GEBELİK PSİKOLOJİSİ

GEBELİK PSİKOLOJİSİ

Hamilelik döneminde bütün kadınlarda değişik duyguların yaşandığı gözlenir. Birçok anne adayı aniden mutlu olabilir ya da aniden ağlamaya başlayabilir. Böyle bir durumla karşılaşırsanız şaşırmayın çünkü hamile bayanlarda hamilelik psikolojisi denilen bir tür duygu değişimi vardır. Bu yazımızda gebelik psikolojisi hakkında bilgi vereceğiz. Böylece bu konu hakkında bilgi sahibi olarak gebelikte yaşanan bu duyguları anlar, gebeliğe karşı bilinçli olmuş oluruz. Hamilelik döneminde her kadın farklı duygular yaşar. Gebelik sürecinde vücutta olan değişikliklerin yanı sıra ruhsal değişimler de yaşanır. Genelde ilk üç ayda olmak üzere anne adayının psikolojisinde birçok değişiklikler olur. Bu değişimlerin en çok görüleni ani ağlama krizleri, çok sinirliyken birden sakinleşme ya da çok aşırı mutluluktur. Bu tür değişimlerin yaşanmasının nedeni anne adayının gebeliğe uyum sağlamaya çalışmasıdır. İleriki aylarda bu tür sorunlar yaşanmaz ve annenin psikolojisi giderek normale döner. Önemli olan anne adayının her türlü huzursuzluk ortamından uzaklaşıp bu tür ruhsal değişimleri daha az yaşamasıdır. Bu hem bebek hem de anne için çok önemlidir.

İlerleyen aylarda bu sorunlar biterken gebeliğin son zamanlarında tekrar bu tür sorunlar ortaya çıkar. Çünkü anne adayı doğum arifesindedir ve annenin kafasında birçok soru işareti vardır. Bu durum sadece anne adayını değil baba adayını da huzursuz eder. Bu nedenle baba adayında da bazı ruhsal değişiklikler olabilir. Hamilelik sırasında ani korku ya da heyecan gibi olaylar düşük veya erken doğuma neden olur. Bu nedenle dikkat edilmelidir. Gebelik sürecinde anne adayında ki değişimler çevre tarafından anlayışla karşılanmalıdır. Özellikle eşler arasında sevgi, saygı ve güven duygusu bu dönemi anne adayının kolay atlatmasını sağlar.

Anne adayını ilk üç ay içinde vücudunda oluşan değişiklikler mide bulantıları ya da yorgunluk huzursuz eder. Son aylarda ise doğum endişesi, annenin kendini çirkin hissetmesi, uykusuz kalma gibi durumlar anne adayını huzursuz eder. Ayrıca aile içi ilişkiler, bebeğin cinsiyeti, bebeğin sağlık durumu gibi durumlar da annenin psikolojisini etkiler. Hamilelik sırasında korku yaşanması en çok görülen ruhsal durumdur. Her anne adayı bebeğinin sağlığından endişe eder ve bir şeylerin ters gideceğini düşünerek korkuya kapılır. Böyle durumlarda en iyi yapılacak şey çevreden destek almaktır. Eşin, ailenin ve çevrenin desteği anne adayı için çok önemlidir. Çevreden gelen olumsuz yorumlara anne adayı kulak asmamalı ve doktorunu dinlemelidir. Anne adayının gebelikte psikolojisi değişir. En iyi yol anne adayına anlayışlı davranmaktır. Çünkü anne adayının bebeğini kucağına alana kadar çok büyük endişeleri, korkuları ya da kafasında birçok soru işareti vardır. Bebek doğduğunda ve anneyle kavuştuktan sonra bu tür sorunlar da kendiliğinden biter.

GEBELİKTE VARİS: Varis Oluşumu ve Tedavisi

Gebelikte varis fazla sık görülen bir olay değildir. Ayrıca her gebe de varis görülmez. Hamile kalınmadan önce varis sorunu olan bayanlarda gebelikte bu durum artabiliyor. Yüzeysel toplardamarların yetmezliğine varis adı verilir. Ciddi bir sorun değildir. Gebelikte anne adayında birçok değişiklikler görülür. Hamilelik dönemi bayanlar için özel bir dönemdir. Anne adayında birçok rahatsızlık ortaya çıkar. Bunlardan biride varistir. Çoğunlukla bacaklarda ortaya çıkan bu durum bacaklarda hoş olmayan görüntülere neden olur. Okumaya devam et “GEBELİKTE VARİS: Varis Oluşumu ve Tedavisi”

KAN UYUŞMAZLIĞI Tedavisi: Kan Uyuşmazlığı Testi, Kan Uyuşmazlığı İğnesi

Kan uyuşmazlığında amaç annenin Rh pozitiflere karşı antikor oluşturmasını engellemektir. Bu tür bir hastalıktan kurtulmanın temel kuralı korunma olduğundan aşağıdaki kurallara uyulmalıdır:

Gebeliğin başında eşlerin kan grupları tespit edilmelidir.

Eğer Rh uyuşmazlığı varsa indirekt coombs testi uygun aralıklarla tekrarlanmalıdır.

İlk gebelikte 28.haftada erken korunma iğnesi (Rh hiperimmün globulin=anti-D) yapılabilir.

Doğumdan sonra bebek kan grubu Rh pozitif bulunursa; sonraki bebekleri korumak için antikor üretimini engelleyecek anti-D enjeksiyonu 72 saat içinde yaptırılmalıdır. Eğer anne duyarlı hale gelmişse bebek risk altındadır.Gebelik ilerledikçe; kandaki antikor düzeyleri kontrol edilir.Eğer yüksek düzeylere çıkarsa, özel testlerle bebeğin sağlığı mutlaka bir perinatoloji kliniğinde takip edilmeli ve uygun tedavi yapılmalıdır.

