İlkbaharda hamilelik; ilkbaharda rahat bir hamilelik geçirmek için öneriler

 

İlkbaharın gelmesi ile havalar ısındı ve ağaçlarda rengarenk çiçekler açtı. Bahar herkesi mutlu eder ama en çok da hamileler gebelige-karar-vermekmutlu olur. İlkbahar keyifli bir mevsimdir ve baharın gelmesiyle insanlar bir değişim sürecine girer. Nedensiz mutluluklar, ince kıyafetler giymek ve güneşin tadını çıkartarak tatil planları yapmak….

Bahar ayı her ne kadar keyifli olursa olsun, bu ayların olumsuzlukları da göz ardı edilmemelidir. Özellikle mevsim geçişlerinde havaların ani değişimi birlikte ortaya çıkan bahar yorgunluğu, bahar alerjisi ve depresyona dikkat etmek gerekir. Hamileler bu durumdan iki kat fazla etkilenir ve özellikle polenlere bağlı alerjik hastalıklar hamileleri bu dönemde oldukça etkilemektedir. Bu nedenle kaliteli ve rahat bir hamilelik geçirmek için anne adayları bahar aylarında daha dikkatli olmalıdır.

Gebelik sürecinde anne adayı ruhsal olarak bir değişim sürecine girer. Baharın gelmesi bazı anne adaylarının psikolojisini olumlu etkiler ve bu değişime anne adayları kolaylıkla alışır. Ancak bazı anne adayları için durum bu kadar kolay değildir. Özellikle bahar alerjisi yada bahar yorgunluğu yaşayan anne adayları kendini sıkıntılı bir dönem içinde bulur. Bu nedenle anne adayları bazı konularda daha dikkali olmalıdır. İlk yapılması gereken bahar alerjisinden korunmaktır. Bahar alerjisi, havada ki polen miktarının artmasıyla bir çok kişide görülen bir durumdur. Hapşırma, burun tıkanıklığı ve akıntısı, gözde kızarıklık, kaşıntı ve gözde sulanma, baş ağrısı gibi şikayetler sıklıkla görülür. Bu nedenle hamileler dışarıdan geldiğinde duş almalı, kıyafetlerini değiştirmeli ve mümkünse rüzgarlı havalarda dışarı çıkmayarak önlem almalıdır. Eğer anne adayında bahar alerjisi şikayeti varsa ve devam ediyorsa mutlaka doktoruna danışmalıdır.

Bahar aylarında beslenme düzenine ve sıvı alımına da dikkat edilmelidir. Havaların ısınması ile birlikte günlük sıvı ihtiyacı da artacaktır. Dengeli ve düzenli beslenmeye, bol sebze meyve tüketmeye, bol su içmeye özen gösterilmelidir. Baharın gelmesi ile meyve ve sebze seçeneği de arttı. Bu nedenle ağır yağlı yemekler yerine taze sebze ve meyve tüketmek daha sağlıklıdır.

Bahar aylarında anne adayında bahar yorgunluğu da görülebilir. Özellikle anne adayları ödeme dikkat etmelidir. Ödem oluşumunu engellemek için tuz azaltılmalı ve bol su içilmelidir. Ayakta fazla durmamak, uzun yürüyüşler yapmamak ve bacaklarınızın altına bir yastık koyarak şişkinliği önleyebilirsiniz. Bahar aylarında anne adaylarında ödem artacağı için rahat ve bol kıyafetler, sıkmayan çorap ve ayakkabılar tercih edilmelidir.

Eğer gebelik sürecinde herhangi sağlık sorununuz yoksa doktorunuz egzersiz yapmanıza izin veriyorsa, bahar aylarında ki sıkıntılardan kurtulmak için egzersiz iyi bir çözümdür. Gebelik egzersizleri ile kendinizi daha rahat hissedeceksiniz. Ayrıca rahat ve kolay bir doğum için de egzersiz önemlidir. Egzersiz yapamayan anne adayları kısa mesafeli yürüyüşler yapabilir. Herhangi bir spor ya da egzersiz yapmadan önce doktorunuza danışmalısınız.

HAMİLELİKTE AĞRI KESİCİ İÇMEK

Hamileyken ağrı kesici ilaç kullanılır mı?ilaç

Bu yazımızda anne adaylarının sıklıkla sorduğu bir soru olan “gebelikte ağrı kesici kullanımı” hakkında bilgi vereceğiz. Anne adayları hamilelikte ilaç kullanımı konusun da oldukça kararsızlık yaşamaktadır. Gebelik dönemi oldukça dikkat isteyen bir süreçtir ve anne adayı her konuda dikkatli olmalıdır. Bunlardan biriside ilaç kullanımıdır. Gebelik şikayetlerinin yanı sıra kronik ağrılar da anne adaylarını oldukça zorlamaktadır. Aslında yıllardır “hamileler ağrı kesici içebilir mi” sorusu hep gündemde olmuştur.

Bilindiği gibi gebelikte her ilaç kullanılmıyor ve bazı ilaçların kullanımı bebekte ciddi sağlık sorunlarına yol açmaktadır. Bu nedenle doktorunuzun önerdiği ilaçlar dışında hiç bir ilaç gebelikte kullanılmamalıdır. Zorunlu olmadıkça hamilelik döneminde ilaç kullanımı önerilmez fakat bazen ağrı kesici ilaç kullanılması gerekebilir. Hamilelik döneminde bazı ilaçlar dışında ki her ilaç zararlıdır. Yani zararsızdır ya da basit bir ağrı kesici deyip geçmemek lazım. İlaçların içindeki etkin maddeler anne karnında bebek için zararlı olabilir. Bu nedenle çevreden duyulan hikayelere inanmayıp doktorunuza danışmadan hiç bir ilaç kullanmamalısınız.

