Kadınlarda Cinsel İsteksizlik

Adsız

 

Bu yazımızda birçok bayanın ortak sorunu olan cinsel isteksizlik yani cinsel soğukluk hakkında bilgi vereceğiz. Cinsel isteksizlik neden olur? Cinsel soğukluğun tedavisi var mıdır? Çiftler cinsel ilişkiden neden zevk almazlar? Cinsel isteksizlik bir hastalık mıdır?

Cinsel isteksizlik hem erkekte hem de kadında zaman zaman görülebilir. Bazı dönemlerde çiftler cinsel isteksizlik sorunu ile karşı karşıya kalır. Son yıllarda da özellikle kadınlarda cinsel istekte azalma ya da çeşitli cinsel işlev bozuklukları sıkça görülmektedir. Cinsel isteksizlik eşler arasında sorunlara neden olacağı için bu tür cinsel sorunlarda mutlaka bir uzmana danışmakta fayda vardır.

Cinsel soğukluğu birçok nedene bağlamak mümkündür. Kadında cinsel isteğin azalması, cinsel ilişkiyi reddetmesine neden olur. Kadın cinsel ilişkiden zevk almayacağı gibi cinsel ilişkiden de kaçmaya başlayacaktır. Bu nedenle cinsel isteksizlik ciddiye alınması gereken bir sorundur.

Sağlık açısından da cinsel istek önemli bir unsurdur. Eşlerin cinsel ilişkiye girme arzusu yani cinsel istek, bir sağlık sorunu olmayan kadında ve erkekte vardır. Kadınlar çeşitli nedenlerle cinsel ilişkiden uzak durabilir. İlk neden, kadının cinsel ilişki sırasında ağrı duyacağı düşüncesidir. Cinsel isteksizlik kısa süreli olabileceği gibi uzun süreli de olabilir. İstek azalır ya da hiç olmaz. Önemli olan cinsel isteksizliğin ne zaman başladığıdır. Cinsel isteksizlik durumu ergenlik döneminden itibaren olabileceği gibi sonradan da oluşmuş olabilir.

Cinsel isteksizliğin başlıca nedenlerini sıralayacak olursak;

  • Cinsel isteği baskılayan bazı faktörler vardır ki bunlar kadının cinsel ilişkiden keyif almamasına neden olur. Aslında geçmişten bugüne birçok şey cinsel dürtüleri bastırmamıza neden olur. İlk faktör kültürel, dinsel ya da ahlaki nedenlerdir.
  • Kadının yeteri kadar orgazm olamaması cinsellikten zevk alamamasına neden olacağından cinsel isteksizliğe neden olacaktır.
  •  Bunun yanı sıra bebek istemeyen çiftler, gebe kalacağım korkusu cinselliğin baskılanmasına neden olacaktır.
  • Kadının cinselliğe karşı korkularının olması ya da yaşadığı bir cinsel istismar, kadının cinsellikten uzak durmasına neden olacaktır.
  • Kişi istediği ve arzuladığı için cinsel ilişkiye girmelidir. Bunu bir görevmiş gibi düşünmek kadınlarda cinsel isteksizliğe neden olacaktır. Sadece eşini memnun etmek için ilişkiye girilmesi yanlıştır. Bir cinsel birliktelikten hem erkek hem de kadın memnun olmalıdır. Aksi halde giderek cinselliğe karşı bir soğukluk olacaktır.
  • Cinsel isteksizlikte sigara ve alkolün de katkısı olduğu gözlemlenmiştir.
  • Bazı sağlık sorunları ve kullanılan ilaçlar(depresyon ilaçları gibi) cinsel isteğin yok olmasına nedendir.
  • Hamilelikte hormonların etkisi ile cinsel isteksizlik sıkça görülen bir durumdur. Çoğu çift bebeğime bir zarar gelir düşüncesi ile ilişkiden kaçınmaktadır.
  • Cinsel ilişki sırasında veya sonrasında ağrı, cinsel isteksiz nedenleri arasındadır.
  • Menopoz dönemi ve yaşlanma
  • Aşırı stres ve depresyon
  • Eşler arasındaki ilişki

