Evde Hamilelik Testi Nasıl Yapılır?

 

Adet gecikmesi yaşayan bayanların aklına ilk olarak hamile miyim sorusu gelir. Özellikle hamilelik düşünen bayanlar, hamile olduğundan şüphelenir ancak emin olamaz. Bu nedenle hamile olup olmadığınızı öğrenmenin en iyi yolu gebelik testi yapmaktır.gebelik-ne-zaman

Hamile olduğunuzdan şüpheleniyorsanız mutlaka test yapmalısınız. Genelde bayanlar doktora gitmeden önce, evde yapılan idrar testlerini yapmayı tercih eder. Evde yapılan gebelik testleri çoğunlukla doğru sonucu verir. Ancak erken yapılan idrar testlerinde sonuç güvenilir değildir. Bu nedenle güvenli bir sonuç almak için evde yapılan gebelik testlerini uygularken bazı noktalara dikkat etmek gerekir.

Evde uygulanan gebelik testleri kanda ve idrarda bulunan gebelik hormonu olan HCG seviyesinin tespitine dayanır. Bu testler adet gecikmesinden bir hafta sonra uygulandığında doğru ve güvenilir bir sonuç verir. Kanda yapılan gebelik testinde ise adet gecikmesini beklemeye gerek yoktur. Yapılacak kan testi ile hamileliğin olup olmadığı kesin olarak belirlenir.

Peki evde gebelik testi nasıl yapılır ve nelere dikkat etmek gerekir?

İlk olarak evde yapılan idrar testlerinde en güvenilir sonucu almak için beklenen adet tarihinin bir hafta geçmiş olması gerekir. Çünkü gebelik hormonu olan HCG önce kanda daha sonra idrarda salgılanır. Erken yapılan testlerde HCG hormonu idrarda ölçüm için yeterli seviyede olmayacağı için sonuç negatif çıkacaktır.

Adet gecikmesi yaşadınız ve gebelik testi yapmaya karar verdiniz. Test için en uygun zaman sabahtır. Uyandıktan hemen sonra yapılan testler daha sağlıklı sonuç verecektir. Sabah uyandıktan sonra ilk idrarla test yapılmalıdır.

Testi yapmadan önce mutlaka testin üzerinde yazılan talimatları okumalısınız. Heyecanınızı bir kenara bırakıp sakinleşmelisiniz. Testi nasıl yapmanız gerektiğini okuduktan sonra test doğru bir şekilde yapılmalıdır.

İdrar testi negatif ya da pozitif sonucu verecektir. İdrarı teste damlattığınızda tek çizgi çıkarsa sonuç negatif, çift çizgi çıkarsa sonuç pozitiftir. Eğer çizgi çıkmaz ise test geçersizdir. Test çubuğunda çift çizgi görülmesi hamile olduğunuzu gösterir. Ancak tek çizgi çıkması hamileliğin olmadığını gösterir.

Test sonucunda çift çizgi görülmesi durumunda bir doktora başvurulmalı ve kan testi yaptırılmalıdır. Kan testi ile sonuç doğrulanmalıdır.

Test çubuğunda çizginin bulanık olarak görülmesi ya da hiç çizgi görülmemesi testin geçersiz olduğunu gösterir. Böyle bir durumda eczaneden yeni bir test alarak gebelik testini yeniden yapmalısınız.

Kısaca özetlemek gerekirse; evde yapılan idrar testlerinde doğru bir sonuç almak için dikkat edilmesi gereken en önemli nokta beklenen adet tarihinin en az bir hafta geçmiş olmasıdır. Eğer adet gecikmesi olmadan test yaparsanız sonuç genellikle negatif çıkacaktır. Ancak kan testi ile adet gecikmesini beklemeden kesin sonucu öğrenebilirsiniz. Evde gebelik testi yapacaksanız adet gecikmesini bekleyin ve testi sabah ilk idrarla yapmaya çalışın.

Hamilelik Kıyafetlerinde Yapılan Yanlışlar

Bu yazımızda hamilelik döneminde bayanların kıyafet konusunda en sık yaptığı hatalardan bahsedeceğiz. Hamilelik ile artan kilolar ve ödemler kıyafet konusunda sorunlar yaşamanıza neden olabilir. Ayrıca değişen hormonların etkisiyle ruhsal olarak da bir değişim sürecine gireceği için anne adayları fiziksel görüntüsüne daha fazla önem vermelidir.Adsız

Hamilelikte şıklığı sürdürmek aslında oldukça kolaydır. Gebelik döneminde de anne adayları şık olabilir. Yani hamilelikte şık olunmaz diye bir şey söylemek yanlıştır. Peki hamilelikte nasıl şık olunur? Hamilelik kıyafetinde yapılan en büyük yanlışlar nelerdir?

