Hamilelikte Dereotu Yenir mi?


Adsız

Hamilelik döneminde anne adayları beslenmelerine daha fazla dikkat etmelidir. Dengeli ve yeterli beslenmenin yanı sıra hamilelikte hangi besinlerden ne kadar yenilmesi gerektiği de bilinmelidir. “Hamileyken hangi besinleri yemek zararlıdır” sorusu gebelik döneminde en çok sorulan sorudur. Anne ve bebeğin sağlığı için hangi besinin ne kadar tüketilmesi gerektiğini bilmek oldukça önemlidir.

Gebelik döneminde maydanoz, dereotu yada nane gibi yeşilliklerin tüketiminin zararlı olup olmadığı sıklıkla sorulan sorular arasındadır. Bilindiği gibi yeşillikler sağlık açısından oldukça faydalıdır ve bolca tüketilmesi gerekir.

Peki hamileler dereotu yiyebilir mi?

Bu sorunun cevabı evettir. Anne adayları rahatlıkla deeotu tüketebilir, ancak ölçüye dikkat edilmelidir. Herşeyin fazlası zarardır, bu nedenle herhangi bir alerjik reaksiyona maruz kalmamak için gebelik döneminde dereotu az miktarda tüketilmelidir. Aslında anne adayları kontrollü kilo alımı için bütün gıdalardan yeterli ölçüde tüketmelidir. Aksi durumda hamielikte çok fazla kilo alımına bağlı zor bir doğum olasıdır.

Anne adayları dereotu tüketimini doktoruna danışabilir. Herhangi bir alerjiniz yoksa gebelik döneminde dereotunu rahatlıkla tüketebilirsiniz. Dereotu sağlık açısından oldukça faydalıdır ancak gebelik döneminde fazla tüketilmemesi gereken bir yeşilliktir. Bu nedenle gebelik boyunca az miktarda dereotu tüketmeye özen gösterin. Hamilelikte dereotu aşırı tüketildiğinde bazı sağlık sorunlara yol açabilir.

Dereotu hamilelikte fazla tüketilmemelidir. Ancak doğumdan sonra istenildiği kadar tüketilebilir. Çünkü dereotunun anne sütünü arttırıcı özelliği vardır. Dereotu hamilelikte yeteri miktarda tüketildiğinde oldukça faydalıdır. İlk olarak dereotu iyi bir anti-bakteriyel ve antioksidan olduğundan oluşabilecek enfeksiyonları önler. Ayrıca içerdiği yüksek kalsiyum sayesinde kemikleri güçlendirir. Diyet listelerinde de sıklıkla dereotunu görürüz. Çünkü vücuda detoks etkisiyle rahatlamanıza yardımcı olur.

Hamilelikte anne adayları sınırlı olmak şartıyla istediği besini tüketebilir. Her besinden bir porsiyon yenmelidir. Bu şekilde dengeli kilo alarak rahat bir doğum olması sağlanır.

 

 

Hamilelikte Bahar Alerjisi

Bu yazımızda hamilelikte bahar alerjisi hakkında bilgi vereceğiz. İlkbahar mevsiminin gelmesiyle, havada polen ve tozlar dolaşmaya başladı. Havaların ısınması ile birlikte bahar alerjileri de sıklıkla görülmeye başladı. Özellikle hamileler bahar alerjisine karşı daha dikkatli olmalıdır. Çünkü alerjik reaksiyonlar öncelikle hamileleri daha fazla etkilemektedir.anne-olmaya-gercekten-hazir-misin--1319143

Peki bahar aylarında görülen, bu bahar alerjisini önlemenin yada etkilerini azaltmanın yolları nelerdir?

İlkbahar polenlerinin havada dolaşmaya başlaması, özellikle bahar alerjisi olan kişilerde alerjik sorunlara neden olmaktadır. Bahar alerjisine de bu havada dolaşan polen ve tozlar neden olur. Ancak hamileler bu alerjik sorunlardan daha fazla etkilendiği için bahar alerjisi sorunu dikkate alınmalıdır. Genellikle burun akıntısı, kaşıntı ya da göz kızarıklığı gibi belirtiler ile kendini gösteren bahar alerjisi oldukça can sıkıcı bir durumdur. Özellikle alerjik bir bünyeye sahip kişilerde hemen burun akıntısı ya da göz kızarıklığı gibi belirtileri görmek mümkündür. Hamilelik döneminde vücut hassas olduğu için normal kişilere oranla, bahar alerjisinden daha fazla etkilenecektir. Hamilelikte alerjiyi önlemenin yada etkilerini azaltmanın bazı yolları vardır.

