bebek Nasıl Susturulur ve Sakinleştirilir?

Anne ve babaların en büyük korkusu belki de bebeklerinin ağlamasıdır. Özellikle yeni anne ve baba olmuş kişiler bu durumdan daha çok korkar. Çünkü tecrübeli anneler bu durumla başa çıkabilir. Ama asıl soru şudur; “bebekler neden ağlar” çünkü bebek istediklerini ve anlatmak istediklerini ağlayarak anlatır. Siz onu anlamadığınızda bebekler daha çok ağlar. İşte bu sırada bebeğinizi sakinleştirmek için bazı ufak noktalara dikkat etmelisiniz. Bebekler en çok karnı acıktığında, altı ıslandığında ya da kalabalıktan sıkıldığında ağlarlar. Bu ağlamalar giderek şekil değiştirir. İlk zamanlar bütün ağlamalar aynıymış gibi gelir. Fakat zamanla bebeğinizin anlatmak istediğinin anlar duruma geleceksiniz.

Bebeğiniz acıktığında ısrarlı ve sürekli ağlar, ağrısı olduğunda tiz bir sesle çığlık şeklinde ağlar, etrafında ki kalabalıktan sıkıldığında ise mırıldanma şeklinde ağlar. Buradan anlayabilirsiniz. Diğer ağlama nedenleri; fazla sıcak ya da soğuk havadan etkilenmesi, gaz sancısı ve diğer sancılar, uykusuzluk, yatağının rahat olmaması, bebekle yeterince ilgilenilmemesi şeklindedir.

Bebeğinizi sakinleştirmenin yolları;

* Bebeğinize emmesi için biberon veya diş kaşıyıcısı verebilirsiniz.

* Bebeğinizi sallayarak, hareket ettirerek veya dans ettirerek sakinleştirebilirsiniz. Otomobille gezmek bebeği sakinleştirmenin en iyi yoludur.

* Bebeğinizi besleyin ve geğirmesini sağlayın.

* Bebeği kucağınıza alarak göz temasında bulunun. Onunla konuşarak bir şeyler anlatın.

* Yeteri kadar ilgi ve sevgi gösterin.

* Pozisyonunu değiştirin ve dikkatini çekmesi için müzik açın.

* Bebeğinize masaj yaparak onu rahatlatın. Gaz sancısı olmadığından emin olun.

* Altı ıslanmış ise altını değiştirin.

* Uyutmaya çalışın. Uyumuyorsa yere bırakarak eline oyuncak verin.( 3 aylıktan büyük bebekler için)

* Kalabalıktan rahatsız oldu ise daha sakin bir ortama çıkarın.

* Eğer ağlaması durmuyorsa dışarı çıkarın.

* Bebeğe yakın olun ve tek başına bırakmayın. Onu kucağınıza alarak sevin.

* Bebeğinizi sakinleştirmek için öncelikle sizin sakin olmanız gerekir. Unutmayın ki sonsuza kadar hiçbir bebek ağlamaz.

* Bebeğiniz ağlayarak bir şeyler anlatmaya çalışıyordur. İlk olarak ne demek istediğini anlamalısınız ve gereken önlemleri almalısınız.

* Ayağınızda sallayarak ninni söyleyebilirsiniz.

* Bebeğinize güven ve sevgi verin.

* Bebeğinizi sırtüstü yatırarak tekmeler atmasına izin verin. Bu hareketler onu rahatlatır.

* Eğer hiç bir yol işe yaramıyorsa bebeğinizi bir doktora götürmelisiniz.

Bebeklerde Diş Çıkarma Dönemi: Diş Çıkarma Belirtileri ve Diş Çıkarma Sırası

Bebeklerde diş çıkarma olayı 6. aydan başlar, bazı bebeklerde 1 yaşına dek sürebilir. En erken diş çıkarma ayı 4. aydır. Diş çıkarması bebeğin büyüdüğü anlamına gelir. Bebek büyümekte ve gelişmektedir. Artık besinleri damağıyla değil, dişleriyle yiyecektir. Bu anne ve babaları her ne kadar mutlu etse de diğer taraftan da huzursuz eder. Çünkü bebeğin huzuru kaçmıştır, iştahı azalmıştır ve ağlamaları artmıştır. Bu dönemde bebeğe daha dikkatli davranmanız gerekir. Bazı bebeklerde ilk diş birden fazla doğabilir. Ancak ilk çıkan dişler ön alt dişlerdir. Süt dişlerinin tamamen çıkması 3 yaşını bulur. Kalıcı dişlerse 6 yaşından sonra çıkmaya başlar.

