Yeni Doğan Bebeğin Dış Dünyaya Alışması

BEBEK dünyaya gelmeden önce bir dereceye kadar korunaklı yaşar, fakat doğduğu andan itibaren gelişmesinde yeni bir dönem başlar. Tümüyle yeni bir çevreye uymak zorundadır. Solunum gibi bazı şeyleri aniden hiçbir yardım olmadan yapabilir, fakat diğer bazılarında tamamen çaresizdir ve annesinin yardımına muhtaçtır.

Yeni Doğan Bebeğin İLK SOLUKLARI

İlk soluğunu alan bebeği gözlemek, doğum sırasındaki en dramatik ve heyecan verici olaydır! Bazı bebekler dakikalarca yüksek sesle inler, diğerleri de sadece bir iki çığlık atar ve hemen ardından sakin sakin nefes almaya başlar. Bebeğin ana rahminde çok daha erken dönemde solunum hareketlerine çalıştığını duyunca şaşırmamalısınız. Bazı anneler bu hareketleri karnın alt kısmında kuvvetli bir nabız atışı gibi hissederler.

Bebeklerin çoğu, doğumda kendiliklerinden normal olarak solur ne var ki ebenin bebeğin burnunu ve ağzını yavaşça temizlemesi, solunum şekline, kalp atışlarına, deri rengine, kas tonusuna ve genel hareketliliğine dikkat etmesi adettir. Bebekler genellikle doğum anında morarmıştır fakat bunu hızla, yüzden gövde ve bacaklara yayılan sağlıklı pembe bir renk izler. El ve ayak parmaklarının pembe renk alması biraz daha uzun sürer.

Ender olarak solunum başlamadan önce kısa bir gecikme olur. Bu sırada ebe ayak parmaklarını ovarak veya çimdikleyerek bebeği yüreklendirir. Bebeğin gecikmesinin çeşitli nedenleri vardır. Beyindeki solunum merkezi zor bir doğumdan sonra biraz sarsılmış olabilir. Doğum sırasında anneye verilen ağrı kesici ilaçlar da bebeğin solunum merkezini kısa bir süre için sarsar. Genellikle bebeğin solunumunun gecikeceği önceden anlaşılır ve dünyaya gelişi sırasında çocuk uzmanının bulunması sağlanır.

Yeni Doğan Bebekte Isı değişikliği: Anne rahminde bebek, etrafını saran ılık amnios sıvısı sayesinde çevre ısısının fazla değişmesi hallerinde korunmuştur.

Annesinden bir derece daha sıcaktır. doğumdan sonra ısı önce birdenbire düşer, az sonra sabit hale gelir. Bir kış sabahı sıcak banyodan dışarı çıkmış olan herkes bunu anlayacaktır. Do-ğumhaneyi sıcak tutarak ve bebeği yumuşak havlu ile kurulayıp sararak ve cereyanı önleyerek bebeğin üşümesine engel olabiliriz.

Doğumhaneden çıkmadan önce, ebe ya koltuk altından ya da rektumdan bebeğin sıcaklığını ölçer. Bebek hafifçe giydirilmişse, yatağı 1-2 battaniye ile örtülmüşse ve oda ısısı 20-22 derecede tutuluyorsa ısısı sabit kalır. Birkaç hafta sonra fazladan bir yün giydirilip yatağına bir battaniye daha konursa oda sıcaklığı 16 derece olabilir.

Yeni Doğan Bebeğin Mikroplara alışması: Anneye ait bazı bulaşıcı hastalıklar, örneğin kızamıkçık bebeği doğmadan etkilerse de etrafını saran zarlar sayesinde mikroplardan büyük ölçüde korunmuştur. Gebelik ilerlerken, antikor denilen özel proteinler bebeğin kanında yapılır ve sonuç olarak beyaz kan hücreleri kendi bölgesini işgale kalkan tehlikeli mikroplarla savaşma yeteneği kazanır.

bebek, kendini tehdit edebilecek belirli tipte bulaşıcı hastalıklardan korunma yeteneği ile doğar. Bütün mikroplar tehlikeli değildir, yaşamın 3. gününde bebeğin solunum yollarına, bacaklarına ve cildine çoğu faydalı olan birçok bakteri yerleşir. Çok küçük bir bebeğin, bütün tehlikeli mikroplardan kendi kendine korunabileceğini düşünmek yanlış olur. Süt çocuğu bölümünde çalışanların bebeklerin birinden diğerine giderken her seferinde dikkatle ellerini yıkadıklarını görebilirsiniz.

Göz enfeksiyonları yeni doğan bebeklerde çok sık görülür. Gözde sulanma görürseniz hastaneye söyleyin, göz damlaları ile kolayca tedavi edilir. Her zaman enfeksiyon neden değildir. Bazen göz kapakları mukus toplanması yüzünden birbirine yapışmıştır. Göz kapağının ve çevresinin nemli bir pamukla yavaşça silinmesi ile mukus çıkarılır.

Sezaryen Ameliyatı: Sezaryen Doğum Nedir?

Sezaryen ameliyatı ne demek? Sezaryen Nedir?

