Hamilelik Sorunları Ve Alınabilecek Önlemler

Her kadın, annelik duygusunu yaşamak ister. Ancak her kadın, anne adayı olduğu zaman yaşamış olduğu sorunlarından şikayetçi olabilmektedir. Kiminin beli ağrırken, kiminin midesi bulanmakta; başı dönmektedir. Ancak siz, bir takım önlemler alarak, normal bir hamilelik dönemi geçirebilirsiniz.
Elbette hamilelik döneminde ortaya çıkabilecek olan problemleri tamamen yok etmemiz gibi bir imkanımız yoktur. Ancak size biraz sonra vereceğimiz önlemler ile, hamilelik döneminde yaşayabileceğiniz sorunları ortadan kaldıramasanız da azaltabilmeniz mümkün.
Hamilelik döneminde herkesin sorun yaşayabileceği gibi bir durum yoktur. Ancak anne adayları, çevrelerinde gördükleri bazı olumsuz gebelik durumlarından kötü etkilenebilir; ve hamilelikten korkabilirler. Oysa ki bunları siz de diğerleri kadar ağır yaşayacaksınız diye bir durum söz konusu değildir. Ne gibi önlemler alarak, ne gibi sorunlarınızdan kurtulabileceğinize şöyle bir göz atalım:
Hamilelikte ortaya çıkan bulantılar, 4 – 8 hafta arası anne adaylarında başlar; ve 10. haftaya gelindiğinde zirve noktasına ulaşır. Ortalama 14. haftaya kadar da devam eder; hatta bazen, hamilelik dönemi boyunca devam eden bulantıların görüldüğü vakalar da olabilmektedir. Sabah saatlerinde daha çok kendini gösteren bulantılar, bazen, tüm güne de yayılabilmektedir. Mide bulantılarının asıl nedeni, HBCG adı verilen hormonun yüksek seviyede olmasından kaynaklanmaktadır. B1 ve B2 vitaminlerinin eksikliğinden kaynaklanan bulantılar olabileceği gibi, çoğul gebeliklerden de kaynaklanan bulantıların görülebilmesi olasıdır. Bununla birlikte psikolojik sorunlar da, sizin bulantılar yaşamanıza sebep olabilmektedir. Halk arasında üzüm gebeliği olarak adlandırılan mol gebeliğinin de şiddetli bulantılara neden olabileceğini söylemek yanlış olmayacaktır.
Bulantı ve kusmalardan kendinizi koruyabilmek için, gürültü ve ışığın daha az olduğu ortamlarda bulunmayı tercih etmelisiniz. Bununla birlikte koku olan mekanlardan da, elinizden geldiğince uzak durmalısınız. Yemek yapan gebelerin de mide bulantıları ile karşılaştıkları görülmektedir. Temizlik maddeleri de bulantı sebebi olabilirken, yiyeceklerinizin yağsız; ve mümkün olduğunca kokusuz da olması, midenizin daha az bulanmasını sağlayabilir. Şiddetli bulantılar; ve kusmalar yaşayan kişiler, doktorlarına başvurmalı, ve idrar tahlili istemelidirler. İdrarlarında keton çıkan hastaların, tıbbi tedavi görmeleri gerekebilmektedir.

Hamilelerin %40 ile %60 arası oranlarda bel ağrısı sorunu ile karşılaşmaları da muhtemeldir. Bel ağrılarının çoğunluğu, 5. ve 7. aylar arasında yaşanmaktadır. Yaşanan bu bel ağrıları %15 – %20 oranında, gündelik hayatı olumsuz etkileyebilecek seviyelere ulaşmaktadır. Hamileliği süresince bel ağrısı sorunu ile baş etmek durumunda kalanlar da görülebilmektedir. Gebelik döneminde yaşanan bel ağrısının nedenleri genellikle bilinmemektedir. Ancak, aşırı kilo alımının, gizli bel fıtıklarına neden olduğu şeklinde sonuçlar elde edilebilmiştir. Sırt kaslarının kasılarak güçsüzleşmesi ile, bel çukurunun artmasının da bel ağrılarına neden olduğu düşünülmektedir. Gebelik döneminde çok yemek yemekten kaçınması gereken anneler, diyet yapmaya özen göstermeli; ve kesinlikle aşırı kilo almaktan kaçınmalıdırlar. Bel ağrısı çeken kişilerin, düzenli egzersizler yapmaları, daha kaliteli bir hayat sürmelerinde onlara yardımcı olabilmektedir. Bununla birlikte korkutan başka bir durum da, hamileliği sırasınca, bel ağrısı çekmekle birlikte, uykusuzluk sorunu da çeken anne adaylarının durumudur. Bu gibi sorunlar yaşayan anne adayları, hamilelikleri esnasında, hamile yastıklarından faydalanarak, daha rahat bir uykuya sahip olabilirler. Bel ağrılarından kaçınmak amacı ile, yüksek topuklu ayakkabı da giymekten kaçınması gereken anne adayları, yataktan kalkarken, özellikle hamileliklerinin ileri dönemlerinde, bellerine ağırlık vermemeleri gerektiğini de akıllarından çıkartmamalıdırlar.
Hamileler, gebelik döneminde yaşayabilecekleri enfeksiyon sorunlarına karşı da kendilerini garantiye almalıdırlar. Bu enfeksiyon problemleri arasında, özellikle idrar yollarından alınabilecek olan E Coli enfeksiyonuna dikkat edilmelidir. Normalde steril olan idrar E Coli enfeksiyonu ile, idrar yollarında oluşabilecek sistit sorunlarına da neden olabilmektedir. Hamilelikte, özellikle vücudu dirençsiz; ya da diyabetik sorunları olan anne adayları risk grubundadırlar. Sık sık idrara çıkan; ancak az idrar yapan anne adayları, kasıklarında ağrı ve yanma şikayetleri ile de karşı karşıya iseler, mutlaka doktor kontrolünde idrar tetkiki ve kültürü yaptırmalı; ve sonrasında da gerek görülürse antibiyotik kullanımına başlamalıdırlar. Bununla birlikte, hamilelik döneminde bayanların büyük çoğunluğu, yüksek miktarda vajinal akıntı yaşarlar; ancak bu akıntının herhangi bir sorun olarak görülmesi gerekmemektedir. Ama, eğer bu akıntının rengi, beyaz süt kesiği gibi ise, ya da daha farklı bir renk almaya başladı ise; ve kötü bir koku ile sizi rahatsız ediyorsa, yine, doktorunuza başvurmanızda fayda var demektir. Çünkü hamilelik sırasında yaşanan akıntı renksiz ve kokusuzdur.
Hamilelikte yaşanan bu olumsuz vajinal akıntıların, erken doğuma neden olabileceğini unutmamak gerekir. Bu nedenle de enfeksiyonlara karşı mutlak surette önlem alınması gerektiğinin bilinmesi gerekmektedir. Bunun için, özellikle, bol su içmek, cinsel ilişkilerde hijyene önem vermek, toplu kullanılan havuz ve tuvalet gibi yerlerden mümkün olduğunca uzak durmak, idrarı uzun süre tutmamak, genital bölgeyi önden arkaya doğru temizlemek büyük önem taşıyan; enfeksiyonu koruyucu etkenler olarak sayılabilmektedir.


Benzer Konular

Author: almina

Sosyal Medyada Paylaş:

Yorum Yapmak İster Misiniz?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.