Hamileliğin öğrenilmesi ile anne adayları, kıyafet alışverişi konusunda kararsızlık yaşamaktadır. Bazı anne adayları karnım iyice büyüsün diyerek alışverişi ertelemektedir. Ancak alışverişi ertelemek yerine hamileliğin öğrenilmesi ile alışverişe başlamak daha doğrudur. Çünkü ne kadar erken kıyafet alınmaya başlanırsa, o kadar çabuk hamileliğe alışırsınız. Bir an önce hamile kıyafetlerinin keyfini çıkarın…

Gebelik döneminde dar pantolon ya da kıyafetlere veda edilmelidir. Son yıllarda hamilelik kıyafetlerinde büyük bir değişim söz konusudur. Mağazaların hamile giyim bölümünde oldukça şık kıyafetler bulabilirsiniz. Ancak tüm alışverişi tek seferde yapmak yanlıştır. Alışverişe çıkmışken hepsini tek seferde alayım diyorsanız, bu düşünceyi unutun. Çünkü gebelik döneminde vücut bir değişim süreci içindedir. Hamileliğin ilk aylarında alınan kıyafetler ile son aylarında alacağınız kıyafetler aynı olmayacaktır. Bu nedenle tek seferde alınan kıyafetlerin bir çoğunu ilerleyen aylarda kullanamayacaksınız. Hamilelik alışverişini, normal zamanda yapılan alışveriş gibi yapmalısınız. O anki bedeninize uygun bir kaç kıyafet almalı ve hamileliğiniz boyunca kıyafetlerinizin keyfini çıkarmalısınız.

Dar kıyafetlerden uzak durmakta fayda vardır ancak çok da bol kıyafetleri tercih etmemelisiniz. Çünkü çok bol kıyafetler sizi olduğunuzdan daha fazla kilolu gösterecektir. Üst tarafı dar, karnınıza geldiğinde birden bollaşan kıyafetlerden uzak durmalısınız. Hamilelik döneminde bol kıyafetlerde kendinizi daha rahat hissedebilirsiniz ancak yinede vücudunuza uygun modelleri tercih etmelisiniz.

Kendinize ait stilinizi gebelik döneminde de sürdürebilirsiniz. Yani hamilelikte günlük yaşamınızdaki stili terk etmek zorunda değilsiniz. Mağazaların hamile giyim koleksiyonunda oldukça güzel ve şık kıyafetleri bulmak mümkün. Bu mağazalardan bedeninize uygun ve sizi yansıtan stilleri oluşturabilirsiniz. Önemli olan kendinizi rahat ve iyi hissetmenizdir.

 

 

HAMİLELİKTE AŞIRI YEME İSTEĞİ

 

Bu yazımızda bir çok bayanın hamilelik döneminde yaşadığı bir sorun olan aşırı yeme isteği hakkında bilgi vereceğiz. Gebelik döneminde vücut bir değişim sürecine gireceği için anne adaylarında hem fiziksel hem de ruhsal bazı değişimler görülür. Bu değişimlerden biri de aşırı yemek yeme isteğidir.Adsız

Bir çok bayan gebelik döneminde aşırı yeme eğilimindedir ve kontrolsüz kilo alımı anne adayını olumsuz etkiler. Elbette her bayan hamilelikte daha az kilo almak ve doğumdan sonra da aldığı kiloları hemen vermek ister. Ancak kontrolsüz aşırı kilo almak, doğumdan sonra keyfinizi kaçıracaktır. Bu nedenle gebelik döneminde sağlıklı ve dengeli beslenmek önemlidir. Bu şekilde kontrollü kilo alabilir ve doğumdan sonra da bu kiloları kolaylıkla geri verebilirsiniz. Her bayanın hamileliği birbirinden farklıdır ve bazı bayanlarda hamilelik döneminde aşırı yemek yeme isteği görülür.

Anne adaylarında aşırı yeme isteği neden olur?

Bir çok bayan hamileliğinde bu hissi yaşamıştır ve yapılan araştırmalarda bunu kanıtlamaktadır. Gebelikte aşırı yeme isteğinin bir çok nedeni olabilir. Ancak en sık nedenler; hamilelik ile değişen hormonların etkisi ya da vücutta bir besin ögesinin az olmasıdır. Eğer vücutta beslenme eksikliğinden kaynaklı bir besin ögesi azlığı varsa bu kişinin aşırı yemesine ya da bazı gıdaları aşırı tüketme isteği duymasına neden olacaktır. Genellikle aş erme durumunda, bayanlar aş erdiği gıdayı aşırı tüketir. Ancak bu geçici bir durumdur ve sürekli olmayacağından bir sorun yoktur.

Bazı anne adayları ise hamilelik süresince devamlı aşırı yemek yediği ya da bazı gıdaları daha çok tükettiği için sürekli kilo almaktadır. Özellikle hamileliğin ilk üç ayında aşırı yeme isteği daha sık görülür. Hormonsal değişimler de beslenme düzeninde değişikliklere neden olabilir. Bu nedenle kontrollü kilo almak için doktorunuzla görüşerek tüm kan testlerinizi yaptırmalısınız.

Aşırı yeme isteğini önlemek mümkün mü?

Gebelik döneminde iştahınızda bir miktar artma olabilir ve daha fazla yemek yeme isteği hissedebilirsiniz. Bu normaldir, önemli olan bunu abartmamak ve gereğinden fazla kalori almamaktır. Çok fazla yemek yemenin bebeğinize hiçbir faydası yoktur. Bu nedenle hamileyim diyerek devamlı yemek yeme, sadece size daha çok kilo aldıracaktır. Aşırı yeme isteğini engellemek mümkündür. Dengeli ve düzenli beslenerek bu sorunu çözebilirsiniz. Uzun süre aç kalmak ya da bir öğünde çok fazla yemek yemek yapılan en büyük yanlışlardandır. Eğer gebelikte iştahınızda artma olduysa, bunu ara öğünlerle dengeleyebilirsiniz. Ara öğün kan şekerini dengeler ve yeme isteğiniz azaltır. Bu şekilde hem aç kalmamış hem de dengeli kilo almış olusunuz.

