Hamilelikte Cinsel İlişki Bebeğe Zarar Verir Mi?

Hamilelikte Cinsel İlişki Bebeğe Zarar Verir Mi?üç

Hamilelik döneminde cinsel ilişki en çok merak edilen konulardan biridir. Hamilelikte cinsel ilişki bebeğe zarar verir mi? Hamilelikte cinsel ilişki ne sıklıkla olmalıdır? Cinsel ilişki kaçıncı aya kadar devam etmelidir? Hamilelikte cinsel ilişkinin faydası var mıdır?Merak edilen tüm soruların cevabı yazımızda…

Bilindiği gibi gebelik oldukça önemli bir süreçtir ve anne adayları bu dönemde daha dikkkatli davranmalıdır. Ancak çevreden duyulan yanlış bilgiler ya da kötü senaryolar anne adayının endişelenmesine neden olur. Bu kötü senaryodan biri de hamilelikte cinsel ilişkinin bebeğe zarar vereceğidir. Bebeğe zarar gelecek düşüncesi de anne adaylarının ruhsal durumunu olumsuz etkiler ve annenin strese girmesine neden olur. Aslında anne adayı gereksiz yere endişelenmektedir. Çünkü hamilelikte cinsel ilişkinin bebeğe hiçbir zararı yoktur ve cinsel ilişki sırasında bebeğe hiçbir zarar gelmez. Çünkü vajinada bulunan rahim ağzı (serviks) kaslı bir yapıdır ve bebek rahimde oldukça güvenli bir bölgede bulunur. Yani bebeğin bulunduğu yer ile penisin erişebileceği en uç nokta birbirine oldukça uzaktır. Bu nedenle penisin bebeğe değme gibi bir durumu mümkün değildir. Anne adayları hamilelikte cinsel yaşamına normal zamandaki gibi devam etmelidir.

Gebelikte cinsel ilişkinin bebeğe zararının olmadığını söylemiştik. Ancak bazı durumlarda gebelikte cinsel ilişki tehlikeli olabilir. Hamileliğin ilk haftalarında düşük riski varsa doktorunuz cinsel ilişkiyi belirli bir süre yasaklayacaktır. Düşük riski olan hamilelerde cinsel ilişki zararlı olabilir. Doktorunuz cinsel ilişki konusunda size bilgi verecektir. Herhangi bir sağlık sorununuz yoksa ve normal bir gebelik süreci yaşıyorsanız gebelikte cinsel ilişkinin hiçbir zararı yoktur.

Hamilelikte cinsel ilişki bebeği etkilemez. Çünkü bebek rahimde güvenli bir yerdedir ve amniyon sıvısı bebeğinizi korur. Çiftler hamilelik sürecinde de normal cinsel hayatına devam etmelidir. Hamileliğin son ayına kadar cinsel ilişkiye devam edilebilir. Ancak bazı hekimler hamileliğin son ayında cinsel ilişkiyi yasaklar. Bu konuda doktorunuz ile görüşmeli ve aklınıza takılan soruları doktorunuza sormalısınız. Çevreden duyulan yanlış bilgilere ve tavsiyelere kulak asmamak en doğrusudur.

Bazı bayanlar gebelik döneminde cinsel isteğinin arttığını söyler. Bazı bayanlar ise tam tersi gebelikte cinsel isteksizlik yaşamaktadır. Aslında bunun nedeni bebeğe zarar geleceği düşüncesidir. Anne adayları bu nedenle cinsel ilişkiden kaçınırlar. Cinsel isteğin artma nedeni ise hamilelikte kadınlık hormonlarının fazlasıyla artmasıdır. Hamilelik sürecinde kadınlık hormonları olan estorojen ve progesteron hormonları fazlasıyla artar. Cinsel isteğin değişmesinin ve değişik duyguların yaşanmasının nedeni de hormonlardır.

Anne adaylarının yanı sıra baba adayları da bu dönemde endişelenmektedir. Anne adaylarının ruhsal durumu, baba adaylarını da etkilemektedir. Bazı baba adaylarında bu dönemde cinsel istekte azalma olmaktadır. Bunun nedeni anne adayının hamilelik sürecinde yaşadığı sıkıntılardır. Anne adayının ruhsal durumundaki değişiklikler, mide bulantısı, sık idrara çıkma ve endişe hali gibi durumlar cinselliğin ikinci plana atılmasına neden olmaktadır. Aynı şekilde bebeğe zarar gelecek düşüncesi de baba adaylarının cinsellikten uzaklaşmasına neden olur. Bu nedenle çiftler doktora beraber gidip görüşmelidir. Hem anne adayının hem de baba adayının doktor ile görüşmesi endişelerinin giderilemsine yardımcı olacaktır.

Embriyo transferi olan bayanlarda test gününe kadar cinsel ilişki yasaktır. Test sonucunun pozitif çıkması durumunda doktorunuz size cinsel ilişki konusunda bilgi verecektir. Anne adayları mutlaka doktorunun önerisi doğrultusunda hareket etmelidir.

Hamilelik Döneminde Hangi Dualar Okunmalı?

 

Gebelikte Okunması Gereken Dua ve SurelerAdsız

Her anne adayı çocuğunun hayırlı bir kişi olması ve sağlıklı bir şekilde dünyaya gelmesini ister. İyi bir eş, mutlu bir yuva ve mutlu yuvayı tamamlayacak çocuk herkesin hayalidir. Mutlu bir yuva kurulduktan sonra ise çocuk o yuvayı tamamlar. Annelik ve babalık ise tarifi olmayan duygulardır.

