Hamilelikte Dereotu Yenir mi?


Adsız

Hamilelik döneminde anne adayları beslenmelerine daha fazla dikkat etmelidir. Dengeli ve yeterli beslenmenin yanı sıra hamilelikte hangi besinlerden ne kadar yenilmesi gerektiği de bilinmelidir. “Hamileyken hangi besinleri yemek zararlıdır” sorusu gebelik döneminde en çok sorulan sorudur. Anne ve bebeğin sağlığı için hangi besinin ne kadar tüketilmesi gerektiğini bilmek oldukça önemlidir.

Gebelik döneminde maydanoz, dereotu yada nane gibi yeşilliklerin tüketiminin zararlı olup olmadığı sıklıkla sorulan sorular arasındadır. Bilindiği gibi yeşillikler sağlık açısından oldukça faydalıdır ve bolca tüketilmesi gerekir.

Peki hamileler dereotu yiyebilir mi?

Bu sorunun cevabı evettir. Anne adayları rahatlıkla deeotu tüketebilir, ancak ölçüye dikkat edilmelidir. Herşeyin fazlası zarardır, bu nedenle herhangi bir alerjik reaksiyona maruz kalmamak için gebelik döneminde dereotu az miktarda tüketilmelidir. Aslında anne adayları kontrollü kilo alımı için bütün gıdalardan yeterli ölçüde tüketmelidir. Aksi durumda hamielikte çok fazla kilo alımına bağlı zor bir doğum olasıdır.

Anne adayları dereotu tüketimini doktoruna danışabilir. Herhangi bir alerjiniz yoksa gebelik döneminde dereotunu rahatlıkla tüketebilirsiniz. Dereotu sağlık açısından oldukça faydalıdır ancak gebelik döneminde fazla tüketilmemesi gereken bir yeşilliktir. Bu nedenle gebelik boyunca az miktarda dereotu tüketmeye özen gösterin. Hamilelikte dereotu aşırı tüketildiğinde bazı sağlık sorunlara yol açabilir.

Dereotu hamilelikte fazla tüketilmemelidir. Ancak doğumdan sonra istenildiği kadar tüketilebilir. Çünkü dereotunun anne sütünü arttırıcı özelliği vardır. Dereotu hamilelikte yeteri miktarda tüketildiğinde oldukça faydalıdır. İlk olarak dereotu iyi bir anti-bakteriyel ve antioksidan olduğundan oluşabilecek enfeksiyonları önler. Ayrıca içerdiği yüksek kalsiyum sayesinde kemikleri güçlendirir. Diyet listelerinde de sıklıkla dereotunu görürüz. Çünkü vücuda detoks etkisiyle rahatlamanıza yardımcı olur.

Hamilelikte anne adayları sınırlı olmak şartıyla istediği besini tüketebilir. Her besinden bir porsiyon yenmelidir. Bu şekilde dengeli kilo alarak rahat bir doğum olması sağlanır.

 

 

Hamilelikte Bahar Alerjisi

Bu yazımızda hamilelikte bahar alerjisi hakkında bilgi vereceğiz. İlkbahar mevsiminin gelmesiyle, havada polen ve tozlar dolaşmaya başladı. Havaların ısınması ile birlikte bahar alerjileri de sıklıkla görülmeye başladı. Özellikle hamileler bahar alerjisine karşı daha dikkatli olmalıdır. Çünkü alerjik reaksiyonlar öncelikle hamileleri daha fazla etkilemektedir.anne-olmaya-gercekten-hazir-misin--1319143

Peki bahar aylarında görülen, bu bahar alerjisini önlemenin yada etkilerini azaltmanın yolları nelerdir?

İlkbahar polenlerinin havada dolaşmaya başlaması, özellikle bahar alerjisi olan kişilerde alerjik sorunlara neden olmaktadır. Bahar alerjisine de bu havada dolaşan polen ve tozlar neden olur. Ancak hamileler bu alerjik sorunlardan daha fazla etkilendiği için bahar alerjisi sorunu dikkate alınmalıdır. Genellikle burun akıntısı, kaşıntı ya da göz kızarıklığı gibi belirtiler ile kendini gösteren bahar alerjisi oldukça can sıkıcı bir durumdur. Özellikle alerjik bir bünyeye sahip kişilerde hemen burun akıntısı ya da göz kızarıklığı gibi belirtileri görmek mümkündür. Hamilelik döneminde vücut hassas olduğu için normal kişilere oranla, bahar alerjisinden daha fazla etkilenecektir. Hamilelikte alerjiyi önlemenin yada etkilerini azaltmanın bazı yolları vardır.

İlk olarak şunu belirtmek gerekir; hamilelik oldukça önemli ve dikkat gerektiren bir süreçtir. Bu süreçte doktorunuza danışmadan herhangi bir ilaç ya da bitki kullanmamalısınız. Yaşanan tüm hastalıkları ciddiye almalı ve mutlaka herhangi bir sağlık sorununuzda doktorunuza danışmalısınız. Bahar alerjisi de bu hastalıklardan biridir ve hamilelikte yaşandığında oldukça can sıkıcı bir sorundur. Alerjiniz geçmiyorsa ve hatta şiddetlendiyse ilaç kullanmadan önce doktorunuza danışmalısınız. Doktorunuz gerek gördüğünde alerji testi yaptırabilir. Ya da alerji testi konusunu doktorunuza sorabilirsiniz.