Sezaryen annenin karnından uterusa girerek bebeğin çıkarılmasıdır.

Sezaryen ne zaman yapılır?

Tıbbi nedenlerle doğumun başlamasından önce ya da doğum sırasında acil bir durum ortaya çıktığı zaman yapılır. Örneğin küçük pelvisli bir kadın büyük bir bebek doğuracaksa veya ağır derecede plasenta previa varsa, önceden sezaryene karar verilir. Doğumun

birinci dönemindeki fötal distress veya bir süre bekledikten sonra vajinal halasa doğru gelişme olmuyorsa sezaryen için acil endikasyon vardır.

Sezaryen nerede yapılır?

Sezaryen ameliyatı daima genel anestezi altında ve ameliyathanede yapılır. Lokal anestezi blokları ender olarak kullanılırsa da tercih edilmez, çünkü ameliyat daha zor olabilir ve kadın daha fazla zorluk çekebilir.

Sezaryen nasıl yapılır?

Keşi, karnın alt kısmında tam pelvisin üstünden yapılır. Uterusta keşi en alt kısmından yapılır. Bu yüzden ameliyata ‘alt segment sezaryen’ denir. Klasik üst seğmen ameliyatında keşi, uterusun üst kısmından yapılır, fakat bu yöntem, günümüzde çok seyrek olarak kullanılmaktadır. Bebek, keşi yerinden çıkarılır ve sonra uterus ile karın duvarı dikilmeden plasenta alınır. Ameliyat, genellikle başlamasından bitmesine kadar 40 dakika sürer. Son dikişler konurken anne uyanmış olur ve bebeğine ait iyi haberleri duyabilir.

Dikiş yerlerinin sıkıntısı bir yana, sezaryen ameliyatı yapılan anne, bebeğinin dünyaya gelmesinden sonra vajinal doğum yapmış olanla aynı şekilde iyileşir. Hastanede biraz daha fazla kalması gerekir (7-10 gün). Ameliyattan 6 gün sonra dikişleri alınır. Derideki keşi, genellikle bir iz bırakarak iyileşir. Sezaryen yapılan kadının sonraki doğumlarında da bu şekilde doğurması gerekir. Ne var ki, birçok vakalarda sezaryen ameliyatından sonra normal doğum mükemmel ve sağlıklı bir şekilde olacaktır.

Hamilelikte Mide Bulantısı

gebelik-belirtileriHamilelerin en büyük sıkıntısı belki de mide bulantısı olarak söylenir. Mide bulantısını önlemek için neler yapılabilir? Aşağıdaki bilgiler tavsiye niteliğinde olup, bunlarla kendinizi tedavi etmeye kalkmayınız. Doktorunuza danışmayı sakın unutmayın. Eğer ciddi kusmalar da olmaya başlarsa bu durum doktorlar tarafından Hiperemezis Gravidarum olarak adlandırılır. Okumaya devam et “Hamilelikte Mide Bulantısı”

Çocuğum Beni Dinlemiyor, Ne Yapmalıyım?

Çocuğum sözümü dinlemiyor. Çocuğum beni dinlemiyor, ona nasıl davranmam gerek?

Birçok anne ve babanın ortak sorunudur. Hep aynı şeyden şikâyet ederler. “çocuğum beni dinlemiyor, hep kendi bildiğini yapıyor”. Anne baba her zaman çocuğun kendi istedikleri gibi davranmalarını ister. Ama çocuk her zaman aksini yapar ve anne ve babasının sözünü dinlemez.

Ebeveynler için çocuğun bedensel olarak gelişmesi, büyümesi nasıl önemliyse, ruhsal olarak da gelişmesi çok önemlidir. Bu yüzden bazen anne ve baba çocuğa nasıl bir tutumla yaklaşacaklarını bilemezler ve kararsızlık yaşarlar. Ancak çocuğun söz dinlememesinde anne ve babanın da önemli rolü vardır. Her zaman çocuk anne ve babayı kendine örnek alır ve onlar gibi olmak ister. Bu yüzden ebeveynlerin davranışları burada çok önemlidir.

Çocuğum beni dinlemiyor, ne yapmalıyım?