Ara öğünlerde sütlü tatlılar, kuru yemiş ya da taze meyve tüketebilirsiniz. Özellikle yaz hamileleri sıvı alımına dikkat etmeli ve bol bol su içilmelidir. Yemeklerden önce su içmeyi ihmal etmeyin. Yağlı, baharatlı ve ağır yemeklerden kaçının. Özellikle yaz aylarında daha hafif yemekler tercih etmelisiniz. Açlık hissettiğinizde bol salata tüketmek daha sağlıklıdır. Hazır dondurulmuş ve paketli ürünleri tüketmemeye özen gösterin.

Hamilelikte Cinsel İlişki Bebeğe Zarar Verir Mi?

Hamilelikte Cinsel İlişki Bebeğe Zarar Verir Mi?üç

Hamilelik döneminde cinsel ilişki en çok merak edilen konulardan biridir. Hamilelikte cinsel ilişki bebeğe zarar verir mi? Hamilelikte cinsel ilişki ne sıklıkla olmalıdır? Cinsel ilişki kaçıncı aya kadar devam etmelidir? Hamilelikte cinsel ilişkinin faydası var mıdır?Merak edilen tüm soruların cevabı yazımızda…

Bilindiği gibi gebelik oldukça önemli bir süreçtir ve anne adayları bu dönemde daha dikkkatli davranmalıdır. Ancak çevreden duyulan yanlış bilgiler ya da kötü senaryolar anne adayının endişelenmesine neden olur. Bu kötü senaryodan biri de hamilelikte cinsel ilişkinin bebeğe zarar vereceğidir. Bebeğe zarar gelecek düşüncesi de anne adaylarının ruhsal durumunu olumsuz etkiler ve annenin strese girmesine neden olur. Aslında anne adayı gereksiz yere endişelenmektedir. Çünkü hamilelikte cinsel ilişkinin bebeğe hiçbir zararı yoktur ve cinsel ilişki sırasında bebeğe hiçbir zarar gelmez. Çünkü vajinada bulunan rahim ağzı (serviks) kaslı bir yapıdır ve bebek rahimde oldukça güvenli bir bölgede bulunur. Yani bebeğin bulunduğu yer ile penisin erişebileceği en uç nokta birbirine oldukça uzaktır. Bu nedenle penisin bebeğe değme gibi bir durumu mümkün değildir. Anne adayları hamilelikte cinsel yaşamına normal zamandaki gibi devam etmelidir.

Gebelikte cinsel ilişkinin bebeğe zararının olmadığını söylemiştik. Ancak bazı durumlarda gebelikte cinsel ilişki tehlikeli olabilir. Hamileliğin ilk haftalarında düşük riski varsa doktorunuz cinsel ilişkiyi belirli bir süre yasaklayacaktır. Düşük riski olan hamilelerde cinsel ilişki zararlı olabilir. Doktorunuz cinsel ilişki konusunda size bilgi verecektir. Herhangi bir sağlık sorununuz yoksa ve normal bir gebelik süreci yaşıyorsanız gebelikte cinsel ilişkinin hiçbir zararı yoktur.

Hamilelikte cinsel ilişki bebeği etkilemez. Çünkü bebek rahimde güvenli bir yerdedir ve amniyon sıvısı bebeğinizi korur. Çiftler hamilelik sürecinde de normal cinsel hayatına devam etmelidir. Hamileliğin son ayına kadar cinsel ilişkiye devam edilebilir. Ancak bazı hekimler hamileliğin son ayında cinsel ilişkiyi yasaklar. Bu konuda doktorunuz ile görüşmeli ve aklınıza takılan soruları doktorunuza sormalısınız. Çevreden duyulan yanlış bilgilere ve tavsiyelere kulak asmamak en doğrusudur.

Bazı bayanlar gebelik döneminde cinsel isteğinin arttığını söyler. Bazı bayanlar ise tam tersi gebelikte cinsel isteksizlik yaşamaktadır. Aslında bunun nedeni bebeğe zarar geleceği düşüncesidir. Anne adayları bu nedenle cinsel ilişkiden kaçınırlar. Cinsel isteğin artma nedeni ise hamilelikte kadınlık hormonlarının fazlasıyla artmasıdır. Hamilelik sürecinde kadınlık hormonları olan estorojen ve progesteron hormonları fazlasıyla artar. Cinsel isteğin değişmesinin ve değişik duyguların yaşanmasının nedeni de hormonlardır.

Anne adaylarının yanı sıra baba adayları da bu dönemde endişelenmektedir. Anne adaylarının ruhsal durumu, baba adaylarını da etkilemektedir. Bazı baba adaylarında bu dönemde cinsel istekte azalma olmaktadır. Bunun nedeni anne adayının hamilelik sürecinde yaşadığı sıkıntılardır. Anne adayının ruhsal durumundaki değişiklikler, mide bulantısı, sık idrara çıkma ve endişe hali gibi durumlar cinselliğin ikinci plana atılmasına neden olmaktadır. Aynı şekilde bebeğe zarar gelecek düşüncesi de baba adaylarının cinsellikten uzaklaşmasına neden olur. Bu nedenle çiftler doktora beraber gidip görüşmelidir. Hem anne adayının hem de baba adayının doktor ile görüşmesi endişelerinin giderilemsine yardımcı olacaktır.

