Gebelikte akıntı; Gebelikte akıntı nedeni ve tedavisi?

Akıntı kadınlarda sıklıkla görülen bir durumdur ve bu akıntının olması normaldir. Ancak bazı bayanlarda, gebelik ile birlikte bu akıntı daha da fazlalaşır ve anne adayı bu durumdan çok rahatsız olur. Gebelikte akıntının fazlalaşmasının nedeni; hormonların vajinanın dengesini bozmasıdır. Vajina kendini sürekli yenileyen dokulardan meydana gelir ve bu yenileme sürecinde eski dokular akıntı ile birlikte vücuttan atılır. Kadınlarda oluşan bu akıntı genellikle beyaz yada sarımsı bir renkte olup, kokusuz ve ağrı-yanma yapmayan bir akıntıdır. Bazı dönemlerde bu akıntı artabilir yada azalabilir. Önemli olan bu akıntının yanma yada kaşıntıya neden olmamasıdır. Böyle bir durumda doktora başvurmakta fayda vardır.adsız

Akıntının olması ya da olmaması bir hastalığın belirtisi değildir. Kadınlarda belirli dönemlerde akıntı miktarı artabilir ya da azalabilir. Ayrıca gebelikte değişen hormonların etkisiyle anne adaylarında hem fiziksel hem de ruhsal olarak değişim görülür.

Gebelikte anne adaylarında oluşan akıntıya Lökore adı verilir. Hamilelikte akıntının artması normal bir durumdur. Rahatsız edici bir akıntınız varsa, bu konuyu doktorunuza danışmalısınız. Doktorunuza danışmadan herhangi bir ilaç vb. Kullanmamalısınız. Gebelikte artan akıntı belirli bir süre sonra azalacak ve vücut normale dönecektir.

Mutlu Bir Hamilelik için Öneriler

Mutlu ve rahat bir hamilelik için ne yapmalı? Mutlu bir gebelik için anne adayları nelere dikkat etmeli? Daha mutlu bir giyimhamilelik geçirmenin yolları nelerdir?

Mutlu bir hamilelik hem annenin hemde bebeğin sağlığı için oldukça önemlidir. Sağlıklı bir gebelik süreci için anne adayının stresten ve kendini üzecek, mutsuz hissedecek her şeyden uzak durmalıdır. Bilindiği gibi gebelikte hormonların etkisi ile vücut değişime girer ve anne adayı hem ruhsal hemde fiziksel olarak değişir. Normal yaşamına oranla duygusallık daha ön plandadır. Ayrıca bebeğime zarar mı gelecek korkusu da anne adayının endişelenmesine neden olur. Bu nedenle anne adayının çevreden alacağı destek kendini iyi hissetmesi ve rahatlaması için çok önemlidir.

Hamilelik dönemi her kadın için özel ve hayatın en güzel dönemlerinden biridir. Elbette hamilelik güzel olduğu kadar sıkıntılı bir dönemdir ve bu süreci bazı bayanlar rahat, bazı bayanlar sıkıntılı geçirebilir. Değişen hormonların etkisi ile hassasiyet en üst düzeydedir ve anne adayı ilk zamanlarda sinirli, endişeli, gergin bir ruh halinde içinde olabilir. Bu dönem geçicidir ve bu dönemde anne adayının çevreden destek alması kendini daha rahat hissettirecektir.

Mutlu bir hamilelik için anne adayı neler yapabilir?

  • İlk olarak anne adayları stresin bebeğe verdiği zararı unutmayarak, endişeli ruh halinden acilen uzaklaşmalıdır. Hamileliğin öğrenilmesinden sonra endişelenmek yerine güzel günlerin başladığı düşünülerek mutlu olunmalıdır.
  • Gebelik dönemini rahat geçirmek, doğumun da kolay olmasını sağlar. Unutmayın ki siz ne hissederseniz bebeğiniz de onu hisseder…
  • Anne adayının bebeği ile konuşmasının çok faydası vardır ve anne ile bebek arasında ki bağın daha da güçlenmesini sağlar. Yapılan araştırmalarda anne karnında bebek ile konuşmanın hem annenin sağlığı açısından hemde bebeğin gelişimi açısından bir çok faydasının olduğu gözlenmiştir.
  • Müzik dinlemek, kitap okumak, yararlı TV programları izlemek, bebek ile ilgili faydalı kitapları okumak anne adayını rahatlatacaktır.