Bazı anne adayları gebelikte ağrı kesici kullanmak zorunda kalabilir. Özellikle kronik rahatsızlığı olan anne adayları doktorunun önerdiği ağrı kesici dışında hiçbir ağrı kesici kullanmamalıdır. Yapılan muayene ve testler sonucunda kullanmanız gereken ilaçları doktorunuz size söyleyecektir. Bu ilaçlar düzenli şekilde alınmalıdır. Bunun dışında ki ilaçlar yani doktor denetimi dışında hiç bir ilaç kullanılmamalıdır.

Parasetamol ve asetominofen türevi ağrı kesicilerin gebelikte kullanılması uygundur. Doktorunuz size bu gruba dahil olan ağrı kesiciyi önerecektir. Bunun dışında özellikle non-steroid antienflamatuar ağrı kesici ilaçlar bebeğin suyunda azalmaya neden olmaktadır. Bu ilaç grubu gebelikte tehlikeli olacağından önerilmemektedir.

Bazı ilaçlar gibi bitkilerde gebelikte tehlikelidir. Bu nedenle çevreden duyulan ve ağrı kesici etkisi olduğu söylenen bitkileri asla kullanmayın. Gebelikte bazı ilaçların kullanımına izin verilmektedir. Doktorunuz bu konuda size gerekli bilgiyi verecek ve kullanabileceğiniz ilaçları size söyleyecektir. Bunun dışında hiçbir bitki yada ilaç kullanılmamalıdır.

Aspirin kullanımı da anne adaylarının sıklıkla sorduğu sorulardan birisidir. Aspirin tekrarlayan düşük gibi durumlarda kullanılmaktadır. Diğer ilaçlar gibi aspirin kullanımı da doktor denetiminde olmalıdır. Doktorunuz aspirine başlama ve aspirini bırakacağınız tarihi size söyleyecektir. Kan pıhtılaşması olan anne adayları aspirini düzenli şekilde kullanmaya dikkat etmelidir. Daha önceden düşük yapmış bayanlar adetinin gecikmesi ile hemen gebelik testi yapmalı ve pozitif sonuçta doktorun önerisi ile aspirine başlamalıdır.

GEBELİKTE BAŞ DÖNMESİ VE BAYILMA

Gebelik döneminde anne adayında hem fiziksel hem de ruhsal olarak bir çok değişiklik gözlenir. Her bayanın hamilelik süreci gebelik-belirtileriaynı olmadığı için bazı bayanlar gebelik döneminin ilk aylarında bir çok gebelik şikayeti yaşayabilir. Bunlardan birisi de hamilelikte baş dönmesi ve bayılmadır. Baş dönmesi hamilelik döneminde anne adaylarında sıklıkla görülürken, bayılma nadiren de olsa olabilir. Anne adayları baş dönmesi hissini sürekli olarak yaşayabilir ancak bayılma o kadar sık olmaz.

Gebelikte baş dönmesinin bir çok nedeni olabilir. Bunlardan ilki, rahmin damarlara yaptığı baskıdan dolayı kan dolaşımından meydana gelen değişikliklerdir. Bu nedenle gebeliğin ilk üç ayından baş dönmesi sıklıkla görülür. Vücutta damarlar gebelik hormonlarına bağlı olarak genişler ancak kan hacmi yeteri kadar artmadığı için kan dolaşımında değişiklikler meydana gelir. Bu da baş dönmesi yada baygınlık hissi yaratabilir.

Hamilelikte rahmin büyümesine bağlı olarak rahime giden kan miktarı artar. Aynı şekilde büyüyen rahim anne adayının kan damarları üzerine baskı yapabilir. Bu durumda da anne adayında kısa süreli baş dönmeleri ya da göz kararması gibi şikayetler görülebilir. Bayılma sürekli olan bir durum değildir. Anne adayı baygınlık hissi yaşayabilir ama bayılma nadiren olur.

Gebelikte baş dönmesi sıcak havalarda yada çok sıcak suda duş alındığında da meydana gelir. Çünkü vücut çok sıcağa maruz kaldığında damarlar genişler ve kalbe giden kan miktarı geçici olarak azalır. Bu da baş dönmesine neden olacağından ılık su ile duş almalı ve çok sıcak havalarda dışarıda fazla bulunmamalısınız.

Yeterli ve dengeli beslenmemek, açlık, stres ve yorgunluk baygınlık hissi yaratabilir. Kan şekerinin düşmesinden kaynaklanan baş dönmesi, göz kararması ya da baygınlık hissi olabilir. Aynı şekilde yeteri kadar su tüketmemekte baş dönmesinin bir diğer nedenidir. Kan şekerinin düşmesini önlemek için sık aralıklarla azar azar yemek yemelisiniz. Eğer baş dönmesi şikayetiniz fazla ise mutlaka doktorunuza danışmalısınız.

Gebelikte baş dönmesi şikayetini azaltmak için bazı önlemler alabilirsiniz.