Bahar alerjisinin etkilerini azaltmak için, dışarıdan eve gelindiğinde kıyafetlerinizi değiştirmeli ve duş almalısınız. Bahar aylarında havada polenler uçuşmaya başladığında özellikle park ya da bahçe gibi ağaçlık alanlarda bulunmamaya çalışın. Polenlerin yoğun olduğu zamanlarda mümkün olduğunca dışarıya çıkmamaya çalışın.

Burun akıntısı ve tıkanıklığı baş ağrısına neden olabilir.

Ovülasyon testi nedir?

Gebelik şansını arttırmak için yumurtlama gününü takip etmek önemlidir. Hamile kalmak isteyen bayanlar mutlaka yumurtlama günlerini takip etmelidir. Yumurtlama yani ovülasyon 28 günde bir adet gören bayanda 14.günde, 30 günde bir adet olan bayanda ise 16.günde olan bir olaydır. Kısaca yumurtlama olayı iki adet döngüsünün ortasında ki günde olur.gebelik-ne-zaman

Bu yazımızda ovülasyon testi hakkında bilgi vereceğiz. Evde yapacağınız ovülasyon testi ile hamilelik şansınızı arttırabilirsiniz. İlk olarak ovülasyon testinin ne olduğundan bahsedelim;

Adet döneminin ortasına denk gelen yumurtlama olayı, folikül adı verilen kesecikler den yumurta salınmasıdır. Bu dönem hamile kalma şansınızın en yüksek olduğu günlerdir. Bu nedenle hamile kalmak isteyen bayanlar yumurtlama gününü belirlemek için ovülasyon testini kullanabilir. Bu şekilde yumurtlamanızın olup olmadığını anlayabilirsiniz.

Peki ovülasyon testi yumurtlamanın olup olmadığını nasıl belirler?

Düzensiz adet görüyorsanız yumurtlamanın hangi güne denk geldiğini belirlemek zor olacaktır. Bu aşamada ovülasyon testi size yardımcı olur. Ovülasyon testleri Luteinizan Hormonunun yükselip yükselmediğini tespit eden bir testtir. Kadınlarda yumurtlama gerçekleştiğinde bu Luteinizan Hormonu (LH) yükselir. LH’nin yükselmesinden sonra 24-36 saat içinde cinsel ilişki olursa hamilelik şansı yüksektir. İşte bu hormon yüksekliğini tespit etmek için de ovülasyon testini kullanırız.

Ovülasyon testi oldukça kolay ve güvenilir bir testtir. Bu test hamilelik testi gibi evde yapılmakta ve mantığı hamilelik testi ile aynıdır. Bu test istenilen zamanda yapılabilir ancak test için en iyi zaman iki adet döngüsünün tam ortasında ki gündür. Bu nedenle iki adet arasında ki zaman iyi hesaplanmalı, test pozitif çıkana kadar da test yapılmaya devam edilmelidir. Her kadında adet dönemi farklı periyottadır. Düzenli adet gören bayanlarda adet döngüsü 28 günken, düzensiz adet olan bayanlarda ise bu süre değişmektedir. Bu nedenle testin yapılma zamanı da her kadına göre değişir.

Ovülasyon testleri güvenilir bir testtir ancak asla doğum kontrol yöntemi olarak kullanılmamalıdır. Yumurtlama günü dışında hamilelik şansı düşüktür ancak düşük de olsa hamilelik şansı vardır. Yani “yumurtlama günümü belirledim; yumurtlama olmuştur ve ben artık hamile kalmam” demek yanlış olur. Bu nedenle hamilelik düşünülmüyorsa farklı doğum kontrol yöntemleri tercih edilmelidir. Takvim yöntemi ile doğum kontrol pek güvenilir bir yöntem değildir.

Düzenli adet gören bayanlarda her ay yumurtlama olur. Eğer o ay hamile kalamamışsanız telaşlanmayın ve diğer aylarda da testi yapmaya devam edin.

Ovülasyon testi hamilelik testi gibidir, test çubuğuna idrar pipeti ile bir kaç damla idrar damlatılır. Test çubuğunda çift çizgi belirmesi yumurtlamanızın olduğunu gösterir. Test yapıldığı gün ve sonrasında ki gün hamilelik şansı yüksektir. Ancak test çubuğunda tek çizgi çıkmışsa sonuç negatiftir yani yakın zamanda yumurtlamanız olmayacak ve hamilelik şansınız da düşük olacaktır. Test yapıldıktan sonra kesin sonuç için 5 dakika beklemekte fayda vardır.

Ovülasyon testlerinde sonuç ya pozitif ya da negatif çıkacaktır. Aynı hamilelik testlerinde olduğu gibi tek çizgi veya çift çizgi çıkacaktır. Adet bitiminden sonra test çift çizgi çıkana kadar yapılmaya devam edilmelidir. Bu ovülasyon testlerini eczanelerden kolaylıkla bulabilirsiniz.