Cinsel isteksizlik fiziksel olabileceği gibi çoğunlukla psikolojiktir. Dönem dönem birçok bayanda bu sorun görülebilir. Cinsel isteğin oluşması için bazı faktörler gerekir. Bu faktörlerden birinde sorun olması cinsel isteğin azalmasına neden olacaktır. Özellikle eşler arasında ki ilişki burada önemlidir. Cinsel isteksizliğin tedavisi mümkündür ve ilk olarak bir jinekolojik muayene gereklidir. Bunun için böyle bir sorun oluşmaya başladığında mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır. Doktor durumu değerlendirerek size uygun tedaviye başlayacaktır. cinsel isteksizlik tedavisi olan bir sorundur ancak önce sorunun fiziksel nedenlerden mi yoksa psikolojik nedenlerden mi kaynaklandığı araştırılmalıdır. çünkü tedavi bu yönde ilerleyecektir. eğer sorun psikolojik nedenlerden ise, psikiyatrik yardım almak gereklidir. uzman kişilerce yapılan terapilerde olumlu sonuçlar alınmaktadır.

Kürtaj kısırlığa neden olur mu;  Kürtaj ve Kısırlık Riski

gebelik-ne-zamanBu yazımızda kürtaj sonrası hamile kalamamak ile ilgili bilgi vereceğiz. Gebeliğin sonlandırılması yani kürtaj kısırlığa neden olur mu? Kürtaj sonrası hamile kalamama nedenleri? Kürtaj ve kısırlık riski

 

Kürtaj çeşitli nedenlerle gebeliğin sonlandırılması anlamına gelmektedir. Bilindiği gibi ülkemizde 10 hafta ve üzeri gebeliğin sonlandırılması yasaktır. Ayrıca 10 haftanın üstü gebeliklerin sonlandırılması kanunen yasak olmakla birlikte tıbben de risklidir. Bebeğin kalp atışı olmadığında ya da annenin hayati tehlikesi bulunduğunda doktorların ortak kararı ile kürtaj yapılabilir. Özellikle ilk gebeliklerde sağlıksız gebelik( bebeğin kalp atışının duyulmaması ya da bebekte ciddi bir sağlık sorunu olması) riski fazladır ve bu gebelikler sonlandırılır. Bu gebeliklerin sonlandırılması vakum aspirasyon yöntemi ile olmaktadır.

 

Sağlıksız gebelikler, yapılan ultrason muayenesi ile anlaşılmaktadır. Bu durumda doktorunuzun size önerisi kürtaj olacaktır. Bazı anne adayları kürtaj olayına çok sıcak bakmaz. Özellikle dinde kürtajın yasak ve istenmeyen bir durum olması nedeniyle kürtajı birçok anne adayı reddeder. Ancak hem dinen hem de tıbben, annenin hayati riskinin olması durumunda gebeliğin sonlandırılması mecburidir. Bazı anne adayları ise kürtajın kısırlığa neden olacağını düşündüğü için kürtaja pek sıcak bakmaz. Akla gelen ilk soru; tekrar hamile kalabilecek miyimdir?

Halk arasındaki birçok düşünce aslında yanlıştır. Bunlardan biriside kürtajın kısırlık yaptığı düşüncesidir. Özellikle ilk gebeliklerde yani hiç doğum yapmayan bayanlarda kürtajın kısırlığa neden olduğu yanlıştır, böyle bir durumun olma ihtimali yoktur. Bayanlar bu tür yanlış inanışlara kulak asmamalıdır. Gebelikte bebeğin kalp atışının olmaması yani ölü bebek gibi durumlarda doktorunuz kürtajı önerecektir. Çünkü bebek ölüdür ve bu gebelik sağlıksızdır. Bu nedenle gebelik sonlandırılmalıdır. Bu tür işlemleri yapan ekip oldukça tecrübeli ve deneyimlidir. Uygun ve doğru şartlar altında yapılan kürtaj herhangi bir soruna neden olmaz. Genellikle doktorlar kürtajda, vakum tekniğini kullandığı için rahim içerisinin zarar görme ihtimali oldukça düşüktür. Bu durumda da kürtajın kısırlığa neden olduğu düşüncesi oldukça yanlıştır.

 

Bilinmeyen infertelite son zamanlarda sıkça duyduğumuz bir ifadedir. Sebebi bilinmeyen kısırlık hiç kürtaj olmayan bayanlarda da görülmektedir. Hamile kalamamanın birçok nedeni olabileceğinden mutlaka bir doktora başvurulmalıdır. Yapılacak muayene ve testler sonucunda da sorun anlaşılır ve tedaviye başlanır. Kürtaj olmak yeniden hamile kalmaya engel değildir. Kürtaj sonrası doktorunuzun önerilerini dinlemelisiniz. Çünkü doktorunuz belli bir süre hamile kalmayı yasaklayacaktır. Bu süre bittiğinde tekrar hamile kalmanızda herhangi bir sakınca yoktur.