  • İlk olarak yataktan kalkarken yada oturur durumdan ayağa kalkarken aniden hızla kalkmamalı, yavaş ve dikkatli ayağa kalkmalısınız. Gebeliğin ilk döneminde her zaman yavaş şekilde ayağa kalkmalı ve daha yavaş yürümelisiniz.
  • Sıcağa fazla maruz kalmamak ve ılık su ile duş almak baş dönmesini engelleyecektir.
  • Hızlı hareket etmek, sırt üstü yatmak, uzun süre oturmak ya da ayakta kalmak, uzun süre egzersiz yapmak, sıcak ortamda fazla bulunmak baş dönmesi hatta bayılmalara neden olabilir.
  • Bol su tüketmeli, yeterli ve dengeli beslenmeye özen göstermeli, öğün atlatmamaya dikkat edilmelidir.
  • Yatarken sol tarafa doğru yatmak hem mide bulantınızı azaltacak hem de rahmin damarlara basınç yapmasını azaltacaltır.
  • Baş dönmesi ya da göz kararması yaşıyorsanız hemen bir yere uzanmalı ve ayaklarınızın altına bir yastık koymalısınız.
  • Şiddetli baş dönmesi şikayetiniz varsa mutlaka doktorunuza danışmalısınız.

 

 

Bakireyken Hamile Kalınır mı?

Bakireyken Hamile Kalınır mı?gebelik-ne-zaman

Bu yazımızda “Bakire birisi hamile kalabilir mi?” sorusu hakkında bilgi vereceğiz. Gebelik her zaman planlı bir şekilde olmaz ve her çift bebek sahibi olmak istemeyebilir. Böyle durumlarda hamile kalmak, özellikle bebek sahibi olmak istemeyen çiftlerin en büyük korkusudur. Çiftlerin merak ettiği bir konuda bakireyken hamile kalınıp kalınmadığıdır. Çevreden duyulan olumsuz hikayeler bu korkunun daha da artmasına neden olur. Bakire olduğunu bilmesine rağmen bayanlar hamileyim diyerek paniklemektedir.

Genç çiftler hangi durumlarda hamileliğin oluştuğunu da merak etmektedir. İlk olarak çiftler gebeliğin nasıl oluştuğu konusunda bilinçli olmalıdır. Gebeliğin oluşması için spermin vajina içine girmesi ve rahime ulaşması gerekmektedir. Spermler hareketli olduğu için vajinaya yakın boşalma olduğunda da vajinaya girebilir. Ancak bu şekilde gebelik ihtimali düşüktür. Korunmasız normal bir ilişkide gebelik ihtimali yüksektir. Bu nedenle hamilelik planlamayan çiftler dikkatli olmalıdır.

Spermlerin vajina içene girmediği sürece gebeliğin oluşması söz konusu değildir. Çiftler hangi şekilde hamile kalınacağını da bilmelidir. Çünkü bazen çiftler psikolojik olarak hamilelik korkusu yaşamaktadır. Özellikle sürtünme yoluyla ya da iç çamaşırı varken ilişkiye girildiğinde hamile kalınır mı sorusu da sıkça sorulmaktadır.

İç çamaşırı varken ya da sürtünme yoluyla hamilelik oluşmaz. Aynı şekilde bakire olan bir insanın da hamile kalması mümkün değildir. Eğer vajina üzerinde sürtünme yoluyla ilişkiye girilmişse ve vajina üzerine boşalma olmuşsa çok az bir ihtimal de olsa gebelik oluşabilir. Bunun nedeni spermlerin hareketli olmasından kaynaklıdır.

Bakire birinin hamile kalması mümkün mü?

Bakire bir kişinin hamile olması mümkün değildir. Ancak bakire kişiler hamile kalamaz demek de yanlıştır. Bakire bir kişinin hamile kalma ihtimali düşüktür ancak bakirelik gebeliğe de engel değildir. Bunun nedeni vajina üzerine boşalma olursa, spermler vajina içine doğru ilerler ve hamilelik oluşabilir. Çok düşük bir ihtimal olsa da dikkatli olmakta fayda vardır. Hamile kalma ihtimalinin yüksek olduğu dönem, yumurtlama dönemidir. Bu dönemde hamile kalma ihtimali yüksektir. Özetlemek gerekirse bakireyken hamile kalma mümkün değildir. Ancak bazı durumlarda bakireyken gebeliğin oluşması çok düşük bir ihtimal de olsa gerçekleşebilir.

 

 

HAMİLELİKTE ARABA KULLANMAK

Gebelikte Araba Kullanmak Güvenli mi?gebelik

Hamilelik oldukça önemli bir süreçtir ve anne adayları hamilelikte her konuda daha dikkatli davranır. Hatta bazı anne adayları bebeğime zarar gelecek korkusu ile günlük hayatını biraz zorlaştırır. Bunlardan birisi de araba kullanmaktır. Bazı anne adayları hamile olduğunu öğrendikten sonra araba kullanmak istemez. Hayatında bir çok şeyi kısıtlar ve kendine her gün yeni yeni yasaklar koyar. Aslında bu davranışların altında yatan neden çevreden duyulan olumsuz örneklerdir. Çevredeki kişilerin abartılı örnekleri anne adaylarının gereksiz yere endişelenmesine neden olur. Anne adayları rahat bir gebelik süreci geçirmek istiyorsa öncelikle her zaman sakinliğini korumalıdır. Stresten uzak, sakin ve rahat bir yaşam…

Peki, anne adayları hamilelik sürecinde araba kullanabilir mi?

