Bebek Beslenmesi: Bebek İçin 0-1 Yaş Beslenme

Yeni doğmuş bir bebeğin beslenmesi ile ilgili birçok annenin birçok sorusu olabilir. Bu durum ilerleyen zamanlarda da aynı devam eder. Bazı durumlarda annenin sütü yetersiz kalabilir. Bu sefer bebeği nasıl besleyeceği hakkında kararsız kalabilir. Ya da emziren anneler bebeklerini hangi sıklıkla emzireceğini bilemezler.

0-1 Yaş Arası Bebek Beslenmesi

Yeni doğmuş bir bebek için her zaman öncelik anne sütüdür. Mümkün olduğunca en az altı aya kadar anne sütü tercih edilmelidir. Yeni doğan bebek için en uygun beslenme tarzı tabiî ki anne sütüdür. Anne gebeliği boyunca birçok değişiklik geçirir. Aynı şekilde memeler de hamilelik boyunca emzirmeye hazırlamak için değişiklikler geçirir. Çocukta doğumdan itibaren var olan emme refleksi sayesinde emzirmede sütün gelmesini daha kolay olur ve ilk emzirmeler sütü arttırır.

Ek gıdalara geçiş: Ek gıdalara ne zaman başlanmalı ?

Bebeğin ilk emdiği süte ağız sütü denir. Bu süt yeni doğanın sindirim sistemine uygun bir bileşimdir. Bu önemli bileşiğin en önemli özelliği, bebeğin sütü aldığı andan itibaren annenin bağışıklık ve savunma mekanizması bebeğe geçer. Böylece hastalıklardan korunmuş olur. Ancak anne sütü bazen yetersiz kalabiliyor. Böyle durumlarda ayına uygun bebek mamaları verilebilir. Ayrıca dördüncü ve altıncı aylar arasında ek gıdaya başlanabilir.

Anne sütünün olmaması ve ya yetersiz kalması az rastlanan durumlardır. Anne sütü bebek için en uygun besindir. Bebek anne sütünü çok kolay sindirdiği için iki saatte bir acıkabilir ve emer. Annenin bebeği emzirmesi sırasında sütün çoğu 5 dakika içinde gelir. Yani bebeği memede fazla durdurmanın bir anlamı yoktur. Bebeğin ne zaman besleneceği her zaman anneler için bir sorudur. Yeni doğan bir bebek artık bir bireydir ve herkesin kendine göre bir acıkma saati vardır. Bu durum bebeklerde de aynıdır. Her bebek farklı zaman aralığı ile acıkabilir. Zaten bebeğin beslenmesindeki amaç bebeğin büyüme ve gelişmesidir. Ebeveynler hep bebeğin yeteri kadar doyup doymadığını anlamakta zorlanırlar. Yapabileceğiniz en iyi şey bebeğe güvenmek olacaktır. Çünkü o kendisi için ne kadar besin gerekeceğini bilir. Bebek acıktığında yani beslenme saati geldiğinde hemen ağlamaya başlar. Bu ağlama besini ağzına alana kadar devam eder. Sizde zaten ağlamasından onun acıktığını kolayca anlarsınız.