 

Kürtaj olmak yeniden hamile kalmaya engel değildir ancak kürtaj asla doğum kontrol yöntemi olarak kullanılmamalıdır. Ancak tıbbi açıdan gebeliğin sonlandırılması gereken durumlarda kürtaja başvurulmalıdır.  Ayrıca kürtaj sonrasında kontrollerinizi ihmal etmemelisiniz.

 

İstenmeyen gebeliklerde anne adayları çeşitli yöntemlere başvurmaktadır. Bu hem annenin hem de bebeğin sağlığı açısından çok tehlikelidir. Yasal olmayan yollara başvurmak oldukça yanlıştır. Sonlandırılması gereken gebeliklerde, tekrar hamile kalamam düşüncesi ile kürtajdan kaçmak da bir o kadar yanlıştır.

Hamilelikte kız bebek belirtileri

adsız

Gebelik oldukça özel ve heyecanlı bir süreçtir. Her gün bebeğiniz biraz daha büyümekte ve gelişmektedir. Kalp atışını duymak ve bebeğinin hareketlerini hissetmek bir anne için en heyecan verici olaydır. Ancak gebelikte en çok merak edilen de bebeğin cinsiyetidir. Bilindiği gibi bebeğinizin cinsiyeti kesin öğrenmek için 16 hafta beklemeniz gerekmektedir. Çünkü bebeğin cinsiyeti 16. haftadan sonra netlik kazanır. Eşlerin birçoğu ise bebeğim sağlıklı olsunda; kız evlat, erkek evlat fark etmez diye düşünür. Ancak hem annelerin hem de babaların içinden erkek ya da kız evlat daha çok istenir. Gelişen tıp sayesinde artık eşler bebeklerinin anne karnındaki her halini rahatlıkla görebilmekte ve hatta anne karnında bebeğin renkli resmi bile çekilebilmektedir.

Peki, gebeliğin ilk aylarında bebeğin cinsiyeti anlaşılabilir mi? bebek kız ise belirtileri nelerdir? Gebelikte kız ya da erkek bebeğin belirtisi var mıdır? Bu yazımızda hamilelikte kız bebek belirtileri hakkında bilgi vereceğiz.

Halk arasında bu konu ile ilgili birçok fikir vardır. Eskiden ultrasona girmeyen anne adayları için özellikle yaşlıca bayanlar bebeğin cinsiyetini anlamak için kendilerince bazı fikirler üretmiştir. Hamile olan kişiye bakılır ve özellikle vücut şekline göre bebeğin kız ya da erkek olduğu söylenirdi. Şimdi ise ultrason ile bebeğin cinsiyeti kesin olarak öğrenilmektedir.

Kız bebeğin bazı belirtileri vardır ancak bunun bir kesinliği olmadığı da unutulmamalıdır. Çünkü bayanlarda hamilelik sürecinde hormonların etkisiyle vücut değişmektedir. Örneğin hiç tatlı yemeyen bir bayan hamile kaldıktan sonra devamlı tatlı yeme isteği duyabilir. Bu tamamen kişinin hormonları ile ilgili bir durumdur. Kız bebeğin belirtilerini sıralayacak olursak; hamilelikte basen ve poponuzdan kilo almışsanız bebeğinizin kız olma olasılığı yüksektir. Eskiden de bebeğin cinsiyetini anlamanın en kolay yolu bu idi. son zamanlarda ise takvim yöntemi ile bebeğin cinsiyeti bilinmeye çalışılmaktadır. Özellikle Çin takvimi bayanlar arasında oldukça popülerdir. Yaşınız ve gebe kaldığınız aya bakılarak cinsiyet belli olmaktadır. Bu takvime bakarak bebeğinizin cinsiyeti hakkında fikir sahibi olabilirsiniz.