  • Mutlu bir gebeliğin ilk şartı pozitif düşünmektir. Bebeğinizin sağlıklı bir şekilde geliştiğini, rahat bir doğum yaptığınızı ve sağlıklı bir şekilde bebeğinizi kucağınıza aldığınızı düşünün. Bu şekilde pozitif düşünmek, pozitif davranmanıza da neden olacaktır. Pozitif düşünen anne adayı hem kendi sağlığı hemde bebeği için en iyisini yapmaya çalışacaktır.
  • Pozitif düşünmek için de her konuda seçici davranmak gerekir. İzlediğiniz film, haberler, diziler, dinlediğiniz müzik, okuyacağınız kitap vb. Her konuda seçici olun. Sizi üzen TV programlarından ya da haberlerden uzak durmak en mantıklısıdır. Aynı şekilde sizi üzen değil, neşelendiren insanlarla vakit geçirin. Hamileliğiniz süresince sevdiğiniz kişilerle vakit geçirmek sizi mutlu edecektir ve rahatlatacaktır.
  • Gebelik döneminde eşlerin birbiri ile iletişimi de çok önemlidir. Anne adayı eşinden aldığı destek ile her sorunu çözeceğini düşünür ve bu şekilde rahatlık hissi duyar. Bayanlar üzüntülerini ya da sevinçlerini eşi ile paylaşmalıdır.
  • İyi düşünmek iyi şeylerin olmasını sağlar. Anne adayları iyi düşünmeli, diğer insanlar için iyi dileklerde bulunmalı ve bol bol dua etmelidir. Bu şekilde anne adayı kendini ruhsal olarak iyi hissedecektir.
  • Bebek ile anne arasındaki bağ hamilelikte başlar. Bebek anne karnında hisseder ve duyar. Bu nedenle anne adayları bebeği ile konuşabilir ve bebeğinizi karnınızda sevebilirsiniz.
  • Çocuklarınız varsa onlarla birlikte aktiviteler planlamak, birlikte vakit geçirmek sizi rahatlatacaktır. Eşiniz ve çocuklarınız ile keyifli vakit geçirmek anne adayını mutlu eder.
  • Her zaman kendinizi rahatlatacak cümleler kurun. Evinizde canlı çiçekler, renkli tablolar ya da sizi mutlu edecek küçük objeler kullanın.
  • Gebelikte anne adayları kolaylıkla depresyona girebilir. Bu nedenle çeşitli aktivitelerle uğraşmak depresyondan kurtarabilir. Doktorunuza danışarak egzersiz yapabilir, kendinizi yormayacak aktivitelerle uğraşabilirsiniz. Açık havada yürüyüş yapmak anne adaylarını oldukça rahatlatmaktadır.
  • Güzel giyinmek ve kişisel bakıma dikkat etmek annenin kendini iyi hissetmesini sağlar. Anne adayı aynada kendini güzel görerek mutlu olur.
  • Dengeli ve sağlıklı beslenmek de mutluluk için önemlidir. Anne adayı yeterli ve dengeli beslenmelidir.

 

 

Bakireyken Hamile Kalınır mı?

Bakireyken Hamile Kalınır mı?gebelik-ne-zaman

Bu yazımızda “Bakire birisi hamile kalabilir mi?” sorusu hakkında bilgi vereceğiz. Gebelik her zaman planlı bir şekilde olmaz ve her çift bebek sahibi olmak istemeyebilir. Böyle durumlarda hamile kalmak, özellikle bebek sahibi olmak istemeyen çiftlerin en büyük korkusudur. Çiftlerin merak ettiği bir konuda bakireyken hamile kalınıp kalınmadığıdır. Çevreden duyulan olumsuz hikayeler bu korkunun daha da artmasına neden olur. Bakire olduğunu bilmesine rağmen bayanlar hamileyim diyerek paniklemektedir.

Genç çiftler hangi durumlarda hamileliğin oluştuğunu da merak etmektedir. İlk olarak çiftler gebeliğin nasıl oluştuğu konusunda bilinçli olmalıdır. Gebeliğin oluşması için spermin vajina içine girmesi ve rahime ulaşması gerekmektedir. Spermler hareketli olduğu için vajinaya yakın boşalma olduğunda da vajinaya girebilir. Ancak bu şekilde gebelik ihtimali düşüktür. Korunmasız normal bir ilişkide gebelik ihtimali yüksektir. Bu nedenle hamilelik planlamayan çiftler dikkatli olmalıdır.

Spermlerin vajina içene girmediği sürece gebeliğin oluşması söz konusu değildir. Çiftler hangi şekilde hamile kalınacağını da bilmelidir. Çünkü bazen çiftler psikolojik olarak hamilelik korkusu yaşamaktadır. Özellikle sürtünme yoluyla ya da iç çamaşırı varken ilişkiye girildiğinde hamile kalınır mı sorusu da sıkça sorulmaktadır.