Bebeklerde Diş Gelişimi

Her bebeğin gelişimi aynı değildir. Bazı bebekler diş çıkarırken huzursuz olmazlar. Bunun sonucunda da hiç ağrı duymadan diş çıkarırlar. Bazı bebeklerse çok ağrılı bir şekilde diş çıkarırlar. Bu bebeklerde kilo kaybı gözlenebilir.

Bebeklerde Diş Çıkarma Belirtileri Nelerdir?

İlk gözlenen belirti salya akıtmak ve artan tükürük,

Uyku düzensizliği,

Ateş ve ishal,

İştahsızlık,

Sürekli huzursuz olma,

Ağız çevresinde döküntüler,

Ellerini ısırması,

Nadiren ciltte döküntü,

Bebeğin salyası aktığından çene ya da yüzde kızarıklık olabilir.

Hafif şekilde öksürük,

Her şeyi ağzına götürme isteği,

Bebeklerde ağrı olması,

İştahsızlık nedeniyle beslenmeyi reddetmesi,

Yüzde ve boyun çevresinde kaşıntı,

Bebeklerde Diş çıkarma sırası

6. ve 7. aylarda alt, ön kesiciler,

8. ayda üst ön kesiciler,

8. ve 9. aylarda üst yan kesiciler,

9. ve 10. aylarda alt yan kesiciler,

10 ve 12. aylarda alt ve üst dişler,

16 ve 20. ay arası köpek dişleri,

20 ve 24 ay arası azı dişleri çıkar.

Diş Çıkaran Bebeklere Neler yapılabilir?

Bebeğin eline çiğneyebileceği şeyler verin. Bu sayede kaşınan diş etlerini elindeki besinle kaşıyabilir. Özellikle soğuk besinler vermek bebeği rahatlatır.

Soğuk besinler bebeğin diş etlerini rahatlatır. Örneğin beslenmesinde soğuk püreler verebilirsiniz.

Bebeğin dişetlerine soğuk ve temiz bir bezle hafif şekilde masaj yapabilirsiniz.

Diş kaşınmasını engellemek için kauçuk diş kaşıyıcısı kullanabilirsiniz.

Doktor önerisinde verilen diş jellerini kullanabilirsiniz.

Bu dönemde sıvı ihtiyacı artar. Bu nedenle sıvı şeyler bebeğe verilmelidir.

Bebekte yüksek ateş ve ishal varsa doktora danışılmalıdır. Aksi durumda bu dönem bebek için ağrılı geçer.

Soğuk besinler diş etlerinde ki kızarıklık ve şişliği azaltır. Bu nedenle soğuk nesneleri bebeğinize verebilirsiniz.

Bebek Yemekleri ve Çorbaları: Bebek Yemek Tarifleri

BEBEK YEMEKLERİ: Bebeğinize yedirebileceğiniz en güzel yemekler

Canlıların yaşamını sürdürmesi için beslenmesi gerekir. Hayata devam etmek, sağlıklı olmak ve her zaman sağlıklı yaşaması için beslenme önemlidir. Yetişkinler açısından bu kolaydır. Çünkü birçok şeyi yiyebilir. Ama ya bebekler onlar ne yemeli ve sağlıklı olmalı? Bu birçok annenin kafasında olan bir sorudur. “Bebeğim nasıl beslenmeli, neler bebeğime faydalıdır, bebeğim bu yiyeceği de yiyebilir mi?” Gibi sorular sık sık duyulur. Her şeyden önce bebeğin sağlıklı ve dengeli beslenmesi gerekir. Bu bütün insanlar için değişmez bir kanundur. Vücut için önemli olan besinleri yeteli bir şekilde almalıyız.

İdeal Bebek Yemekleri Nelerdir?

Bebekler için ideal yemekleri şöyle sıralayabiliriz.