 

Erken başlayan mide bulantıları da kız bebek belirtilerinden birisidir. Ayrıca sol göğsün sağ göğüsten büyük olması da kız bebek belirtisidir. Halk arasında yaygın bir inanç da; eğer gebelikte anne adayının cildinde değişme çok fazla ise bebek kızdır. Çünkü erkek bebek anneye güzellik verirmiş, kız bebek ise annesinin güzelliğini ödünç alırmış. Bu nedenle anne gebelikte kendini daha çirkin hisseder. Aslında hamilelik her bayana çok yakışır ve onun çok daha güzel görünmesini sağlar. Gebelikte anne adayı çok daha fazla huysuzsa bebeğin kız olma ihtimali daha fazladır. Aş erme döneminde devamlı ekşi yemek istiyorsanız, bebeğiniz büyük ihtimalle kızdır.

Gebelikte basen ve popodan kilo almak, devamlı ekşi yeme isteği, kendini çirkin hissetmek, huzursuz olmak, mide bulantılarının erken başlaması, bir göğsün diğerinden büyük olması gibi belirtilerde bebeğinizin kız olma ihtimali daha yüksektir.

 

Kadın Hastalıklarından Korunmak İçin Neler Yapılmalı?

Adsız

Bu yazımızda bayanların korkulu rüyası olan kadın hastalıkları hakkında bilgi vereceğiz. Öncelikle kadın hastalıklarını biraz tanıyacak daha sonra da kadın hastalıklarından korunma yolları hakkında bilgi vereceğiz.

Kadın hastalıkları denildiğinde akla ilk gelen adet düzensizliğidir. Adet düzensizliği birçok bayanda görülen bir durumdur ve birçok nedeni olabilir. Sorunun nedenini anlamak için jinekolojik bir muayene ve yapılacak testler sonucunda gerekli tedavilere başlanır. Adet düzensizlikleri birçok kadın hastalığının da habercisi olacağı için mutlaka bir doktora başvurulmalıdır. Kadınlarda sıkça görülen hastalıklardan birisi de vajinal akıntılardır. vajinal akıntı enfeksiyona bağlı olabileceği gibi, önemli olan akıntının rengi ve kokulu olup olmadığıdır. Diğer kadın hastalıkları; kısırlık, pelvik ağrılar, cinsel fonksiyon bozuklukları, kistler, rahim ağzı hastalıklarıdır.

Kadın hastalıklarından uzak durmak ve korunmak için temizlik ilk şarttır. Yanlış ya da yetersiz vajinal temizlik birçok kadın hastalıklarını ortaya çıkarmaktadır. Ayrıca vajinal bölge temizliği için yanlış temizlik ürünleri seçilmesi başta akıntılar olmak üzere çeşitli enfeksiyonlara da neden olmaktadır.

Peki, doğru bir şekilde vajina temizliği nasıl yapılmalıdır?

Bayanların yaptığı en büyük yanlış, özellikle gebelikten korunmak için vajina içini yıkamaktır. Bu doğru bir doğum kontrol yöntemi olmadığı gibi oldukça da yanlıştır. Aslında vajina kendi kendini temizler. Bu nedenle vajina içini yıkamak gereksizdir. Vajina temizliğinde kullanılan kimyasal maddeler de, iyi huylu bakterilerin yok olmasına neden olur. Bu da vajinanın enfeksiyonlara karşı savunmasız kalması anlamına gelir. Birçok kadın hastalığının yanlış vajina temizliğinden kaynaklandığı unutulmamalıdır.

Kadın hastalıklarından korunmak için yapılması gereken temizliğe dikkat etmektir. Özellikle adet dönemleri, vajina enfeksiyonlarına karşı en savunmasız olunduğu dönemdir. Kadın hastalıklarından korunmak için özellikle adet dönemlerine dikkat edilmelidir.

Vajinada yanma, kaşıntı, akıntı ya da sık idrara çıkma gibi bir şikâyetiniz varsa, mutlaka bir doktora başvurmalısınız. Doktorunuzun önereceği krem veya jeller bu sorunları ortadan kaldıracaktır. Kadın hastalıklarından korunmak için düzenli doktor kontrolü şarttır. Oluşan bir kadın hastalığında erken teşhis çok önemlidir. Bu nedenle vajinal bölge temizliği ve doktor kontrolleri kadın hastalığından korunmada en etkili yollardır.

Kadın hastalıklarından korunmanın yollarını sıralayacak olursak; vajinal bölge temizliği, doktor kontrolü, vajinal bölgenin kuru olması, pamuklu iç çamaşırı giymek, dar ve sıkan kıyafetlerden kaçınmak, vajinayı tahriş edecek maddelerden uzak durmak, güvenilir cinsel ilişki, idrarı tutmamak, adet dönemlerinde ve cinsel ilişki sonrasında temizliğe dikkat etmek gibi önlemler alınarak enfeksiyon ve kadın hastalıklarından korunabilirsiniz.