Hamilelik döneminde araba kullanmanın ya da araba yolculuğu yapmanın hiç bir sakıncası yoktur. Önemli olan annenin kendini rahat ve güvende hissetmesidir. Eğer anne gebelik dönemini rahat geçiriyorsa yani hiçbir sağlık sorunu yoksa elbette araba kullanabilir. Ancak araba kullanırken de bazı noktalara dikkat etmek gerekir. Anne adayı gerekli önlemleri aldıktan sonra güvenli bir şekilde araba kullanabilir. İlk olarak emniyet kemeri takmadan asla yola çıkmayın. Bir çok anne adayı karnına baskı yapacağı düşüncesi ile emniyet kemeri takmak konusunda kararsız kalıyor. Ancak hamileler araç kullanırken mutlaka emniyet kemerini takmalıdır. Çünkü en ufak bir kazada ya da ani frenlerde emniyet kemeri sizi koruyacaktır. Böylece karnınıza da zarar gelmeyecektir. Emniyet kemeri doğru takıldığında asla bebeğinize zarar vermez. Kendinizi iyi hissediyor ve emniyet kemerinizi taktıysanız artık yola çıkabilirsiniz.

Aracı rahat bir şekilde kullanmak için koltuğa rahat bir şekilde yerleşmelisiniz. Hatta belinize yumuşak bir yastık koyarak bel ağrılarını azaltabilirsiniz. Aracınızın koltuğuna rahatça oturup gerekli hazırlıkları yaptıktan sonra güvenli bir şekilde yola çıkabilirsiniz.

Aracınızın direksiyon simidi yüksekliğini ayarlamayı unutmayın. Yükseklik ayarını karnınıza doğru değil, göğüs seviyesinde olacak şekilde yukarı doğru ayarlamalısınız. Araç kullanmanın bebek üzerinde hiç bir zararı yoktur. Eğer bir sağlık sorununuz yoksa gebelik sürecinde araç kullanabilirsiniz. Ancak gebeliğin son haftalarında anne adayında bazı sağlık sorunları olabilir. Bu nedenle tek başınıza yolculuk etmemekte fayda vardır. Doktorunuz size bu konuda gerekli bilgiyi verecektir.

Araç kullanırken fazla hız yapmamalı ve aracı dikkatli bir şekilde kullanmalısınız. Uzun yolculuk yapmak gebeliğin son aylarında tehlikeli olabilir. Araç kullanırken dikkat çok önemlidir. Bir anlık dikkat dağınıklığı büyük kazalara yol açabilir. Bu nedenle gebelik sürecinde tansiyon sorununuz, bayılma ya da göz kararması, aşırı kusma, mide bulantısı gibi şikayetleriniz varsa araba kullanmamalısınız. Gebelik sorunları yaşıyorsanız kendi başınıza yolculuk etmekten kaçınmalısınız. Son aylarda doğum sancınız aniden başlayabilir ya da kasılmadan dolayı kendinizi kötü hissedebilirsiniz. Bu nedenle yanınızda birinin olması sizin için daha sağlıklı olacaktır. Aynı şekilde aşırı bulantınız varsa, ani tansiyon düşüklüğü ya da yüksekliği yaşıyorsanız, bayılma ya da göz kararması gibi gebelik sorunlarınız varsa araç kullanmaktan kaçınmalısınız. Hem sizin hem bebeğinizin hemde diğer insanların sağlığı için kendinizi iyi hissetmiyorsanız asla araç kullanmayın.

 

 

KADINLARDA KISIRLIK BELİRTİLERİ

adsız

Kısırlık nedir? Kısırlık belirtileri nelerdir? Kısırlık nasıl anlaşılır? Bu yazımızda kısırlık belirtileri hakkında bilgi vereceğiz.

Bir çok bayanda hamile kalamama sorunu sıklıkla görülmektedir. Hamile kalamamanın bir çok nedeni olabileceği gibi bazen bu sorunlar basit tedavilerle çözülebilmektedir. Hamile kalamayan bayanların aklına hemen kısırlık kelimesi gelir. “Acaba kısırmıyım? Çocuğum olmayacak mı? Nasıl bir tedavi yöntemi izlemeliyim?” gibi sorular hemen akıla gelir. Bu durum bayanları psikolojik olarak büyük ölçüde etkilemektedir. Ancak beklenen hamilelik olmaması durumunda hemen paniğe kapılmak yanlıştır. Çünkü her bayanın hamile kalma süresi farklıdır ve o ay hamile kalamamak kısırlık belirtisi değildir. İnfertelite yani kısırlıktan bahsedebilmek için çiftlerin en az bir yıl düzenli ve korunmasız bir cinsel ilişkisi olmalıdır. Gebelik isteyen çiftlerin 12 ay boyunca düzenli ilişkiye rağmen hamile kalamama durumu infertelite (kısırlık) olarak tanımlanır. Bebek isteyen çiftler en az bir yıl beklemeli ve bir yıl sonunda halen hamilelik oluşmamışsa bir kadın doğum uzmanına başvurmalıdır. Yapılacak muayene ve testler sonucunda neden hamile kalamadığınız belli olur ve doktorunuz o yönde bir tedavi belirler. Kısaca kısırlıktan bahsedebilmek için en az bir yıl geçmiş olması lazımdır.