İç çamaşırı varken ya da sürtünme yoluyla hamilelik oluşmaz. Aynı şekilde bakire olan bir insanın da hamile kalması mümkün değildir. Eğer vajina üzerinde sürtünme yoluyla ilişkiye girilmişse ve vajina üzerine boşalma olmuşsa çok az bir ihtimal de olsa gebelik oluşabilir. Bunun nedeni spermlerin hareketli olmasından kaynaklıdır.

Bakire birinin hamile kalması mümkün mü?

Bakire bir kişinin hamile olması mümkün değildir. Ancak bakire kişiler hamile kalamaz demek de yanlıştır. Bakire bir kişinin hamile kalma ihtimali düşüktür ancak bakirelik gebeliğe de engel değildir. Bunun nedeni vajina üzerine boşalma olursa, spermler vajina içine doğru ilerler ve hamilelik oluşabilir. Çok düşük bir ihtimal olsa da dikkatli olmakta fayda vardır. Hamile kalma ihtimalinin yüksek olduğu dönem, yumurtlama dönemidir. Bu dönemde hamile kalma ihtimali yüksektir. Özetlemek gerekirse bakireyken hamile kalma mümkün değildir. Ancak bazı durumlarda bakireyken gebeliğin oluşması çok düşük bir ihtimal de olsa gerçekleşebilir.

 

 

Hamilelikte Müzik Dinlemenin Faydaları

Müzik ruhun gıdasıdır” sözü aslında çok doğrudur. İnsan üzerinde müziğin bir çok faydasının olduğu bilinmektedir. Gebelikanne-olmaya-gercekten-hazir-misin--1319143 döneminde de müzik hem anne hemde bebek üzerinde olumlu etkisi vardır. Hamilelik döneminde müzik dinleyen anne ve bebeklerin sağlığı üzerine birçok çalışma yapılmış olumlu etkileri olduğu gözlemlenmiştir.

Hamilelik süresince anne adayı her zaman kaygılıdır. Özellikle gebeliğin ilk aylarında ve son aylarında bu kaygı daha da fazlalaşır. Bunun nedeni ilk aylarda anne adayı düşük yapmaktan ve bebeğini kaybetmekten korkarken son aylarda ise doğum korkusu başlamaktadır. Anne adayları gebelikte değişen hormonların etkisiyle hem fiziki hemde ruhsal olarak bir değişim içine girer. Bu dönemde stresten ve kötü düşüncelerden uzaklaşmak için müzik iyi bir kurtarıcı olabilir. Hamilelikte müzik dinlemek anne adayları için bir kaçış niteliği taşımaktadır.

İlk olarak şunu belirtelim; hamilelik dönemi ne kadar rahat ve huzurlu geçerse, doğum anı ve sonrası da rahat ve huzurlu geçecektir. Bu nedenle anne adayları gereksiz düşünceleri kafasından atmalı ve farklı etkinliklere yönlenmelidir. Özellikle stresli zamanlarda film izlemek, kitap okumak, müzik dinlemek gibi aktiviteler rahatlamanızı sağlayacaktır. Anne adayı müzik dinlerken hem kendisinin hemde bebeğinin rahatladığını hissedecektir.

Bebekler anne karnında 16.haftadan itibaren duymaya başlar. Dışarıdan gelen sesleri ise 24. haftadan sonra duyar ve algılar. Hatta 32. haftadan itibaren bebekler sesleri hatırlayarak tepki vermeye başlar. Bu nedenle sizin duyduklarınızı bebeğinizin de duyduğunu unutmayın…

Bebek anne karnında dinlediğiniz müziği duyabilir, müziğin rahatlatıcı etkisini bebeğinizde hissedecektir. Anne adayının sürekli kaygı halinde olması, bebeğin bu durumdan olumsuz etkilenmesine neden olacaktır. Bu nedenle müzik dinlemek bu kaygının en aza indirgenmesini sağlar. Anne adayı hoşuna giden müzikleri dinleyerek kaygılarından uzaklaşacak ve mutlu olacaktır. Bebekte anne rahatladığı için rahatlayacaktır. Hatta anne adayları gebelik döneminde bir müzik aleti çalabilir ya da çalmayı öğrenebilir. Bu şekilde anne kendini daha iyi hissedecektir.

Anne adayları bebeğe ritmik müzikler dinletebilir. Bu şekilde bebeğin ritm duygusu da gelişecektir. Bebeğe yumuşak tonlarda müzik dinletilmeli.  Ayrıca müziği çok yüksek seste değil, normal bir ses seviyesinde dinlemek daha faydalıdır. Bebek normal ses tonunda da müziği rahatlıkla duyabilir.