İlk olarak şunu belirtmek gerekir; hamilelik oldukça önemli ve dikkat gerektiren bir süreçtir. Bu süreçte doktorunuza danışmadan herhangi bir ilaç ya da bitki kullanmamalısınız. Yaşanan tüm hastalıkları ciddiye almalı ve mutlaka herhangi bir sağlık sorununuzda doktorunuza danışmalısınız. Bahar alerjisi de bu hastalıklardan biridir ve hamilelikte yaşandığında oldukça can sıkıcı bir sorundur. Alerjiniz geçmiyorsa ve hatta şiddetlendiyse ilaç kullanmadan önce doktorunuza danışmalısınız. Doktorunuz gerek gördüğünde alerji testi yaptırabilir. Ya da alerji testi konusunu doktorunuza sorabilirsiniz.

Bahar alerjisinin etkilerini azaltmak için, dışarıdan eve gelindiğinde kıyafetlerinizi değiştirmeli ve duş almalısınız. Bahar aylarında havada polenler uçuşmaya başladığında özellikle park ya da bahçe gibi ağaçlık alanlarda bulunmamaya çalışın. Polenlerin yoğun olduğu zamanlarda mümkün olduğunca dışarıya çıkmamaya çalışın.

Burun akıntısı ve tıkanıklığı baş ağrısına neden olabilir.

Doğum kontrol hapı kilo aldırır mı?

Doğum kontrol hapları sıklıkla sorulan sorular arasındadır. Bu yazımızda doğum kontrol hapları hakkında bilgi vereceğiz. Bu tarz haplarda en çok korkulan, hormon bozukluğuna neden olabileceği düşüncesidir. Kilo aldırması, sivilce ya da tüylenme gibi sorunlara neden olacağı söylentisi bayanların endişelenmesine neden olur. İlk olarak şunu belirtelim; doktorunuza danışmadan herhangi bir ilaç almamalısınız. Doktorunuz bu ilaçların etkileri hakkında sizi bilgilendirecektir.ilaç

Doğum kontrol hapları hakkında merak ettiğiniz tüm soruların cevapları yazımızda…

Hamile kalmayı önlemek, hormon düzenlemek ve bazı kadın hastalıklarında doğum kontrol hapı kullanılmaktadır. Kadın hastalıkları ve hormon düzenlemesi için doktorunuz doğum kontrol hapını önermektedir. Ancak doktorunuza danışmadan hiçbir ilaç kullanmamalısınız.

Her kadının vücut yapısı farklı olduğundan, kullanılan ilacın etkisinin de aynı olması beklenemez. Doğum kontrol hapı hormonlar üzerinde etkili olduğundan, bazı bayanların ödem sorunu yaşadığı görülmüştür. Ödem sorunu kilo almaya neden olacağı için dikkatli olunmalıdır. Alınacak bazı önlemler ile ödem sorununu çözebilir ve kilo alımını durdurabilirsiniz.

Doğum kontrol ilaçlarının kilo aldırdığını söylemek yanlış olur. Sadece ilaç kilo aldırmaz; beslenme düzeni ve yaşam tarzının kilo alımını direk etkilediği unutulmamalıdır. Doğum kontrol ilaçlarının kilo aldırma gibi yan etkilerini azaltmak için bazı püf noktalara dikkat etmelisiniz.

İlk olarak bol su içmek, vücudun ödem tutmasını önler. Bu nedenle gün içinde mutlaka bol bol su içmelisiniz. İkinci olarak doğum kontrol hapı kullanırken sigara içilmemesi de tavsiye edilir.

Aynı şekilde vücudun ödem tutmaması için tuz ve şeker tüketimi de azaltılmalıdır. Doğum kontrol hapı kullanılırken, vücudun ödem tutmaması için tuz ve şeker tüketimine dikkat edilmelidir. Hem kilo kontrolü hem de sağlıklı bir yaşam için gün içinde tüketilen tuz ve şeker miktarı azaltılmalıdır.

Ödem sorununu çözmek için ödem söktürücü besinler tüketebilirsiniz. Ödem söktürücü çaylar, sular ve besinler kilo vermenize yardımcı olur. Ödem söktürücü besinlerden bazıları ise şunlardır; zencefil, zerdeçal, limon, maydanoz, limonlu su, elma sirkesi, tarçınlı su.

Bol yürüyüş yapmak doğum kontrol hapının olumsuz etkilerini önler. Bir çok bayan doğum kontrol ilaçlarının zararlı olduğunu düşünür. Ancak bu ilaçlar sanıldığı gibi zararlı değil hatta faydalıdır. İlk kullanımda ani kilo alımına neden olmaması için ödem söktürücü besinleri tüketmekte fayda vardır. Bu şekilde doğum kontrol ilaçlarını güvenli bir şekilde kullanabilirsiniz.

 

Ovülasyon testi nedir?