İkinci önemli konu ise yumurtlama gününü takip etmektir. Hamilelik isteyen bayanlar yumurtlama gününü mutlaka takip etmelidir. Yumurtlama gününe yakın günlerde ilişkiye girmek hamilelik şansını arttıracaktır. Bir sene düzenli ilişkiye rağmen gebelik oluşmamışsa bir kadın doğum uzmanına başvurulmalıdır. Ancak bir seneden önce gebelik oluşmamamışsa endişelenmeye gerek yoktur. Hamile kalamama gibi sorunlarda sorun erkekte veya kadında bazen ise her ikisinde de olabilmektedir. Bu nedenle hamile kalamama gibi bir durumda gerekli testler yapılarak hamile kalamamanın nedenleri araştırılmalıdır. Bayanların kendilerine ksıırlık teşhisi koyması yanlıştır. Bu yapılacak testlerden sonra kısırlıktan bahsedilmeldir.

İnfertelite bir hastalık değildir ve bu nedenle pek belirtisi olduğu söylenemez. Yani bir hastalıkta olduğu gibi bir şikayet ya da belirti olmaz. Yalnız bayanların inferteliteyi kendileri anlamaları zordur bu nedenle mutlaka bir jinekolojik muayene ve testler gereklidir. İnfertelite tanısı da bu şekilde konur. Kısırlığın nedenlerini sayacak olursak; Kadınlarda kısırlık nedenleri arasında yumurtlama bozuklukları, tüplerin tıkalı olması, hormon yetmezliği, rahim ile ilgili sorunlar sayılabilir. Ancak en fazla karşılaşılan neden yumurtlama bozukluklarıdır. Yumurtlama bozuklukları hamileliği geciktirebilir ya da engelleyebilir. Bayanlarda en sık görülen kısırlık nedenlerinin başında gelir. Yumurtlamanın olmaması ya da düzensiz ve seyrek olması yumurtlama bozukluğudur. Yumurtlama bozukluğunun en önemli belirtisi adet düzensizliğidir. Gebeliğin oluşması için yumurta oluşması ve bu yumurtanın çatlayarak döllenmesi gerekir. Eğer yumurtlama olmazsa gebelik olmayacağı için, en önemli kısırlık nedenidir. Yumurtlama bozukluklarının tedavisi vardır ve genelde ilaç tedavisi ile başarılı sonuçlar alınmaktadır.

Kısırlığın farklı nedenleri vardır. Ancak belirtileri çok fazla değildir. Bunlardan birkaçınından bahsedecek olursak;

  • Yumurtlama düzensizliği sonucu adet düzensizliği,
  • Polikistik over sendromu sonucunda tüylenme, adet düzensziliği, obezite, ciltte yağlanma ve sivilce
  • Bir yıl sonucunda hamile kalamama
  • Ağrılı adet ve devam eden kasık ağrıları
  • Bazı bayanlarda göğüslerden süt benzeri sıvı gelmesi sayılabilir.

YUMURTLAMA (OVULASYON) NE ZAMAN OLUR VE KAÇ GÜN SÜRER?

Bu yazımızda yumurtlama(ovulasyon)hakkında bilgi vereceğiz. Yumurtlama nedir? Yumurtlama nasıl olur?yumurtlama-gunu Yumurtlama kaç gün sürer? Yumurtlama adetten sonra kaçıncı gün olur ve kaç gün sürer?
Hamile kalmak isteyen bayanlar yumurtlama günlerini takip ederek hamilelik şansını arttırabilir. Hamilelik şansını arttırmak için yumurtlama gününü takip etmek önemlidir. Bu nedenle ilk olarak yumurtlama ne zaman olur sorusunu cevaplayalım. Yumurtlama 28 günde bir adet gören bir kadında 14. günde, 30 günde bir adet olan bayanda ise 16. günde olur. Yani yumurtlama adet döngüsünün ortasındaki günlerde olur.
Adet döngüsü ilk adet günü ile sonraki âdetin ilk günü arasındaki süreçtir. Bu süreç normalde 28 ile 30 gün arasında değişmektedir. Daha geç adet gören bayanlarda ise yumurtlama daha geç olur. Örneğin; 35 günde bir adet gören kadında yumurtlama yaklaşık 21. gün olur. Bu nedenle bayanlar ilk adet gününden saymaya başlayarak yumurtlama günlerini hesaplayabilir. Hamilelik için şansın en yüksek olduğu dönem yumurtlama gününe en yakın olan 3-4 günlük dönemdir. Ancak şunu da unutmamak gerekir ki yumurtlama bir kaç gün süren bir olay değildir, yumurtlama olur ve biter. Yumurtlama olduktan sonra yumurta hücresi 24 saat canlı kalabilir. Erkek sperm hücresi ise ortalama 3 gün yaşayabilir. Yani yumurtlamadan 2-3 gün önce ve bir gün sonra cinsel ilişki olursa hamilelik olabilir.