Müzik dinlemek annenin de kendini rahat hissetmesini sağlar. Anne adayları endişeli olabilir yada aklına bir çok düşünce gelebilir. Çevreden duyulan olumsuz hamilelik hikayeleri bu endişenin daha da artmasına neden olur. Bu nedenle bu kötü düşüncelerden uzaklaşmak ve rahat bir hamilelik geçirmeniz için rahatlatıcı müzikler dinlemek iyi bir kurtarıcı olacaktır. Unutmayın siz ne hissederseniz bebeğiniz de aynı duyguyu hisseder…

HAMİLELİKTE ARABA KULLANMAK

Gebelikte Araba Kullanmak Güvenli mi?gebelik

Hamilelik oldukça önemli bir süreçtir ve anne adayları hamilelikte her konuda daha dikkatli davranır. Hatta bazı anne adayları bebeğime zarar gelecek korkusu ile günlük hayatını biraz zorlaştırır. Bunlardan birisi de araba kullanmaktır. Bazı anne adayları hamile olduğunu öğrendikten sonra araba kullanmak istemez. Hayatında bir çok şeyi kısıtlar ve kendine her gün yeni yeni yasaklar koyar. Aslında bu davranışların altında yatan neden çevreden duyulan olumsuz örneklerdir. Çevredeki kişilerin abartılı örnekleri anne adaylarının gereksiz yere endişelenmesine neden olur. Anne adayları rahat bir gebelik süreci geçirmek istiyorsa öncelikle her zaman sakinliğini korumalıdır. Stresten uzak, sakin ve rahat bir yaşam…

Peki, anne adayları hamilelik sürecinde araba kullanabilir mi?

Hamilelik döneminde araba kullanmanın ya da araba yolculuğu yapmanın hiç bir sakıncası yoktur. Önemli olan annenin kendini rahat ve güvende hissetmesidir. Eğer anne gebelik dönemini rahat geçiriyorsa yani hiçbir sağlık sorunu yoksa elbette araba kullanabilir. Ancak araba kullanırken de bazı noktalara dikkat etmek gerekir. Anne adayı gerekli önlemleri aldıktan sonra güvenli bir şekilde araba kullanabilir. İlk olarak emniyet kemeri takmadan asla yola çıkmayın. Bir çok anne adayı karnına baskı yapacağı düşüncesi ile emniyet kemeri takmak konusunda kararsız kalıyor. Ancak hamileler araç kullanırken mutlaka emniyet kemerini takmalıdır. Çünkü en ufak bir kazada ya da ani frenlerde emniyet kemeri sizi koruyacaktır. Böylece karnınıza da zarar gelmeyecektir. Emniyet kemeri doğru takıldığında asla bebeğinize zarar vermez. Kendinizi iyi hissediyor ve emniyet kemerinizi taktıysanız artık yola çıkabilirsiniz.

Aracı rahat bir şekilde kullanmak için koltuğa rahat bir şekilde yerleşmelisiniz. Hatta belinize yumuşak bir yastık koyarak bel ağrılarını azaltabilirsiniz. Aracınızın koltuğuna rahatça oturup gerekli hazırlıkları yaptıktan sonra güvenli bir şekilde yola çıkabilirsiniz.

Aracınızın direksiyon simidi yüksekliğini ayarlamayı unutmayın. Yükseklik ayarını karnınıza doğru değil, göğüs seviyesinde olacak şekilde yukarı doğru ayarlamalısınız. Araç kullanmanın bebek üzerinde hiç bir zararı yoktur. Eğer bir sağlık sorununuz yoksa gebelik sürecinde araç kullanabilirsiniz. Ancak gebeliğin son haftalarında anne adayında bazı sağlık sorunları olabilir. Bu nedenle tek başınıza yolculuk etmemekte fayda vardır. Doktorunuz size bu konuda gerekli bilgiyi verecektir.

Araç kullanırken fazla hız yapmamalı ve aracı dikkatli bir şekilde kullanmalısınız. Uzun yolculuk yapmak gebeliğin son aylarında tehlikeli olabilir. Araç kullanırken dikkat çok önemlidir. Bir anlık dikkat dağınıklığı büyük kazalara yol açabilir. Bu nedenle gebelik sürecinde tansiyon sorununuz, bayılma ya da göz kararması, aşırı kusma, mide bulantısı gibi şikayetleriniz varsa araba kullanmamalısınız. Gebelik sorunları yaşıyorsanız kendi başınıza yolculuk etmekten kaçınmalısınız. Son aylarda doğum sancınız aniden başlayabilir ya da kasılmadan dolayı kendinizi kötü hissedebilirsiniz. Bu nedenle yanınızda birinin olması sizin için daha sağlıklı olacaktır. Aynı şekilde aşırı bulantınız varsa, ani tansiyon düşüklüğü ya da yüksekliği yaşıyorsanız, bayılma ya da göz kararması gibi gebelik sorunlarınız varsa araç kullanmaktan kaçınmalısınız. Hem sizin hem bebeğinizin hemde diğer insanların sağlığı için kendinizi iyi hissetmiyorsanız asla araç kullanmayın.