Yumurta; bebeğe 6. aydan itibaren yumurta yedirebilirsiniz. Bebeğe iyi pişmiş yumurta vermek daha faydalıdır. Özellikle katı pişmiş yumurta sarısını vermek daha iyidir. Yumurtayı kaynattıktan sonra bebeğe küçük parçalar halinde yedirmeye başlayın, ileri zamanlarda arttırarak yediriniz.

Yoğurt; 4. aydan sonra bebeğe verilecek ilk ve en güzel ek gıdalar arasındadır. Ancak her bebek farklılık gösterebiliyor ve bazı bebeklerde yoğurt gaz yapabiliyor. Bunun için ilk olarak bebeğe az miktarda yedirip beklemelisiniz. Rahatsızlık vermiyorsa yedirmeye devam edebilirsiniz. Eğer rahatsızlık veriyorsa iki gün sonra tekrar denemelisiniz. Yoğurt ev yapımı olursa bebek için daha iyi olur.

Yapılışı; ılık süte bir miktar (bir litre süt için bir yemek kaşığı yoğurt)yoğurt konulur ve her noktaya dağılması için iyice karıştırılır. Daha sonra bir bezle kap iyice sarılır ve 5 saat kadar beklenir.

Süt; çocuk için anne sütü yeterli ise inek sütü içermeye gerek yoktur. Ancak anne sütü yeterli olmuyorsa 2 yaşına kadar olabildiğince inek sütü içmelidir. 2 yaşından sonra ise günde bir bardak süt yeterli olur. Süt sevmeyen çocuklara peynir, muhallebi, yoğurt, gibi yiyecekler yedirilmelidir.

Meyve suyu; portakal, elma, mandalina ve havuç ilk olarak yıkanır ve daha sonra dikkatlice soyulur. Rendelenerek suyu süzdürülerek meyve suyu elde edilir. Meyve suları mevsimine göre meyvelerle yapılabilir. Yazın bebekler için sadece şeftali suyu sağlıklı bir içecektir. Aynı şekilde kışınsa elma, portakal ve mandalina ile meyve suyu hazırlanabilir.

Balık; ilk olarak bebeğe bir tatlı kaşığı şeklinde verilerek başlanmalıdır. Bu miktar zamanla arttırılır. Balık taze ve kılçıksız olarak bebeğe yedirilmelidir. Izgara veya haşlama şeklinde balık pişirilebilir.

Muhallebi; 1 tatlı kaşığı pirinç unu ile 1 çay bardağı süt karıştırılır. Ocakta kısık ateşte karıştırılarak pişirilir. Ocaktan alınırken 1 tatlı kaşığı şeker eklenir ve soğutulup bebeğe yedirilebilir.

Bebek ÇORBALARI: Bebekler için Çorba Tarifleri

Havuç Çorbası; A vitamini bakımından havuç iyi bir besindir. Gözlerin sağlığı açısından da havuç ilk sırada yer alır. Bu çorbayı 1 yaşından sonra bebeğinize verebilirsiniz.

Havuç çorbası için Malzemeler:

Bir miktar rendelenmiş havuç,

2–3 yemek kaşığı süt,

Bir tutam tuz ve 250 ml su,

Yarım tatlı kaşığı un ve çok az tereyağı.

Yapılışı; yağı erittikten sonra unu katıp biraz kavrulur. Su katılıp karıştırılır. Bir süre karıştırdıktan sonra içine rendelenmiş havuçları katarak pişirilir.

Bebekler İçin Patates çorbası Tarifi

Malzemeler;

Bir tane patates,

Bir kaşık sıvıyağ,halil-1

2 çorba kaşığı yoğurt,

1 çorba kaşığı un.

Yapılışı; geniş bir tencereye yoğurt konur ve içine rendelenen patates, un ve sıvı yağ konularak iyice karıştırılır. Özleşene kadar pişirilir ve servis yapılır.

Bebeklere Mercimek Çorbası Tarifi

Malzemeler;

1 yemek kaşığı sıvıyağ,

1 su bardağı un,

1 yemek kaşığı mercimek,

Bir adet havuç, 1 adet patates.

Yapılışı; patates ve havuç rendelenir. Tencereye su, mercimek, havuç ve patates konulur. Sonra sıvıyağ ilave edilir ve süzgeçten geçirilir.