Bilindiği gibi eğitim anne karnında başlar ve gebelik süreci her açıdan oldukça önemlidir. Hamilelik özel ve önemli bir süreç olduğu için bu süreci anne adayı rahat, sakin, huzurlu bir şekilde tamamlamalıdır. Gebelik döneminde anne adayı ne kadar rahat olursa, çocuk da anne karnında o kadar rahat olur. Bu nedenle stresli ortamlardan uzak durmalı ve gebelik süreci doğru değerlendirilmelidir.

Bütün ebeveynler çocuğunun iyi bir insan olmasını ister. Bunun için çocuğa iyi bir eğitimin yanı sıra ahlaki ve dini eğitim de verilmelidir. Eğitimin anne karnında başladığını düşünürsek, gebelikte anne adayına büyük görev düşmektedir.

Peki bebeğime anne karnında ahlaki ve dini eğitimi nasıl verebilirim?

Çocuğun ahlaki eğitimi anne karnında başlar. Anne karnında bebekler her şeyi hissedebilir. Annenin mutluluğunu ya da mutsuzluğunu hisseder ve bebekler annenin psikolojik durumundan etkilenirler. Anne adayının huzursuz olması bebeğinde huzursuz olmasına neden olur. Bu nedenle annenin tüm vesveselerden uzak ve huzurlu olması gerekir. Bir çok anne adayı dua ederek huzurla dolduğunu söyler. Kalbe ve dile duayı yerleştirmek, anne karnında bebeğin manevi gelişimine de katkı sağlar. Hem anne gereksiz endişelerden uzaklaşır hem de bebek anne rahat olacağı için rahat olur. Hamilelik dönemi sıkıntılı geçen anne adayları bol bol dua etmelidir. Bunun yanı sıra anne adayları gebelikte bazı duaları mutlaka okumalıdır.

  • İlk olarak anne adayı mümkün olduğunca abdestli şekilde gezmelidir. Bu çocuğun hayırlı ve uysal olmasını sağlar.
  • Devamlı şekilde namaz kılmak bebeğiniz için yapacağınız en güzel şeydir. Çocuğun maneviyatını güçlendirir ve sağlıklı bir şekilde doğmasını sağlar.
  • Kuran okumak manevi anlamda sizi rahatlatır. Mümkün olduğunca her  gün bir cüz Kuran okunmalıdır. Gebelik döneminde bebeğin Kuran sesi duyması çok önemlidir. Bebeğin anne karnında sizi duyduğunu unutmayın…
  • Her gün bir defa Meryem suresi ve Yasin suresi okunmalıdır.
  • Gebelik döneminde Kuran okunması çocuk için çok faydalıdır.
  • Çocuğun iyi huylu olması için İbrahim süresi okunmalıdır. Ayrıca Yusuf suresi de çocuğun yumuşak huylu olması için okunabilir.
  • Bu dönemde bol bol dua etmek, iyi düşünmek, her şeyin hayırlısını dilemek ve niyet ederek dua edilmelidir.
  • Hamilelik süresince bol bol Esma-ül Hüsna okunmalıdır.
  • Çocuğun sağlıklı şekilde doğması niyetiyle her gün iki rekat namaz kılınabilir.
  • Kolay bir hamilelik ve doğum için İnşikak süresi okunmalıdır.
  • Yasin suresi gebelikte mutlaka okunmalıdır. Her gün bir tane Yasin süresi okumak tüm hayırlı kapıları açar. Çocuğun da hayırlı ve sağlıklı bir şekilde doğmasına yardım eder.
  • Her gün mutlaka Ayetel kürsi, Nas ve Felak süreleri okunmalıdır.

Hamilelikte Dondurma Yemek Zararlı mı?

Baharın gelmesi ile havalar iyice ısındı ve dondurma sezonu açıldı. Yaz aylarında hamilelerin en sık sorduğu Adsızsorulardan birisi de gebelikte dondurma yemenin zararlı olup olmadığıdır. Hamilelikte dondurma yemek bebeğe zarar verir mi? Hamileler günde ne kadar dondurma yemelidir? Gebelikte dondurma yenir mi?

Dondurma yaz aylarında en sık tüketilen ve çok da sevilen bir gıdadır. Anne adayları ise soğuk bir yiyecek olduğu için dondurma yemenin bebeğe zarar vereceğini düşünür. Ancak gebelikte, belirli miktarda dondurma yemenin hiç bir zararı yoktur. Her gıda gibi dondurma da fazla tüketildiğinde zararlıdır. Ayrıca soğuk olduğu için dondurma bebeğe de zarar vermez. Sadece fazla tüketimi gebelikte fazla kilo almanıza neden olur. Bu nedenle gebelikte fazla dondurma yemek tavsiye edilmemektedir.

Hamileler bebeğime zarar gelecek düşüncesi ile kendini kısıtlamamalıdır. Elbette gebelik önemli bir süreçtir ve her konuda dikkatli olunmalıdır. Ancak fazla endişelenmenin de bebeğe zarar vereceği unutulmamalıdır. Bu nedenle hamileler günlük hayatına devam etmeli ve fazla kilo almamak için gıdaları belirli ölçüde tüketmelidir.