Normal olarak bir annenin sütü 5 ay süreyle tek başına bebeğin beslenmesi için yeterlidir. Ancak 5 aydan sonra anne isterse ek besinlere de başvurabilir. Bazı anneler bebeğinin tam olarak doymadığını düşünerek fazla besin vermeye çalışırlar. Bu oldukça yanlıştır. Çünkü bebek kendine yetecek kadar besini zaten alacaktır. Bebeğin kendine yeterli besini aldığının kanıtı bebeğin aldığı kilodur. Normalde bir bebek ilk 3 ay süresince ortalama ayda 900 gram kadar kilo alabilir. Anne bebeği emzirmede belirli bir zaman planı yapmamalıdır. Çünkü bebek bazen çok sık acıkabilir ve gerçekten açtır. Onu uygun zamanlarda emzirmemek ve aç bırakmak bebeği çaresizlik duygusuna düşürür. Bebeklerde hayatın ilk yılları oldukça önemlidir. Bu dönemler sağlığın temelinin atıldığı yıllardır. Bu dönemde bebeğin her yönden sağlıklı olması için yeterli ve dengeli beslenmesi gerekir. Beslenme büyüme ve gelişme için önemlidir. Bebek altı aya kadar doğal yani anne sütü ile beslenmelidir. Ama bazen 4 aydan sonra bebek için tek anne sütü yetersiz kalabilir. Artık bebek yavaş yavaş ek besine katı besinlere alıştırılır. O besinlerin tadına alışmalıdır. Ek besinler verilmeye başladığında anne ilk olarak elma şeftali domates ve turunçgillere öncelik verilmelidir. Meyveleri iyice yıkadıktan sonra suyunu sıkarak günde bir çay kaşığı vermeleri faydalıdır. Bu miktar günden güne arttırılarak verilmelidir. Bebek için uygun bir diğer besin de meyve ezmeleridir. Bebeğe 4. aydan itibaren verilebilir. Burada annenin dikkat etmesi gereken bir konu vardır. Anne sütü ile ek gıda aynı anda verilmemelidir. Örneğin bebek emzirildikten iki saat sonra meyve suyu, ezmesi ve püresini anne bebeğe verebilir. Bunun yanında bebeğe verilebilecek bir diğer besinde tarhana çorbasıdır. Zengin besleyici özelliğe sahip olan tarhana çorbası bebeğe 4. aydan itibaren verilebilir. Bebeğe belli bir zamandan sonra besleyici özelliği yüksek olan çorbalar verilebilir. Örnek olarak, tarhana, yayla, sebze çorbaları bebek için idealdir. Bebeğe fazla ek besin yedirmek zararlı olabilir. Bir ölçü verilecek olursa bebek için bir çorba kaşığı çorba yedirilmesi iyidir. Ancak fazlası zarardır. Çocuk yeni besinlere alıştırılırken günde birden fazla yeni besin vermek yanlıştır. Bununla beraber miktar da önemlidir. Çocuğu alıştırırken yeni besinden birkaç tatlı kaşığı vermek idealdir. Çocuk tokken yemek istemeyebilir. Bu yüzden çocuk açken besin verilmelidir. Çocuk zorlanarak besinlere alıştırmak yanlış olur. Bu yüzden çocuk hiçbir konuda zorlanmamalıdır.

Hafta Hafta Bebek Gelişimi: Yeni Doğan Bebeğin İlk Haftası

ANNE ile bebeği arasındaki ilişki doğumdan önce, genellikle gebeliğin 1-2. haftasında bebek anneyi tekmelemeye başlayınca ve anne onun yaşayan bir varlık olduğunu farkedince başlar. Dünyaya geliş anında bu ilişki birdenbire tomurcuklanır ve annenin bebeği ayrı bir birey olarak düşünmesi ile tamamen yeni boyutlar kazanır. Kuşkusuz annenin bebeğe nasıl bakacağını belirleyen ‘analık içgüdüsü’ çok güçlüdür. Annenin kendisini bütünü ile bu özel içgüdüden yoksun hissettiği ve bebeğin bakımında iyi bir başlangıcı nasıl düzenleyeceğini şaşırdığı anlar olacaktır. Gerçekte şaşkınlık ve telaşa düşmesi, bebeğiyle uyum sağlayabileceğinin kesin belirtisidir.

Hafta Hafta Bebek Gelişimi: Yeni Doğan Bebeğin İlk Haftası

Bebeğin bakımına iyi bir şekilde başlamak ilk günlerde anne ile bebek arasında doğacak karşılıklı etkileşmeye bağlıdır. Bu dönemde karşılıklı etkilenme, çok daha sonra gelecek olan kelimelerle değil, anne ile bebeğin anlaşmasını görme, dokunma, işitme, koklama hatta tad alma ile sağlayan bir ‘dil’ —sözsüz konuşma— ile mümkündür. Örneğin doğduğu sırada anne yüzünü gözleri bebeğin gözleri hizasında olacak şekilde tutarsa bebek anneye bakabilir. Ağladığı sırada yumuşak bir sesle bebekle konuşursa, bebek bir süre sonra susar ve dinler. Dokunulmaktan ve kucaklanmaktan hoşlanır ve çabucak annenin temasını ve kokusunu ayırd etmeyi öğrenir. Öğrenme ve hatırlama yeteneği çok ilgi çekicidir.