 

 

Hamilelikte topuklu ayakkabı giyilir mi?

Hamilelikte topuklu ayakkabı giyilir mi? Gebelikte yüksek topuk giymek bebeğe zarar verir mi? Yüksek topuklu ayakkabı ve gebelik?
Yüksek topuk giymeyi seven bayanlar, hamilelik ile beraber bir kararsızlığa düşer. Kimi bayanlar için yüksek topuk vazgeçilmezdir. Bazı bayanlar ise asla yüksek topuklu ayakkabı giyemez ve düz ayakkabıları tercih eder. Yüksek topuklu ayakkabılar, kadınları daha uzun boylu ve kalçalarının daha dik görünmesini sağlar. Çoğu bayan topuklu ayakkabıları bu nedenle tercih eder.adsız

Normal zamanda bayanlar istediği gibi davranırken, gebelikte bu durum değişir ve anne adayı daha dikkatli davranır. Bu doğru bir harekettir çünkü gebelik önemli ve dikkat edilmesi gereken bir süreçtir. Biraz önce de vurguladığımız gibi, her bayan farklıdır ve topuklu ayakkabı giymek bir tercih meselesidir. Bu durum gebelikte de aynıdır. Çünkü bazı bayanlar gebelikte topuklu ayakkabıyı güvenli bulmaz ve tercih etmez. Bazı bayanlar ise gündelik olmasa da zaman zaman topuklu ayakkabıyı giymeye devam eder.

Uzmanlar gebelikte topuklu ayakkabı giymenin güvenli olmadığını, gebelik süresince rahat ayakkabı tercih edilmesi gerektiğini söylemektedir. Gebelikte topuklu ayakkabı giymek birçok riski de beraberinde getirir. Denge kaybının sağlanması zorlaşacağı için, düşme riski fazlalaşır. Bunun sonucunda ilk olarak tehlike; ayak burkulmaları ve kırıklardır. Düşme sonucu anne adayı sakatlanabilir. Bu nedenle özellikle gebelik ilerledikçe düşük topuklu ayakkabılar giyilmelidir. Anneler gebeliğin ilk aylarında topuklu ayakkabı giymenin zararlı olmalığı düşünür. Aslında yüksek topuk gebeliğin ilk aylarında da tehlikelidir. Çünkü denge kaybı sonucunda düşmeler olabilir. Bu düşme sonucunda karnınıza darbe alabilirsiniz. Gebelikte karnın belirginleşmesi ile birlikte ağırlık merkezi değişir ve denge kaybı daha da fazlaşır. Anne adayı düşecekmiş gibi olur. Bu aylarda topuklu ayakkabı giymek sakıncalıdır.

Gebelikte ayaklarda şişkinlik olabilir. Bu durum topuklu ve dar ayakkabı giymenizi zorlaştırır. Sağlıklı bir kan dolaşımı için rahat ayakkabıları tercih etmelisiniz. Gebeliğin ileri aylarında bebeğin büyümesi ile birlikte bel ve sırt ağrısında artmalar görülür. Topuklu ayakkabı giyildiğinde bu ağrılar daha da artar. Bunun yanında ayak yapısının bozulmasına da neden olur. Hamile bayanların alçak topuklu ya da düztaban ayakkabıları tercih etmesi gerekir.

Kadınlarda Kısırlık Nedenleri

Kısırlığın yani infertilitenin birçok nedeni olabilir. Hamile kalamama sorunu birçok bayanda görülen bir durumdur. Son zamanlarda da bilinmeyen infertilite kelimesini çevrenizden sıkça duymuşsunuzdur. Bu durum bayanları oldukça etkilemektedir. Adsız

Peki, hamile kalamamanın nedenleri nelerdir?