Dondurmanın diğer insanlara zararı olmadığı gibi hamilelere de zararı yoktur. Gebelikte dondurma yemenin hamilelere hiçbir zararı yoktur. Hamile bayanlar bu konuda endişelenmeden, gönül rahatlığı ile dondurma tüketebilir. Ancak gebelikte dondurma tüketiminde dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır. Bunlar;

  • Dondurma yemenin gebelikte herhangi bir zararı yoktur. Ancak aşırı kilo alımını önlemek için dondurma, haftada bir ya da iki kez tüketilmelidir.
  • Dondurmanın bir zararı yoktur ve haftada en fazla 2 kez tüketebilirsiniz. Ancak tüketilen miktar 2 kaşığı geçmemelidir. Hamileler tek seferde 1-2 kaşık dondurmadan fazlasını tüketmemelidir.
  • Dondurma soğuk bir besin olduğu için,yemeden önce bir kaç dakika bekletilmelidir. Çünkü çok soğuk gıdalar anne adayında boğaz enfeksiyonuna neden olabilir.
  • Anne adayları kalan dondurmayı saklayarak tekrar tüketmemelidir. Dondurma tek seferde tüketilmelidir. Aksi durumda saklanan dondurma üzerinde bakteri üremesi ya da çeşitli enfeksiyonların oluşması kaçınılmazdır.
  • Dondurma tatlı isteğini gidermek amacıyla tüketilmelidir. Anne adayları kalsiyum ihtiyacını karşılamak için dondurma yerine süt ve süt ürünlerini tüketmelidir. Dondurma günlük kalsiyum ihtiyacı amacı ile tüketilmemelidir.
  • Dondurma gündüz tüketilmelidir. Anne adayları geç saatte dondurma yememeye özen göstermelidir.

Tüp Bebek Tedavisi ile Çocuk Sahibi Olmak

Son zamanlarda “hamile kalamıyorum” sözünü daha sık duyar olduk. Yaşam koşulları, stresli bir hayat, genetiği değiştirilmiş yumurtlama-gunugıdalar vb. Nedenlerden hamile kalmak giderek zorlaşmaktadır. Elbette hamile kalamamanın bir çok nedeni olabilir. Çiftler bir yıl düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamile kalamama durumunda mutlaka bir kadın doğum uzmanına başvurmalıdır. Hamile kalamıyorum şikayeti ile doktora başvurulduğunda, doktorunuz sizden ve eşinizden bazı testler isteyecektir. Yapılacak muayene ve testler sonucunda gebeliğe engel bir durum olup olmadığına bakılır. Neden hamile kalamadığınız araştırılır ve doktorunuz hamile kalabilmeniz için uygun tedaviye başlar. İlaç tedavisi, iğne tedavisi, aşılama gibi yardımcı üreme tekniklerinden bir sonuç alınamazsa tüp bebek tedavisine başlanır. Bazen hastanın sağlık durumuna göre diğer tedavi yöntemleri uygulanmadan tüp bebek tedavisi önerilir. Bu tamamen hastanın sağlık durumuna göre değişmektedir.

Bazen çiftlerde herhangi bir sorun olmamasına rağmen gebelik oluşmaz. Bu durumu da bilinmeyen infertilite adı verilir. Günümüzde hamile kalmak için kullanılan tedavi yöntemlerinden birisi de tüp bebektir. Tüp bebek tedavisi ile bir çok çift bebek sahibi olmaktadır. Doğal yolla hamile kalamayan bayanlar tüp bebek tedavisi ile çocuk sahibi olabilir. Çocuk sahibi olmak her çiftin hayalidir ve bayanlar çocuk sahibi olmak için bazen bir çok kez tedavi görmektedir. Tüp bebek tedavisi de zorlu bir süreçtir ve bu süreçte çiftler hem maddi hem manevi olarak yıpranmaktadır. Tüp bebek tedavisine başlanmadan önce, tedavinin başarısız olma ihtimalinin de bulunduğu unutulmamalıdır. Bazı bayanlarda ilk tüp bebek denemesi başarılı olurken, bazı bayanlar bir kaç kez tüp bebek denemesi sonucunda hamile kalmaktadır. Tedavinin başarılı olması, hastanın vücut yapısı ve tüp bebek merkezi ile ilgilidir. Bu nedenle tüp bebek merkezini seçerken dikkatli olmakta fayda vardır.

Tüp bebek tedavisi hakkında bir çok soru sorulmaktadır. İlk olarak kısaca tüp bebek tedavini açıklayalım. Tüp bebekte iğne tedavisi ile bayanda yumurta uyarımı yapılır. Uyarılan yumurtalar belli bir olgunluğa ulaştığında toplanır. Bu sırada erkekten sperm örneği alınır ve özel laboratuvar koşullarında yumurta ve sperm birleştirilerek döllenmesi sağlanır. Döllenme sonucunda oluşan embriyolar hastanın rahmine yerleştirilir. Tedavinin son aşaması embriyo transferidir. Transfer edilen embriyo rahme tutunduğunda gebelik oluşur. Bazı hastalar ilk tüp bebek denemesinde hamile kalırken, bazı hastalar bir kaç deneme sonrasında hamile kalmaktadır.

Diğer tedavilere oranla, tüp bebek denemesinde gebelik şansı daha fazladır. Ayrıca ilerleyen tıp sayesinde, geçmişe oranla tüp bebek tedavisi daha kolaylaşmıştır. Tüp bebek tedavisi ile geçmişten bugüne bir çok kişi çocuk sahibi olmuştur.