Embriyo transferi olan bayanlarda test gününe kadar cinsel ilişki yasaktır. Test sonucunun pozitif çıkması durumunda doktorunuz size cinsel ilişki konusunda bilgi verecektir. Anne adayları mutlaka doktorunun önerisi doğrultusunda hareket etmelidir.

Hamilelik Döneminde Hangi Dualar Okunmalı?

 

Gebelikte Okunması Gereken Dua ve SurelerAdsız

Her anne adayı çocuğunun hayırlı bir kişi olması ve sağlıklı bir şekilde dünyaya gelmesini ister. İyi bir eş, mutlu bir yuva ve mutlu yuvayı tamamlayacak çocuk herkesin hayalidir. Mutlu bir yuva kurulduktan sonra ise çocuk o yuvayı tamamlar. Annelik ve babalık ise tarifi olmayan duygulardır.

Bilindiği gibi eğitim anne karnında başlar ve gebelik süreci her açıdan oldukça önemlidir. Hamilelik özel ve önemli bir süreç olduğu için bu süreci anne adayı rahat, sakin, huzurlu bir şekilde tamamlamalıdır. Gebelik döneminde anne adayı ne kadar rahat olursa, çocuk da anne karnında o kadar rahat olur. Bu nedenle stresli ortamlardan uzak durmalı ve gebelik süreci doğru değerlendirilmelidir.

Bütün ebeveynler çocuğunun iyi bir insan olmasını ister. Bunun için çocuğa iyi bir eğitimin yanı sıra ahlaki ve dini eğitim de verilmelidir. Eğitimin anne karnında başladığını düşünürsek, gebelikte anne adayına büyük görev düşmektedir.

Peki bebeğime anne karnında ahlaki ve dini eğitimi nasıl verebilirim?

Çocuğun ahlaki eğitimi anne karnında başlar. Anne karnında bebekler her şeyi hissedebilir. Annenin mutluluğunu ya da mutsuzluğunu hisseder ve bebekler annenin psikolojik durumundan etkilenirler. Anne adayının huzursuz olması bebeğinde huzursuz olmasına neden olur. Bu nedenle annenin tüm vesveselerden uzak ve huzurlu olması gerekir. Bir çok anne adayı dua ederek huzurla dolduğunu söyler. Kalbe ve dile duayı yerleştirmek, anne karnında bebeğin manevi gelişimine de katkı sağlar. Hem anne gereksiz endişelerden uzaklaşır hem de bebek anne rahat olacağı için rahat olur. Hamilelik dönemi sıkıntılı geçen anne adayları bol bol dua etmelidir. Bunun yanı sıra anne adayları gebelikte bazı duaları mutlaka okumalıdır.

  • İlk olarak anne adayı mümkün olduğunca abdestli şekilde gezmelidir. Bu çocuğun hayırlı ve uysal olmasını sağlar.
  • Devamlı şekilde namaz kılmak bebeğiniz için yapacağınız en güzel şeydir. Çocuğun maneviyatını güçlendirir ve sağlıklı bir şekilde doğmasını sağlar.
  • Kuran okumak manevi anlamda sizi rahatlatır. Mümkün olduğunca her  gün bir cüz Kuran okunmalıdır. Gebelik döneminde bebeğin Kuran sesi duyması çok önemlidir. Bebeğin anne karnında sizi duyduğunu unutmayın…
  • Her gün bir defa Meryem suresi ve Yasin suresi okunmalıdır.
  • Gebelik döneminde Kuran okunması çocuk için çok faydalıdır.
  • Çocuğun iyi huylu olması için İbrahim süresi okunmalıdır. Ayrıca Yusuf suresi de çocuğun yumuşak huylu olması için okunabilir.
  • Bu dönemde bol bol dua etmek, iyi düşünmek, her şeyin hayırlısını dilemek ve niyet ederek dua edilmelidir.
  • Hamilelik süresince bol bol Esma-ül Hüsna okunmalıdır.
  • Çocuğun sağlıklı şekilde doğması niyetiyle her gün iki rekat namaz kılınabilir.
  • Kolay bir hamilelik ve doğum için İnşikak süresi okunmalıdır.
  • Yasin suresi gebelikte mutlaka okunmalıdır. Her gün bir tane Yasin süresi okumak tüm hayırlı kapıları açar. Çocuğun da hayırlı ve sağlıklı bir şekilde doğmasına yardım eder.
  • Her gün mutlaka Ayetel kürsi, Nas ve Felak süreleri okunmalıdır.