Ovülasyon testlerinin güvenli olduğunu söylemiştik. Ancak bazı durumlarda test yanıltıcı sonuçlar verebilir. İlk olarak hormon ilaçları testin yanlış sonuç vermesine neden olacaktır. Bu nedenle hormon ilaçları kullanıyorsanız, bu durumu doktorunuza danışmalı ve detaylı bilgi almalısınız. Testi yaparken sabah idrarı yerine gün içindeki idrarı kullanmakta fayda vardır. Ovülasyon testinin sonucunu, hormon ilaçları dışındaki ilaçlar etkilemez. Yani ağrı kesici ya da antibiyotik gibi ilaçlar kullanıyorsanız sonuçta değişme olmaz. Alkol ve sigara kullanımı da ovülasyon testi sonucunun değişmesine neden olmaz. Ancak alkol ve sigaranın doğurganlık üzerinde ciddi olumsuz sonuçlarının olduğu da unutulmamalıdır.

 

Yeni doğum yapan kadına söylenmemesi gerekenler

Yeni doğum yapmış kadına bunları asla söylemeyin…

Bilindiği gibi hamilelik oldukça zorlu bir süreçtir. Hamileliğin öğrenilmesi ile anne adayları sürekli bir endişe halindedir. Aslında bunun nedeni “bebeğime bir zarar gelmesin” düşüncesidir. Her kadının vücut yapısı farklı olduğundan, hamileliği de farklıdır. Çevremizde hiçbir hamilelik sorunu yaşamayan ve çok kolay hamilelik süreci geçiren anne adaylarını görebiliriz. Ya da hamileliği çok sıkıntılı olan ve bir çok hamilelik sorunu yaşayan anne adayları da görürüz. İşte bu süreçte anne adayı hem fiziksel hem de ruhsal olarak büyük bir değişim içine girer. Artık anne adaylarının tek isteği kolay bir doğum ve bebeğini sağlıklı bir şekilde kucağına almak olur.yenidoganda-5-acayip-normallik-1306586

Hamileliğin ilk aylarından itibaren anne adayının kafasında sürekli şu sorular vardır; düşük mü yapacağım, bebeğimde bir sağlık sorunu olur mu, doğumum kolay mı olacak ve bunun gibi bir çok soru devamlı aklındadır. Bir de çevreden söylenen olumsuz gebelik hikayeleri anne adayının endişesini iyice arttırır. Ancak anne adayları çevredeki insanların anlattığı bu olayları duymazdan gelmeli ve 9 aylık güzel hamilelik sürecinin keyfini çıkarmalıdır.

Hamilelik sürecinde anne adayları daha hassas olur. Bu nedenle anne adayını endişelendirecek ya da üzecek kelimeler söylenmemelidir. Kötü sonla biten hikayeler anne adaylarını daha çok endişelendirecektir. Bu anne kadar bebeğin de etkilenmesine neden olur. Bilindiği gibi stres anne karnında bebeğin olumsuz etkilenmesine neden olan en büyük etkendir.

Doğum yaptınız ve bebeğinizi sağlıklı bir şekilde kucağınıza aldınız. Maalesef çevrenin olumsuz hikayeleri yine devam edecektir. Buna hazırlıklı olun…

Yeni anne olmuş bayanlar loğusalık dönemindedir ve bu dönemde de oldukça hassastırlar. İlk günler yeni doğum yapmış anneler için oldukça zor geçer. Çünkü doğum gibi zorlu bir süreç yaşamış ve bu yeni duruma alışmaya çalışıyordur. Hamileliği ve doğumu zor geçen annelerde loğusa depresyonuna dikkat edilmelidir. Eşlerin ve çevrenin desteği bu dönemde çok önemlidir.

Peki yeni doğum yapmış annelere nasıl davranmalıyız ve neler söylememeliyiz?

  • İlk olarak yeni doğum yapmış annelenin yanına giderken pozitif olmayı unutmayın. Ona sarılın ve her zaman yanında olacağınızı ona hissettirin.
  • Yeni doğum yapmış anneler ile kilo muhabbetine girmek oldukça yanlıştır. Çünkü anneler henüz doğum kilolarını verememiş ve kendini çok kilolu hissetmektedir. Bu nedenle “sanki doğum yapmamış gibisin, karnın hiç inmemiş” gibi bir cümle asla kurmayın.
  • Özellikle ilk çocuğu olan anneler henüz tecrübesizdir. Bu nedenle sütün az mı, bebeğin parmağını emiyor herhalde hiç doymuyor gibi kafa karıştıran cümlelerden uzak durun.
  • Loğusa dönemindeki annelere “Bu daha iyi günlerin” ile başlayan cümleler asla kurmayın.
  • Yeni doğum yapmış anneyi ziyarete gittiğinizde ona yardımcı olun. İhtiyacı olduğunda her zaman yanında olacağınızı söyleyin. Sen ne zaman istersen yanına geliriz, merak etme çocuk bakımında da yardımcı oluruz gibi cümleler anneyi rahatlatacaktır.
  • Aileye yeni bir birey katılmış, annenin önceliği değişmiş ve anne bu yeni duruma alışmaya çalışma dönemindedir. Bu nedenle annenin yanında artık sen bebekle uğraşmak zorundasın, istediğin gibi gezemezsin gibi cümleler kurmak yanlıştır.
  • Doğumdan sonraki ilk bir kaç hafta annenin en hassas olduğu dönemdir. Çünkü doğum sonrası fiziksel iyileşme süreci, uykusuzluk, bu yeni duruma alışma anneyi olumsuz etkiler.
  • Toplumda kilolu çocukların daha sağlıklı olduğu düşüncesi yaygındır. Ancak çocuğun kilolu olması sağlıklı olduğu anlamına gelmez. Hatta bu anneler için en sinir bozucu cümlelerden biridir. Bu nedenle anneye “bebeğin çok küçük gözüküyor” gibi bir cümle asla kurmayın.
  • Anne sütü veriyor musun yada geceleri sürekli uyanıyor mu? Gibi sorular annelerin sevmediği sorulardandır.
  • Yeni doğum yapmış ve bu duruma alışmaya çalışan annelere ikinci çocuğu ne zaman yapacaksın sorusu asla sorulmamalıdır. Çünkü anneler doğumdan sonraki haftalarda oldukça zorlanmaktadır. İkinci bir çocuk düşüncesi anneyi ruhsal olarak olumsuz etkileyecektir.
  • Genellikle anneler çevreden acıyarak bakan insanlardan şikayetçi olmaktadır. Doğum yapmak ve bebek sahibi olmak dünyanın en güzel duygularından biridir. Acıyarak bakmak ve büyük bir zorlukla karşılaşmış gibi davranmak annelerin sinirlenmesine neden olur.
  • Doğumdan sonra anneler içgüdesel olarak hareket ederler. Sanki yıllarca annelik yapmış, bir çok çocuğu olmuş gibidirler. Bu nedenle annelere sürekli akıl vermek, onu öyle yapma böyle yap demek yanlıştır.
  • Annelik dünyanın en güzel duygularındandır. Bu nedenle doğumdan sonra anneler bu güzel günlerin keyfini çıkarmalıdır.