İlk olarak kendinizin yaptığı bir şeyi çocuğa yapma demeyin. Çocuk onu mutlaka yapacaktır. Örneğin siz sigara içiyorsanız, çocuk sizi örnek alacaktır. Yani sizin uyarılarınızı asla dinlemeyecektir. Çocuğa iyi şeyler kazandırmak istiyorsak önce kendimizin iyi bir şey yapması gerekir. Çocuğun söz dinlememesi içinde bulunduğu ortam ve anne babanın tutumuyla ilgilidir. Çocuğun çevresinde olan kişilerin hareketleri onu etkileyebilir. Bir zaman sonra çocukta o kişi gibi davranmaya başlar. Bundan da önemlisi eğer anne ve baba çocuğu çok serbest ve rahat bir şekilde büyütmüşse çocuk asla anne ve babayı dinlemeyecektir. Çünkü çocuğun onlara karşı bir korkusu yoktur, kendince istediğini yapmakta özgürdür. Ya da bunun tam tersi çocuk çok disiplinli ve hep katı kuralları olan bir ortamda ise gene söz dinlemez. Anne babanın tutumsuz ve kararsız davranışları çocuğa fırsat verir. Mutlaka ebeveynler belli bir tavır koymalıdır. Aynı çizgide devam etmeli otoriter olmalıdır. Kararsızlık çocuğun bocalamasına neden olur. Kendi kişiliğini bulamaz ve güveni de git gide azalır. Çocuk hep çevresinde ki kişilerin ilgisini ister. Yeni bir kardeşin olması ona olan ilgiyi azaltacağı için, tepkisini söz dinlemeyerek gösterir. Anne ve baba çocuğa isteğini, dikkatini çekecek bir şekilde anlatmalıdır. Çocuğu tehdit ederek, bağırarak ve çocuğu zorlayarak asla sözünü dinletemez. Bunun yerine çocuğu ödüllendirerek bir şeyleri yaptırmak daha doğru olur. Böyle bir durumda çocuğa söz dinletmek için anne ve babanın yapacağı bazı şeyler faydalı olabilir.

Her zaman bir düzen içinde olmak, sınır koymak doğru olur. Çocuğa bazı kuralları öğretmek (tuvalet, yemek, giyinme vb. temel konular) gerekir.

Çocuğu ödüllendirmek onu motive eder ve mutlu olmasını sağlar. Böylelikle sizin isteklerinizi zoraki değil, kendi isteyerek yapacaktır.

Kuralları zamanında belirlemek ve uygulamak gerekir. Aniden ve sonradan söylenen kurallara çocuk uymaz ve aksini yapmak ister. Kurallarda tutarlı olmak, taviz vermemek gerekir. Daha da önemlisi kurallar açık, net olmalıdır.

Çocukla konuşarak sorunları beraber çözmekte fayda vardır. İyi bir iletişim kurulduğunda her zaman çocuk sizi dinlemeye istekli olacaktır. Aksi halde siz onu uyardığınızda size karşı çocukta bir öfke oluşur.

Çocuğa karşı hep sabırlı ve hoşgörülü bir şekilde yaklaşılmalıdır. Bunun tersi çocukta öfke, sinir ve güvensizlikten dolayı korku yaratır.

Çocuğunuzu önemsediğinizi ona hissettirin. Her konuda ona danışıp, fikrini alın. Çocukla iletişime geçerek sözünüzü dinletmeye çalışın

Bebeği Nasıl Emzirmeli: Uygun Emzirme Tekniği Nasıl Olmalıdır?

Uygun emzirme için anne en rahat pozisyonu seçmelidir. Annenin bebeği tutuş pozisyonu başarılı bir emzirmede en önemli faktörlerden birisidir. Bebeğin başı ve vücudu tam olarak anneye dönük olmalıdır. Anne bir eli ile bebeği altından ve sırtından desteklemelidir. Bebeğin başından desteklenmesi yanlış bir uygulamadır. Okumaya devam et “Bebeği Nasıl Emzirmeli: Uygun Emzirme Tekniği Nasıl Olmalıdır?”

Ultrason Nedir? Ultrason Çeşitleri Nelerdir? Nerelerde Kullanılır?

Ultrason Nedir? Ultrason Ne Demek?

Ultrason Çeşitleri Nelerdir?
2 Boyutlu Ultrason (2d Ultrasound)
En ve uzunluk boyutları olup derinlik boyutu olmayan, dokuların bir düzlem üzerinde görüntülenmesini sağlayan, muayenehanelerde en sıklıkla kullanılan standart (“geleneksel”) ultrasonlardır.

3 Boyutlu ultrason (3d Ultrasound)
Normalde standart ultrason cihazlarında yapılan 2 boyutlu (düzlemsel) bir tarama sonrasında, bir bölgenin derinlik boyutu da katılarak 3 boyutlu şekilde görüntülenmesine imkan tanıyan cihazlardır. Ancak 2 boyutlu görüntünün 3 boyutluya dönüşmesi biraz zaman alıcıdır (10-15 dakika gibi).

4 Boyutlu Ultrason (4d Ultrasound)

En, uzunluk ve derinlik boyutlarını içeren 3 boyutlu (uzaysal) görünümün eş zamanlı olarak (“real time özelliği”) bir monitorde görüntülenmesine olanak sağlayan en son teknolojik ürünlerdir.

Emzirmenin Faydaları: Emzirmenin Bebek Ve Anneye Yararları Nelerdir?

Anne sütünün ne kadar yararlı olduğu konusunda 1000 kadının katıldığı bir çalışmada çok önemli verilere ulaşılmıştır. Bu çalışmadan elde edilen çarpıcı sonuçlar şöyle:

1- Kadınların yüzde 34’ü modern bebek mamalarının anne sütüyle eşdeğer besleyiciliğe sahip olduğunu zannetmektedirler. Okumaya devam et “Emzirmenin Faydaları: Emzirmenin Bebek Ve Anneye Yararları Nelerdir?”