Kısırlıktan bahsedebilmek için öncelikle bir sene düzenli cinsel ilişkiye girmeleri gerekmektedir. Bir sene boyunca düzenli cinsel ilişkiye rağmen gebelik oluşmuyorsa, kısırlık sorunundan bahsedilebilir. Bir seneden önce gebelik oluşmamışsa, bu durum normaldir ve endişelenmeye gerek yoktur. Bir sene geçmiş ve düzenli cinsel ilişkiye rağmen gebelik oluşmamışsa, öncelikle bir kadın doğum uzmanına başvurulmalıdır. Çocuk sahibi olamama gibi problemlerde sorun erkekte veya kadında ya da her ikisinde de olabilir. Bu nedenle gerekli testler ile hamile kalamamanın nedeni araştırılmalıdır. Bu testlerin sonucunda kısırlıktan bahsetmek daha doğrudur.

Kadınlarda kısırlık nedenleri arasında yumurtlama bozuklukları, tüplerin tıkalı olması, hormon yetmezliği, rahim ile ilgili sorunlar gibi nedenler sıklıkla karşılaşılan sorunlardır. Tabi kısırlığın birçok nedeni olabilir. Her bayanda sorun farklı olabilir. Ancak en fazla karşılaşılan neden yumurtlama bozukluklarıdır. Yumurtlama bozuklukları hamileliği geciktirebilir ya da engelleyebilir. Bayanlarda en sık görülen kısırlık nedenlerinin başında gelir. Yumurtlamanın olmaması ya da düzensiz ve seyrek olması yumurtlama bozukluğudur. Yumurtlama bozukluğunun en önemli belirtisi adet düzensizliğidir. Gebeliğin oluşması için yumurta oluşması ve bu yumurtanın çatlayarak döllenmesi gerekir. Eğer yumurtlama olmazsa gebelik olmayacağı için, en önemli kısırlık nedenidir. Yumurtlama bozukluklarının tedavisi vardır ve genelde ilaç tedavisi ile başarılı sonuçlar alınmaktadır.

Kısırlığın bir diğer nedeni ise; Tüplerin tıkalı olmasıdır. Tüplerin hasarlı ya da tıkalı olması gebeliği engelleyen bir durumdur. Fallop tüplerinin tamamen ya da kısmen tıkalı olması durumunda sperm ile yumurta birleşemez. Bu yüzden de gebeliğin oluşması engellenir. Tüplerin tıkalı olmasının nedenleri arasında enfeksiyonlar, ameliyatlar, cinsel yolla bulaşan hastalıklar sıralanabilir. Tüplerin tıkalı olup olmadığını anlamak için HSG rahim filmi çekilerek tüplerin durumuna bakılır. Gerekli tedaviler yapılarak sorun ortadan kaldırılabilir, eğer sonuç olumlu olmaz ise tüp bebek yöntemine başvurulur.

Çoğu zaman kadında ya da erkekte hiçbir sorun bulunamaz. Yapılan testler sonucunda da gebeliğin oluşmasına engel bulunamazsa bu duruma bilinmeyen infertilite denir. Ancak bu durumla fazla sık karşılaşılmaz. Genelde gebeliğe engel bir durum yapılan testler sonucunda bulunur. Kadınlarda en sık rastlanan hamile kalamama nedenleri, yumurtlama problemi ve tüplerin tıkalı olmasıdır. Hamile kalamamanın birçok nedeni olabilir. Bazen hiçbir sağlık sorunu olmamasına rağmen gebelik oluşmaz. Birçok etken hamileliği önleyebilir. Stres ya da anne adayının yaşı bu tür etkenlerdendir. Ayrıca cinsel ilişki sıklığı ve yumurtlama döneminde cinsel ilişki gebelik şansını arttıran faktörlerdendir.

Kısırlığın nedenlerinden biriside alerjik nedenlerdir. Ancak bu durum fazla sık görülmez. Tedavisi vardır. Polikistik over ve rahim ağzı ile ilgili sorunlar da kısırlık nedenleri aradında sayılabilir.

Hamileler bayramda nelere dikkat etmeli; Kurban Bayramı’nda hamilelere öneriler

üçHamilelik önemli bir süreçtir ve anne adayı her konuda dikkatli olmalıdır. Dikkat edilmesi gereken bir konuda kurban bayramıdır. Kurban bayramında anne adayları dikkat…

Kırmızı et ve tatlı tüketimin fazla olduğu kurban bayramında anne adayları beslenmelerine dikkat etmelidir. Çünkü yapacağınız beslenme hataları sağlık açısından sizi olumsuz etkileyebilir.
Peki, bayram süresince anne adayları nasıl beslenmeli ve nelere dikkat etmelidir?