Hamilelik şansını arttırmak için bayanlar bu günleri takip etmelidir. Yumurtlamanın olduğu gün ve önceki üç gün hamileliğe en elverişli zamanlar olduğu için hamile kalma ihtimali yüksektir. Bir çok bayan yumurtlama gününü takip ederek kolaylıkla hamile kalmıştır.
Erkek sperm hücresi ortalama 3 gün yaşayabilir. yani yumurtlamadan 2-3 gün önce cinsel ilişkiye girilmiş ise yumurtlama olduğunda döllenme olur ve gebelik gerçekleşir. aynı şekilde yumurtlamadan sonraki gün de hamilelik olabilir. Ancak yumurtlamadan 2-3 gün sonra cinsel ilişkiye girildiğinde gebelik ihtimali oldukça düşüktür. Çünkü yumurta hücresi ortalama 24 saat canlı kalabilir.
Yumurtlama gününü takip etmek hamilelik şansını arttırır ancak sadece yumurtlama tarihini hesaplamak yeterli değildir. Çünkü gebeliğin oluşması için yumurtalıklarında düzgün bir yumurta oluşması, bunu ovulasyon yapması( yani yumurtlaması) ve bu yumurtanın tüpler tarafından yakalanarak burada sperm ile döllenmesi gerekir. Bu nedenle bir yıl korunmasız düzenli cinsel ilişkiye rağmen hamilelik oluşmamışsa mutlaka bir kadın doğum uzmanına başvurulmalıdır. Yapılacak muayene ve testler sonucunda hamileliğe engel bir durum olup olmadığı anlaşılmaktadır.
Hamile kalamamanın en önemli nedeni adet düzensizliğidir. Çünkü adet düzensizliklerinde yumurtlama günü herhangi bir günde olabilir. Bu nedenle yumurtalıkların düzgün çalışması önemlidir. Yumurtlamanın takvim hesabı dışında bazı belirtileri vardır. Bunları sıralayacak olursak; vücut ısısında artış, vajinal akıntıda artış, tek taraflı ya da çift taraflı kasık ağrısı, göğüslerde hassasiyetin artması ve bazen cinsel istekte artıştır.

Kış aylarında hamileler nelere dikkat etmeli?

Havaların soğuması ile hastalıklar da artmaya başladı. Hamileler ise bu dönemde daha dikkatli davranmalıdır. Kış aylarında anne adayları, hem kendi sağlığı hemde bebeğinin sağlığı için gerekli protein, karbonhidrat, yağ, mineral ve vitaminleri almalıdır. Hamilelerin metabolizmalarının düzenli çalışması için  sağlıklı beslenmek ilk şarttır.besin

Beslenme konusundan önce  kıyafet konusunda bilgi verelim. kış aylarında anne adayları sağlıklı beslenmelidir, bunun dışında dikkat etmeleri gereken bir diğer konu da doğru giysi seçimidir. Anne adayları soğuk havalarda tek parça hamile elbisesi giymek yerine rahat kat kat kıyafetler tercih etmelidir.  Naylonlu ve hava geçirmeyen giyeceklerin, vücudunuza hava aldırmayacağı; ve mantar oluşumuna neden olacağı da unutulmamalıdır. Kış mevsiminde giyeceğiniz giysiler, yünlü, pamuklu giysiler olmalıdır. Soğuk havalarda daha az üşümek için daha kalın ve sıcak tutacak kıyafetler giymelisiniz. Kıyafet kadar ayakkabı seçimi de oldukça önemlidir. Çünkü karda, buzda kaymayacak tabanlı ayakkabılar sizi düşmelerden ve olabilecek kazalardan koruyacaktır.

Peki, anne adayları kış aylarında nasıl beslenmelidir? Hasta olmamak için hangi besinler daha sık tüketilmelidir? Kış aylarında hamileler için tüketilmemesi gereken besinler nelerdir.? Soğuk havalarda hamileler hangi konularda daha dikkatli davranmalıdır?

Kış aylarında bol miktarda bulunan kış sebzeleri öncelikle tercih edilmelidir. Karnabahar, brokoli, kereviz, ıspanak, pırasa gibi sebzeler bolca tüketilebilir. Yeşil yapraklı sebzeler de  kış hamileliğinin daha sağlıklı geçmesine katkı sağlar. Sebzeler kadar meyvelerde önemlidir. Özellikle kışın C vitamini deposu olan turunçgiller;  portakal, mandalina, greyfurt gibi meyveleri tüketmek gebelik sürecinin daha sağlıklı geçmesini sağlar. bu nedenle kış aylarında kış sebzeleri ve meyveleri bolca tüketilmelidir. Ayrıca kış hamileleri beslenme açısından oldukça şanslı olduğu da unutulmamalıdır. Çünkü taze balık ve C vitamini içeren meyveler kış aylarında oldukça fazladır. Kış hastalıklarından korunmak ve bağışıklık sistemini güçlendirmek için C vitamininden zengin besinleri fazlaca tüketmelisiniz. Ayrıca kış mevsiminde taze balık tüketmek, vücudun D vitamini ihtiyacını karşılarken, kemik ve diş gelişimi için de önemlidir. Yaz aylarında hamileler D vitamini ihtiyacını güneşten alabilirken; kış hamileleri bu ihtiyacı balıktan alabilir. Haftada en az bir porsiyon balık bebeğin kemik ve diş gelişimine fayda sağlamaktadır.

Anne adayları gebelik sürecinde sağlıklı ve dengeli beslenerek kontrollü kilo alabilir ve böylece gebelikte çok fazla kilo alınmış olmaz. Sağlıklı ve dengeli beslenmenin en kolay yolu; protein, kalsiyum, vitamin ağırlıklı beslenmektir. Anne adayı protein ihtiyacını et, yumurta, balık, tavuk gibi besinlerden almalıdır. Kalsiyum ihtiyacını ise süt, yoğurt, peynir ve süt ürünlerinden almalıdır. Vitamin ve mineral gereksinimini ise, sebzelerden ve meyvelerden karşılayabilir.