 

SİGARA KISIRLIĞA NEDEN OLUR MU?

Sigara kısırlığa neden olur mu? Sigaranın doğurganlık üzerindeki etkileri nelerdir? Sigara doğurganlığı nasıl etkiler?

Sigaranın insan sağlığına etkileri üzerinde bir çok bilimsel çalışma yapılmış, sigaranın kısırlığa neden olup olmadığı yada gebelikte sigara içmenin bebek üzerinde ki etkileri araştırılmıştır. Yapılan araşgebelik-ne-zamantırmalar sonucunda sigara tüketimi ciddi sağlık sorunlarına neden olmaktadır. Ayrıca doğurganlık üzerinde hem erkek hem de kadın açısından da ters etkileri vardır.

Sigara bir çok sağlık sorununa neden olmakla beraber, kısırlığa da neden olduğu görülmüştür. Doğurganlığı etkilemesinin yanı sıra tekrarlayan düşüklere ve yeni doğan bebeklerde gelişim bozukluklarına da neden olmaktadır. Ancak sigara tüketimi ciddi sağlık sorunlarına ve üreme sistemini olumsuz etkilemesine rağmen, pek ciddiye alınmayarak tüketilmektedir. Sigara üreme sistemini olumsuz etkileyerek kısırlığa neden olduğu için bebek planlayan eşlerin ilk olarak sigarayı bırakmaları gerekmektedir.

Sigara tüketimi doğurganlığı ciddi oranda olumsuz etkilemektedir. Sigara tüketen kişilerde kısırlık oranının daha fazla olduğu görülmektedir. Bu hem kadın için hem de erkek için geçerlidir. Ayrıca sigara içmeyen ve pasif içiciliğe maruz kalan kişilerde bu risk altındadır.

Sigara tüketiminin kadın ve erkek üreme organları üzerinde olumsuz etkileri vardır.

Sigaranın erkek üreme organları üzerindeki olumsuz etkilerini sıralayacak olursak;

  • Sigara tüketimi erkeklerde sperm sayısı ve kalitesinde azalmaya neden olur.
  • Sperm sayısını azaltmakta ve spermlerde şekil-hareket bozukluğuna da neden olmaktadır.
  • Sigara tüketiminin miktarına bağlı olarak erkekte sertleşme sorununa da neden olabilir.

Sigaranın kadın üreme organları üzerindeki olumsuz etkileri;

  • Sigara doğurganlığın azalmasına neden olur. Sigara içen çiftlerde infertilite oranı daha yüksektir.
  • Menopoza erken girilmesine neden olur.
  • Sigara tüketen kadınlarda hamile kalındığında erken doğum riski, dış gebelik ve düşük riski daha fazladır.
  • Sigara kadınlarda östrojen hormonu düzeyinin azalmasına neden olur.
  • Sigara tüketen bayanlarda tüp bebek tedavisinde başarı şansı düşüştür. Ayrıca oluşan gebeliklerde de düşük riski daha fazladır.
  • Kadınlarda yumurtalıklara zarar vermekte ve yumurtlama kapasitesini azaltmaktadır.
  • Sigara tüketimi rahim ağzından içeriye spermlerin geçişini zorlaştırarak, sperm ve yumurtanın birleşme olayını olumsuz etkiler. Böyle bir durumda da hamilelik şansı azalır.
  • Sigara anne karnında bebeğe de zarar verir.