Kırmızı et protein açısından oldukça zengindir ve gebelikte de önemli bir gıdadır. Ancak kurban bayramında etin aşırı tüketilmesi sağlık açısından risklidir. Ayrıca bayramda anne adaylarını ve bebekleri bekleyen en önemli tehlike toksoplazmadır.
Toksoplazma paraziti bulunan hayvanların etlerinin az pişirilip tüketilmesi sonucunda insana bulaşabilmektedir. Gebelikte bu durum hem anne sağlığı hem de bebek sağlığı açısından oldukça tehlikelidir. Bu nedenle kesilecek hayvanın sağlıklı olması, veteriner kontrolünden geçmiş olması, etin kesimi ve pişirilmesi, hijyen kurallarına uyulması oldukça önemlidir.

Mümkünse anne adaylarının, eti kesildikten bir gün sonra tüketmesi daha doğru olur. Ancak şunu belirtmek gerekir ki; toksoplazma her hayvanda bulunmaz. Bazı hayvanlarda bulunur ve insana geçme şekli sadece, az pişmiş ya da etin pişirilmeden yenmesi sonucu geçmektedir. Bu yüzden anne adayları rahat olabilir. Önemli olan gebelerin kurban bayramında çiğ etten uzak durması ve etlerin iyi pişirilerek yenmesidir. Bu şekilde hiçbir sorun olmayacaktır.

Hamileler bayramda sadece et konusunda değil, tatlı konusunda da dikkatli olmalıdır. Fazla şeker ve tatlı tüketiminden kaçınmalıdır. Bol su içmeye özen gösterilmeli ve asitli içeceklerden uzak durulmalıdır. Misafirlikte ikram edilen tatlı ve asitli içeceklerden uzak durmak sağlığınız açısından önemlidir. Ayrıca bayram süresince fazla ayakta kalmamaya, mümkün olduğunca dinlenmeye özen gösterin. Havaların sıcak olması ve dışarıda gezileceğinden dolayı sıvı tüketimini ihmal etmemek gerekir. Eğer bayramda seyahat edilecek ise mutlaka doktorunuza danışmalısınız.

HAMİLELİK DÖNEMİNDE TÜYLENME

Tüylenme sorunu birçok bayan için can sıkıcı bir durumdur. Bayanlarda tüylenme sorunu sıkça görülen bir durumdur. Bazen tüylenme sorunu aniden ortaya çıkabilir ve yüzde, göğüs aralarında, karın bölgesinde ve kollarda tüylenmede artış görülür. Bu durum gebelikte de söz konusudur. Bazı bayanlar gebelik ile beraber tüylenmede de artış olduğunu söyler. Peki, gebelikte tüylenme neden olur ve nasıl geçer?gebe

Bilindiği gibi gebelik ile beraber vücutta bir değişim meydana gelir. Hormonların etkisi ile vücuttun bazı bölgelerinde tüylenme meydana gelir. Özellikle yüz ve karın bölgesinde ince tüylenmeler olabilir. Ya da vücuduz da tüylerin daha hızlı uzadığını fark edebilirsiniz. Bu durum her bayan için can sıkıcıdır ancak gebelikte oluşan tüyler kalıcı değildir ve doğumdan sonraki aylarda kendiliğinden dökülür. Bu nedenle tüylenen bölgeye ağda vb. yapılmamalıdır. Tüy dökücü krem gibi kimyasal içerikli kremler de kullanmak gebelikte uygun değildir. Gebelik döneminde tüylenmede artış görülebilir. Bu durum tamamen hormonlarla ilgilidir ve doğumdan sonraki ilk üç ay tüylenmenin azaldığını hatta yok olduğunu göreceksiniz.

Gebelik döneminde hormonların etkisi ile tüylenmenin en fazla görüldüğü bölgeler; meme uçları, yüz, karın bölgesi, bikini bölgesi ve bacaklarda tüylenmede artış görülebilir. Bazen karın bölgesinde tüylenme ince bir çizgi şeklinde görülmektedir. Bu durum tamamen hormonlarla ilgilidir. Bu nedenle herhangi bir müdahale yapmamak en doğrusudur. Hamilelik ile hassaslaşan cilde herhangi bir müdahale yapmak (ağda yapmak, jilet, epilasyon, tüy dökücü krem vb. kullanmak) ciltte kızarıklıklara neden olabilir.

Gebelik ile vücut bir değişim içine gireceğinden bu tür sorunların görülmesi normaldir. Bu nedenle aklınıza takılan soruları doktorunuza danışmak en doğrusudur. Gebelik boyunca doktorunuza danışarak hareket etmelisiniz. Hamilelikte tüylenme sorunu yaşıyorsanız, doktorunuza danışmalı ve doktorunuzun önerisi doğrultusunda hareket etmelisiniz. Çünkü tüylenme sorunu doktorunuzun yardımı ile tedavi gerektiren bir durumdur. Ancak yukarı da değindiğimiz gibi, bu durum hormonlarla ilgilidir ve doğumdan sonra tüylenme sorunu yok olacaktır. Yine de bu durumdan rahatsız olan bayanlar tüy dökücü kullanmamak şartıyla ağda ya da jilet ile tüylerden kurtulabilir. Ağda ya da jilet yöntemi bebeğe herhangi bir zarar vermez.