Tüp Bebek Tedavisi ile Çocuk Sahibi Olmak

Son zamanlarda “hamile kalamıyorum” sözünü daha sık duyar olduk. Yaşam koşulları, stresli bir hayat, genetiği değiştirilmiş yumurtlama-gunugıdalar vb. Nedenlerden hamile kalmak giderek zorlaşmaktadır. Elbette hamile kalamamanın bir çok nedeni olabilir. Çiftler bir yıl düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamile kalamama durumunda mutlaka bir kadın doğum uzmanına başvurmalıdır. Hamile kalamıyorum şikayeti ile doktora başvurulduğunda, doktorunuz sizden ve eşinizden bazı testler isteyecektir. Yapılacak muayene ve testler sonucunda gebeliğe engel bir durum olup olmadığına bakılır. Neden hamile kalamadığınız araştırılır ve doktorunuz hamile kalabilmeniz için uygun tedaviye başlar. İlaç tedavisi, iğne tedavisi, aşılama gibi yardımcı üreme tekniklerinden bir sonuç alınamazsa tüp bebek tedavisine başlanır. Bazen hastanın sağlık durumuna göre diğer tedavi yöntemleri uygulanmadan tüp bebek tedavisi önerilir. Bu tamamen hastanın sağlık durumuna göre değişmektedir.

Bazen çiftlerde herhangi bir sorun olmamasına rağmen gebelik oluşmaz. Bu durumu da bilinmeyen infertilite adı verilir. Günümüzde hamile kalmak için kullanılan tedavi yöntemlerinden birisi de tüp bebektir. Tüp bebek tedavisi ile bir çok çift bebek sahibi olmaktadır. Doğal yolla hamile kalamayan bayanlar tüp bebek tedavisi ile çocuk sahibi olabilir. Çocuk sahibi olmak her çiftin hayalidir ve bayanlar çocuk sahibi olmak için bazen bir çok kez tedavi görmektedir. Tüp bebek tedavisi de zorlu bir süreçtir ve bu süreçte çiftler hem maddi hem manevi olarak yıpranmaktadır. Tüp bebek tedavisine başlanmadan önce, tedavinin başarısız olma ihtimalinin de bulunduğu unutulmamalıdır. Bazı bayanlarda ilk tüp bebek denemesi başarılı olurken, bazı bayanlar bir kaç kez tüp bebek denemesi sonucunda hamile kalmaktadır. Tedavinin başarılı olması, hastanın vücut yapısı ve tüp bebek merkezi ile ilgilidir. Bu nedenle tüp bebek merkezini seçerken dikkatli olmakta fayda vardır.

Tüp bebek tedavisi hakkında bir çok soru sorulmaktadır. İlk olarak kısaca tüp bebek tedavini açıklayalım. Tüp bebekte iğne tedavisi ile bayanda yumurta uyarımı yapılır. Uyarılan yumurtalar belli bir olgunluğa ulaştığında toplanır. Bu sırada erkekten sperm örneği alınır ve özel laboratuvar koşullarında yumurta ve sperm birleştirilerek döllenmesi sağlanır. Döllenme sonucunda oluşan embriyolar hastanın rahmine yerleştirilir. Tedavinin son aşaması embriyo transferidir. Transfer edilen embriyo rahme tutunduğunda gebelik oluşur. Bazı hastalar ilk tüp bebek denemesinde hamile kalırken, bazı hastalar bir kaç deneme sonrasında hamile kalmaktadır.

Diğer tedavilere oranla, tüp bebek denemesinde gebelik şansı daha fazladır. Ayrıca ilerleyen tıp sayesinde, geçmişe oranla tüp bebek tedavisi daha kolaylaşmıştır. Tüp bebek tedavisi ile geçmişten bugüne bir çok kişi çocuk sahibi olmuştur.

Tüp bebek tedavisine başlamadan önce ve embriyo transferi sonrasında bayanlar dikkatli olmalıdır. Bu süreçte yapılacak her hareket tedavinin başarı şansını etkiler. Özellikle stres bu süreçte çok tehlikelidir ve bayanlar embriyo transferi sonrasında maalesef çok stresli olmaktadır. “Acaba bebeğim tuttu mu? Hamile kalabilecek miyim? Tedavim başarısız olursa ne yaparım?”gibi sorular devamlı zihinde dolaşır ve bu durum bayanları çok etkiler. Embriyo transferi sonrasında anne adayı oldukça rahat olmalıdır. Ağır kaldırmamalı, yorucu egzersizler yapmamalı, mümkün olduğunca dinlenmeli ve stresten uzak durmalıdır. Her şeyin güzel olacağını, tedavinin başarılı olacağı ve sonunda bebeğinizi kucağınıza alacağınızı düşünün. Çünkü olumsuz düşünmek kişinin strese girmesine neden olur.

 

Aşılama en fazla kaç kez yapılır?

Aşılama en fazla kaç kez yapılır?bebek-cinsiyeti

Bu yazımızda sıkça sorulan bir soru olan “aşılama en fazla kaç kez yapılır” sorusunu cevaplayacağız”. İlk olarak aşılamanın tanımını yapacak olursak; aşılama doğal yolla bebek sahibi olamayan çiftler için uygulanan yaygın ve ekonomik bir tedavi şeklidir. Aşılama spermlerin yumurtaya yakın bir yere bırakılması işlemidir. İlk olarak, hızlı ve sağlıklı spermler seçilir ve bu spermler laboratuvar ortamında bazı işlemlerden geçerek, enjektör yardımı ile direk rahim içine yerleştirilir. Erkekten alınan spermler laboratuvar ortamında kimyasal maddeler ile yıkanma işlemine tabi tutulur. Yıkanmış spermler enjektör yardımı ile rahime yerleştirilir. Aşılama işleminde sağlıklı ve hızlı hareket eden spermler seçildiği için başarı şansını arttıracaktır. Böylece hamilelik şansı da arttırılmış olur. Aşılama yardımcı üreme tekniğinin ilk basamağıdır ve aşılama işlemi anestezi gerektirmeyen kolay ve ağrısız bir yöntemdir.