Tüp bebek tedavisine başlamadan önce ve embriyo transferi sonrasında bayanlar dikkatli olmalıdır. Bu süreçte yapılacak her hareket tedavinin başarı şansını etkiler. Özellikle stres bu süreçte çok tehlikelidir ve bayanlar embriyo transferi sonrasında maalesef çok stresli olmaktadır. “Acaba bebeğim tuttu mu? Hamile kalabilecek miyim? Tedavim başarısız olursa ne yaparım?”gibi sorular devamlı zihinde dolaşır ve bu durum bayanları çok etkiler. Embriyo transferi sonrasında anne adayı oldukça rahat olmalıdır. Ağır kaldırmamalı, yorucu egzersizler yapmamalı, mümkün olduğunca dinlenmeli ve stresten uzak durmalıdır. Her şeyin güzel olacağını, tedavinin başarılı olacağı ve sonunda bebeğinizi kucağınıza alacağınızı düşünün. Çünkü olumsuz düşünmek kişinin strese girmesine neden olur.

 

Aşılama en fazla kaç kez yapılır?

Aşılama en fazla kaç kez yapılır?bebek-cinsiyeti

Bu yazımızda sıkça sorulan bir soru olan “aşılama en fazla kaç kez yapılır” sorusunu cevaplayacağız”. İlk olarak aşılamanın tanımını yapacak olursak; aşılama doğal yolla bebek sahibi olamayan çiftler için uygulanan yaygın ve ekonomik bir tedavi şeklidir. Aşılama spermlerin yumurtaya yakın bir yere bırakılması işlemidir. İlk olarak, hızlı ve sağlıklı spermler seçilir ve bu spermler laboratuvar ortamında bazı işlemlerden geçerek, enjektör yardımı ile direk rahim içine yerleştirilir. Erkekten alınan spermler laboratuvar ortamında kimyasal maddeler ile yıkanma işlemine tabi tutulur. Yıkanmış spermler enjektör yardımı ile rahime yerleştirilir. Aşılama işleminde sağlıklı ve hızlı hareket eden spermler seçildiği için başarı şansını arttıracaktır. Böylece hamilelik şansı da arttırılmış olur. Aşılama yardımcı üreme tekniğinin ilk basamağıdır ve aşılama işlemi anestezi gerektirmeyen kolay ve ağrısız bir yöntemdir.

Doğal yolla çocuk sahibi olamayan çiftler yardımcı üreme tekniklerine başvurur. İlk olarak hastaya ilaç tedavisi uygulanır. Sonuç alınamazsa aşılama ve daha sonra tüp bebek tedavisine başvurulur. Aşılama tedavisi için en az bir yıl korunmasız ve düzenli cinsel ilişki gerekir. Eğer korunmasız bir yıl cinsel ilişkiye rağmen gebelik oluşmazsa aşılama işlemi uygulanır.

Aşılama tedavisinin uygulanması için rahim filminde tüplerin açık yada en az birinin açık olması gerekir. Ayrıca erkeğin de yeterli sayıda ve hareketlilikte sperm olması gerekir. Bu nedenle tedavi öncesinde erkekten sperm örneği alınır. Yapılacak muayene ve testler sonucunda da doktorunuz size uygun tedavi yöntemini belirler.

Peki aşılama tedavisi kaç kez yapılır?

Aşılama tedavisi hastanın sağlık duruma göre iki yada üç kez yapılabilir. Aşılama hastanın isteğine göre üçten fazla da yapılabilir. Ancak üç kez aşılama yapılmasına rağmen gebelik oluşmamışsa tüp bebek yöntemine başvurulmalıdır. Bazı çiftler ilk aşılama sonrasında tüp bebek yöntemine başvurmaktadır. Aşılama sayısı çiftlerin ekonomik durumuna göre de değişmektedir.

3 kez aşılama yapılmasına rağmen gebelik oluşmayan hastalar tüp bebek yöntemine yönlendirilir. Çünkü aşılama tedavisinden fayda görülmeyeceği için daha fazla denemek hastaları hem maddi hem de manevi açıdan yoracaktır. Tüp bebek tedavisinde gebelik şansı daha yüksek olacağından, bir kaç aşılama denemesinden sonra tüp bebek tedavisine geçilmelidir.

Doktorunuz tedavinin durumuna bakarak tekrar aşılama denemesi konusunda size bilgi verecektir. İlk aşılama tedavisi sonrasında doktorunuz size tekrar aşılama önerecektir. Çünkü ilk aşılamaya göre, ikinci aşılama da başarı şansı biraz daha fazladır. Eğer hasta kabul ederse ikinci aşılama tedavisine başlanır. Bazı hastalar ise aşılama tedavisinden fayda görmeyeceğini düşünerek tüp bebek tedavisine başlamak isteyebilir. O zaman da hastaya tüp bebek tedavisi uygulanır. Aşılamanın sayısı, doktorunuzun önerisi ve sizin isteğinize göre değişebilir. Çünkü bazı durumlarda doktorunuz aşılama yerine tüp bebek önerebilir. Çünkü bazen bayanda çeşitli sağlık sorunları olabilir. bu da tedavinin başarı şansını etkiler. Bu nedenle doktorunuz aşılamanın başarısız olacağını düşünerek, tüp bebek tedavisine başlatabilir.

 

KISIRLIK (İNFERTİLİTE) NEDİR?

 

Son yıllarda hamile kalamama şikayetini sıklıkla duyuyoruz. Yaşam tarzı, hormonlu gıdalar, stresli bir hayat gebe kalma şansınıgebelik-ne-zaman büyük ölçüde etkilemektedir. Bu nedenle son yıllarda kısırlık (infertilite) sıklıkla duyulan bir kelime oldu. Hamile kalamama sorunu bir çok bayanda sıklıkla görülürken, bu durum bayanları psikolojik olarak büyük ölçüde etkilemektedir. Hamile kalamayan bayanlar paniğe kapılmamalı ve hemen akla kısırlık kelimesini getirmemelidir. Çünkü her bayanın hamile kalma süresi farklıdır ve o ay hamile kalamamak kısırlık belirtisi değildir.