Düşüklerde gebelik 3 aydan büyükse anti-D uygulaması tam doz yapılmalıdır. İlk 3 ay içinde 6-8 haftadan sonra ceninde kırmızı kan hücreleri oluşmaya başladığından düşük doz anti-D (koruyucu iğne) yapılması uygun olur.

Kürtajlarda anti-D müdahaleden önce uygulanmalı, operasyon mümkünse vakum ile yapılmalıdır.

Benzer şekilde dış gebelikde de müdahaleden hemen sonra anti-D yapılmalıdır.

Tanısal amaçlı girişimler olan amniyosentez, kordosentez, CVS gibi işlemler sonrasında anti-D yapılması gebeliğin sağlıklı devamı açısından son derece önemlidir.

———

Doğum ve gebelikte oluşabilecek aşağıdaki durumlar bebek kanının anneye geçmesine ve annenin bunlara karşı antikor oluşmasına sebep olabilir. Bu durumlar:
Düşük, kürtaj, dış gebelik, amniosentez, CVS, kordosentez gibi girişimler yapılmasıdır.
Bu durumlarda da annenin etkilenmesini önlemek amacıyla 72 saat içerisinde Anti-D iğnesi yapılmalıdır.

Kan uyuşmazlığı (Rh/rh uygunsuzluğu) olan hastalarda ilk kontrolde indirekt coombs testi (İCT)‘nin negatifliği halinde düşük ihtimalle olsa da antenatal dönemde Rh izoimmunizasyonu gelişme olasılığı nedeniyle, 20. haftadan itibaren dörder haftalık aralıklarla İCT tekrarlanmalıdır. İCT’i negatif olan gebelere, öncelikle 28. haftada 300 mikrogram anti-D gamma globulin (halk arasında uyuşmazlık iğnesi denir) ile proflaksi yapılmalıdır. Bu dönemde proflaksi uygulanmasının amacı doğuma kadarki 12 haftalık süre boyunca oluşabilecek fetustan-anneye kanamaları karşılayabilmektir. İmmunize olmamış bir gebede proflaksi için en önemli dönem doğumdur. Doğumu takiben bebeğin kordon kanından direkt coombs testi (DCT) ve bebek kan grubu çalışılmalıdır. DCT’nin negatif ve bebek kan grubunun Rh(+) olması halinde anti-D immunglobulin tekrarlanmalıdır. Doğumdan sonra bebeğin kan grubu pozitif ise ilk 72 saat içinde yeniden anti-D gamma globulin iğnesi yapılmalıdır. Bu annede antikorların oluşmasını engelleyerek bir sonraki gebeliğin bu antikorlar tarafından etkilenmesini engeller. Rh uygunsuzluğunda ilk gebelikte bir sorun oluşmaz.

Kan uyuşmazığında eğer bebek etkilenmiş işe anneden geçen anti-Rh lar bebeğin kan hücrelerinin parçalanmasına ve çökelmesine neden olur. Bu durumda bebekte kansızlık yani anemi görülür. Buna bağlı olarak ultrasonda bebekte hidrops adı verilen durum tespit edilir. Bebekteki anemi sonucu kalp yetmezliği ve vücut boşluklarında biriken sıvı hidrops tablosunun nedenidir. Hastalığın şiddetine ve yok edilen kan hücrelerinin miktarına bağlı olarak bebekte anne karnında ölüm dahi görülebilir.

İCT testinin pozitifliği durumunda ise titrasyon çalışılmalıdır. 1/16 ve altındaki titrasyonlarda fetus için intrauterin dönemde risk yoktur. Bu durumda ikişer hafta aralıklarla İCT’ni tekrarlamak yeterli olacaktır. İCT pozitifliği 1/16’nın üzerinde olmadıkça gebeliğe müdahale edilmez. Sadece artık izoimmunizasyon gelişmiş olacağından proflaksi gerekmeyecektir. Titrasyonun 1/16 üzerinde olması durumunda etkilenmenin ciddiyetini araştırmak için amniosentez, kordosentez ve USG gibi ileri tetkiklere geçilmelidir. Hastalık ciddi düzeyde ise anen karnında bebek kanını değiştirmek gerekebilir.

Annede Rh alloimmunizasyonuna neden olabilecek durumlar:
Bu durumlar Rh(-) annenin Rh antikoru oluşturmasına neden olabilecek durumlardır.
– Kan transfüzyonu
– Gebelik veya doğım sırasında Rh (+) bebekten anneye kan hücresi geçmesi
– Kendiliğinden yada istemli düşük
– Küretaj
– Dış gebelik
– Plasentanın (bebeğin eşi) erken ayrılması
– Anne karnına gelebilecek darbe ve travmalar
– Amniyosentez (Anne karnından bebeğin suyunun alınması)
– CVS (Koryon villus biyopsisi)
– Kordosentez (Bebeğin kordonundan kan alınması)
– Eksternal sefalik versiyon (Ters duran bebeği çevirme işlemi, günümüzde yapılmamaktadır.)

Hamilelikte Mide Bulantısı

gebelik-belirtileriHamilelerin en büyük sıkıntısı belki de mide bulantısı olarak söylenir. Mide bulantısını önlemek için neler yapılabilir? Aşağıdaki bilgiler tavsiye niteliğinde olup, bunlarla kendinizi tedavi etmeye kalkmayınız. Doktorunuza danışmayı sakın unutmayın. Eğer ciddi kusmalar da olmaya başlarsa bu durum doktorlar tarafından Hiperemezis Gravidarum olarak adlandırılır. Okumaya devam et “Hamilelikte Mide Bulantısı”