Cinsel İlişki Sonrası Vajinada Yanma

vv

Bazı zamanlarda bayanlarda vajina da yanma gibi şikâyetler görülebilir. Özellikle cinsel ilişki sonrası vajinada yanma oldukça can sıkıcı bir durumdur. Peki, vajinada yanma neden kaynaklanır?

Bayanların büyük bir kısmı cinsel ilişki sonrası vajinada yanma ve acı hisseder. Ancak bazı zamanlarda bu yanma ve acı daha da fazlalaşır. Böyle durumlarda sorunun nedenini bulmak için mutlaka bir doktora başvurmak gerekir, çünkü vajinada yanmanın birçok nedeni olabilir. Bu sorun muayene ve yapılacak testler sonucunda netliğe kavuşacaktır. Doktorunuz sorunun ne olduğunu ve tedavi şekli hakkında size bilgi verecektir.

Vajina da yanma pek çok hastalığın habercisi olabilir. Bazense bu durum geçicidir ve birkaç gün içinde kendiliğinden geçecektir. Önemli olan vajinada yanma şikâyetinin ne kadar süre devam ettiğidir. Cinsel ilişki sonrası ya da normal zamanlarda vajinada yanma hissetmek, bir vajinal rahatsızlığın habercisi olabilir. Bu nedenle önemlidir.

Vajinal sorunlar kadınlarda kendilerini huzursuz hissetmesine neden olabilir. Bu durum cinsel hayatta olumsuzluğa yol açacağı için eşler arasında sorunlara da neden olmaktadır. Cinsel ilişki sonrasında yanma ya da aşırı acı şikayetiniz varsa, mutlaka bir doktora başvurulmalısınız.  Genellikle bu belirtiler vajinal bir mantar hastalığından kaynaklanmaktadır.

İlk olarak vajinal yanma gibi şikayetiniz varsa kendiniz alternatif yöntemler ile sorunu çözmeye çalışmalısınız. Vajinada yanma çeşitli nedenlerle olabileceği gibi kısa süreli de olabilir. Öncelikle vajinal bölgede hijyen kurallarına dikkat etmek gerekir. Kimyasal içerikli ürünleri kullanmamak, vajinal bölgeyi her gün yıkamak ve kuru kalmasını sağlamak gereklidir. Vajina oldukça hassas bir bölge olduğu için kolaylıkla tahriş olabilir. Bu nedenle sentetik iç çamaşırı yerine pamuklu iç çamaşırı giyilmelidir. Günlük ped kullanıyorsanız, tahrişi kolaylaştıracağı için sık aralıklarla değiştirmelisiniz.

Alacağınız önlemler bir fayda sağlamıyorsa, mutlaka bir hekime başvurmalısınız. Çünkü vajinal yanmanın birçok nedeni olabilir. Gerekli testler yapılarak sorun tespit edilir ve tedaviye başlanır. Vajinal sorunlarda çoğunlukla cinsel ilişki sırasında ve sonrasında acı, kaşıntı, yanma ve tahriş gibi belirtiler görülür. Ancak her yanma ve tahrişi cinsel ilişkiye bağlamamak gerekir. Yani bu tür sorunların cinsel ilişki ile alakası olmayabilir. Mantar enfeksiyonları vajinada yanma ve kaşıntıya neden olur. Bayanlarda da en sık görülen vajinal sorun, mantar enfeksiyonudur ve bu nedenle yanma şikâyeti olacaktır.

 

Aşk Evliliği mi, Mantık Evliliği mi?

Aşk mı, Mantık mı?adsız

 

Bu yazımızda oldukça önemli bir konu olan, evlilik hakkında bilgi vereceğiz. Evlilik denildiğinde akla ilk gelen soru aşk evliliği mi yoksa mantık evliliği midir? Aslında bu soru oldukça düşündürücüdür. Aşk evliliği mi yapılmalı yoksa mantık evliliği mi? Aşk evliliğinde sorun daha mı çok çıkıyor? Mantık evliliği kulağa daha mı hoş geliyor vb. birçok soru sorulabilir. Önemli olan kişinin karşısında ki kişiye ne hissettiğidir. Sadece mantık ile bir yuva kurulabilir mi? Ya aşk ne olacak? Birçok kişi aşk evliliğinden yana ancak mantık evliliği de aklın bir köşesinde duruyor. Evlilikten beklenen mutlu bir yuva, güven, saygı ve sevgidir. Herkes mutlu bir evlilik yapmak ister ancak bazen hayat bizi istediğimiz yöne götürmez.