Gebelik şansını arttırmak için yumurtlama gününü takip etmek önemlidir. Hamile kalmak isteyen bayanlar mutlaka yumurtlama günlerini takip etmelidir. Yumurtlama yani ovülasyon 28 günde bir adet gören bayanda 14.günde, 30 günde bir adet olan bayanda ise 16.günde olan bir olaydır. Kısaca yumurtlama olayı iki adet döngüsünün ortasında ki günde olur.gebelik-ne-zaman

Bu yazımızda ovülasyon testi hakkında bilgi vereceğiz. Evde yapacağınız ovülasyon testi ile hamilelik şansınızı arttırabilirsiniz. İlk olarak ovülasyon testinin ne olduğundan bahsedelim;

Adet döneminin ortasına denk gelen yumurtlama olayı, folikül adı verilen kesecikler den yumurta salınmasıdır. Bu dönem hamile kalma şansınızın en yüksek olduğu günlerdir. Bu nedenle hamile kalmak isteyen bayanlar yumurtlama gününü belirlemek için ovülasyon testini kullanabilir. Bu şekilde yumurtlamanızın olup olmadığını anlayabilirsiniz.

Peki ovülasyon testi yumurtlamanın olup olmadığını nasıl belirler?

Düzensiz adet görüyorsanız yumurtlamanın hangi güne denk geldiğini belirlemek zor olacaktır. Bu aşamada ovülasyon testi size yardımcı olur. Ovülasyon testleri Luteinizan Hormonunun yükselip yükselmediğini tespit eden bir testtir. Kadınlarda yumurtlama gerçekleştiğinde bu Luteinizan Hormonu (LH) yükselir. LH’nin yükselmesinden sonra 24-36 saat içinde cinsel ilişki olursa hamilelik şansı yüksektir. İşte bu hormon yüksekliğini tespit etmek için de ovülasyon testini kullanırız.

Ovülasyon testi oldukça kolay ve güvenilir bir testtir. Bu test hamilelik testi gibi evde yapılmakta ve mantığı hamilelik testi ile aynıdır. Bu test istenilen zamanda yapılabilir ancak test için en iyi zaman iki adet döngüsünün tam ortasında ki gündür. Bu nedenle iki adet arasında ki zaman iyi hesaplanmalı, test pozitif çıkana kadar da test yapılmaya devam edilmelidir. Her kadında adet dönemi farklı periyottadır. Düzenli adet gören bayanlarda adet döngüsü 28 günken, düzensiz adet olan bayanlarda ise bu süre değişmektedir. Bu nedenle testin yapılma zamanı da her kadına göre değişir.

Ovülasyon testleri güvenilir bir testtir ancak asla doğum kontrol yöntemi olarak kullanılmamalıdır. Yumurtlama günü dışında hamilelik şansı düşüktür ancak düşük de olsa hamilelik şansı vardır. Yani “yumurtlama günümü belirledim; yumurtlama olmuştur ve ben artık hamile kalmam” demek yanlış olur. Bu nedenle hamilelik düşünülmüyorsa farklı doğum kontrol yöntemleri tercih edilmelidir. Takvim yöntemi ile doğum kontrol pek güvenilir bir yöntem değildir.

Düzenli adet gören bayanlarda her ay yumurtlama olur. Eğer o ay hamile kalamamışsanız telaşlanmayın ve diğer aylarda da testi yapmaya devam edin.

Ovülasyon testi hamilelik testi gibidir, test çubuğuna idrar pipeti ile bir kaç damla idrar damlatılır. Test çubuğunda çift çizgi belirmesi yumurtlamanızın olduğunu gösterir. Test yapıldığı gün ve sonrasında ki gün hamilelik şansı yüksektir. Ancak test çubuğunda tek çizgi çıkmışsa sonuç negatiftir yani yakın zamanda yumurtlamanız olmayacak ve hamilelik şansınız da düşük olacaktır. Test yapıldıktan sonra kesin sonuç için 5 dakika beklemekte fayda vardır.

Ovülasyon testlerinde sonuç ya pozitif ya da negatif çıkacaktır. Aynı hamilelik testlerinde olduğu gibi tek çizgi veya çift çizgi çıkacaktır. Adet bitiminden sonra test çift çizgi çıkana kadar yapılmaya devam edilmelidir. Bu ovülasyon testlerini eczanelerden kolaylıkla bulabilirsiniz.

Ovülasyon testlerinin güvenli olduğunu söylemiştik. Ancak bazı durumlarda test yanıltıcı sonuçlar verebilir. İlk olarak hormon ilaçları testin yanlış sonuç vermesine neden olacaktır. Bu nedenle hormon ilaçları kullanıyorsanız, bu durumu doktorunuza danışmalı ve detaylı bilgi almalısınız. Testi yaparken sabah idrarı yerine gün içindeki idrarı kullanmakta fayda vardır. Ovülasyon testinin sonucunu, hormon ilaçları dışındaki ilaçlar etkilemez. Yani ağrı kesici ya da antibiyotik gibi ilaçlar kullanıyorsanız sonuçta değişme olmaz. Alkol ve sigara kullanımı da ovülasyon testi sonucunun değişmesine neden olmaz. Ancak alkol ve sigaranın doğurganlık üzerinde ciddi olumsuz sonuçlarının olduğu da unutulmamalıdır.