İlk olarak kısırlığın yani infertelitenin tanımını yapalım. İnfertilite bir yıl düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamile kalamama durumudur. Çiftlerde bir yıl süreyle korunmasız cinsel ilişkiye rağmen gebelik oluşmamışsa kısırlıktan söz edilebilir. İnfertelite yani kısırlıktan bahsedebilmek için çiftler en az bir yıl beklemeli ve bir yıl sonunda henüz gebelik oluşmamışsa bir kadın doğum uzmanına başvurmalıdır. Yani kısırlıktan bahsedebilmek için en az bir yıl geçmesi gerekir. İnfertilite (kısırlık) çiftlerin %15’inde görülen bir durumdur. Çoğu zaman çiftlerde herhangi bir sağlık sorunu olmamasına rağmen gebelik oluşmaz. Bu durum bilinmeyen infertilite olarak adlandırılır.

Çiftler çocuk sahibi olmaya karar verdiği zaman, hemen hamilelik beklemektedir. Ancak ilk adet döneminde hamile kalınması zordur ve gebeliğin oluşması için belli bir sürenin geçmesi gerekir. Yani her bayanın hamile kalma süresi farklı olduğu için o ay hamilelik oluşmayabilir. Genellikle sağlık sorunu olmayan ve düzenli yumurtlaması olan bayanlar ilk 3 ay içinde hamile kalırken, adet düzensizliği yaşayan bayanlar 6 ay ile bir yıl arasında hamile kalmaktadır.

İnfertilite yani kısırlıkta problem kadında, erkekte ya da her ikisinde de olabilir. Bazen ise erkekte ya da kadında hiç bir sorun saptanmaz. Bu nedenle hamile kalamama durumunda mutlaka bir kadın doğum uzmanına başvurulmalıdır. Yapılacak muayene ve testler ile kısırlığın nedeni araştırılır. İnfertilite durumunda çiftler beraber araştırılarak sorunun ne olduğu anlaşılmaya çalışılır. Hem kadın için hem de erkek için bazı testler yapılarak, herhangi bir sorun olup olmadığı araştırılır.

Hamileliğin oluşması için kadının düzenli yumurtlaması, fallop tüplerinin açık olması, rahim içinde herhangi bir sorunun olmaması, erkeğin sperminin normal sayıda şekil ve hareketliliğe sahip olması gerekir. Bu koşullardan birinin eksik olması gebeliğe engeldir. Bu nedenle bir yıl süre geçmesine rağmen hamile kalınmamışsa bir kadın doğum uzmanına başvurulmalıdır. 35 yaşın üstündeki bayanlar ise bir yıl beklememeli ve 6 ay sonunda doktora başvurmalıdır. Çünkü yaşın ilerlemesi hamile kalma şansını düşürmektedir.

İnfertilite şikayetinde hastanın durumuna göre tedavi yöntemleri değişmektedir. Hamile kalmaya engel durum bulunarak bir tedavi yöntemi belirlenir. Evlilik yılı ve hastanın durumuna göre aşılama ya da tüp bebek gibi yardımcı üreme teknikleri uygulanabilir.

Mutlu Bir Hamilelik için Öneriler

Mutlu ve rahat bir hamilelik için ne yapmalı? Mutlu bir gebelik için anne adayları nelere dikkat etmeli? Daha mutlu bir giyimhamilelik geçirmenin yolları nelerdir?

Mutlu bir hamilelik hem annenin hemde bebeğin sağlığı için oldukça önemlidir. Sağlıklı bir gebelik süreci için anne adayının stresten ve kendini üzecek, mutsuz hissedecek her şeyden uzak durmalıdır. Bilindiği gibi gebelikte hormonların etkisi ile vücut değişime girer ve anne adayı hem ruhsal hemde fiziksel olarak değişir. Normal yaşamına oranla duygusallık daha ön plandadır. Ayrıca bebeğime zarar mı gelecek korkusu da anne adayının endişelenmesine neden olur. Bu nedenle anne adayının çevreden alacağı destek kendini iyi hissetmesi ve rahatlaması için çok önemlidir.

Hamilelik dönemi her kadın için özel ve hayatın en güzel dönemlerinden biridir. Elbette hamilelik güzel olduğu kadar sıkıntılı bir dönemdir ve bu süreci bazı bayanlar rahat, bazı bayanlar sıkıntılı geçirebilir. Değişen hormonların etkisi ile hassasiyet en üst düzeydedir ve anne adayı ilk zamanlarda sinirli, endişeli, gergin bir ruh halinde içinde olabilir. Bu dönem geçicidir ve bu dönemde anne adayının çevreden destek alması kendini daha rahat hissettirecektir.

Mutlu bir hamilelik için anne adayı neler yapabilir?

  • İlk olarak anne adayları stresin bebeğe verdiği zararı unutmayarak, endişeli ruh halinden acilen uzaklaşmalıdır. Hamileliğin öğrenilmesinden sonra endişelenmek yerine güzel günlerin başladığı düşünülerek mutlu olunmalıdır.
  • Gebelik dönemini rahat geçirmek, doğumun da kolay olmasını sağlar. Unutmayın ki siz ne hissederseniz bebeğiniz de onu hisseder…
  • Anne adayının bebeği ile konuşmasının çok faydası vardır ve anne ile bebek arasında ki bağın daha da güçlenmesini sağlar. Yapılan araştırmalarda anne karnında bebek ile konuşmanın hem annenin sağlığı açısından hemde bebeğin gelişimi açısından bir çok faydasının olduğu gözlenmiştir.
  • Müzik dinlemek, kitap okumak, yararlı TV programları izlemek, bebek ile ilgili faydalı kitapları okumak anne adayını rahatlatacaktır.