Masal gibi başlayan bir aşk nasıl oluyor da kötü bir sonla bitiyor. O zaman aşk evliliği en büyük pişmanlık olarak gözüküyor. Aslında evlilik çok önemli ve ciddiye alınması gereken bir konudur. Kişiler birlikte vakit geçirmeli ve birbirini iyi tanımalıdır. Saygı evliliğin vazgeçilmez ilk kuralıdır. Seviyeli birlikteliklerin olduğu evlilikler her zaman uzun süreli olacaktır. Bu tanımlar daha çok mantık evliliğinin kriterleri gibi gözükse de, aşk evliliklerinde de hayal kırıklıklarına uğramamak için eşler arasında belirli bir saygı ve sevgi olmalıdır.

Aşk fedakârlıktır, kişiyi olduğu gibi kabul etmektir, kusurları görmemek ve onunla yaşlanmaktır. Eşler birbirini tamamlamalıdır.

Bence evlilik öncesi dönem ve evlilik sonrası dönem birbirinden çok farklıdır. Evlilik öncesi dönem masal gibidir; aşklar, şiirler, çiçekler vb. Evlilik sonrası dönemde de eşler aynı duyguları yaşamak ister. Aslında sorun da burada başlar ve sevgi yerini karşılıklı alışkanlıklara bırakır. Monotonlaşan evlilikler, çiftler arasında önce sorunlara sonra tartışmalara neden olur. Peki, ne yapılmalıdır?

Evlilikte duygular önemlidir. Kişi iyi düşünmeli, hem mantığını hem de kalbini dinlemelidir. Ancak aşkın da gözünü kör etmesine izin vermemelidir. Evliliği bir şirket olarak görmek yanlıştır. Evlilik bir iş ya da şirket değildir; duyguların, özlemin ve sevincin olduğu bir dünyadır. Kişi dünyasını nasıl kuracağına kendi karar verir. Aşk üzerine ya da maddiyat üzerine kurmak kişinin kendi tercihidir. Aşk evliliği mi yoksa mantık evliliği mi sorusunun cevabı çok zordur. Evliliklerde çiftler hayat boyu birlikte yaşayacağını unutmamalı ve bunun farkında olarak evlilik akdi gerçekleştirilmelidir.

 

 

Aşılama sonrası dikkat edilmesi gerekenler

Aşılama sonrası dikkat edilmesi gerekenleryumurtlama-gunu

Bu yazımızda bayanların merak etiği bir konu olan aşılama ve aşılama sonrası dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi vereceğiz.

Aşılama sonrası bayanların en sık sorduğu soru; aşılamadan sonra ağrı olur mu?

Aşılama oldukça kolay ve ağrısız bir uygulamadır. Bazı bayanlar aşılama sırasında ve sonrasında hiç ağrı yaşamazken, bazı bayanlarda hafif kasık ağrıları olabilir. Bu durum oldukça normaldir. Aşılama anestezi gerektirmeyen oldukça ağrısız ve kolay bir işlemdir. Aşılama sonrası şiddetli kasık ağrıları olması durumunda mutlaka doktorunuza bilgi vermelisiniz.

Bir diğer sıkça sorulan soru ise, aşılama sonrasında kanama olur mu?

Aşılama sonrası kanama normal olmayan bir durumdur. Çünkü kanama olmasına bir neden yoktur ve kanama olmaması gerekir. Ancak bazı durumlarda işlem uygulanırken sıkça görülmese de lekelenme şeklinde kanamalar olur. Ancak normal durumlarda aşılama sonrası kanama olmaması gerekir. Ayrıca aşılama işleminden on beş gün sonra hafif lekelenme şeklinde kanamalar görülebilir. Buna halk arasında yerleşme kanaması denilmektedir.