 

Yeni doğum yapan kadına söylenmemesi gerekenler

Yeni doğum yapmış kadına bunları asla söylemeyin…

Bilindiği gibi hamilelik oldukça zorlu bir süreçtir. Hamileliğin öğrenilmesi ile anne adayları sürekli bir endişe halindedir. Aslında bunun nedeni “bebeğime bir zarar gelmesin” düşüncesidir. Her kadının vücut yapısı farklı olduğundan, hamileliği de farklıdır. Çevremizde hiçbir hamilelik sorunu yaşamayan ve çok kolay hamilelik süreci geçiren anne adaylarını görebiliriz. Ya da hamileliği çok sıkıntılı olan ve bir çok hamilelik sorunu yaşayan anne adayları da görürüz. İşte bu süreçte anne adayı hem fiziksel hem de ruhsal olarak büyük bir değişim içine girer. Artık anne adaylarının tek isteği kolay bir doğum ve bebeğini sağlıklı bir şekilde kucağına almak olur.yenidoganda-5-acayip-normallik-1306586

Hamileliğin ilk aylarından itibaren anne adayının kafasında sürekli şu sorular vardır; düşük mü yapacağım, bebeğimde bir sağlık sorunu olur mu, doğumum kolay mı olacak ve bunun gibi bir çok soru devamlı aklındadır. Bir de çevreden söylenen olumsuz gebelik hikayeleri anne adayının endişesini iyice arttırır. Ancak anne adayları çevredeki insanların anlattığı bu olayları duymazdan gelmeli ve 9 aylık güzel hamilelik sürecinin keyfini çıkarmalıdır.

Hamilelik sürecinde anne adayları daha hassas olur. Bu nedenle anne adayını endişelendirecek ya da üzecek kelimeler söylenmemelidir. Kötü sonla biten hikayeler anne adaylarını daha çok endişelendirecektir. Bu anne kadar bebeğin de etkilenmesine neden olur. Bilindiği gibi stres anne karnında bebeğin olumsuz etkilenmesine neden olan en büyük etkendir.

Doğum yaptınız ve bebeğinizi sağlıklı bir şekilde kucağınıza aldınız. Maalesef çevrenin olumsuz hikayeleri yine devam edecektir. Buna hazırlıklı olun…

Yeni anne olmuş bayanlar loğusalık dönemindedir ve bu dönemde de oldukça hassastırlar. İlk günler yeni doğum yapmış anneler için oldukça zor geçer. Çünkü doğum gibi zorlu bir süreç yaşamış ve bu yeni duruma alışmaya çalışıyordur. Hamileliği ve doğumu zor geçen annelerde loğusa depresyonuna dikkat edilmelidir. Eşlerin ve çevrenin desteği bu dönemde çok önemlidir.

Peki yeni doğum yapmış annelere nasıl davranmalıyız ve neler söylememeliyiz?

  • İlk olarak yeni doğum yapmış annelenin yanına giderken pozitif olmayı unutmayın. Ona sarılın ve her zaman yanında olacağınızı ona hissettirin.
  • Yeni doğum yapmış anneler ile kilo muhabbetine girmek oldukça yanlıştır. Çünkü anneler henüz doğum kilolarını verememiş ve kendini çok kilolu hissetmektedir. Bu nedenle “sanki doğum yapmamış gibisin, karnın hiç inmemiş” gibi bir cümle asla kurmayın.
  • Özellikle ilk çocuğu olan anneler henüz tecrübesizdir. Bu nedenle sütün az mı, bebeğin parmağını emiyor herhalde hiç doymuyor gibi kafa karıştıran cümlelerden uzak durun.
  • Loğusa dönemindeki annelere “Bu daha iyi günlerin” ile başlayan cümleler asla kurmayın.
  • Yeni doğum yapmış anneyi ziyarete gittiğinizde ona yardımcı olun. İhtiyacı olduğunda her zaman yanında olacağınızı söyleyin. Sen ne zaman istersen yanına geliriz, merak etme çocuk bakımında da yardımcı oluruz gibi cümleler anneyi rahatlatacaktır.
  • Aileye yeni bir birey katılmış, annenin önceliği değişmiş ve anne bu yeni duruma alışmaya çalışma dönemindedir. Bu nedenle annenin yanında artık sen bebekle uğraşmak zorundasın, istediğin gibi gezemezsin gibi cümleler kurmak yanlıştır.
  • Doğumdan sonraki ilk bir kaç hafta annenin en hassas olduğu dönemdir. Çünkü doğum sonrası fiziksel iyileşme süreci, uykusuzluk, bu yeni duruma alışma anneyi olumsuz etkiler.
  • Toplumda kilolu çocukların daha sağlıklı olduğu düşüncesi yaygındır. Ancak çocuğun kilolu olması sağlıklı olduğu anlamına gelmez. Hatta bu anneler için en sinir bozucu cümlelerden biridir. Bu nedenle anneye “bebeğin çok küçük gözüküyor” gibi bir cümle asla kurmayın.
  • Anne sütü veriyor musun yada geceleri sürekli uyanıyor mu? Gibi sorular annelerin sevmediği sorulardandır.
  • Yeni doğum yapmış ve bu duruma alışmaya çalışan annelere ikinci çocuğu ne zaman yapacaksın sorusu asla sorulmamalıdır. Çünkü anneler doğumdan sonraki haftalarda oldukça zorlanmaktadır. İkinci bir çocuk düşüncesi anneyi ruhsal olarak olumsuz etkileyecektir.
  • Genellikle anneler çevreden acıyarak bakan insanlardan şikayetçi olmaktadır. Doğum yapmak ve bebek sahibi olmak dünyanın en güzel duygularından biridir. Acıyarak bakmak ve büyük bir zorlukla karşılaşmış gibi davranmak annelerin sinirlenmesine neden olur.
  • Doğumdan sonra anneler içgüdesel olarak hareket ederler. Sanki yıllarca annelik yapmış, bir çok çocuğu olmuş gibidirler. Bu nedenle annelere sürekli akıl vermek, onu öyle yapma böyle yap demek yanlıştır.
  • Annelik dünyanın en güzel duygularındandır. Bu nedenle doğumdan sonra anneler bu güzel günlerin keyfini çıkarmalıdır.