Doğal yolla çocuk sahibi olamayan çiftler yardımcı üreme tekniklerine başvurur. İlk olarak hastaya ilaç tedavisi uygulanır. Sonuç alınamazsa aşılama ve daha sonra tüp bebek tedavisine başvurulur. Aşılama tedavisi için en az bir yıl korunmasız ve düzenli cinsel ilişki gerekir. Eğer korunmasız bir yıl cinsel ilişkiye rağmen gebelik oluşmazsa aşılama işlemi uygulanır.

Aşılama tedavisinin uygulanması için rahim filminde tüplerin açık yada en az birinin açık olması gerekir. Ayrıca erkeğin de yeterli sayıda ve hareketlilikte sperm olması gerekir. Bu nedenle tedavi öncesinde erkekten sperm örneği alınır. Yapılacak muayene ve testler sonucunda da doktorunuz size uygun tedavi yöntemini belirler.

Peki aşılama tedavisi kaç kez yapılır?

Aşılama tedavisi hastanın sağlık duruma göre iki yada üç kez yapılabilir. Aşılama hastanın isteğine göre üçten fazla da yapılabilir. Ancak üç kez aşılama yapılmasına rağmen gebelik oluşmamışsa tüp bebek yöntemine başvurulmalıdır. Bazı çiftler ilk aşılama sonrasında tüp bebek yöntemine başvurmaktadır. Aşılama sayısı çiftlerin ekonomik durumuna göre de değişmektedir.

3 kez aşılama yapılmasına rağmen gebelik oluşmayan hastalar tüp bebek yöntemine yönlendirilir. Çünkü aşılama tedavisinden fayda görülmeyeceği için daha fazla denemek hastaları hem maddi hem de manevi açıdan yoracaktır. Tüp bebek tedavisinde gebelik şansı daha yüksek olacağından, bir kaç aşılama denemesinden sonra tüp bebek tedavisine geçilmelidir.

Doktorunuz tedavinin durumuna bakarak tekrar aşılama denemesi konusunda size bilgi verecektir. İlk aşılama tedavisi sonrasında doktorunuz size tekrar aşılama önerecektir. Çünkü ilk aşılamaya göre, ikinci aşılama da başarı şansı biraz daha fazladır. Eğer hasta kabul ederse ikinci aşılama tedavisine başlanır. Bazı hastalar ise aşılama tedavisinden fayda görmeyeceğini düşünerek tüp bebek tedavisine başlamak isteyebilir. O zaman da hastaya tüp bebek tedavisi uygulanır. Aşılamanın sayısı, doktorunuzun önerisi ve sizin isteğinize göre değişebilir. Çünkü bazı durumlarda doktorunuz aşılama yerine tüp bebek önerebilir. Çünkü bazen bayanda çeşitli sağlık sorunları olabilir. bu da tedavinin başarı şansını etkiler. Bu nedenle doktorunuz aşılamanın başarısız olacağını düşünerek, tüp bebek tedavisine başlatabilir.

 

KISIRLIK (İNFERTİLİTE) NEDİR?

 

Son yıllarda hamile kalamama şikayetini sıklıkla duyuyoruz. Yaşam tarzı, hormonlu gıdalar, stresli bir hayat gebe kalma şansınıgebelik-ne-zaman büyük ölçüde etkilemektedir. Bu nedenle son yıllarda kısırlık (infertilite) sıklıkla duyulan bir kelime oldu. Hamile kalamama sorunu bir çok bayanda sıklıkla görülürken, bu durum bayanları psikolojik olarak büyük ölçüde etkilemektedir. Hamile kalamayan bayanlar paniğe kapılmamalı ve hemen akla kısırlık kelimesini getirmemelidir. Çünkü her bayanın hamile kalma süresi farklıdır ve o ay hamile kalamamak kısırlık belirtisi değildir.

İlk olarak kısırlığın yani infertelitenin tanımını yapalım. İnfertilite bir yıl düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamile kalamama durumudur. Çiftlerde bir yıl süreyle korunmasız cinsel ilişkiye rağmen gebelik oluşmamışsa kısırlıktan söz edilebilir. İnfertelite yani kısırlıktan bahsedebilmek için çiftler en az bir yıl beklemeli ve bir yıl sonunda henüz gebelik oluşmamışsa bir kadın doğum uzmanına başvurmalıdır. Yani kısırlıktan bahsedebilmek için en az bir yıl geçmesi gerekir. İnfertilite (kısırlık) çiftlerin %15’inde görülen bir durumdur. Çoğu zaman çiftlerde herhangi bir sağlık sorunu olmamasına rağmen gebelik oluşmaz. Bu durum bilinmeyen infertilite olarak adlandırılır.

Çiftler çocuk sahibi olmaya karar verdiği zaman, hemen hamilelik beklemektedir. Ancak ilk adet döneminde hamile kalınması zordur ve gebeliğin oluşması için belli bir sürenin geçmesi gerekir. Yani her bayanın hamile kalma süresi farklı olduğu için o ay hamilelik oluşmayabilir. Genellikle sağlık sorunu olmayan ve düzenli yumurtlaması olan bayanlar ilk 3 ay içinde hamile kalırken, adet düzensizliği yaşayan bayanlar 6 ay ile bir yıl arasında hamile kalmaktadır.