Bebekler için Tarhana Çorbası Tarifi

Malzemeler;

1 su bardağı su

1 tatlı kaşığı yağ

1 çorba kaşığından az tarhana

Yapılışı; tarhana yağ ile karıştırılarak biraz pişirilir. Ardından su konularak pişmeye bırakılır.

Bebekler İçin Omlet Tarifi

Malzemeler;

Bir miktar rendelenmiş kaşar peyniri,

Bir tatlı kaşığı sıvıyağ (zeytinyağı daha iyi olur)

Bir yumurtanın sarısı

Yapılışı; tavaya yağ konulur ve karıştırılan yumurta ile kaşar peyniri tavaya dökülür. Her iki yönü de pişirilir.

Çocuklarda Tuvalet Alışkanlığı: Çocuklara Tuvalet Eğitimi Nasıl Verilir?

Çocuğu tuvalete alıştırmak ve ona tuvalet eğitimini kazandırmak bazı anneler için çok zor bir durum olsa gerek. Anneler bu dönemde birçok kararsızlık yaşar. En büyük kararsızlık yaşadığı konuda, çocuğun tuvalet eğitimine ne zaman başlamaları konusudur. Anne ve babanın tek istediği artık bir an evvel çocuğunun tuvaletinin olduğunu söylemesidir. Ancak bu alışkanlığı kazandırırken bazı konulara dikkat etmek gerekir. İlk olarak çocuğun buna hazır olması gerekir. Çocuk bu alışkanlığı edinmeye hazır olmadığı sürece anne ve babanın hiçbir çabası faydalı olmaz. Yani kısaca anne ve baba ne yaparsa yapsın belirli bir döneme gelmeden bu alışkanlığı kazanması mümkün değildir. Her konuda çocuklar birbirinden farklı olduğu gibi tuvalet alışkanlılığında da çocuklar farklılık gösterir.

Çocuklarda Tuvalet Eğitimine ne zaman başlanmalı? Çocuğa Tuvalet eğitimi ne zaman verilmeli?

Tuvalet eğitimini genelde çocuklar 18. ve 30. aylar arasında kazanmaya başlarken bazı çocuklarda bu durum 4 yaşını bulabilir. Kızlar erkek çocuklarına oranla daha erken tuvalet alışkanlığı kazanmaya başlıyor ve bu alışkanlığı kazanıyor. Kız çocukları 2,5 yaşında erkek çocukları 3yaşında tuvalet eğitimini kazanır.

Çocuğu Tuvalete Alıştırmak

İletişimin her konuda büyük bir önemi olduğu gibi bu konuda da önemi büyüktür. Çünkü eğer ebeveyn ile çocuk arasında ki ilişkinin temeli sağlam ve iyi ilişkiler üzerine oturtulmamışsa çocuk tuvalete alışmakta güçlük çeker. Bunun nedeni de çocuk her zaman iyi bir iş yaptığında ödüllendirilmek ister. Aynı şekilde bu yeni alışkanlığı öğrendiği zamanda bir ödül bekler. İşte eğer iyi bir iletişim yoksa anne ve baba bunu anlayamaz ve dolayısıyla uygulayamaz. Çocuğun tuvalet eğitimine hazır olup olmadığının bazı belirtileri vardır. Her şeyden önce çocuğun kendini hazır hissetmesi gerekir. Eğer çocuk tuvalet alışkanlığını kazanmaya hazır ise, gün içerisinde iki üç saat kuru kalması gerekir. Daha sonra bezi ıslandığında rahatsızlık duymaya başlaması lazımdır. Çocuğun tuvalet ihtiyacı geldiğinde hareketleri ya da mimikleri ile belli etmeye çalışıyorsa çocuk tuvalet eğitimi konusunda hazırdır. Çocuğun tuvalete alışması anne ve babalar için çok kolay gözükse de çocuklar için çok zor bir olaydır. Zordan çok aslında onlar için karmaşık bir olaydır. Çocuk bu olayı çözdüğünde otomatik olarak tuvalet alışkanlığını da kazanmış olur. Çocuğun öncelikle tuvaleti geldiğinde kendini tutması ve size haber vermesi ve ya kendisinin tuvalete gitmesi gerekir. Eğer çocuk evde odalarda tek başına gezebiliyorsa kendisi tuvalete tek başına gidebilir. Bazen kendini tutamayıp altını ıslatabiliyor çocuklar. Bu normaldir.