Beslenme ve giyim konusundan sonra bir diğer önemli konu da hijyendir. Kış aylarında salgın hastalıklardan korunmak için anne adayları hijyene dikkat etmelidir. Kapalı kalabalık ortamlarda uzun süre bulunmamak, sigara içilen ortamlarda da asla bulunmamak,  elleri sürekli yıkamak, bulunulan ortamı düzenli olarak havalandırmak gereklidir.

Kış aylarında cilt bakımını da ihmal etmemek gerekir. Soğuk havalar cildin kuruyarak çatlakların oluşmasına neden olacağını için daha özenli bir bakıma ihtiyaç duyulacaktır. Ayrıca gebelik döneminde cilt daha fazla hassas olacağı için nemlendiricilerle cildinizin kurumasını engelleyin,  ellerinizi ve yüzünüzü soğuk su ile değil ılık su ile yıkamalısınız. Bol su içmeyi de ihmal etmeyin.

Kış aylarında geçirilen hamilelik sırasında, ısınmak için kullanılan yakıtın ortamı kurutacağı hesaba katılarak, ıslak havlular; ya da bir çaydanlık su gibi önlemlerle, ortamı nemlendirmeniz gerektiğini unutmamanız gerekmektedir.

Gebelikte bağışıklık sistemi yavaşladığı için, anne adayı kendine ve bebeğine etki edecek her türlü durumdan sakınmalıdır. Giyinme, beslenme, hijyen kuralları vb. gibi konularda oldukça titiz davranmalıdır. Kış mevsiminde bağışıklık sistemini güçlendirmek için beslenmenize ekstra özen göstermeli, hastalıklardan korunmak için hijyen kurallarına daha fazla dikkat etmelisiniz.

 

Kürtaj kısırlığa neden olur mu;  Kürtaj ve Kısırlık Riski

gebelik-ne-zamanBu yazımızda kürtaj sonrası hamile kalamamak ile ilgili bilgi vereceğiz. Gebeliğin sonlandırılması yani kürtaj kısırlığa neden olur mu? Kürtaj sonrası hamile kalamama nedenleri? Kürtaj ve kısırlık riski

 

Kürtaj çeşitli nedenlerle gebeliğin sonlandırılması anlamına gelmektedir. Bilindiği gibi ülkemizde 10 hafta ve üzeri gebeliğin sonlandırılması yasaktır. Ayrıca 10 haftanın üstü gebeliklerin sonlandırılması kanunen yasak olmakla birlikte tıbben de risklidir. Bebeğin kalp atışı olmadığında ya da annenin hayati tehlikesi bulunduğunda doktorların ortak kararı ile kürtaj yapılabilir. Özellikle ilk gebeliklerde sağlıksız gebelik( bebeğin kalp atışının duyulmaması ya da bebekte ciddi bir sağlık sorunu olması) riski fazladır ve bu gebelikler sonlandırılır. Bu gebeliklerin sonlandırılması vakum aspirasyon yöntemi ile olmaktadır.

 

Sağlıksız gebelikler, yapılan ultrason muayenesi ile anlaşılmaktadır. Bu durumda doktorunuzun size önerisi kürtaj olacaktır. Bazı anne adayları kürtaj olayına çok sıcak bakmaz. Özellikle dinde kürtajın yasak ve istenmeyen bir durum olması nedeniyle kürtajı birçok anne adayı reddeder. Ancak hem dinen hem de tıbben, annenin hayati riskinin olması durumunda gebeliğin sonlandırılması mecburidir. Bazı anne adayları ise kürtajın kısırlığa neden olacağını düşündüğü için kürtaja pek sıcak bakmaz. Akla gelen ilk soru; tekrar hamile kalabilecek miyimdir?

Halk arasındaki birçok düşünce aslında yanlıştır. Bunlardan biriside kürtajın kısırlık yaptığı düşüncesidir. Özellikle ilk gebeliklerde yani hiç doğum yapmayan bayanlarda kürtajın kısırlığa neden olduğu yanlıştır, böyle bir durumun olma ihtimali yoktur. Bayanlar bu tür yanlış inanışlara kulak asmamalıdır. Gebelikte bebeğin kalp atışının olmaması yani ölü bebek gibi durumlarda doktorunuz kürtajı önerecektir. Çünkü bebek ölüdür ve bu gebelik sağlıksızdır. Bu nedenle gebelik sonlandırılmalıdır. Bu tür işlemleri yapan ekip oldukça tecrübeli ve deneyimlidir. Uygun ve doğru şartlar altında yapılan kürtaj herhangi bir soruna neden olmaz. Genellikle doktorlar kürtajda, vakum tekniğini kullandığı için rahim içerisinin zarar görme ihtimali oldukça düşüktür. Bu durumda da kürtajın kısırlığa neden olduğu düşüncesi oldukça yanlıştır.