  • Mutlu bir gebeliğin ilk şartı pozitif düşünmektir. Bebeğinizin sağlıklı bir şekilde geliştiğini, rahat bir doğum yaptığınızı ve sağlıklı bir şekilde bebeğinizi kucağınıza aldığınızı düşünün. Bu şekilde pozitif düşünmek, pozitif davranmanıza da neden olacaktır. Pozitif düşünen anne adayı hem kendi sağlığı hemde bebeği için en iyisini yapmaya çalışacaktır.
  • Pozitif düşünmek için de her konuda seçici davranmak gerekir. İzlediğiniz film, haberler, diziler, dinlediğiniz müzik, okuyacağınız kitap vb. Her konuda seçici olun. Sizi üzen TV programlarından ya da haberlerden uzak durmak en mantıklısıdır. Aynı şekilde sizi üzen değil, neşelendiren insanlarla vakit geçirin. Hamileliğiniz süresince sevdiğiniz kişilerle vakit geçirmek sizi mutlu edecektir ve rahatlatacaktır.
  • Gebelik döneminde eşlerin birbiri ile iletişimi de çok önemlidir. Anne adayı eşinden aldığı destek ile her sorunu çözeceğini düşünür ve bu şekilde rahatlık hissi duyar. Bayanlar üzüntülerini ya da sevinçlerini eşi ile paylaşmalıdır.
  • İyi düşünmek iyi şeylerin olmasını sağlar. Anne adayları iyi düşünmeli, diğer insanlar için iyi dileklerde bulunmalı ve bol bol dua etmelidir. Bu şekilde anne adayı kendini ruhsal olarak iyi hissedecektir.
  • Bebek ile anne arasındaki bağ hamilelikte başlar. Bebek anne karnında hisseder ve duyar. Bu nedenle anne adayları bebeği ile konuşabilir ve bebeğinizi karnınızda sevebilirsiniz.
  • Çocuklarınız varsa onlarla birlikte aktiviteler planlamak, birlikte vakit geçirmek sizi rahatlatacaktır. Eşiniz ve çocuklarınız ile keyifli vakit geçirmek anne adayını mutlu eder.
  • Her zaman kendinizi rahatlatacak cümleler kurun. Evinizde canlı çiçekler, renkli tablolar ya da sizi mutlu edecek küçük objeler kullanın.
  • Gebelikte anne adayları kolaylıkla depresyona girebilir. Bu nedenle çeşitli aktivitelerle uğraşmak depresyondan kurtarabilir. Doktorunuza danışarak egzersiz yapabilir, kendinizi yormayacak aktivitelerle uğraşabilirsiniz. Açık havada yürüyüş yapmak anne adaylarını oldukça rahatlatmaktadır.
  • Güzel giyinmek ve kişisel bakıma dikkat etmek annenin kendini iyi hissetmesini sağlar. Anne adayı aynada kendini güzel görerek mutlu olur.
  • Dengeli ve sağlıklı beslenmek de mutluluk için önemlidir. Anne adayı yeterli ve dengeli beslenmelidir.

 

 

İlkbaharda hamilelik; ilkbaharda rahat bir hamilelik geçirmek için öneriler

 

İlkbaharın gelmesi ile havalar ısındı ve ağaçlarda rengarenk çiçekler açtı. Bahar herkesi mutlu eder ama en çok da hamileler gebelige-karar-vermekmutlu olur. İlkbahar keyifli bir mevsimdir ve baharın gelmesiyle insanlar bir değişim sürecine girer. Nedensiz mutluluklar, ince kıyafetler giymek ve güneşin tadını çıkartarak tatil planları yapmak….

Bahar ayı her ne kadar keyifli olursa olsun, bu ayların olumsuzlukları da göz ardı edilmemelidir. Özellikle mevsim geçişlerinde havaların ani değişimi birlikte ortaya çıkan bahar yorgunluğu, bahar alerjisi ve depresyona dikkat etmek gerekir. Hamileler bu durumdan iki kat fazla etkilenir ve özellikle polenlere bağlı alerjik hastalıklar hamileleri bu dönemde oldukça etkilemektedir. Bu nedenle kaliteli ve rahat bir hamilelik geçirmek için anne adayları bahar aylarında daha dikkatli olmalıdır.

Gebelik sürecinde anne adayı ruhsal olarak bir değişim sürecine girer. Baharın gelmesi bazı anne adaylarının psikolojisini olumlu etkiler ve bu değişime anne adayları kolaylıkla alışır. Ancak bazı anne adayları için durum bu kadar kolay değildir. Özellikle bahar alerjisi yada bahar yorgunluğu yaşayan anne adayları kendini sıkıntılı bir dönem içinde bulur. Bu nedenle anne adayları bazı konularda daha dikkali olmalıdır. İlk yapılması gereken bahar alerjisinden korunmaktır. Bahar alerjisi, havada ki polen miktarının artmasıyla bir çok kişide görülen bir durumdur. Hapşırma, burun tıkanıklığı ve akıntısı, gözde kızarıklık, kaşıntı ve gözde sulanma, baş ağrısı gibi şikayetler sıklıkla görülür. Bu nedenle hamileler dışarıdan geldiğinde duş almalı, kıyafetlerini değiştirmeli ve mümkünse rüzgarlı havalarda dışarı çıkmayarak önlem almalıdır. Eğer anne adayında bahar alerjisi şikayeti varsa ve devam ediyorsa mutlaka doktoruna danışmalıdır.