Çocuğumu tuvalete alıştırmak için neler yapmalıyım?

·        Çocuğu tuvalete alıştırmaya başladıktan sonra çocuğun altını bez ile bağlamayıp, külot giydirmelisiniz.

·        Çocuğa kızmak, onu azarlamak ve zorla bu alışkanlığı kazanmasını sağlamak yanlıştır ve faydası olmaz. Sadece çocukta öfke, korku ve inat gibi davranışların oluşmasına neden olur. Tuvalet eğitiminin her aşamasında çocukla konuşularak, çocuk cesaretlendirilmelidir.

·        Her zamanki iki altın kural burada da geçerlidir. Anne ve baba sakin ve sabırlı olmalıdır. Çocuğunuza olumsuz şeyler söylemeyin ve çevrenizdeki insanlara izin vermeyin. Onları da ne yapılıp, ne yapılmaması gerektiği konusunda bilgilendirin.

·        Çocuğunuza bu alışkanlığı kazandırırken ilk zamanlar ona bir oturak(lazımlık) alın. Lazımlığı çocuğunuzun tuvalette kolaylıkla ulaşabileceği bir yere koyun. Ama evin her yerine de lazımlığı götürmesine izin vermeyin. Çocuğun oturakta oturma süresi 1 ile 10 dakika arası olmalıdır.

·        Çocukların bazıları lazımlığı sevmez. Böyle durumda ısrarla lazımlığı kullanması için baskı yapmayın. Çocuk oturaktan çekiniyor olabilir. O zamanda ona rahatlatıcı şeyler söylemek faydalıdır. Tuvalette onu yalnız bırakmayıp, sevdiği bir oyuncağı da yanınıza alarak konuşarak onu rahatlatmaya çalışın. Bu alışkanlığı çocuğa kazandırmak ilgi ve zaman gerektirdiğini unutmamak gerekir.

·        Bazı durumlarda çocuk tuvaletini dile getiremez, ne diyeceğini bilemeyip şaşırır. Bu yüzden çocuğa tuvalet terimlerini öğretmelisiniz. Böylece tuvaleti geldiğinde bunu rahatça dile getirebilir.

·        Çocuk, cesaretlendirilmeli ve tuvaletini uygun bir şekilde yaptığında övülmelidir. Onun kendini daha iyi hissetmesi için sözlü olarak onu övmeniz çocuğu cesaretlendirecektir. Bu nedenle tuvalet korkusu da günden güne azalacaktır.

·        Çocuk her gün düzenli olarak yatmadan önce tuvalete götürülmeli ve oturak yatağın yanına konularak, çocuğun oturağa kolay ulaşması sağlanmalıdır.

·        Çocuk ara sıra altına kaçırabilir. Bu durumda çocuğa kızmayın, onu ayıplamayın, cezalandırmayın ve bir başkasıyla kıyaslamayın. Kaslarını kullanmayı öğrenirken kaçırmalar normaldir ve bunu kavraması biraz zaman alabilir. Çocuğun altını tekrar sakın bezlemeyin. Zaman alsa da sonunda bunu öğrenecektir.

·        Çocuk altını ıslatmaya devam ediyorsa hala anne karamsarlığa kapılmamalı ve panik olmamalıdır. “bu işi beceremiyorum, çocuğuma bunu öğretemiyorum gibi düşünceleri kafanızdan atmalısınız.

·         Tuvalet eğitiminin kazanılması çocuktan çocuğa değişmekle olduğunu unutmayın. Ancak çocuğun 5 yaşına kadar altını ıslatmamayı, 4 yaşına kadar da altını kirletmemeyi öğrenmesi gerekir.

·        Çocuğun tuvalet ihtiyacını karşıladıktan sonra ellerini yıkayarak temizliğe özen göstermesi konusunda çocukla konuşulmalıdır. Bu sayede hem tuvalet hem de temizlik alışkanlığını kazandırmış olursunuz.