Sigaranın hamile kalmayı zorlaştırdığından bahsetmiştik. Ayrıca kadın üreme organları üzerinde de bir çok olumsuz etkisi vardır. Sigara sadece doğal yolla hamile kalmayı zorlaştırmaz. Tüp bebek tedavisinde de başarı şansını düşürür. Genellikle tüp bebek gibi yardımcı üreme tedavilerinde çiftlerden tedavi süresince sigara kullanmamaları istenir. Tedavi süresince sigara içmemek başarı şansını arttıracak ve oluşan gebeliklerin düşükle sonlanma riski daha az olacaktır. Sigara kullanan bayanlarda embriyonun rahme tutunması daha güç olur. Bu nedenle tedavi sürekli başarız sonuçlanacak ve anne adayları bir çok kez tüp bebek denemesi yapmak zorunda kalacaktır.

Hamile kalamama durumunda doktorunuz size bu konuda bilgi verecektir. Tüp bebek tedavisine başlamadan önce doktorunuz sizi bu konuda uyarır ve tedavi süresince de hatta üç ay öncesinden sigarayı bırakmanızı ister. Bu şekilde tedavide başarı şansı daha yüksek olur.

Gebelikte akıntı; Gebelikte akıntı nedeni ve tedavisi?

Akıntı kadınlarda sıklıkla görülen bir durumdur ve bu akıntının olması normaldir. Ancak bazı bayanlarda, gebelik ile birlikte bu akıntı daha da fazlalaşır ve anne adayı bu durumdan çok rahatsız olur. Gebelikte akıntının fazlalaşmasının nedeni; hormonların vajinanın dengesini bozmasıdır. Vajina kendini sürekli yenileyen dokulardan meydana gelir ve bu yenileme sürecinde eski dokular akıntı ile birlikte vücuttan atılır. Kadınlarda oluşan bu akıntı genellikle beyaz yada sarımsı bir renkte olup, kokusuz ve ağrı-yanma yapmayan bir akıntıdır. Bazı dönemlerde bu akıntı artabilir yada azalabilir. Önemli olan bu akıntının yanma yada kaşıntıya neden olmamasıdır. Böyle bir durumda doktora başvurmakta fayda vardır.adsız

Akıntının olması ya da olmaması bir hastalığın belirtisi değildir. Kadınlarda belirli dönemlerde akıntı miktarı artabilir ya da azalabilir. Ayrıca gebelikte değişen hormonların etkisiyle anne adaylarında hem fiziksel hem de ruhsal olarak değişim görülür.

Gebelikte anne adaylarında oluşan akıntıya Lökore adı verilir. Hamilelikte akıntının artması normal bir durumdur. Rahatsız edici bir akıntınız varsa, bu konuyu doktorunuza danışmalısınız. Doktorunuza danışmadan herhangi bir ilaç vb. Kullanmamalısınız. Gebelikte artan akıntı belirli bir süre sonra azalacak ve vücut normale dönecektir.

Evde Hamilelik Testi Nasıl Yapılır?

 

Adet gecikmesi yaşayan bayanların aklına ilk olarak hamile miyim sorusu gelir. Özellikle hamilelik düşünen bayanlar, hamile olduğundan şüphelenir ancak emin olamaz. Bu nedenle hamile olup olmadığınızı öğrenmenin en iyi yolu gebelik testi yapmaktır.gebelik-ne-zaman

Hamile olduğunuzdan şüpheleniyorsanız mutlaka test yapmalısınız. Genelde bayanlar doktora gitmeden önce, evde yapılan idrar testlerini yapmayı tercih eder. Evde yapılan gebelik testleri çoğunlukla doğru sonucu verir. Ancak erken yapılan idrar testlerinde sonuç güvenilir değildir. Bu nedenle güvenli bir sonuç almak için evde yapılan gebelik testlerini uygularken bazı noktalara dikkat etmek gerekir.

Evde uygulanan gebelik testleri kanda ve idrarda bulunan gebelik hormonu olan HCG seviyesinin tespitine dayanır. Bu testler adet gecikmesinden bir hafta sonra uygulandığında doğru ve güvenilir bir sonuç verir. Kanda yapılan gebelik testinde ise adet gecikmesini beklemeye gerek yoktur. Yapılacak kan testi ile hamileliğin olup olmadığı kesin olarak belirlenir.

Peki evde gebelik testi nasıl yapılır ve nelere dikkat etmek gerekir?

İlk olarak evde yapılan idrar testlerinde en güvenilir sonucu almak için beklenen adet tarihinin bir hafta geçmiş olması gerekir. Çünkü gebelik hormonu olan HCG önce kanda daha sonra idrarda salgılanır. Erken yapılan testlerde HCG hormonu idrarda ölçüm için yeterli seviyede olmayacağı için sonuç negatif çıkacaktır.

Adet gecikmesi yaşadınız ve gebelik testi yapmaya karar verdiniz. Test için en uygun zaman sabahtır. Uyandıktan hemen sonra yapılan testler daha sağlıklı sonuç verecektir. Sabah uyandıktan sonra ilk idrarla test yapılmalıdır.

Testi yapmadan önce mutlaka testin üzerinde yazılan talimatları okumalısınız. Heyecanınızı bir kenara bırakıp sakinleşmelisiniz. Testi nasıl yapmanız gerektiğini okuduktan sonra test doğru bir şekilde yapılmalıdır.

İdrar testi negatif ya da pozitif sonucu verecektir. İdrarı teste damlattığınızda tek çizgi çıkarsa sonuç negatif, çift çizgi çıkarsa sonuç pozitiftir. Eğer çizgi çıkmaz ise test geçersizdir. Test çubuğunda çift çizgi görülmesi hamile olduğunuzu gösterir. Ancak tek çizgi çıkması hamileliğin olmadığını gösterir.