 

Aşılama sonrasında doktorunuz size gerekli bilgileri verecektir. Aşılama sonrası cinsel ilişki, banyo yapmak ve diğer konularda doktorunuz size gerekli bilgileri verecektir. Ancak biraz bahsetmek gerekirse; aşılama sonrası ilk iki gün cinsel ilişki hamilelik şansını arttıracaktır. Bu nedenle aşılama sonrası cinsel ilişkide herhangi bir sakınca yoktur.

 

Aşılama işleminden sonra on dakika ayağa kalkmamak gerekir. Daha sonrasında bayanlar normal hayatlarına devam edebilir. Aşılama sonrası özel beslenme programına gerek yoktur. Aşılamadan 15 gün sonra kan testi yapılarak gebeliğin olup olmadığı kesin olarak öğrenilebilir. Eğer sonuç pozitif ise doktorunuzu bilgilendirmelisiniz.

 

Aşılama sonrası bir diğer konu ise progesteron kullanımıdır.. Bu konu hakkında doktorunuza danışmalısınız.

Aşılama sonrası gebelik oluşmazsa aşılamadan 15 gün sonra Pogesteron ya da crinone jel gibi ilaçlar aşılamadan sonra verilmekte ve genellikle 10 gün kullanılmaktadır. Eğer adet gecikmesi yaşanırsa doktorunuza danışmalısınız.

Aşılama sonrası bayanlar normal hayatlarına devam etmeli ve hamileliği hayatın odak noktası yapmamaları gerekir. ancak ağır eşya kaldırmamak ve tedbirli olmakta da fayda vardır. Mümkün olduğunca kendinizi yormayacak işler yapmalısınız.

 

 

 

 

Hamilelikte ıhlamur içilir mi?

Havaların aniden soğuması, hastalıklara da davetiye çıkarmış oldu. İlaç kullanmak istemeyen anne adayları bitki çaylarına yönelmektedir. Grip ya da soğuk algınlığına karşı önlem alan ya da grip olan anne adayları başta ıhlamur olmak üzere, çeşitli bitki çayları tüketmektedir. Çoğu anne adayı ise bitkisel ürünlerin zarar vereceğini düşünerek bitki çaylarından uzak durmaktadır. Bu yazımızda ise gebelikte ıhlamur içmek hakkında bilgi vereceğiz.çay

İlk olarak şunu belirtelim; hamilelikte her bitki tüketilmez. Bu nedenle anne adayları çok dikkatli olmalı ve içtikleri bitki çayının içeriğini mutlaka bilmelidir. Çünkü bazı bitkiler, gebelikte oldukça tehlikelidir ve düşüğe dahi neden olabilir. Gebelik döneminde anne adayı tükettiği besinlere karşı dikkatli ve seçici olmalıdır. Hamileliğin ilk 3 aylık döneminde düşük riski fazla olduğu için, kullanılacak bitki çayı doktora danışmalıdır. Bazı bitkilerin içeriğinde ki maddeler rahimde kasılmalara neden olarak düşüğe neden olabilir. Örneğin sinameki çayı içerisinde bu maddeden bulunur.

Peki, kış aylarında herkesin severek içtiği ıhlamur gebelikte de içilebilir mi?

Her bayanın hamileliği farklıdır ve bazı bayanların gebeliği riskli geçmektedir. Bu nedenle ıhlamur hakkında doktorunuza mutlaka danışmalısınız. Çünkü bazen riskli gebeliklerde bitki çayları asla önerilmez. Eğer sorunsuz bir hamilelik geçiriyorsanız, günde iki bardak ıhlamur içmenin herhangi bir zararı yoktur. Ancak günde iki bardaktan fazla ıhlamur tüketilmemelidir.
Ihlamur içerisine şeker katılmadan içilirse daha sağlıklı olur. Hamilelikte iki fincan ıhlamur içilebilir.

ADET DÖNEMİNDE CİNSEL İLİŞKİ

 

adsız

 

Bu yazımızda adet döneminde ilişkiye girmek hakkında bilgi vereceğiz. Adet döneminde cinsellik bayanların sıklıkla sorduğu bir sorudur. Hatta çoğu kişi adet döneminde cinsel ilişkinin gebelik şansını arttırdığını düşünür. Bazı bayanlar ise adet döneminde cinsel ilişkiye girmenin kısırlık yapacağına inanır. Elbette halk arasında bir konu birçok şekilde aktarılır ve değişik yorumlar yapılır. Tıbbi açıdan bakıldığında adet döneminde cinsel ilişkinin erkeğe ya da bayana hiçbir zararı yoktur. Ancak dini açıdan bakıldığında adet döneminde cinsel ilişki uygun görülmemiş ve yasaklanmıştır. Adet dönemi çoğu bayan için sıkıntılıdır ve ağrılı geçebilmektedir. Rahim kendini yeni bir gebelik için hazırlar. Bayanlar bu dönemde daha hassastır.