 

Bilinmeyen infertelite son zamanlarda sıkça duyduğumuz bir ifadedir. Sebebi bilinmeyen kısırlık hiç kürtaj olmayan bayanlarda da görülmektedir. Hamile kalamamanın birçok nedeni olabileceğinden mutlaka bir doktora başvurulmalıdır. Yapılacak muayene ve testler sonucunda da sorun anlaşılır ve tedaviye başlanır. Kürtaj olmak yeniden hamile kalmaya engel değildir. Kürtaj sonrası doktorunuzun önerilerini dinlemelisiniz. Çünkü doktorunuz belli bir süre hamile kalmayı yasaklayacaktır. Bu süre bittiğinde tekrar hamile kalmanızda herhangi bir sakınca yoktur.

 

Kürtaj olmak yeniden hamile kalmaya engel değildir ancak kürtaj asla doğum kontrol yöntemi olarak kullanılmamalıdır. Ancak tıbbi açıdan gebeliğin sonlandırılması gereken durumlarda kürtaja başvurulmalıdır.  Ayrıca kürtaj sonrasında kontrollerinizi ihmal etmemelisiniz.

 

İstenmeyen gebeliklerde anne adayları çeşitli yöntemlere başvurmaktadır. Bu hem annenin hem de bebeğin sağlığı açısından çok tehlikelidir. Yasal olmayan yollara başvurmak oldukça yanlıştır. Sonlandırılması gereken gebeliklerde, tekrar hamile kalamam düşüncesi ile kürtajdan kaçmak da bir o kadar yanlıştır.

Hamilelikte kız bebek belirtileri

adsız

Gebelik oldukça özel ve heyecanlı bir süreçtir. Her gün bebeğiniz biraz daha büyümekte ve gelişmektedir. Kalp atışını duymak ve bebeğinin hareketlerini hissetmek bir anne için en heyecan verici olaydır. Ancak gebelikte en çok merak edilen de bebeğin cinsiyetidir. Bilindiği gibi bebeğinizin cinsiyeti kesin öğrenmek için 16 hafta beklemeniz gerekmektedir. Çünkü bebeğin cinsiyeti 16. haftadan sonra netlik kazanır. Eşlerin birçoğu ise bebeğim sağlıklı olsunda; kız evlat, erkek evlat fark etmez diye düşünür. Ancak hem annelerin hem de babaların içinden erkek ya da kız evlat daha çok istenir. Gelişen tıp sayesinde artık eşler bebeklerinin anne karnındaki her halini rahatlıkla görebilmekte ve hatta anne karnında bebeğin renkli resmi bile çekilebilmektedir.

Peki, gebeliğin ilk aylarında bebeğin cinsiyeti anlaşılabilir mi? bebek kız ise belirtileri nelerdir? Gebelikte kız ya da erkek bebeğin belirtisi var mıdır? Bu yazımızda hamilelikte kız bebek belirtileri hakkında bilgi vereceğiz.

Halk arasında bu konu ile ilgili birçok fikir vardır. Eskiden ultrasona girmeyen anne adayları için özellikle yaşlıca bayanlar bebeğin cinsiyetini anlamak için kendilerince bazı fikirler üretmiştir. Hamile olan kişiye bakılır ve özellikle vücut şekline göre bebeğin kız ya da erkek olduğu söylenirdi. Şimdi ise ultrason ile bebeğin cinsiyeti kesin olarak öğrenilmektedir.

Kız bebeğin bazı belirtileri vardır ancak bunun bir kesinliği olmadığı da unutulmamalıdır. Çünkü bayanlarda hamilelik sürecinde hormonların etkisiyle vücut değişmektedir. Örneğin hiç tatlı yemeyen bir bayan hamile kaldıktan sonra devamlı tatlı yeme isteği duyabilir. Bu tamamen kişinin hormonları ile ilgili bir durumdur. Kız bebeğin belirtilerini sıralayacak olursak; hamilelikte basen ve poponuzdan kilo almışsanız bebeğinizin kız olma olasılığı yüksektir. Eskiden de bebeğin cinsiyetini anlamanın en kolay yolu bu idi. son zamanlarda ise takvim yöntemi ile bebeğin cinsiyeti bilinmeye çalışılmaktadır. Özellikle Çin takvimi bayanlar arasında oldukça popülerdir. Yaşınız ve gebe kaldığınız aya bakılarak cinsiyet belli olmaktadır. Bu takvime bakarak bebeğinizin cinsiyeti hakkında fikir sahibi olabilirsiniz.

 

Erken başlayan mide bulantıları da kız bebek belirtilerinden birisidir. Ayrıca sol göğsün sağ göğüsten büyük olması da kız bebek belirtisidir. Halk arasında yaygın bir inanç da; eğer gebelikte anne adayının cildinde değişme çok fazla ise bebek kızdır. Çünkü erkek bebek anneye güzellik verirmiş, kız bebek ise annesinin güzelliğini ödünç alırmış. Bu nedenle anne gebelikte kendini daha çirkin hisseder. Aslında hamilelik her bayana çok yakışır ve onun çok daha güzel görünmesini sağlar. Gebelikte anne adayı çok daha fazla huysuzsa bebeğin kız olma ihtimali daha fazladır. Aş erme döneminde devamlı ekşi yemek istiyorsanız, bebeğiniz büyük ihtimalle kızdır.

Gebelikte basen ve popodan kilo almak, devamlı ekşi yeme isteği, kendini çirkin hissetmek, huzursuz olmak, mide bulantılarının erken başlaması, bir göğsün diğerinden büyük olması gibi belirtilerde bebeğinizin kız olma ihtimali daha yüksektir.