İlk günlerde bebekle anne arasındaki alışverişin en açık örneği ağladığı zaman annenin bebeğe emme fırsatı vermesidir. Anne çok geçmeden değişik ağlama biçimlerini tanır. (Gerçek açlık ağlaması, ağrı, kızgınlık, yorgunluk ağlaması gibi) ve bunları uygun şekilde karşılar. Tabii bebek her çeşit ses çıkarır. Bazıları hoşa gitmeyen seslerdir. Bebeğin davranışının anneyi nasıl etkilediğini, nasıl karşılık gördüğünü ve annelik biçimini değişikliğe uğrattığını görmek kolaydır. Aynı şekilde annenin de bebeği nasıl etkilediğini görmek kolaydır. Doğumdan itibaren bebek anneye işaretler gönderir ve bundan sonraki zaman içinde gelişmesi annenin bu sinyalleri cevaplandırmasına bağlıdır. Ne kadar çok karşılık alırsa o kadar çok sinyal gönderecektir.

Karşılıklı etkilenmede çok değerli olan ilk günler sırasında mutlu bir ilişkinin temelleri atılacaktır.

Hastanede rahat hissetme: Birçok ülkede hastanede doğum yapılmaktadır. Bu sayede, doğum anneler için çok daha güvenli oluyorsa da, aile arasında en iyi şekilde gelişecek olan anne-bebek ilişkileri, anne için de bebek için de yabancı olan bir çevrede oluşacaktır. Geçmişte doğum uzmanları da, çocuk uzmanları da, ebeler de haklı olarak annenin ve bebeğin bedensel sağlığı ile çok ilgiliydiler. Bugün ise duygusal sorunların gittikçe daha çok farkına varmaktadırlar. Sonuçta, artık hastaneler hasta kimselerin tedavi edileceği yerler olarak düşünülmemekte, sağlıklı kadınların hayatlarının en önemli olayında —bebeğin doğumunda— deneyim kazanacakları bir yer olmaktadır. Bu yeni düşüncenin bir parçası olarak doğum kliniklerini eve benzetme gereksinimi doğmuştur. Bu, hastane içinde anne, bebek, baba ve diğer aile bireyleri arasındaki bağlantıya olanak vererek olur. Annenin yalnızken bebeğiyle ilişkisinde ve bebeğe bakarken serbest kalmak istediği görülmüştür. Bunu düzenlemek her zaman kolay olmaz. Büyük doğum kliniklerinde aynı anda 60-70 anne ve bebek olabilir. Ayrı ayrı kliniklerin tutumu farklıdır. Fakat birçok hastane modern anlayışa uymuş, anne ile bebeğin gereksinimlerini karşılama yoluna gitmiş ve bu tutum yaygınlaşmıştır.

Doğumdan sonra anne için dünyanın en doğal isteği, bebeğini kucaklamaktır. Ebe, doğuma ait kayıtlar yapmak, nabız, kan basıncı kontrolü gibi rutin tıbbi gözlemlerle o kadar meşguldür ki, bu isteğin farkına varmayabilir. Bu durumda unutmayın, bebeğinizi tutmak istediğinizi ebeye söyleyin. Bebeği doğar doğmaz alabilmeniz için temiz, kuru bir havlu bulundurmalısınız. Bebeği memeye tutmak iyi fikirdir. Çünkü hoşa gitmesinden başka meme emmesi, uterusun kasılmasına yardımcı olur.

Bebeği Nasıl Emzirmeli: Uygun Emzirme Tekniği Nasıl Olmalıdır?

Uygun emzirme için anne en rahat pozisyonu seçmelidir. Annenin bebeği tutuş pozisyonu başarılı bir emzirmede en önemli faktörlerden birisidir. Bebeğin başı ve vücudu tam olarak anneye dönük olmalıdır. Anne bir eli ile bebeği altından ve sırtından desteklemelidir. Bebeğin başından desteklenmesi yanlış bir uygulamadır. Okumaya devam et “Bebeği Nasıl Emzirmeli: Uygun Emzirme Tekniği Nasıl Olmalıdır?”