İnfertilite yani kısırlıkta problem kadında, erkekte ya da her ikisinde de olabilir. Bazen ise erkekte ya da kadında hiç bir sorun saptanmaz. Bu nedenle hamile kalamama durumunda mutlaka bir kadın doğum uzmanına başvurulmalıdır. Yapılacak muayene ve testler ile kısırlığın nedeni araştırılır. İnfertilite durumunda çiftler beraber araştırılarak sorunun ne olduğu anlaşılmaya çalışılır. Hem kadın için hem de erkek için bazı testler yapılarak, herhangi bir sorun olup olmadığı araştırılır.

Hamileliğin oluşması için kadının düzenli yumurtlaması, fallop tüplerinin açık olması, rahim içinde herhangi bir sorunun olmaması, erkeğin sperminin normal sayıda şekil ve hareketliliğe sahip olması gerekir. Bu koşullardan birinin eksik olması gebeliğe engeldir. Bu nedenle bir yıl süre geçmesine rağmen hamile kalınmamışsa bir kadın doğum uzmanına başvurulmalıdır. 35 yaşın üstündeki bayanlar ise bir yıl beklememeli ve 6 ay sonunda doktora başvurmalıdır. Çünkü yaşın ilerlemesi hamile kalma şansını düşürmektedir.

İnfertilite şikayetinde hastanın durumuna göre tedavi yöntemleri değişmektedir. Hamile kalmaya engel durum bulunarak bir tedavi yöntemi belirlenir. Evlilik yılı ve hastanın durumuna göre aşılama ya da tüp bebek gibi yardımcı üreme teknikleri uygulanabilir.

İlkbaharda hamilelik; ilkbaharda rahat bir hamilelik geçirmek için öneriler

 

İlkbaharın gelmesi ile havalar ısındı ve ağaçlarda rengarenk çiçekler açtı. Bahar herkesi mutlu eder ama en çok da hamileler gebelige-karar-vermekmutlu olur. İlkbahar keyifli bir mevsimdir ve baharın gelmesiyle insanlar bir değişim sürecine girer. Nedensiz mutluluklar, ince kıyafetler giymek ve güneşin tadını çıkartarak tatil planları yapmak….

Bahar ayı her ne kadar keyifli olursa olsun, bu ayların olumsuzlukları da göz ardı edilmemelidir. Özellikle mevsim geçişlerinde havaların ani değişimi birlikte ortaya çıkan bahar yorgunluğu, bahar alerjisi ve depresyona dikkat etmek gerekir. Hamileler bu durumdan iki kat fazla etkilenir ve özellikle polenlere bağlı alerjik hastalıklar hamileleri bu dönemde oldukça etkilemektedir. Bu nedenle kaliteli ve rahat bir hamilelik geçirmek için anne adayları bahar aylarında daha dikkatli olmalıdır.

Gebelik sürecinde anne adayı ruhsal olarak bir değişim sürecine girer. Baharın gelmesi bazı anne adaylarının psikolojisini olumlu etkiler ve bu değişime anne adayları kolaylıkla alışır. Ancak bazı anne adayları için durum bu kadar kolay değildir. Özellikle bahar alerjisi yada bahar yorgunluğu yaşayan anne adayları kendini sıkıntılı bir dönem içinde bulur. Bu nedenle anne adayları bazı konularda daha dikkali olmalıdır. İlk yapılması gereken bahar alerjisinden korunmaktır. Bahar alerjisi, havada ki polen miktarının artmasıyla bir çok kişide görülen bir durumdur. Hapşırma, burun tıkanıklığı ve akıntısı, gözde kızarıklık, kaşıntı ve gözde sulanma, baş ağrısı gibi şikayetler sıklıkla görülür. Bu nedenle hamileler dışarıdan geldiğinde duş almalı, kıyafetlerini değiştirmeli ve mümkünse rüzgarlı havalarda dışarı çıkmayarak önlem almalıdır. Eğer anne adayında bahar alerjisi şikayeti varsa ve devam ediyorsa mutlaka doktoruna danışmalıdır.

Bahar aylarında beslenme düzenine ve sıvı alımına da dikkat edilmelidir. Havaların ısınması ile birlikte günlük sıvı ihtiyacı da artacaktır. Dengeli ve düzenli beslenmeye, bol sebze meyve tüketmeye, bol su içmeye özen gösterilmelidir. Baharın gelmesi ile meyve ve sebze seçeneği de arttı. Bu nedenle ağır yağlı yemekler yerine taze sebze ve meyve tüketmek daha sağlıklıdır.

Bahar aylarında anne adayında bahar yorgunluğu da görülebilir. Özellikle anne adayları ödeme dikkat etmelidir. Ödem oluşumunu engellemek için tuz azaltılmalı ve bol su içilmelidir. Ayakta fazla durmamak, uzun yürüyüşler yapmamak ve bacaklarınızın altına bir yastık koyarak şişkinliği önleyebilirsiniz. Bahar aylarında anne adaylarında ödem artacağı için rahat ve bol kıyafetler, sıkmayan çorap ve ayakkabılar tercih edilmelidir.