NEDEN HAMİLE KALAMIYORUM?

Bu yazımızda hamile kalamama nedenlerinden bahsedeceğiz. Son yıllarda bilinmeyen infertilitelide artış gözlenmiştir. Çevrenizde ki birçok kişiden “hiçbir sorun yok ama hamile kalamıyorum” gibi şikâyetler duymuşsunuzdur. Hamile kalamama ya da geç hamile kalma birçok bayanda görülen bir durumdur. Ancak bu durum hamile kalamayan bayanları oldukça etkilemektedir. Çünkü gebelik beklenen her ay, gebeliğin olmaması bayanları psikolojik olarak etkilemektedir. Ancak bu durumun sadece sizde değil, birçok bayanda olduğunu unutmamalısınız.Adsız

Hamilik planlayan bayanlar, ilk ay hamilelik gerçekleşmemişse panik yapmamalı ve asla hamile kalamayacağım gibi bir düşünce aklına getirmemelidir. İlk olarak, hamile kalamama durumundan bahsedebilmek için öncelikle çiftlerin bir sene düzenli cinsel ilişkiye girmeleri gerekmektedir. Kısırlık ya da bilinmeyen infertilite teşhisi koymak için düzenli şekilde çiftler bir yıl cinsel ilişkide bulunmalıdır. Bir yıl dolmadan korunmasız düzenli cinsel ilişkiye rağmen hamile kalınmamışsa bu durum normaldir. Böyle durumlarda doktorunuzda bir yıl beklemeniz gerektiğini söyleyecektir. Bir yıl doldu ve siz halen hamile kalamamışsanız, bazı noktalara dikkat etmelisiniz. Bilinmesi gerekenler öncelikle, gebelik oluşması için düzenli ve doğru cinsel ilişki şarttır. Siz düzenli ve doğru cinsel ilişkiye girdiğinizden emin misiniz? Korunmasız cinsel ilişki süresi sizin 12 ay mı? Düzenli ve yeterli cinsel ilişkide bulundunuz mu? Eğer bu sorulara cevabınız evetse mutlaka jinekolojik bir muayene ile sorun araştırılmalıdır. Hamile kalamamanın birçok nedeni olabilir. Düzenli ve yeterli cinsel ilişkiye rağmen hamile kalınmamışsa, mutlaka bir doktora başvurup diğer nedenler araştırılmalıdır. Gebe kalamamada en sık görülen bazı nedenler; tüplerin tıkalı olması, yumurtlama bozuklukları, rahim ile ilgili sorunlar, hormon bozuklukları, erkek ile ilgili sorunlardır.

Jinekolojik bir muayene ile testler yapılır ve sorun araştırılır. Rahim filmi ile tüplerin tıkalı olup olmadığına bakılır. Erkekten sperm alınarak spermin yeterliliğine bakılır. Tüm testlerin sonunda, çıkan sonuçlara göre doktorunuz bir tedavi yöntemi belirler. Bazen gebelik kendiliğinden oluşamayabilir. Böyle durumlarda yumurta uyarıcı haplar ile gebelik sağlanabilir. Bazen çiftlerde yani hem erkekte hem de bayanda hiçbir sorun bulunamaz. Bu duruma bilinmeyen infertilite denir. Fakat genelde gebeliğe engel bir durumun olup olmadığı testler ile anlaşılır ve gerekli tedaviye başlanır. En sık bayanlarda rastlanan sorun, yumurtlama problemi ve tüplerin tıkalı olmasıdır.

Hamile kalamamada ilk olarak düzenli cinsel ilişkiye dikkat edilmelidir. Eğer bir yıl düzenli cinsel ilişkiye rağmen hamilelik olmamışsa diğer nedenlerin araştırılması için bir doktora başvurulmalıdır. Yapılan muayenede ve testlerde hamileliğe engel bir durumun olup olmadığına bakılır. Ayrıca kadının ve erkeğin yaşı da gebelik için önemli bir faktördür. Bu süreç içinde stresten uzak durulmalıdır. Çünkü stres gebelik tedavisini olumsuz etkileyen bir durumdur. Hamileliği hayatın odak noktası yapmamak en doğrusudur. Hamile kalamıyorsanız bir doktora başvurmalısınız. Hamile kalamama tedavisi olan bir durumdur ve ilaç tedavisi ile başarılı sonuçlar elde edilmektedir.