Bahar aylarında beslenme düzenine ve sıvı alımına da dikkat edilmelidir. Havaların ısınması ile birlikte günlük sıvı ihtiyacı da artacaktır. Dengeli ve düzenli beslenmeye, bol sebze meyve tüketmeye, bol su içmeye özen gösterilmelidir. Baharın gelmesi ile meyve ve sebze seçeneği de arttı. Bu nedenle ağır yağlı yemekler yerine taze sebze ve meyve tüketmek daha sağlıklıdır.

Bahar aylarında anne adayında bahar yorgunluğu da görülebilir. Özellikle anne adayları ödeme dikkat etmelidir. Ödem oluşumunu engellemek için tuz azaltılmalı ve bol su içilmelidir. Ayakta fazla durmamak, uzun yürüyüşler yapmamak ve bacaklarınızın altına bir yastık koyarak şişkinliği önleyebilirsiniz. Bahar aylarında anne adaylarında ödem artacağı için rahat ve bol kıyafetler, sıkmayan çorap ve ayakkabılar tercih edilmelidir.

Eğer gebelik sürecinde herhangi sağlık sorununuz yoksa doktorunuz egzersiz yapmanıza izin veriyorsa, bahar aylarında ki sıkıntılardan kurtulmak için egzersiz iyi bir çözümdür. Gebelik egzersizleri ile kendinizi daha rahat hissedeceksiniz. Ayrıca rahat ve kolay bir doğum için de egzersiz önemlidir. Egzersiz yapamayan anne adayları kısa mesafeli yürüyüşler yapabilir. Herhangi bir spor ya da egzersiz yapmadan önce doktorunuza danışmalısınız.

TÜP BEBEKTE EMBRİYO DONDURMA

Bu yazımızda tüp bebek tedavi yönteminde embriyo dondurma hakkında bilgi vereceğiz. Embriyo dondurma işlemi hakkında yumurtlama-gunubir çok soru sorulmaktadır. Dondurulmuş embriyo transferinde başarı şansı ne kadardır? Dondurulmuş embriyo sağlıklı olur mu? Dondurulmuş embriyo ne kadar saklanabilir? Transfer sonrası kalan embriyolar dondurulmalı mı?

Bilindiği gibi tüp bebek oldukça zor ve maliyetli bir süreçtir. Çiftler bu süreçte hem maddi hem de manevi olarak bir çöküntü içine girer. Tüp bebekte yumurta toplama işlemi sonrasında toplanılan yumurta hücresi ile erkekten alınan sperm hücresi birleştirilerek döllenmesi sağlanır. Döllenen bu yeni hücreye embriyo ismi verilir. Embriyoların laboratuvar ortamında gelişimi izlenir ve uygun görülen günde transfer işlemi gerçekleşir. Embriyo transferinde, embriyo kadının rahim içine yerleştirilir ve hamileliğin olması beklenir. Embriyo rahim içine tutunursa gebelik gerçekleşir. Normal tüp bebek tedavisinde süreç bu şekilde ilerler. İğne tedavisi ile yumurtalar uyarılır, yumurtalar toplanır, embriyo oluşur ve oluşan embriyo transfer edilir. Ancak bazı durumlarda transfer işlemi gerçekleşmez ya da transfer sonrasında kalan embriyolar dondurulur. Embriyoları dondurmada amaç, başka bir tüp bebek denemesinde kullanılmasıdır ve embriyoları dondurmak bayanlar için oldukça avantajlıdır.

Embriyo dondurma işlemi nasıl gerçekleşir?

Oluşan embriyolar genellikle 3.gün ve 5. gün arasında dondurulur. İyi kalitede embriyolar dondurulur ve dondurma işlemi iki şekilde olur. Yavaş dondurma ve hızlı dondurma sağlanarak embriyolar dondurulur ve – 196 °C de tanklarda saklanır. Dondurulan embriyolar bu tanklarda kişiye özel bölgede saklanır. Ancak her embriyo dondurma işlemi için uygun değildir. İyi kalitede 3. ve 5. gün embriyoları seçilir ve dondurulur.

Dondurulmuş embriyoları uzun süre saklamak mümkündür ancak ülkemizde yasal süre 5 yıldır. Daha uzun süre embriyoları dondurmak isteyen çiftler Sağlık Bakanlığına başvurarak süreyi uzatabilir. Embriyolar çiftlerin isteği ile bir yıl süre ile dondurulur. Bir yıl sonunda çiftler süreyi uzatmak isterse gerekli belgeleri getirerek imza atarlar. Bunun için bir miktar da ücret ödenir bu şekilde çiftler dondurulmuş embriyolarını bir yıl daha dondurabilir.

Embriyo dondurmanın bir çok avantajı vardır. Tüp bebekte yaşa ve embriyo kalitesine göre bir ya da iki embriyo transferi gerçekleşir. Transfer işleminden sonra geriye kalan embriyoları imha etmek yerine dondurup tekrar transfer için saklamak daha mantıklıdır. Başarısız tüp bebek denemelerinde tekrar yumurta toplama işlemi yerine dondurulmuş embriyo transferi hem maddi hem de zaman açısından daha avantajlıdır. Ayrıca yumurta uyarılması sırasında, aşırı yumurta uyarılma sendromu yaşayan hastalar embriyo dondurma işlemi yaparak tekrar aynı sıkıntıları yaşamak zorunda kalmaz. Bu şekilde tüp bebek denemesi başarısız olsa dahi dondurulmuş embriyolarını kullanacağı için tekrar herhangi bir sağlık sorunu yaşamaz.