 

SİGARA KISIRLIĞA NEDEN OLUR MU?

Sigara kısırlığa neden olur mu? Sigaranın doğurganlık üzerindeki etkileri nelerdir? Sigara doğurganlığı nasıl etkiler?

Sigaranın insan sağlığına etkileri üzerinde bir çok bilimsel çalışma yapılmış, sigaranın kısırlığa neden olup olmadığı yada gebelikte sigara içmenin bebek üzerinde ki etkileri araştırılmıştır. Yapılan araşgebelik-ne-zamantırmalar sonucunda sigara tüketimi ciddi sağlık sorunlarına neden olmaktadır. Ayrıca doğurganlık üzerinde hem erkek hem de kadın açısından da ters etkileri vardır.

Sigara bir çok sağlık sorununa neden olmakla beraber, kısırlığa da neden olduğu görülmüştür. Doğurganlığı etkilemesinin yanı sıra tekrarlayan düşüklere ve yeni doğan bebeklerde gelişim bozukluklarına da neden olmaktadır. Ancak sigara tüketimi ciddi sağlık sorunlarına ve üreme sistemini olumsuz etkilemesine rağmen, pek ciddiye alınmayarak tüketilmektedir. Sigara üreme sistemini olumsuz etkileyerek kısırlığa neden olduğu için bebek planlayan eşlerin ilk olarak sigarayı bırakmaları gerekmektedir.

Sigara tüketimi doğurganlığı ciddi oranda olumsuz etkilemektedir. Sigara tüketen kişilerde kısırlık oranının daha fazla olduğu görülmektedir. Bu hem kadın için hem de erkek için geçerlidir. Ayrıca sigara içmeyen ve pasif içiciliğe maruz kalan kişilerde bu risk altındadır.

Sigara tüketiminin kadın ve erkek üreme organları üzerinde olumsuz etkileri vardır.

Sigaranın erkek üreme organları üzerindeki olumsuz etkilerini sıralayacak olursak;

  • Sigara tüketimi erkeklerde sperm sayısı ve kalitesinde azalmaya neden olur.
  • Sperm sayısını azaltmakta ve spermlerde şekil-hareket bozukluğuna da neden olmaktadır.
  • Sigara tüketiminin miktarına bağlı olarak erkekte sertleşme sorununa da neden olabilir.

Sigaranın kadın üreme organları üzerindeki olumsuz etkileri;

  • Sigara doğurganlığın azalmasına neden olur. Sigara içen çiftlerde infertilite oranı daha yüksektir.
  • Menopoza erken girilmesine neden olur.
  • Sigara tüketen kadınlarda hamile kalındığında erken doğum riski, dış gebelik ve düşük riski daha fazladır.
  • Sigara kadınlarda östrojen hormonu düzeyinin azalmasına neden olur.
  • Sigara tüketen bayanlarda tüp bebek tedavisinde başarı şansı düşüştür. Ayrıca oluşan gebeliklerde de düşük riski daha fazladır.
  • Kadınlarda yumurtalıklara zarar vermekte ve yumurtlama kapasitesini azaltmaktadır.
  • Sigara tüketimi rahim ağzından içeriye spermlerin geçişini zorlaştırarak, sperm ve yumurtanın birleşme olayını olumsuz etkiler. Böyle bir durumda da hamilelik şansı azalır.
  • Sigara anne karnında bebeğe de zarar verir.