Eğer gebelik sürecinde herhangi sağlık sorununuz yoksa doktorunuz egzersiz yapmanıza izin veriyorsa, bahar aylarında ki sıkıntılardan kurtulmak için egzersiz iyi bir çözümdür. Gebelik egzersizleri ile kendinizi daha rahat hissedeceksiniz. Ayrıca rahat ve kolay bir doğum için de egzersiz önemlidir. Egzersiz yapamayan anne adayları kısa mesafeli yürüyüşler yapabilir. Herhangi bir spor ya da egzersiz yapmadan önce doktorunuza danışmalısınız.

HAMİLELİKTE UYKUSUZLUK; Gebelikte Uyku Sorunları

Gebelikte anne adaylarında bir çok gebelik şikayeti görülür. Bunlardan birisi de uykusuzluk sorunudur. Anne adayları ilk gebeaylarda uykusuzluk sorununu fazla yaşamasa da son aylarda bu sorunu sıklıkla yaşar. Elbette her bayanın hamileliği farklı olduğu için bazı anne adayları uykusuzluk sorunu yaşamaz. Ancak genelde hamilelerin büyük bir kısmı uykusuzluk sorununu yaşar. Hamilelikte çeşitli nedenlerden dolayı anne adayında uyku sorunları görülebilir. Uykuya dalmakta güçlük, sık uyanma, kalitesiz uyku ya da hiç uyuyamama gibi sorunlar hamileliğin herhangi bir döneminde görülebilir.

Gebeliğin ilk aylarında anne adaylarında sıklıkla sürekli uyuma isteği olduğu için uykusuzluk sorunu yaşamazlar. Ancak ilerleyen aylarda çeşitli nedenlerle yeteri kadar uyuyamama sorunu olur. Ancak bu durum bebeğe herhangi bir zarar vermez. Bu nedenle anne adaylarının içi rahat olabilir.

Yetersiz ve kalitesiz uyku sonucunda anne adayında yorgunluk olur. Uykusuzluğun bir kaç nedeni olabilir. Uykusuzluğun nedenlerini sıralayacak olursak;

  • İlk neden gece sık idrara çıkmadır. Rahmin idrar torbasına baskı yapmasından dolayı sık idrara çıkma şikayeti olur.
  • İkinci neden ise karnın büyümesine bağlı olarak rahat pozisyonda yatamamaktır. Gebelikte karnın büyümesi ile anne adayı rahatsızlık duyabilir bu da uyku sorunlarına neden olur.
  • Gebelikte mide ekşimesi sonucu yatınca ağıza acı su gelmesi anne adayını rahatsız eder. Bunun sonucunda da gece uykudan uyanma şikayeti olur.
  • Sırt ağrıları, bacak krampları ya da bel ağrısı da anne adayında uyku sorunlarına neden olur.
  • Uykusuzluğun fiziksel nedenleri olabileceği gibi psikolojik nedenleri de olabilir. Anne adayının endişe duyması, stres, hamileliği ile ilgili kaygı, bebeği ile ilgili düşünceleri de uyku sorunlarına yol açacaktır.
  • Gebelik ile vücut hem fiziksel olarak hem de ruhsal olarak değişim içine girer. Hormonal değişikliklerde gebelikte uyku sorunlarına yol açar.

Peki gebelikte uyku sorunlarına karşı ne yapılmalıdır?

Uyku sorunları şiddetli ise mutlaka doktorunuza bu durumu danışmalısınız. Bunun haricinde bazı önlemler ile uyku sorunlarını azaltabilirsiniz.

  • Rahat bir uyku için ve uyku problemlerini azaltmak için doğru uyuma pozisyonu önemlidir. Hamileler sırt üstü ya da karnının üstüne yatmamalıdır. Karnın üstüne yatmak anne adayını rahatsız edecek ve zararlı da olacaktır. Aynı şekilde sırt üstü yatmak da bebeğe giden kan akımının azalmasına neden olacaktır. Bu nedenle anne adayları sol tarafına yatmalı ve yan yatış pozisyonunu tercih etmelidir.
  • Yüksek yastık tercih etmeli ve vücudun üst kısmını yüksekte tutmalıdır. Rahat bir uyku için uyku pozisyonuna dikkat etmek gerekir.
  • Bunun dışında akşam fazla ağır yemek yemek ve kafeinli içecek tüketmek de uyku sorunlarına yol açacaktır.
  • Aynı saatte uyumak ve yatmadan önce odayı havalandırmak faydalı olacaktır.
  • Uyku problemi için asla doktorunuzdan habersiz ilaç vb. Kullanmayınız.
  • Uyumadan önce ılık su ile duş almak rahatlamanızı ve uyumanıza sağlayacaktır.
  • Uyku öncesinde endişelerden uzaklaşmak için kitap okuyabilirsiniz yada sevdiğiniz bir etkinliği yapabilirsiniz.
  • Odanın sıcaklığı da kaliteli bir uyku için önemlidir. Oda çok sıcak ya da çok soğuk olmamalıdır.
  • Akşam fazla sıvı alımından kaçınmak gerekir. Gün içinde bol sıvı tüketilmelidir ancak akşam fazla sıvı tüketilmemelidir.
  • Kötü düşüncelerden uzaklaşmak, stresten uzak durmak ve her şeyin iyi olacağını düşünmek iyi bir uyku için önemlidir.