Embriyo donduramanın çiftler için bir çok avantajı vardır. Tüp bebekte amaç sağlıklı bir gebeliğin elde edilmesidir. En fazla iki embriyo transferinin yapılma amacı da çoğul gebeliğin önüne geçmektir. Bu şekilde riskli gebelik ihtimali azalır. Normal şartlarda embriyo kaliteli ise ilk iki denemede 1 embriyo tarnsfer edilir. Eğer gebelik oluşmaz ve sonuç başarısız tüp bebek denemesi olursa, bir sonraki denemede dondurulmuş embriyolar kullanılır. Bu şekilde uzun ilaç kullanımına ve yumurta toplama işlemine gerek kalmaz. Çiftler tekrar tüp bebek denemek isterse embriyolar çözdürülür ve transfer işlemi gerçekleşir. Dondurulmuş embriyolar çözüldüğünde sağlıklı embriyo elde etme şansı yüksektir. Ancak her zaman sağlıklı embriyo elde edilemeyebilir. Dondurulup çözülmüş canlı sağlıklı embriyoların transferi ile normal dondurulmamış embriyo transferi arasındaki başarı şansı hemen hemen aynıdır. Dondurulmuş embriyo ile hamile kalan bir çok bayan vardır. Yani her iki embriyo transferinde de başarı şansı aynıdır.

Dondurulmuş embriyo transferi ile normal tüp bebek transferi arasında başarı şansı yönünden, düşük yada diğer komplikasyonlar yönünden hiç bir fark yoktur. Yani iki gebelikte de risk aynıdır. Ayrıca her iki transfer sonrasında kullanılan ilaçlar ve gebelik test süresi aynıdır.

 

 


HAMİLELİKTE AĞRI KESİCİ İÇMEK

Hamileyken ağrı kesici ilaç kullanılır mı?ilaç

Bu yazımızda anne adaylarının sıklıkla sorduğu bir soru olan “gebelikte ağrı kesici kullanımı” hakkında bilgi vereceğiz. Anne adayları hamilelikte ilaç kullanımı konusun da oldukça kararsızlık yaşamaktadır. Gebelik dönemi oldukça dikkat isteyen bir süreçtir ve anne adayı her konuda dikkatli olmalıdır. Bunlardan biriside ilaç kullanımıdır. Gebelik şikayetlerinin yanı sıra kronik ağrılar da anne adaylarını oldukça zorlamaktadır. Aslında yıllardır “hamileler ağrı kesici içebilir mi” sorusu hep gündemde olmuştur.

Bilindiği gibi gebelikte her ilaç kullanılmıyor ve bazı ilaçların kullanımı bebekte ciddi sağlık sorunlarına yol açmaktadır. Bu nedenle doktorunuzun önerdiği ilaçlar dışında hiç bir ilaç gebelikte kullanılmamalıdır. Zorunlu olmadıkça hamilelik döneminde ilaç kullanımı önerilmez fakat bazen ağrı kesici ilaç kullanılması gerekebilir. Hamilelik döneminde bazı ilaçlar dışında ki her ilaç zararlıdır. Yani zararsızdır ya da basit bir ağrı kesici deyip geçmemek lazım. İlaçların içindeki etkin maddeler anne karnında bebek için zararlı olabilir. Bu nedenle çevreden duyulan hikayelere inanmayıp doktorunuza danışmadan hiç bir ilaç kullanmamalısınız.

Bazı anne adayları gebelikte ağrı kesici kullanmak zorunda kalabilir. Özellikle kronik rahatsızlığı olan anne adayları doktorunun önerdiği ağrı kesici dışında hiçbir ağrı kesici kullanmamalıdır. Yapılan muayene ve testler sonucunda kullanmanız gereken ilaçları doktorunuz size söyleyecektir. Bu ilaçlar düzenli şekilde alınmalıdır. Bunun dışında ki ilaçlar yani doktor denetimi dışında hiç bir ilaç kullanılmamalıdır.

Parasetamol ve asetominofen türevi ağrı kesicilerin gebelikte kullanılması uygundur. Doktorunuz size bu gruba dahil olan ağrı kesiciyi önerecektir. Bunun dışında özellikle non-steroid antienflamatuar ağrı kesici ilaçlar bebeğin suyunda azalmaya neden olmaktadır. Bu ilaç grubu gebelikte tehlikeli olacağından önerilmemektedir.

Bazı ilaçlar gibi bitkilerde gebelikte tehlikelidir. Bu nedenle çevreden duyulan ve ağrı kesici etkisi olduğu söylenen bitkileri asla kullanmayın. Gebelikte bazı ilaçların kullanımına izin verilmektedir. Doktorunuz bu konuda size gerekli bilgiyi verecek ve kullanabileceğiniz ilaçları size söyleyecektir. Bunun dışında hiçbir bitki yada ilaç kullanılmamalıdır.

Aspirin kullanımı da anne adaylarının sıklıkla sorduğu sorulardan birisidir. Aspirin tekrarlayan düşük gibi durumlarda kullanılmaktadır. Diğer ilaçlar gibi aspirin kullanımı da doktor denetiminde olmalıdır. Doktorunuz aspirine başlama ve aspirini bırakacağınız tarihi size söyleyecektir. Kan pıhtılaşması olan anne adayları aspirini düzenli şekilde kullanmaya dikkat etmelidir. Daha önceden düşük yapmış bayanlar adetinin gecikmesi ile hemen gebelik testi yapmalı ve pozitif sonuçta doktorun önerisi ile aspirine başlamalıdır.