Test sonucunda çift çizgi görülmesi durumunda bir doktora başvurulmalı ve kan testi yaptırılmalıdır. Kan testi ile sonuç doğrulanmalıdır.

Test çubuğunda çizginin bulanık olarak görülmesi ya da hiç çizgi görülmemesi testin geçersiz olduğunu gösterir. Böyle bir durumda eczaneden yeni bir test alarak gebelik testini yeniden yapmalısınız.

Kısaca özetlemek gerekirse; evde yapılan idrar testlerinde doğru bir sonuç almak için dikkat edilmesi gereken en önemli nokta beklenen adet tarihinin en az bir hafta geçmiş olmasıdır. Eğer adet gecikmesi olmadan test yaparsanız sonuç genellikle negatif çıkacaktır. Ancak kan testi ile adet gecikmesini beklemeden kesin sonucu öğrenebilirsiniz. Evde gebelik testi yapacaksanız adet gecikmesini bekleyin ve testi sabah ilk idrarla yapmaya çalışın.

Hamilelikte Cinsel İlişki Bebeğe Zarar Verir Mi?

Hamilelikte Cinsel İlişki Bebeğe Zarar Verir Mi?üç

Hamilelik döneminde cinsel ilişki en çok merak edilen konulardan biridir. Hamilelikte cinsel ilişki bebeğe zarar verir mi? Hamilelikte cinsel ilişki ne sıklıkla olmalıdır? Cinsel ilişki kaçıncı aya kadar devam etmelidir? Hamilelikte cinsel ilişkinin faydası var mıdır?Merak edilen tüm soruların cevabı yazımızda…

Bilindiği gibi gebelik oldukça önemli bir süreçtir ve anne adayları bu dönemde daha dikkkatli davranmalıdır. Ancak çevreden duyulan yanlış bilgiler ya da kötü senaryolar anne adayının endişelenmesine neden olur. Bu kötü senaryodan biri de hamilelikte cinsel ilişkinin bebeğe zarar vereceğidir. Bebeğe zarar gelecek düşüncesi de anne adaylarının ruhsal durumunu olumsuz etkiler ve annenin strese girmesine neden olur. Aslında anne adayı gereksiz yere endişelenmektedir. Çünkü hamilelikte cinsel ilişkinin bebeğe hiçbir zararı yoktur ve cinsel ilişki sırasında bebeğe hiçbir zarar gelmez. Çünkü vajinada bulunan rahim ağzı (serviks) kaslı bir yapıdır ve bebek rahimde oldukça güvenli bir bölgede bulunur. Yani bebeğin bulunduğu yer ile penisin erişebileceği en uç nokta birbirine oldukça uzaktır. Bu nedenle penisin bebeğe değme gibi bir durumu mümkün değildir. Anne adayları hamilelikte cinsel yaşamına normal zamandaki gibi devam etmelidir.

Gebelikte cinsel ilişkinin bebeğe zararının olmadığını söylemiştik. Ancak bazı durumlarda gebelikte cinsel ilişki tehlikeli olabilir. Hamileliğin ilk haftalarında düşük riski varsa doktorunuz cinsel ilişkiyi belirli bir süre yasaklayacaktır. Düşük riski olan hamilelerde cinsel ilişki zararlı olabilir. Doktorunuz cinsel ilişki konusunda size bilgi verecektir. Herhangi bir sağlık sorununuz yoksa ve normal bir gebelik süreci yaşıyorsanız gebelikte cinsel ilişkinin hiçbir zararı yoktur.

Hamilelikte cinsel ilişki bebeği etkilemez. Çünkü bebek rahimde güvenli bir yerdedir ve amniyon sıvısı bebeğinizi korur. Çiftler hamilelik sürecinde de normal cinsel hayatına devam etmelidir. Hamileliğin son ayına kadar cinsel ilişkiye devam edilebilir. Ancak bazı hekimler hamileliğin son ayında cinsel ilişkiyi yasaklar. Bu konuda doktorunuz ile görüşmeli ve aklınıza takılan soruları doktorunuza sormalısınız. Çevreden duyulan yanlış bilgilere ve tavsiyelere kulak asmamak en doğrusudur.

Bazı bayanlar gebelik döneminde cinsel isteğinin arttığını söyler. Bazı bayanlar ise tam tersi gebelikte cinsel isteksizlik yaşamaktadır. Aslında bunun nedeni bebeğe zarar geleceği düşüncesidir. Anne adayları bu nedenle cinsel ilişkiden kaçınırlar. Cinsel isteğin artma nedeni ise hamilelikte kadınlık hormonlarının fazlasıyla artmasıdır. Hamilelik sürecinde kadınlık hormonları olan estorojen ve progesteron hormonları fazlasıyla artar. Cinsel isteğin değişmesinin ve değişik duyguların yaşanmasının nedeni de hormonlardır.