Sigaranın hamile kalmayı zorlaştırdığından bahsetmiştik. Ayrıca kadın üreme organları üzerinde de bir çok olumsuz etkisi vardır. Sigara sadece doğal yolla hamile kalmayı zorlaştırmaz. Tüp bebek tedavisinde de başarı şansını düşürür. Genellikle tüp bebek gibi yardımcı üreme tedavilerinde çiftlerden tedavi süresince sigara kullanmamaları istenir. Tedavi süresince sigara içmemek başarı şansını arttıracak ve oluşan gebeliklerin düşükle sonlanma riski daha az olacaktır. Sigara kullanan bayanlarda embriyonun rahme tutunması daha güç olur. Bu nedenle tedavi sürekli başarız sonuçlanacak ve anne adayları bir çok kez tüp bebek denemesi yapmak zorunda kalacaktır.

Hamile kalamama durumunda doktorunuz size bu konuda bilgi verecektir. Tüp bebek tedavisine başlamadan önce doktorunuz sizi bu konuda uyarır ve tedavi süresince de hatta üç ay öncesinden sigarayı bırakmanızı ister. Bu şekilde tedavide başarı şansı daha yüksek olur.

Gebelikte akıntı; Gebelikte akıntı nedeni ve tedavisi?

Akıntı kadınlarda sıklıkla görülen bir durumdur ve bu akıntının olması normaldir. Ancak bazı bayanlarda, gebelik ile birlikte bu akıntı daha da fazlalaşır ve anne adayı bu durumdan çok rahatsız olur. Gebelikte akıntının fazlalaşmasının nedeni; hormonların vajinanın dengesini bozmasıdır. Vajina kendini sürekli yenileyen dokulardan meydana gelir ve bu yenileme sürecinde eski dokular akıntı ile birlikte vücuttan atılır. Kadınlarda oluşan bu akıntı genellikle beyaz yada sarımsı bir renkte olup, kokusuz ve ağrı-yanma yapmayan bir akıntıdır. Bazı dönemlerde bu akıntı artabilir yada azalabilir. Önemli olan bu akıntının yanma yada kaşıntıya neden olmamasıdır. Böyle bir durumda doktora başvurmakta fayda vardır.adsız

Akıntının olması ya da olmaması bir hastalığın belirtisi değildir. Kadınlarda belirli dönemlerde akıntı miktarı artabilir ya da azalabilir. Ayrıca gebelikte değişen hormonların etkisiyle anne adaylarında hem fiziksel hem de ruhsal olarak değişim görülür.

Gebelikte anne adaylarında oluşan akıntıya Lökore adı verilir. Hamilelikte akıntının artması normal bir durumdur. Rahatsız edici bir akıntınız varsa, bu konuyu doktorunuza danışmalısınız. Doktorunuza danışmadan herhangi bir ilaç vb. Kullanmamalısınız. Gebelikte artan akıntı belirli bir süre sonra azalacak ve vücut normale dönecektir.

Evde Hamilelik Testi Nasıl Yapılır?

 

Adet gecikmesi yaşayan bayanların aklına ilk olarak hamile miyim sorusu gelir. Özellikle hamilelik düşünen bayanlar, hamile olduğundan şüphelenir ancak emin olamaz. Bu nedenle hamile olup olmadığınızı öğrenmenin en iyi yolu gebelik testi yapmaktır.gebelik-ne-zaman

Hamile olduğunuzdan şüpheleniyorsanız mutlaka test yapmalısınız. Genelde bayanlar doktora gitmeden önce, evde yapılan idrar testlerini yapmayı tercih eder. Evde yapılan gebelik testleri çoğunlukla doğru sonucu verir. Ancak erken yapılan idrar testlerinde sonuç güvenilir değildir. Bu nedenle güvenli bir sonuç almak için evde yapılan gebelik testlerini uygularken bazı noktalara dikkat etmek gerekir.

Evde uygulanan gebelik testleri kanda ve idrarda bulunan gebelik hormonu olan HCG seviyesinin tespitine dayanır. Bu testler adet gecikmesinden bir hafta sonra uygulandığında doğru ve güvenilir bir sonuç verir. Kanda yapılan gebelik testinde ise adet gecikmesini beklemeye gerek yoktur. Yapılacak kan testi ile hamileliğin olup olmadığı kesin olarak belirlenir.

Peki evde gebelik testi nasıl yapılır ve nelere dikkat etmek gerekir?

İlk olarak evde yapılan idrar testlerinde en güvenilir sonucu almak için beklenen adet tarihinin bir hafta geçmiş olması gerekir. Çünkü gebelik hormonu olan HCG önce kanda daha sonra idrarda salgılanır. Erken yapılan testlerde HCG hormonu idrarda ölçüm için yeterli seviyede olmayacağı için sonuç negatif çıkacaktır.