Bu dönemde bayanlarda cinsel istek artmasına rağmen cinsel ilişkiden kaçınır. Hem ağrı hem de kanamanın olması bayanları cinsel ilişkiden uzak tutar. Aslında bu doğru bir harekettir. Çünkü adet döneminde cinsel ilişki ağrı ve kanamanın artmasına neden olabilir. Adet dönemi kadın için bir dinlenme sürecidir. Ayrıca adet dönemi kadının mikroplara en hassas olduğu zamanlardır. cinsel ilişki ise enfeksiyon riskini kolaylaştıracağından adetin ilk iki günü cinsel ilişkiden kaçınmak en doğrusudur. Ayrıca adet döneminde cinsel ilişki sonrası vajina temizliği de zor olacaktır. Adet döneminde cinsel ilişki kişinin inanışına ve koşullara göre değişmektedir. Bazı kişiler bu dönemde ilişkinin günah olacağını düşünerek cinsel ilişkiden kaçınırlar. Bazı kişiler ise tıbbi olarak bu durumun sakıncalı olduğunu düşünerek (enfeksiyondan dolayı) uzak dururlar. Bazı çiftler ise bu iki durumu sorun yapmaz ve cinsel hayatına devam eder.

Sürtünme yoluyla hamile kalınır mı?

adsız ö
Bakire olan genç kızlar ve sevgililerin merak ettiği bir konu olan sürtünme yolu ile cinsel ilişki ve sürtünme yoluyla hamilelik hakkında bilgi vereceğiz.

Sürtünme yolu ile cinsel ilişki nedir? Sürtünme yoluyla hamile kalınır mı?
Genellikle sevgililerin tercih ettiği bir yöntem olan sürtünme yolu ile ilişki sonucunda hamilelik olasılığı çok düşüktür. Ancak düşük bir ihtimal de olsa sürtünme yolu ile hamile kalınabilir. Bu nedenle çiftler bu konuda çok dikkatli olmalıdır.

Hamileliğin oluşması için spermlerin vajina içine girmesi ve yumurtayı döllemesi gerekir. Spermler hareketlidir ve spermlerin yumurtaya ulaşması için, penisin vajina içine girmesine gerek yoktur. Eğer erkek kadının cinsel organı üzerine boşalırsa, spermler hareketli olduğundan vajina içine girebilir. Ancak iç çamaşırı varsa, bu durum söz konusu değildir. Üzerinizde iç çamaşırı varken hamile kalmanız mümkün değildir.

Sürtünme yolu ile hamilelik çok düşük bir ihtimaldir. Çiftler normal cinsel ilişki de bile hamile kalmakta zorluk çekmektedir. Sürtünme ile ilişkide önemli olan, erkeğin kadının vajina ağzına veya vajina etrafına boşalmamasıdır. Eğer erkek vajina üzerine boşalma eğilimi yapmıyor ise hamilelik de söz konusu olamaz. Sürtünme ile ilişkide çiftler bazı noktalara dikkat etmelidir. İlk olarak erkek, vajina üzerine boşalma yapmamalıdır. Ayrıca ilişkiden sonra cinsel bölge mutlaka temizlenmelidir. Eğer hamilelik düşünülmüyorsa, korunmasız ilişki tehlikelidir. Bu nedenle sürtünme yolu ile hamilelik riski düşük de olsa, korunmak gerekir. Vajina temizlenmeden üst üste sürtünme yolu ile ilişkiye girmek, hamilelik şansını arttırır. Bu nedenle vajina üzerine boşalma olmuş ise, cinsel bölgeyi hemen yıkamak gerekir. Yıkamadan üst üste aynı şekilde ilişkiye girmek spermlerin vajina içine girmesine neden olabilir. Bu tür ilişkilerde dikkatli olmak en doğrusudur.

Sürtünme yolu ile ilişki sonrasında adet gecikmesi yaşanırsa ve gebelikten şüpheleniliyorsa, mutlaka bir gebelik testi alınmalıdır. Sürtünme yolu ile hamilelik çok düşük bir ihtimaldir.