Anne adaylarının yanı sıra baba adayları da bu dönemde endişelenmektedir. Anne adaylarının ruhsal durumu, baba adaylarını da etkilemektedir. Bazı baba adaylarında bu dönemde cinsel istekte azalma olmaktadır. Bunun nedeni anne adayının hamilelik sürecinde yaşadığı sıkıntılardır. Anne adayının ruhsal durumundaki değişiklikler, mide bulantısı, sık idrara çıkma ve endişe hali gibi durumlar cinselliğin ikinci plana atılmasına neden olmaktadır. Aynı şekilde bebeğe zarar gelecek düşüncesi de baba adaylarının cinsellikten uzaklaşmasına neden olur. Bu nedenle çiftler doktora beraber gidip görüşmelidir. Hem anne adayının hem de baba adayının doktor ile görüşmesi endişelerinin giderilemsine yardımcı olacaktır.

Embriyo transferi olan bayanlarda test gününe kadar cinsel ilişki yasaktır. Test sonucunun pozitif çıkması durumunda doktorunuz size cinsel ilişki konusunda bilgi verecektir. Anne adayları mutlaka doktorunun önerisi doğrultusunda hareket etmelidir.

Hamilelik Döneminde Hangi Dualar Okunmalı?

 

Gebelikte Okunması Gereken Dua ve SurelerAdsız

Her anne adayı çocuğunun hayırlı bir kişi olması ve sağlıklı bir şekilde dünyaya gelmesini ister. İyi bir eş, mutlu bir yuva ve mutlu yuvayı tamamlayacak çocuk herkesin hayalidir. Mutlu bir yuva kurulduktan sonra ise çocuk o yuvayı tamamlar. Annelik ve babalık ise tarifi olmayan duygulardır.

Bilindiği gibi eğitim anne karnında başlar ve gebelik süreci her açıdan oldukça önemlidir. Hamilelik özel ve önemli bir süreç olduğu için bu süreci anne adayı rahat, sakin, huzurlu bir şekilde tamamlamalıdır. Gebelik döneminde anne adayı ne kadar rahat olursa, çocuk da anne karnında o kadar rahat olur. Bu nedenle stresli ortamlardan uzak durmalı ve gebelik süreci doğru değerlendirilmelidir.

Bütün ebeveynler çocuğunun iyi bir insan olmasını ister. Bunun için çocuğa iyi bir eğitimin yanı sıra ahlaki ve dini eğitim de verilmelidir. Eğitimin anne karnında başladığını düşünürsek, gebelikte anne adayına büyük görev düşmektedir.

Peki bebeğime anne karnında ahlaki ve dini eğitimi nasıl verebilirim?

Çocuğun ahlaki eğitimi anne karnında başlar. Anne karnında bebekler her şeyi hissedebilir. Annenin mutluluğunu ya da mutsuzluğunu hisseder ve bebekler annenin psikolojik durumundan etkilenirler. Anne adayının huzursuz olması bebeğinde huzursuz olmasına neden olur. Bu nedenle annenin tüm vesveselerden uzak ve huzurlu olması gerekir. Bir çok anne adayı dua ederek huzurla dolduğunu söyler. Kalbe ve dile duayı yerleştirmek, anne karnında bebeğin manevi gelişimine de katkı sağlar. Hem anne gereksiz endişelerden uzaklaşır hem de bebek anne rahat olacağı için rahat olur. Hamilelik dönemi sıkıntılı geçen anne adayları bol bol dua etmelidir. Bunun yanı sıra anne adayları gebelikte bazı duaları mutlaka okumalıdır.

  • İlk olarak anne adayı mümkün olduğunca abdestli şekilde gezmelidir. Bu çocuğun hayırlı ve uysal olmasını sağlar.
  • Devamlı şekilde namaz kılmak bebeğiniz için yapacağınız en güzel şeydir. Çocuğun maneviyatını güçlendirir ve sağlıklı bir şekilde doğmasını sağlar.
  • Kuran okumak manevi anlamda sizi rahatlatır. Mümkün olduğunca her  gün bir cüz Kuran okunmalıdır. Gebelik döneminde bebeğin Kuran sesi duyması çok önemlidir. Bebeğin anne karnında sizi duyduğunu unutmayın…
  • Her gün bir defa Meryem suresi ve Yasin suresi okunmalıdır.
  • Gebelik döneminde Kuran okunması çocuk için çok faydalıdır.
  • Çocuğun iyi huylu olması için İbrahim süresi okunmalıdır. Ayrıca Yusuf suresi de çocuğun yumuşak huylu olması için okunabilir.
  • Bu dönemde bol bol dua etmek, iyi düşünmek, her şeyin hayırlısını dilemek ve niyet ederek dua edilmelidir.
  • Hamilelik süresince bol bol Esma-ül Hüsna okunmalıdır.
  • Çocuğun sağlıklı şekilde doğması niyetiyle her gün iki rekat namaz kılınabilir.
  • Kolay bir hamilelik ve doğum için İnşikak süresi okunmalıdır.
  • Yasin suresi gebelikte mutlaka okunmalıdır. Her gün bir tane Yasin süresi okumak tüm hayırlı kapıları açar. Çocuğun da hayırlı ve sağlıklı bir şekilde doğmasına yardım eder.
  • Her gün mutlaka Ayetel kürsi, Nas ve Felak süreleri okunmalıdır.

Mutlu Bir Hamilelik için Öneriler

Mutlu ve rahat bir hamilelik için ne yapmalı? Mutlu bir gebelik için anne adayları nelere dikkat etmeli? Daha mutlu bir giyimhamilelik geçirmenin yolları nelerdir?