Adet gecikmesi yaşadınız ve gebelik testi yapmaya karar verdiniz. Test için en uygun zaman sabahtır. Uyandıktan hemen sonra yapılan testler daha sağlıklı sonuç verecektir. Sabah uyandıktan sonra ilk idrarla test yapılmalıdır.

Testi yapmadan önce mutlaka testin üzerinde yazılan talimatları okumalısınız. Heyecanınızı bir kenara bırakıp sakinleşmelisiniz. Testi nasıl yapmanız gerektiğini okuduktan sonra test doğru bir şekilde yapılmalıdır.

İdrar testi negatif ya da pozitif sonucu verecektir. İdrarı teste damlattığınızda tek çizgi çıkarsa sonuç negatif, çift çizgi çıkarsa sonuç pozitiftir. Eğer çizgi çıkmaz ise test geçersizdir. Test çubuğunda çift çizgi görülmesi hamile olduğunuzu gösterir. Ancak tek çizgi çıkması hamileliğin olmadığını gösterir.

Test sonucunda çift çizgi görülmesi durumunda bir doktora başvurulmalı ve kan testi yaptırılmalıdır. Kan testi ile sonuç doğrulanmalıdır.

Test çubuğunda çizginin bulanık olarak görülmesi ya da hiç çizgi görülmemesi testin geçersiz olduğunu gösterir. Böyle bir durumda eczaneden yeni bir test alarak gebelik testini yeniden yapmalısınız.

Kısaca özetlemek gerekirse; evde yapılan idrar testlerinde doğru bir sonuç almak için dikkat edilmesi gereken en önemli nokta beklenen adet tarihinin en az bir hafta geçmiş olmasıdır. Eğer adet gecikmesi olmadan test yaparsanız sonuç genellikle negatif çıkacaktır. Ancak kan testi ile adet gecikmesini beklemeden kesin sonucu öğrenebilirsiniz. Evde gebelik testi yapacaksanız adet gecikmesini bekleyin ve testi sabah ilk idrarla yapmaya çalışın.

Hamilelik Kıyafetlerinde Yapılan Yanlışlar

Bu yazımızda hamilelik döneminde bayanların kıyafet konusunda en sık yaptığı hatalardan bahsedeceğiz. Hamilelik ile artan kilolar ve ödemler kıyafet konusunda sorunlar yaşamanıza neden olabilir. Ayrıca değişen hormonların etkisiyle ruhsal olarak da bir değişim sürecine gireceği için anne adayları fiziksel görüntüsüne daha fazla önem vermelidir.Adsız

Hamilelikte şıklığı sürdürmek aslında oldukça kolaydır. Gebelik döneminde de anne adayları şık olabilir. Yani hamilelikte şık olunmaz diye bir şey söylemek yanlıştır. Peki hamilelikte nasıl şık olunur? Hamilelik kıyafetinde yapılan en büyük yanlışlar nelerdir?

Hamileliğin öğrenilmesi ile anne adayları, kıyafet alışverişi konusunda kararsızlık yaşamaktadır. Bazı anne adayları karnım iyice büyüsün diyerek alışverişi ertelemektedir. Ancak alışverişi ertelemek yerine hamileliğin öğrenilmesi ile alışverişe başlamak daha doğrudur. Çünkü ne kadar erken kıyafet alınmaya başlanırsa, o kadar çabuk hamileliğe alışırsınız. Bir an önce hamile kıyafetlerinin keyfini çıkarın…

Gebelik döneminde dar pantolon ya da kıyafetlere veda edilmelidir. Son yıllarda hamilelik kıyafetlerinde büyük bir değişim söz konusudur. Mağazaların hamile giyim bölümünde oldukça şık kıyafetler bulabilirsiniz. Ancak tüm alışverişi tek seferde yapmak yanlıştır. Alışverişe çıkmışken hepsini tek seferde alayım diyorsanız, bu düşünceyi unutun. Çünkü gebelik döneminde vücut bir değişim süreci içindedir. Hamileliğin ilk aylarında alınan kıyafetler ile son aylarında alacağınız kıyafetler aynı olmayacaktır. Bu nedenle tek seferde alınan kıyafetlerin bir çoğunu ilerleyen aylarda kullanamayacaksınız. Hamilelik alışverişini, normal zamanda yapılan alışveriş gibi yapmalısınız. O anki bedeninize uygun bir kaç kıyafet almalı ve hamileliğiniz boyunca kıyafetlerinizin keyfini çıkarmalısınız.

Dar kıyafetlerden uzak durmakta fayda vardır ancak çok da bol kıyafetleri tercih etmemelisiniz. Çünkü çok bol kıyafetler sizi olduğunuzdan daha fazla kilolu gösterecektir. Üst tarafı dar, karnınıza geldiğinde birden bollaşan kıyafetlerden uzak durmalısınız. Hamilelik döneminde bol kıyafetlerde kendinizi daha rahat hissedebilirsiniz ancak yinede vücudunuza uygun modelleri tercih etmelisiniz.