Mutlu bir hamilelik hem annenin hemde bebeğin sağlığı için oldukça önemlidir. Sağlıklı bir gebelik süreci için anne adayının stresten ve kendini üzecek, mutsuz hissedecek her şeyden uzak durmalıdır. Bilindiği gibi gebelikte hormonların etkisi ile vücut değişime girer ve anne adayı hem ruhsal hemde fiziksel olarak değişir. Normal yaşamına oranla duygusallık daha ön plandadır. Ayrıca bebeğime zarar mı gelecek korkusu da anne adayının endişelenmesine neden olur. Bu nedenle anne adayının çevreden alacağı destek kendini iyi hissetmesi ve rahatlaması için çok önemlidir.

Hamilelik dönemi her kadın için özel ve hayatın en güzel dönemlerinden biridir. Elbette hamilelik güzel olduğu kadar sıkıntılı bir dönemdir ve bu süreci bazı bayanlar rahat, bazı bayanlar sıkıntılı geçirebilir. Değişen hormonların etkisi ile hassasiyet en üst düzeydedir ve anne adayı ilk zamanlarda sinirli, endişeli, gergin bir ruh halinde içinde olabilir. Bu dönem geçicidir ve bu dönemde anne adayının çevreden destek alması kendini daha rahat hissettirecektir.

Mutlu bir hamilelik için anne adayı neler yapabilir?

  • İlk olarak anne adayları stresin bebeğe verdiği zararı unutmayarak, endişeli ruh halinden acilen uzaklaşmalıdır. Hamileliğin öğrenilmesinden sonra endişelenmek yerine güzel günlerin başladığı düşünülerek mutlu olunmalıdır.
  • Gebelik dönemini rahat geçirmek, doğumun da kolay olmasını sağlar. Unutmayın ki siz ne hissederseniz bebeğiniz de onu hisseder…
  • Anne adayının bebeği ile konuşmasının çok faydası vardır ve anne ile bebek arasında ki bağın daha da güçlenmesini sağlar. Yapılan araştırmalarda anne karnında bebek ile konuşmanın hem annenin sağlığı açısından hemde bebeğin gelişimi açısından bir çok faydasının olduğu gözlenmiştir.
  • Müzik dinlemek, kitap okumak, yararlı TV programları izlemek, bebek ile ilgili faydalı kitapları okumak anne adayını rahatlatacaktır.

  • Mutlu bir gebeliğin ilk şartı pozitif düşünmektir. Bebeğinizin sağlıklı bir şekilde geliştiğini, rahat bir doğum yaptığınızı ve sağlıklı bir şekilde bebeğinizi kucağınıza aldığınızı düşünün. Bu şekilde pozitif düşünmek, pozitif davranmanıza da neden olacaktır. Pozitif düşünen anne adayı hem kendi sağlığı hemde bebeği için en iyisini yapmaya çalışacaktır.
  • Pozitif düşünmek için de her konuda seçici davranmak gerekir. İzlediğiniz film, haberler, diziler, dinlediğiniz müzik, okuyacağınız kitap vb. Her konuda seçici olun. Sizi üzen TV programlarından ya da haberlerden uzak durmak en mantıklısıdır. Aynı şekilde sizi üzen değil, neşelendiren insanlarla vakit geçirin. Hamileliğiniz süresince sevdiğiniz kişilerle vakit geçirmek sizi mutlu edecektir ve rahatlatacaktır.
  • Gebelik döneminde eşlerin birbiri ile iletişimi de çok önemlidir. Anne adayı eşinden aldığı destek ile her sorunu çözeceğini düşünür ve bu şekilde rahatlık hissi duyar. Bayanlar üzüntülerini ya da sevinçlerini eşi ile paylaşmalıdır.
  • İyi düşünmek iyi şeylerin olmasını sağlar. Anne adayları iyi düşünmeli, diğer insanlar için iyi dileklerde bulunmalı ve bol bol dua etmelidir. Bu şekilde anne adayı kendini ruhsal olarak iyi hissedecektir.
  • Bebek ile anne arasındaki bağ hamilelikte başlar. Bebek anne karnında hisseder ve duyar. Bu nedenle anne adayları bebeği ile konuşabilir ve bebeğinizi karnınızda sevebilirsiniz.
  • Çocuklarınız varsa onlarla birlikte aktiviteler planlamak, birlikte vakit geçirmek sizi rahatlatacaktır. Eşiniz ve çocuklarınız ile keyifli vakit geçirmek anne adayını mutlu eder.
  • Her zaman kendinizi rahatlatacak cümleler kurun. Evinizde canlı çiçekler, renkli tablolar ya da sizi mutlu edecek küçük objeler kullanın.
  • Gebelikte anne adayları kolaylıkla depresyona girebilir. Bu nedenle çeşitli aktivitelerle uğraşmak depresyondan kurtarabilir. Doktorunuza danışarak egzersiz yapabilir, kendinizi yormayacak aktivitelerle uğraşabilirsiniz. Açık havada yürüyüş yapmak anne adaylarını oldukça rahatlatmaktadır.
  • Güzel giyinmek ve kişisel bakıma dikkat etmek annenin kendini iyi hissetmesini sağlar. Anne adayı aynada kendini güzel görerek mutlu olur.
  • Dengeli ve sağlıklı beslenmek de mutluluk için önemlidir. Anne adayı yeterli ve dengeli beslenmelidir.