Kendinize ait stilinizi gebelik döneminde de sürdürebilirsiniz. Yani hamilelikte günlük yaşamınızdaki stili terk etmek zorunda değilsiniz. Mağazaların hamile giyim koleksiyonunda oldukça güzel ve şık kıyafetleri bulmak mümkün. Bu mağazalardan bedeninize uygun ve sizi yansıtan stilleri oluşturabilirsiniz. Önemli olan kendinizi rahat ve iyi hissetmenizdir.

 

 

HAMİLELİKTE AŞIRI YEME İSTEĞİ

 

Bu yazımızda bir çok bayanın hamilelik döneminde yaşadığı bir sorun olan aşırı yeme isteği hakkında bilgi vereceğiz. Gebelik döneminde vücut bir değişim sürecine gireceği için anne adaylarında hem fiziksel hem de ruhsal bazı değişimler görülür. Bu değişimlerden biri de aşırı yemek yeme isteğidir.Adsız

Bir çok bayan gebelik döneminde aşırı yeme eğilimindedir ve kontrolsüz kilo alımı anne adayını olumsuz etkiler. Elbette her bayan hamilelikte daha az kilo almak ve doğumdan sonra da aldığı kiloları hemen vermek ister. Ancak kontrolsüz aşırı kilo almak, doğumdan sonra keyfinizi kaçıracaktır. Bu nedenle gebelik döneminde sağlıklı ve dengeli beslenmek önemlidir. Bu şekilde kontrollü kilo alabilir ve doğumdan sonra da bu kiloları kolaylıkla geri verebilirsiniz. Her bayanın hamileliği birbirinden farklıdır ve bazı bayanlarda hamilelik döneminde aşırı yemek yeme isteği görülür.

Anne adaylarında aşırı yeme isteği neden olur?

Bir çok bayan hamileliğinde bu hissi yaşamıştır ve yapılan araştırmalarda bunu kanıtlamaktadır. Gebelikte aşırı yeme isteğinin bir çok nedeni olabilir. Ancak en sık nedenler; hamilelik ile değişen hormonların etkisi ya da vücutta bir besin ögesinin az olmasıdır. Eğer vücutta beslenme eksikliğinden kaynaklı bir besin ögesi azlığı varsa bu kişinin aşırı yemesine ya da bazı gıdaları aşırı tüketme isteği duymasına neden olacaktır. Genellikle aş erme durumunda, bayanlar aş erdiği gıdayı aşırı tüketir. Ancak bu geçici bir durumdur ve sürekli olmayacağından bir sorun yoktur.

Bazı anne adayları ise hamilelik süresince devamlı aşırı yemek yediği ya da bazı gıdaları daha çok tükettiği için sürekli kilo almaktadır. Özellikle hamileliğin ilk üç ayında aşırı yeme isteği daha sık görülür. Hormonsal değişimler de beslenme düzeninde değişikliklere neden olabilir. Bu nedenle kontrollü kilo almak için doktorunuzla görüşerek tüm kan testlerinizi yaptırmalısınız.

Aşırı yeme isteğini önlemek mümkün mü?

Gebelik döneminde iştahınızda bir miktar artma olabilir ve daha fazla yemek yeme isteği hissedebilirsiniz. Bu normaldir, önemli olan bunu abartmamak ve gereğinden fazla kalori almamaktır. Çok fazla yemek yemenin bebeğinize hiçbir faydası yoktur. Bu nedenle hamileyim diyerek devamlı yemek yeme, sadece size daha çok kilo aldıracaktır. Aşırı yeme isteğini engellemek mümkündür. Dengeli ve düzenli beslenerek bu sorunu çözebilirsiniz. Uzun süre aç kalmak ya da bir öğünde çok fazla yemek yemek yapılan en büyük yanlışlardandır. Eğer gebelikte iştahınızda artma olduysa, bunu ara öğünlerle dengeleyebilirsiniz. Ara öğün kan şekerini dengeler ve yeme isteğiniz azaltır. Bu şekilde hem aç kalmamış hem de dengeli kilo almış olusunuz.

Ara öğünlerde sütlü tatlılar, kuru yemiş ya da taze meyve tüketebilirsiniz. Özellikle yaz hamileleri sıvı alımına dikkat etmeli ve bol bol su içilmelidir. Yemeklerden önce su içmeyi ihmal etmeyin. Yağlı, baharatlı ve ağır yemeklerden kaçının. Özellikle yaz aylarında daha hafif yemekler tercih etmelisiniz. Açlık hissettiğinizde bol salata tüketmek daha sağlıklıdır. Hazır dondurulmuş ve paketli ürünleri tüketmemeye özen gösterin.